İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/371 E. 2026/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/371
Karar No
2026/260
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/371 Esas KARAR NO : 2026/260

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket tarafından verilen taşımacılık hizmetine istinaden borçlu firma, dava dilekçemiz ekinde sunulan fatura ve cari hesap dökümünden kaynaklı bedeli ödememiştir. Müvekkil ve davalı borçlu e-fatura mükellefi olup faturaların tamamı kesinleşmiştir. Dava dilekçemiz ekinde sunulan cari hesap dökümü ve faturalardan da görüleceği üzere davalı şirketin müvekkile, davaya konu icra dosyası takip çıkışı itibari ile 7.963,76-USD=258.238,46-TL borcu bulunmaktadır. Müvekkil şirket tarafından yapılan ihtarlara rağmen borcunu ödemeyen davalıya karşı icra takibi başlatma zorunluluğu hasıl olmuştur. Gelinen noktada, 7.963,76-USD tutarındaki fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacı ile ... 22. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile 03.05.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı halde davalı yan ödeme yapmamış, borçlu olduğu halde icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz etmiştir. haklı davamızın kabulü ile takibin devamına, likit alacağımızı ödememek adına haksız ve kötüniyetle itiraz eden davalının takibe konu alacağın %20’sinden az olmayan icra inkar tazminatı ödemesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı yan her ne kadar takibe konu faturaların kesinleştiklerini iddia etselerde ; faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirilmiş olması tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamaktadır. Asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkil şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerekmektedir.Fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için; fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir..Alacaklı yapılan icra takibinde kötü niyetlidir ve gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmek istemektedir. Alacaklının borca dayanak yaptığı belgelerde müvekkilin imzası ve kaşesi yoktur.Davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde başlatılan icra takibinin iptaline davanın reddine, Davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: ... 22.İcra Dairesi'nin...E.sayılı dosyası, 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporu, 20/01/2026 tarih ek raporu, 08/03/2026 tarihli 2.ek raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları, cari hesap dökümü, faturalar ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişiden alınan 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı yana ve Davalı yana ait 2023 yılına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ...A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2023 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüstür. Davalı ... Ltd.Şti. Tarafından incelemeye sunulan 2023 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı yan incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı yandan 31.12.2023 tarihi itibariyle 7.113,59 USD Alacaklı olduğu, Davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacı yandan 31.12.2023 tarihi itibariyle 65.841,84.-TL Alacaklı olduğu, Faturaların ve ödemelerin TL ve USD tutarları ve taraflardaki bakiyelerin tutarların aşağıdaki şekilde oluştuğu, Davacı tarafin aldığı ... bankası kurunun kabülü halinde 7.113,59 usd alacaklı olabileceği, Davacının, Davalı tarafdan ödenen 500.000.-TL'yi ... Bankası kuru olan 27,7094 TL ile USD hesaplarına 18.044.441 USD olarak işlediği, ... Bankasının o tarihteki kurunun bilinemediği , MERKEZ Bankası kurunun 06.09.2023 tarihinde 26,8087.-TL olduğu, buna göre 500.000,00.-TL'nin MB kuru ile USD ye dönüştürülmesi halinde de Davacı tarafın 6.507,34 usd alacaklı olabileceği..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 20/01/2026 tarih ek raporunda özetle; "... Bankası tarafından gönderilen yazı ekinde sunulan kur tablosunun 03.07.2025 tarihine ait olduğu , bundan dolayı kök rapordan farklı bir hesaplama yapılamadığı, Davacı tarafça düzenlenen faturalar her iki tarafın da Ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan dolayı faturalar konusunda herhangi bir mutabakatsızlık bulunmadığı, Bundan dolayı kök Rapordaki sonuçlarda herhangi bir değişiklik olmadığı..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 08/03/2026 tarihli 2.ek raporunda özetle; "Faturaların ve ödemelerin TL ve USD tutarları ve taraflardaki bakiyelerin tutarların aşağıdaki şekilde oluştuğu, ... bankası 06.09.2023 tarihli 1 USD”'nin döviz satış kuru olan 26,80870.-TLkabülü halinde ödenen USD Toplamının 55.650,66 USD (13.500413.500410.000418.650,66) olacağı, fatura toplamı olan 62.158 usd ile farkının 6.507,34 usd olacağı ve Davacı tarafın bu kadarlık alacaklı olabileceği..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalidir . Mahkememizce ... 22.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... Şti. aleyhine 7.113,59USD asıl alacak, 850,17USD faiz olmak üzere toplam 7.963,76USD'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %4 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmemesi tek başına fatura içeriğinin kabul edilmiş anlamına gelmeyeceğini, davacı ile faturanın düzenlendiği dönemde ticari ilişkinin mevcut olmadığını savunmuştur . Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, ... Esas ve ... Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesi "1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. " düzenlemesini içermektedir. Dosyada toplanan deliller ile davacının 5 adet faturayı delil olarak gösterdiği (11-01.2023 |... SATFT.