İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/325 E. 2025/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/325
Karar No
2025/176
Karar Tarihi

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/325 KARAR NO : 2025/176

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2025

TALEP: Davacı vekili 01/08/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Davacının, dünyaca ünlü dizel motorları kullanarak jeneratör üretimi yaptığını, 2010 yılından beri Türkiye’de gösterdiği faaliyetler ile alanında uzmanlaştığını ve 2020/132566 ve 2020/132565 sayılı ve "N POWER" esas unsurlu markalarının sahibi olduğu, davalının “en ...generatör” markasının 2023/073970 sayı ile tescil edildiği, markanın jeneratör pazarlama alanında kullanıldığını, davalı markasının tescilli olduğu 35. sınıf kapsamında olmak üzere davacının jeneratör sektöründe “...” markasını aktif olarak kullandığını, davalı markasının davacı markalarıyla iltibas yarattığını, somut olayda SMK m. 6/1 ve 6/6 koşullarının oluştuğu, “...” markasının davacı ile özdeşleştiğini ve sektörde tanınır hale geldiği ileri sürerek; davalı adına 2023/073970 sayı ile tescilli markanın kapsadığı tüm mal/hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının kullanmama def’i ileri sürdüğü ve devamla davacının davasında kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce İzmir 25. Noterliğinin 22.05.2024 tarih ve 06840 yevmiye numaralı ihtarı ile dava konusu taleplerin iletildiği ve müvekkili tarafından da işbu ihtarnameye cevap ihtarı niteliğinde Yenimahalle 7. Noterliğinin 30.05.2024 tarih ve 07450 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, işbu cevap ihtarnamesi ile müvekkilinin sahibi olduğu 2023/073970 numaralı "En ...." ticaret- hizmet markasının 06.06.2023 tarihinden itibaren tescil edilerek 10 yıl süre ile tescil edildiğini, müvekkiline ait marka incelendiğinde müvekkilin kızı Eylül ile eşi Nurcan'ın baş harfleri esas alınarak oluşturulduğunu, markalar arasında karıştırılma veya tanınmışlık sebebiyle ilişkilendirilme imkanı bulunmadığını, ayrıca dava konusu markaların doğrudan tüketiciye yönelik mallarda kullanılmadığını, ticari satım konusu ürünlere dair kullanıldığını, bununla birlikte ortalama tüketicilerin dikkatini çeken marka başlangıçları her iki markada da farklı yapıya sahip olduğunu, markanın sırf kelime değil, bütünsel olarak incelenmesi gerektiği, tarafların iştigal alanlarının birbirlerinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Davanın; davalı adına tescilli 2023/073970 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıya ait 2023/073970 sayılı markanın hükümsüzlük isteminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 11/04/2025 havale tarihli raporda özetle; "1. Somut olayda SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu, 2. Somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı, 3. Somut olayda SMK m. 6/6 koşullarının oluştuğu, 4. Buna göre davalı adına 2023/073970 sayı ile tescilli markanın, kapsadığı tüm mal/hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduğumuzu saygıyla arz ederiz." şeklinde ifade edilmiştir.

Davalı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenen 25. maddesinde, sınırlı sayıda hükümsüzlük halleri sayılmış olup, bunlardan birinin varlığı halinde, mahkemenin hükümsüzlük kararı vermesi ile marka sicilden terkin edilmesi düzenlenmiştir. 6769 sayılı yasada sayılan hükümsüzlük halleri şunlardır: 1- 6769 sayılı yasanın 5. Maddesinde sayılan mutlak ret sebeplerinin varlığı, 2- 6769 sayılı yasanın 6. Maddesinde sayılan nisbi ret sebeplerinin varlığı. Markanın hükümsüzlüğü davasında, davacı tarafından hangi hükümsüzlük sebebine dayanılıyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Zira, mahkemece sadece dayanılan hükümsüzlük sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılabilecektir. Yargıtay'a göre; mutlak red sebepleri hariç, hangi hükümsüzlük sebebine bağlı olarak dava açılmış ise mahkeme bununla bağlı olup, dava dilekçesinde yazılı olan hükümsüzlük sebebinden başka bir sebebe bağlı dayanılarak hükümsüzlük kararı veremez (Yargıtay 11. HD'nin, 12.06.2008 tarihli, 2007/579 Esas, 2008/7798 Karar sayılı kararı). Davacı vekili, davacıya ait ... ibareli markalar ile davalı adına 09/10/2023 tarihinde tescil edilen 2023/073970 sayılı en ....+şekil ibareli markanın SMK 6/1 kapsamında halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğundan bahisle ve SMK 6/5, 6/6 maddeleri kapsamında markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

KULLANMAMA DEF'İ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi öncelikli olarak esas alınır. Kullanmama defi iddiasında, itiraza konu markanın başvuru tarihinde veya varsa rüçhan tarihinde, itiraza gerekçe gösterilen markanın/markaların Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartı aranmaktadır. Bu şartı sağlamayan markalar için otomatik olarak bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir. Davacının 2020/132566 sayılı markasının 17.06.2021 tarihinde, 2020/132565 sayılı markasının ise 17.05.2021 tarihinde tescil edildiği buna göre hükümsüzlüğü istenen davalı markasının başvuru tarihinde (06.06.2023), davacının önceki tarihli markalarının en az beş yıldır tescilli olma şartının sağlanmadığı anlaşıldığından kullanmama def’i kapsamında inceleme yapılmamıştır.

