İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/389 E. 2025/145 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/389
Karar No
2025/145
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/389 Esas - 2025/145 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/389 KARAR NO : 2025/145

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025

TALEP: Davacı vekili 18/09/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2022/047041, 2022/201873, 2017/00786, 2017/17217, 2017/19175, 2017/41052, 2017/57951, 2018/112567, 2018/63856, 2018/78402, 2018/92008, 2019/04619, 2019/04807, 2019/04845, 2020/121752, 2021/070252, 2021/128712, 2022/046612, 2022/047035, 2022/047039 sayılı "eti karamela", "...", "eti ... zero", "eti ... heart", "eti ... shot", "eti karamela", "eti ... life", "karamritueli", "karamela sepeti", "tatlıkaram", "eti ... gurme haz zamanı", "... gurme", "... passion", "... creation", "eti ... dört mevsim", "...", "... bir ısırık daha?", "eti ... magnolia tadında", "eti ... flava", "eti ... heart" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2023/039780 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, bu markaları gören ortalama tüketicinin ilk anda birbirini çağrıştıran “...” ve “...” ibarelerini algılayacağını, nitekim somut uyuşmazlığa emsal olabilecek yargı kararlarında davacının “...” markaları ile dava dışı kişi ve kuruluşlar adına tescil edilmek istenilen “...” ve “KARAMİSHO” markalarının benzer bulunduğunu, ayrıca taraf markalarının 29 ila 30. sınıflara giren emtialarla ilintili emtialar yönünden aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkat/özen seviyesinin düşük olduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca davacının “...”lı markalarının tanınmışlığı göz önüne alındığında, bu markaların normal markalara nazaran daha geniş bir marka korumasından faydalanması ve iltibas riskinin çok daha geniş yorumlanması gerektiğini, davacının tanınmış markalarına bu derecede benzer bir işareti kendisine marka olarak seçen davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/10/2024 tarihli dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile hükümsüzlük talepli davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri hususlara ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüş ve hükümsüzlük talepli davadan feragat nedeniyle ret kararı verilmiştir. Eldeki dosya, YİDK iptal talepli dava bakımından esastan incelenmiştir.

CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzemediğini, dava konusu edilen markanın şekil unsuru da ihtiva ettiğini, ayrıca bu markada davacının “...” markasının değil “...” ibaresinin yer aldığını, davacının huzurdaki davada SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerinin uygulanma şartlarının oluştuğunu da ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şirket usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/039780 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 2023/039780 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/4 maddesine göre Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 25/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 18/09/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/039780 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı firmanın 28.03.2023 tarihinde 29, 30, 31 ve 35. Sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 27.04.2023 tarihli ve 419 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edildiği, bu ilana davacının SMK m. 6/1, m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine ve T/03137, 2022 047041, 2022 201873, 2017 00786, 2017 17217, 2017 19175, 2017 41052, 2017 57951, 2018 112567, 2018 63856, 2018 78402, 2018 92008, 2019 04619, 2019 04807, 2019 04845, 2020 121752, 2021 070252, 2021 128712, 2022 046612, 2022 047035, 2022 047039 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının itirazını inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 04.12.2023 tarihli ve 230841864 sayılı kararı ile davacının itirazını mesnet alınan tüm markalar ve gerekçeler yönünden reddettiği, bunun üzerine davacının itirazını aynı markalara ve aynı madde hükümlerine dayalı olarak yinelediği, bu itirazın da TÜRKPATENT YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak ve bütünüyle reddedildiği anlaşılmıştır.

TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında; "2023/039780 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2022 047041, 2022 201873, 2017 00786, 2017 17217, 2017 19175, 2017 41052, 2017 57951, 2018 112567, 2018 63856, 2018 78402, 2018 92008, 2019 04619, 2019 04807, 2019 04845, 2020 121752, 2021 070252, 2021 128712, 2022 046612, 2022 047035, 2022 047039 sayılı "eti karamela", "...", "eti ... zero", "eti ... heart", "eti ... shot", "eti karamela", "eti ... life", "karamritueli", "karamela sepeti", "tatlıkaram", "eti ... gurme haz zamanı", "... gurme", "... passion", "... creation", "eti ... dört mevsim", "...", "... bir ısırık daha?", "eti ... magnolia tadında", "eti ... flava", "eti ... heart" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi ... İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin "..." ibareli başvuru ile "..." ibaresini baskın/esas unsur olarak içeren itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2023/039780) 29 / 30 / 31 / 35. sınıflar.