-HAVA İHRACAT NAVLUNU, 11.01.2023 | ... SA.FT HAVA İHRACAT NAVLUNU , 09.03.2023 ...,SÂT.FAT HAVA IHRACAT NAVLUN, 31.03.2023 ©...,SÂT FAT. HAVA IHRACAT NAVLUNU, 31.03.2023 (...,SAT.FAT. HAVA IHRACAT NAVLUN açıklamalı faturalar düzenlediği, faturaların ticari defterlere Vergi Usul Kanunu gereği işlem tarihindeki Türk Lirası karşılığının kaydedildiği, alacağın faturaların bakiyesine dayandığı belirlenmiştir. İncelenen taraf ticari defterlerine göre taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 5 adet faturanın hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı , ataraflar arasındaki ihtilafın faturaların davalının kayıtlarında TL cinsi para birimiyle ticari defterlere kayıt altına alındığı , davalının 06.09.2023 tarihinde yaptığı 500.000 TL'lik ödemenin davacı tarafça fatura üzerinde kararlaştırılan ödeme günündeki ... Bankası döviz kuru üzerinden alacak bakiyesinin kaydedildiği defterler arasındaki uyumsuzluğun türk parası cinsiyle yapılan ödemelerin taraf defterlerinde farklı kaydedildiğinden kaynaklandığı anlaşılmıştır . 6098 sayılı TBK'nun 99/3. maddesi uyarınca, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.Bu durumda, davacının yabancı para cinsinden olan alacağını TBK 99. maddesi gereğince icra takibi ile talep etmiş ve takibe itiraz üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında bu talebini yinelemiş olduğuna göre, davacı alacağına takip talebinde belirtmiş olduğu gibi döviz cinsinden talep edebileceği mahkememizce anlaşılmıştır. Somut olayda davalının, davacı tarafından tanzim edilen dava ve takibe konu faturalara itiraz ettiğine yönelik bir savunmasına rastlanılmadığından, bedeli yabancı para olarak gösterilen bu faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun ayrıca sunulan hizmetin ihracat navlununa ilişkin olup teamüller gereği yabancı para üzerinden kurulduğununda kabulü gerekir.Yabancı para cinsinden düzenlenen faturalarda Türk parası karşılığının gösterilmemesi, usule ve şekle ilişkin olup, vergi mevzuatını ilgilendirmektedir. Davalının, takibe konu edilen beş adet faturayı herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeden kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, fatura konusu malları teslim aldığı anlamına gelir. Bu durumda davalı, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorunda olmakla birlikte faturalara konu hizmetin sunulmadığı yönünde herhangi bir delil sunmamıştır. Bu nedenle davalının faturaya konu hizmetin sunulmadığı ve taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığı savunmasına itibar edilmemiştir. Dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi raporunda, davalı tarafça yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alındığında, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 7.113,59 USD alacaklı olduğu; ikinci bilirkişi raporunda ise ... Bankasından gelen kur yazı cevabının eksik olması nedeniyle itirazları karşılamadığı ve 2. Ek rapor alındığı bu raporda da ödeme tarihlerine göre ... Bankası yabancı para üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının 6507,34 USD alacağının olduğu belirtilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta, dava ve takibe konu faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulmuş olmasına göre davalı tarafından Türk Lirası üzerinden yapılan ödemelerin taraflar arasında teamül ile faturaya yazılan kayıt gereği ... Bankası USD satış kuru üzerinden hesaplanarak, faturalara ilişkin bakiye alacağın bulunması gerekir. Hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu, bu doğrultuda hazırlanmış olup, mahkememizce bu rapora itibar edilmiş, 6507,34 USD asıl alacak yönünden davanın kabulüne ve hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklinde düzenlenmiş olup; eldeki davada, dava konusu alacağın faturalara dayalı likit (belirlenebilir) bir alacak olmasına ve davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olmasına göre mahkememizce kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Red edilen miktar yönünden davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden cevap dilekçesiyle talep edilen kötü niyet tazminat şartları oluşmadığına kanaat getirilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İle davalı yanın ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış itirazın kısmen iptali ile takibin 6.507,34 USD üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takip konusu 6.507,34 USD'nin takip tarihi (03/05/2024 ) itibariyle T.C. Merkez Bankası döviz kurlarına göre USD efektif satış değerine göre harca esas değer olarak belirlenen 211.011,57 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 42.202,314 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Reddedilen miktar yönünden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.374,68TL harçtan peşin alınan 3.118,88TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 1.291,19TL harçların toplamı olan 4.410,07TL'nin mahsup edilerek bakiye 9.964,61TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 658,40TL'sinden davacı tarafın, 2.941,60TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 4.410,07TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 4.837,67TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 291.630,99TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 46.660,96TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 65.270,48TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 415,40TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.415,40TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.242,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan 6.000,00TL bilirkişi ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.097,30TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/04/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/371, K. 2026/260, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-371-e-2026-260-k-d64f7de628c7