İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/525 E. 2025/1119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/525
- Karar No
- 2025/1119
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/525 KARAR NO : 2025/1119
BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davalı ... tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile -/---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyasında alınan 10.000,00 TL bedelle sınırlı ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkilİ aleyhine asıl alacağı toplam 4.000.000,00 TL tutarındaki 13.09.2018 düzenleme tarihli ve 13.09.2022 vade tarihli bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra takibine konu bonodaki imzalar ve yazılar davacı müvekkiline ait olmadığını, davalı tarafından--- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- sayılı kararı ile müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu ihtiyati haczin kaldırılması için ----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini, ayrıca işbu davaya konu icra takibine taraflarınca----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------. sayılı dosyasıyla icra takibine konu bonodaki yetkiye, imzaya, borca, tüm ferilerine ve faize itiraz edildiğini, icra takibine dayanak olan bonoda lehdar kısmındaki şirket ------ ticaret sicili incelendiğinde; 24.07.2014 tarihinde tescil edildiği, kurucusunun ... olduğu, sermayesinin 10.000,00 TL olduğu görülmekte olduğunu, ticaret sicili sayın mahkemenizce de incelendiğinde 10.000,00 TL sermayesi olan ve 2014 senesinden itibaren faaliyet göstermeyen bir şirketin 4.000.000,00 TL'lik bonoya sahip olduğu hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibine konu sahte bono sebebiyle müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmamakta olduğunu, bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmaması, müvekkilinin borçlu olmamasına karşın icra takip muameleleriyle karşı karşıya bırakılmış olan müvekkili için bu durum kabul edilebilir olmadığını, imzaya itirazı ve bonodaki imzanın gözle görülebilir şekilde müvekkili davacının imzasından farklı olması sebebiyle; "takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına" ya da "takibin teminatlı olarak tedbiren durdurulmasına" sayın mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, haklı davalarının kabulü ile müvekkili davacının davalılara karşı borçlu olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...'ın cevap dilekçesinde; Davacının hayatın olağan akışı gibi farazi ve soyut kavram üzerinden kamu itimadına mazhar senedin geçersizliğini ileri sürmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davacının, borcunu ödememek için her yolu denemekte, aslı astarı olmayan komplike senaryolar üretmekte, mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, huzurdaki davada aslı astarı olmayan iddialarla davacı borçlandıkları senedi usul ve yasaya, ispat hukukuna aykırı olacak şekilde bertaraf etmeye, borcunu yok etmeye çalıştığını, mevcut durum karşısında senet lehtarıyla davacının danışıklı dönüşüklü hareket ettiği, birbirlerine göstermelik davalar, suç duyuruları bulunmak, takipler başlatmak suretiyle 3.kişileri zarara uğratmaya çalıştıkları ve/veya aralarında sonradan husumet oluşması nedeniyle davacının kambiyo senedinden kaynaklı 3.kişilerin haklarını ödememek amacıyla çirkin ve yakışıksız ithamlarda bulunduğu açık ve net şekilde anlaşılmakta olduğunu, takibe konu senedin kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedinin hüküm ve kuvvetinin varsayım üzerinden yok edilmesinin 1086 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 290. maddesi (6100 s. HMK m. 201) gereğince mümkün olmaması, senette yer alan imzanın, isim soyismin, TC Kimlik no.sunun davacılara ait olması, varsayıma dayalı imza inkarında bulunulması, isnad edilen bedelsizlik iddiasının ispat edilememesi nedenleriyle asıl davanın ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.Birleşen -----ATM'nin ------ Esas sayılı dosyasında;
DAVA: Alacaklı davalı ... tarafından ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasından müvekkili ... ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takibin açılmasından sonra alacaklı tarafından takip dayanağı bonoya istinaden----- Asliye Ticaret Mahkemesi 07/07/2023 tarihili ----- sayılı kararı ile müvekkili ... ve ... aleyhine 10.000,00 TL alacak miktarı üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak karar icra dosyasına sunulduğu ve müvekkilinin malvarlığı değerleri üzerinde ihtiyati haciz uygulanması talep edildiğini, ilk ihtiyati haciz kararının uygulanması akabinde alacaklı davalı tarafından tekrar ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve-- Asliye Ticaret Mahkemesi----- sayılı kararı ile müvekkilleri aleyhine yeni bir ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan bu ikinci ihtiyati haciz kararında ilk alınan karardan farklı olarak talep edilen alacak miktarında artışa gidilerek 150.000,00 TL alacak üzerinden talepte bulunulduğu ve mahkemece uygun görülen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkili davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu takip dayanağı bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması, müvekkilinin eli ürünü olmaması nedeniyle-----Esas sayılı dosyasında başlatılan takipte borçlu olmadığının ve takibe konu bonodaki imzanın müvekkili eli ürünü olmayıp sahte olarak atıldığının tespiti ile öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi takdirde takibin uygun görülecek teminat karşılığında durdurulmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl dava ve mahkeme ile birleşen ---. ATM'nin ------ Esas sayılı dosyasındaki dava Menfi Tespit Davasıdır.Asıl davada davacı keşideci ile birleşen davada davacı avalist tarafından----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasına konu edilen 13.09.2018 düzenleme tarihli 13.09.2022 vade tarihli 4.000.000,00 TL bedelli bono nedeniyle yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle Menfi Tespit davası açılmıştır. Uyuşmazlık ; davaya konu edilen 13.09.2018 keşide tarihli ,13.09.2022 ödeme tarihli 4.000.000,00 TL bedelli bono üzerindeki imza ve yazıların asıl dosya davacı keşideci ve birleşen dosya davacısı avaliste ait olup olmadığı hususlarıdır.Asıl ve birleşen dosyadaki davaya konu ----- İcra Dairesinin ------. sayılı takip dosyasının incelenmesi davalılardan ... tarafından davalı olarak asıl dosya davacısı ... ile birleşen dosya davacısı ... ile birlikte dava dışı ... ve ------ Şirketi hakkında 4.000.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizler toplamı olarak 400.958,90 TL için Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığı tespit edilmiştir. Yapılan Yargılama Sonucu; asıl ve birleşen dosyada bononun keşidecisi ve avalistin yazı ve imza itirazı olması nedeniyle bono hakkında başlatılan takip nedeniyle menfi tespit talebidir. Yargılama sırasında her iki davacının da imza incelemesine esas resmi kurumlardan imzaları toplanmış bunun yanında mahkememiz tarafından imza örnekleri alınmış ve bono aslı ile birlikte inceleme yapmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Mahkememize gelen ve hükme esas alınan 23.10.2025 tarihli Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesi raporu uyarınca davaya konu bono üzerindeki imzaların asıl dosya davacısı olan keşideci ...'e ve birleşen dosya davacısı olan bononun ön yüzünde imzası bulunan ...'a ait olmadığı şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Her iki davacının da talebi bono üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiası olup mahkemeye sunulan ve hükme esas alınan 23.10.2025 tarihli ATK Fiziki İhtisas Dairesi raporu uyarınca iddiaları ispatlanmıştır. Davalılardan ------Şirketi davaya konu bononun lehtarı olup bono üzerindeki imzaların keşideciye ve avaliste ait olmadığını bilebilecek olmasına rağmen şeklen usulüne uygun bir bonoyu ciro etmesi nedeniyle 'kötü niyetli' kabul edilerek hakkında lehtar olmasından dolayı asıl alacak olan 4.000.000,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine dair aşağıdaki şekil kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve Mahkememizle Birleşen-----ATM'nin ----- esas sayılı dosyası yönünden açılan davaların KABULÜ ile, Davacıların -----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyası yönünden BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE, 2-Davalılardan lehtar olan ----- asıl alacak olan 4.000.000,00 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 68.310,00-TL karar harcı başlanıçta alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan 68.310,00-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 14.200,00 TL ATK fatura bedeli, 1.508,25 TL yargılama gideri toplamı olan 18.708,25 TL'nin asıl dosya davalılarından alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre 554.000,00 TL nispi vekalet ücretinin asıl dosya davalılarından alınarak asıl dosya davacısına verilmesine, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, A-) Birleşen dava yönünden; 1-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 68.310,00-TL karar harcı başlanıçta alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan 68.310,00-TL peşin harcın birleşen dosya davalılarından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.290,00 TL yargılama gideri toplamı olan 4.290,00 TL'nin birleşen dosya davalılarından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre 554.000,00 TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davalılarından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, 6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.