İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/302 E. 2026/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/302
- Karar No
- 2026/257
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/302 Esas KARAR NO : 2026/257
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 17/05/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça, müvekkili aleyhine ... 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak genel kredi sözleşmesi ve ihtarname gösterildiğini, icra takip dosyasından müvekkilin ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii 138 Ada 6 Parsel'de bulunan taşınmazına haciz işlemi gerçekleştirilmiş, alacaklı talebi üzerine ... İcra Dairesine taşınmazın satışı için talimat yazıldığını, ... İcra Dairesi...Talimat sayılı dosyasından müvekkiline ait taşınmazın satılmış durumda olduğunu, ancak müvekkilin davalılara bir borcu bulunmamaktadır, müvekkilinin takibe dayanak Bireysel Kredi ve Borçlanma Sözleşmesi'nde kefil olarak yer aldığını ve borcu olmadığını beyanla; davanın kabulüne, Müvekkili ...'ın davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, teminatsız olarak yahut takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesine, ... 8. İcra Dairesi ...Esası icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya karar tedbiren durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde iptaline, Müvekkili aleyhine haksız şekilde başlatılan icra takibi nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın takibin kesinleşmesinden 10 yıl sonra açılmış olup, hakdüşürücü ve zamanaşımı sürelerinden sonra ileri sürülen talepler bakımından davanın öncelikle hakdüşürücü ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, işbu davada Mahkemenin derdest uyuşmazlığa dair müvekkili banka aleyhinde yargılama yetkisine sahip olmadığını, yetkili mahkemenin Müvekkili bankanın adresinin ... ilçesinde bulunması sebebiyle ... adliyesi Mahkemeleri olduğunu, yargılamanın ...Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından yapılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacının kredi borcunun bulunmadığını iddia etmekte ise de müvekkili bankanın kayıtlarına göre bu iddia gerçekle bağdaşmadığını, davacının, ...Bankası A.Ş. mülga ...şubesi kredi borçlularından olup...Tic. Limited Şirketi'ne kullandırılan kredi kapsamında ve kredisinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu bulunmadığına ilişkin iddialarının aksine aleyhinde ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile diğer borçlular ...Şti., ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... Şti. birlikte ilamsız takip yapılmış olup yenilenen haliyle ...Esas sayılı dosyası ile cebri icra takibine devam edildiğini, ... Esas sayılı dosyası ile cebri icra takibine devam edildiğini, dava konusu kredi dosyasının da, müvekkil bankanın ...Şubesi ile ... Tic. Limited Şirketi arasında imzalanmış bulunan 26.02.1998 tarihli ticari genel kredi sözleşmesi-bireysel kredi borçlanma sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı ...'ın, bu sözleşmeyi müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi sebebiyle 16.11.1998 tarihi itibariyle hesap kat edilmiş, ... 3.Noterliği'nin ....tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş ve yasal takibe geçildiğini, davanın, ticari krediden kaynaklandığını belirterek, ... 8.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile açılan ilamlı icra takibine dair açılan işbu menfi tespit davasının reddine, 27.05.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; Mülga banka ...A.Ş. ile davacı ... arasında 26/02/1998 tarihli Bireysel Kredi Borçlanma ve Rehin sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında davacı ... sözleşmenin kefili sıfatıyla yer almakta olduğunu, icra takibi dayanağı olan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi sebebiyle mülga banka tarafından kredi hesabının kat edildiğine ilişkin ihtar edildiğini, ihtar sonrasında sözleşme taraflarınca borcun ödenmemesi sebebiyle ... 8. İcra Dairesi ... ( ...) E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı/borçlunun yükümlülüğünün tahsis edilen kredinin ana para ve ferilerini sözleşmeden belirtilen ödeme tarihlerinde ödeme yapmak iken işbu borcun ifa edilmediğinin banka kayıtlarınca sabit olduğunu, ... 48. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ...tarihli Alacak Temlik Beyanı ile diğer davalının alacaklarını müvekkil ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, icra dosyası kapsamında; icra işlemlerine devam edildiğini, ... İcra Dairesi ...TAL dosyası ile borçlunun ... ili, ... İlçesi ... Köyü ... Mevkii 138 ada 6 parsel'de yer alan taşınmazının satıldığını, icra dosyası kapsamında gerçekleştirilen satış sonrasında hesap 16 Kasım 1998 tarihli hesap kat ihtarnamesinden beri haberi borçtan haberi olan akabinde aleyhinde icra takibi başlatılmasına ve MERNİS adresine defaatle tebligat işlemi yapılmasına rağmen taşınmazı satılmasından sonra menfi tespit davasını açan davacı-borçlu kötü niyetli saiklerle mahkemenize müracaat ettiğini, davacı tarafın her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde işbu davayı açmış olsa da davacının şahıs olması, kredi sözleşmesinin adını "Bireysel Kredi Sözleşmesi" olarak adlandırılmasından, davacının şahıs olduğundan