1. SMK 6/1 maddesi uyarınca yapılan değerlendirme Davalı markası büyük ve kırmızı olarak yazılmış EN harfleri ve bu harflerinin ortasından geçen siyah ...sözcüğü ile altında yer alan “...” sözcüğünden oluşan “en ....” markasıdır. Türkçe karşılığı “jeneratör” olan “...” kelimesi tanımlayıcı olduğundan “en power” ibaresinin esas unsur olarak konumlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı markaları ise başlangıç kısmında mavi, büyük N harfi ile devamında bitişik, büyük, siyah harflerle yazılmış ve “O” harfi stilize edilmiş ...ibaresini esas unsur olarak içeren karma markalardır. Marka işaretlerinde yer alan “generators” ve “güç sistemleri, ...and automation technologies (güç ve otomasyon teknolojileri)” ibarelerinin tamamı tali/yardımcı unsurlar olduğundan markasal algı “...” ibaresi üzerindedir. Davalı markasının kapsamında yer alan 07 ve 35. sınıf mal/hizmetler, davacı markalarının tescilli olduğu mal/hizmetler ile aynıdır. Ayniyet hizmetlerin aynı şekilde yazılması ve ifade edilmesidir. Dolayısıyla aynı/benzer dağıtım kanallarına sahip, aynı/benzer müşterilere hitap eden, aynı/benzer ihtiyaçları karşılayan hizmetler söz konusudur. Dava konusu markalarda ortak olarak bulunan, güç/enerji manasına gelen “power” sözcüğü toplumda yaygın olarak bilinen ve kullanılan bir ifade olmakla esasında markasal ayırt ediclik gücü zayıftır. Dolayısıyla “EN ve N” harflerine atfedilen markasal etkinin önemi artmaktadır. Bu tespitler çerçevesinde marka işaretleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde “en pavır” şeklinde telaffuz edilecekleri, dolayısıyla kulakta bıraktıkları tını bakımından aynı oldukları bu ayniyet karşısında markaların haiz olduğu bazı görsel farklılıkların iltibası ortadan kaldırmaya yetecek güçte olmadığı, ayrıca mal/hizmetler listeleri arasında ayniyet düzeyinde ilişki bulunduğu hususları bir arada dikkate alındığında dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut olayda SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu kanısına varılmıştır.

2. Smk 6/5 Uyarınca Tanınmışlık Hususunda Yapılan Değerlendirme 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

3. SMK 6/6 Uyarınca Yapılan Değerlendirme 6769 s. SMK’nin 6/6 maddesi “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir” şeklindedir. Somut olayda davacının “... Güç Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.” şeklindeki ticaret unvanı 18.04.2019 tarihinde, yani davalı marka başvuru tarihinden önce tescil edilmiş olduğundan değerlendirmede dikkate almak mümkündür. Unvanının markasal kısmı “...” ibaresidir ve bu kılavuz sözcük ile davalı markası arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu da yukarıda m. 6/1 kısmında detaylı olarak ele alınmıştır. Davacı şirketin ticaret amaç ve konusuna bakıldığında kısaca; “enerji, elektrik malzemeleri, makine ve teçhizat, inşaat” olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda “her türlü elektrik, elektronik, mekanik ve elektromekanik malzemelerini, bunların aksesuarlarının imalatını, alımını, satımını, ithalatını, ihracatını…, her türlü sanayi ve iş makinaları, cihazları ile bunlara ait yedek parçaları, teçhizat ve ekipmanlarının alımını, satımını, pazarlamasını, ithalatını, ihracatını ve dahili ticaretini yapmak” faaliyetlerinin, davalı markasının tescilli olduğu 07 ve 35. sınıf mal/hizmetleri kapsadığı değerlendirilmiş olmakla, somut olayda SMK m. 6/6 koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25. madde hükmü yollaması ile SMK 6/1 ve SMK 6/6 maddeleri kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu tespit edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı adına tescilli 2023/073970 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 17.935,5‬0 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 1.620,50.-TL Posta Masrafı 2.315,00.-TL Bilirkişi Ücreti 14.000,00.-TL Toplam 17.935,5‬0.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/325, K. 2025/176, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-325-e-2025-176-k-57b32b44610b