Davacı Markaları "eti karamela", "...", "eti ... zero", "eti ... heart", "eti ... shot", "eti karamela", "eti ... life", "karamritueli", "karamela sepeti", "tatlıkaram", "eti ... gurme haz zamanı", "... gurme", "... passion", "... creation", "eti ... dört mevsim", "...", "... bir ısırık daha?", "eti ... magnolia tadında", "eti ... flava", "eti ... heart" (2022/047041, 2022/201873, 2017/00786, 2017/17217, 2017/19175, 2017/41052, 2017/57951, 2018/112567, 2018/63856, 2018/78402, 2018/92008, 2019/04619, 2019/04807, 2019/04845, 2020/121752, 2021/070252, 2021/128712, 2022/046612, 2022/047035, 2022/047039) 05 / 09 / 29 / 30 / 35. sınıflar.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 25/02/2025 havale tarihli raporda özetle; "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı, 2) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen39 emtiaların, davacının muhtelif markalarının tescilli kapsamına giren emtialar ile aynı/benzer/ türdeş emtialar olduğu, 3) Davalının markasının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı, 4) (1) nolu bentte yer alan değerlendirme nedeniyle, (2) ve (3) nolu bentlerdeki tespitlere rağmen, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 5) Davacının “tanınmışlık” iddialarının dava konusu edilen markanın tesciline bir engelinin olamayacağı, 6) Dava konusu edilen 24.07.2024 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu"..." ibareli ve 2023/039780 başvuru numaralı davalı başvurusunun 29 / 30 / 31 / 35'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. "30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. "31: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. "35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2022/047041, 2022/201873, 2017/00786, 2017/17217, 2017/19175, 2017/41052, 2017/57951, 2018/112567, 2018/63856, 2018/78402, 2018/92008, 2019/04619, 2019/04807, 2019/04845, 2020/121752, 2021/070252, 2021/128712, 2022/046612, 2022/047035, 2022/047039 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05 / 09 / 29 / 30 / 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda davacının muhtelif markaları, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen 29 ila 30. sınıflardaki emtiaların tamamı ve bunlara ilaveten başka emtialar için de tescillidir. Dolayısıyla; bu emtialar özelinde, somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmiş olduğu, ilave bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın, söylenebilecektir. Ayrıca; her ne kadar davacının markaları, 29 ila 30. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı hizmetleri yönünden tescilli değil ise de, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir. Zira; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” (24 Eylül 2008 T–116/06 Oakley Inc. v OHIM kararı). Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen gıda emtialarının ve bu emtiaların satışı hizmetlerinin hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olayımıza bakıldığında; bu gıda ürünleri nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdir ve hitap ettikleri tüketicilerin -ki aralarında çocuklar da bulunmaktadır- markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davacının 2022/046612 sayılı markası hariç, renk ve şekil unsurlarının kullanılmadığı kelime markalarıdır; işaretlerde uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresi, çoğunlukla davacının “ETİ” çatı markasıyla birlikte, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan “zeo”, “heart”, “shot”, “life”, “gurme”, “haz zamanı”, “tatlı”, “passion”, “creation”, “dört mevsim” gibi ibarelerle, “bir ısırık daha” gibi sloganlarla veya ila görselli markalarda olduğu gibi, tek başına kullanılmıştır. Dava konusu edilen marka ise; renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işaretin üst kısmına, kırmızı/yeşil renkli, domatesi andıran basit bir figür konuşlandırılmış, bu figürün altına da, düz yazım karakterindeki kırmızı renkli büyük ve kalın harflerle “...” ibaresi birleşik olarak yazılmıştır. İşarette geniş yer kaplayan şekil unsurunun, basit bir figür olması nedeniyle, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının, orijinal, yani yerleşik bir anlamı olmayan, davalı tarafından yaratılmış “...” ibaresine nispeten daha düşük olduğu düşünülmektedir, zira; böyle, basit şekil unsuru yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur”. Dolayısıyla; dava konusu edilen markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir. Davacının markalarında esas unsur olan “...” ibaresi Türkçe’de “siyah” anlamına gelen “kara” renk ismine -m sahiplik ekinin eklenmesiyle türetilmiş, anlamı herkes tarafından bilinen bir kelimedir ve markasal hüviyette ayırt ediciliği düşük bir ibaredir. Böyle, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri kendilerine marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, böyle ibareleri içeren markalarda ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden ziyade diğer unsurlara yönelmek gerektiği yönünde doktrinde ve Yargıtay Kararları’nda yerleşmiş bir görüş bulunmaktadır. Bununla birlikte; zayıf markaların da, zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Buna özellikle zayıf unsurlardan oluşan markaların seri marka olarak ve yaygın şekilde kullanıldığı durumlarda rastlanmaktadır. Böyle durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de, herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği kabul edilmektedir. Somut olayımızda da, davacının dava dosyasına sunduğu belge ve delillerden; davacının “...” markasını, uzun yıllardan beri gıda sektöründe kesintisiz olarak yoğun bir biçimde kullandığı ve bu ibareye yoğun/ yaygın/kesintisiz kullanım sonucunda bu sektörde markasal hüviyette belli bir ayırt edicilik kazandırmış olduğu görülmüştür. Davalının markasında “...” ibaresi geçmediği gibi, “...” ibaresini benzer olduğu düşünülebilen “KRAM” ibaresi, markada tek başına değil, bütünleşik bir kelimenin sonunda yer almaktadır. Halbuki; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte ise, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadır. Son hecesi “-ram” olacak şekilde türetilebilecek sonsuz sayıda kelimenin “benzer” olduğu yönünde bir tespit yapmak mümkün görülmemektedir. Ayrıca, “...” ibaresinin yerleşik bir anlamı var ise de, “ALKRAM” ibaresinin Türkçe’de ve yaygın olarak bilinen dillerde herhangi bir anlamı yoktur; davalı tarafından yaratılmış, orijinal bir ibaredir ve markasal hüviyette ayırt ediciliği yüksektir ve tüketici zihninde yarattığı ilk algının, davacının “...” markasına yakınlaştığından bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Görsel ve kavramsal açılardan ortaya çıkan bu farklılıklar, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Markaların esas unsurlarının “ka-ram” ve “a-lak-ram” şeklindeki okunuşları, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan da farklıdır. Dolayısıyla karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; yukarıda detaylı olarak incelendiği üzere; taraf markaları benzer olmadığından, somut olayda, dava konusu edilen emtialar yönünden, markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.

2. SMK 6/4 ve 6/5 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 sayılı SMK’nin 6/4 maddesi ile “Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir” hükmü, 6/5 maddesi ile de "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarara görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; taraf markaları benzer olmadığından, davacının markasının ilgili tanınmış olduğu kabul edilse dahi, tanınmış markanın bir benzerinin aynı/farklı mal ve hizmetlerde kullanılması somut olayda söz konusu olmayacağından ve davacı da dava dosyalarına aksi yönde bir delil sunmadığından, davalının markasını tescil ettirmesi ve kullanması sonucunda haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi ya da tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarından birinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığı değerlendirilmektedir. Davacının “...” markasının bir takım gıda ürünleri yönünden tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmez. Tanınmışlığın varlığı koşulu sağlanmışsa, inceleme, önceki/tanınmış markanın zarar görecek şekilde etkilenmesi koşulu ile devam etmelidir. Bu koşulun gerçekleşme ihtimali, haklı sebeplerle ve mantıklı argümanlarla ortaya konulmalıdır, şöyle, ki; davalının markasının tescil edilmesi halinde, hayatın olağan akışı içinde SMK 6/5 maddesinde sayılan durumların ortaya çıkmasının gerçekten olası olduğu yönünde bir kanaat hâsıl olmalıdır. Bu nedenlerle; davacının SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine dayalı “tanınmışlık” iddiasının dava konusu edilen markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı değerlendirilmiştir.

3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

Davacı vekili 16/10/2024 tarihli dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile hükümsüzlük talepli davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM: 1-Hükümsüzlük talepli davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-YİDK iptal talepli davanın esastan REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 855,20 TL harçtan mahsubu ile 239,8‬0 TL fazlaya ilişkin harcın talep halinde ve kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/389, K. 2025/145, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-389-e-2025-145-k-0894e0ab7496