anlaşılacağı üzere mülga banka ile davacı arasında tüketici ilişkisinin olduğu ve davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanı kapsamında yer aldığını, İcra takibinin konusunu oluşturan kredinin tüketici nitelik olması sebebiyle davanın Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacı - borçlu tarafın aleyhinde başlatılan icra takibinden haberi olup gerçekleştirilen ödeme/icra emri, 103 davetiyesi, satış ilanı gibi bir çok tebligat borçlunun MERNİS adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, her ne kadar borçlu - davacıya, dava öncesinde bir çok tebligat yapılarak borçtan haberdar edilmiş olsa da taşınmazı satılması ile birlikte menfi tespit davası açıldığını, borçlunun borçtan ilk 2014 yılından beri haberdar olması, taşınmazı satışı gerçekleşirken defaatle tebligat yapılması değerlendirildiğinde borçlunun 2024 yılında menfi tespit davası açması iyi niyetli görülmediğini belirterek işbu sebeple huzurda görülmekte olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı ve sözleşmeler geçerli olsa dahi davacı yönünden temerrüt koşulları oluşmadığından temerrüt faizi talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davacının davalılara borcunun bulunmadığının tespitine, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibin iptaline davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 8. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, genel kredi sözleşmesi, bireysel kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, ihtarname, hesap özetleri, ödeme planları, kat ihtarı, tapu kaydı ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş vekilinin yetki itirazının İİK 72/8 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin mahkememizin görevine dair itirazının takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin taraflarının tacir olması sebebiyle reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir bankacılık ve finans konusunda uzman bilirkişi ile bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli heasplama uzmanından (akademisyen) oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; dava dışı ... ŞTİ.'nin genel kredi sözleşmesi kapsamında kredili mevduat hesabı, taksitli kredi kredi kartı, çek hesabı ve diğer hesapları nedeniyle hesap kat ihtarnamesi itibariyle ve temerrüt tarihi ve takip tarihi dikkate alınarak asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin BSMV yönünden davalıların davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarların denetime elverişli şekilde kalem kalem tespiti ve hesaplanması, bu bağlamda taraflar arasında akdedilen GKS ile kefalet sözleşmelerinin 818 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında geçerli olup olmadığı, sözleşmeler geçerli ise davacı yönünden temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı oluşuyor ise sonuç bedelin takip talebine bağlı kalınarak tespiti, davacı veya dava dışı asıl borçlu ...ŞTİ tarafından temlik eden bankaya yahut temlik alan firmaya dayanak GKS bağlamında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemenin sözleşmenin geçerliliği bahsinde MK 2. Maddesi bağlamında tartışılarak değerlendirilmesi ve tüm uyuşmazlık konularını kapsar şekilde taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılaması hususunda hazırlanan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası kapsamında mevcut bulunan belgeler ile temlik alan davalı ...A.Ş.'den temin edilen ...A.Ş. Kayıtlarının incelendiğini, taraflar arasında imzalanan Sözleşmesi'nin 19. maddesi delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, ihtilafın çözümünde ...Bankası A.Ş.'nin ticari defter kayıtları ve belgelerin esas alındığını, ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ...Şti. Arasında 27.02.1998 tarihinde 21.554,34 TL (6 sıfır atılmış yeni TL) tutarlı Bireysel Kredi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede davacı ...'ın kefalet imzasının mevcut olduğu, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçluya kredi kullandırıldığı ve kredi hesabına 1998 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında tahakkuk ettirilen faiz tutarlarının ödenmediği ve alacaklı banka tarafından 16.11.1998 tarihinde kredi hesabının kat edildiği,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4684 sayılı Kanunun 2'nci maddesi ile 4603 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3'üncü maddesi ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'inci maddesi çerçevesinde, ...Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü ve şubelerinin 09.07.2001 tarihi mesai saatinden başlayarak,...Bankası A.Ş. bünyesinde faaliyetlerine devam edilmesine ve ...Banaksı A.Ş.'nin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye halinde olan adı geçen bankaya 2019 yılında faaliyet izni verilerek ... Bankası A.Ş. olarak faaliyetine devam etmesine karar verildiği, davaya konu alacakların, ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu Alacak Temlik Beyanı ile ...Bankası A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiği, Tasfiye Halinde...A.Ş. tarafından, dava dışı asıl borçlu ...Şti. ile davacı kefil ...ve dava dışı diğer kefiller aleyhine, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı (Yeni Esas...) dosyası ile aşağıda ayrıntısı verilen alacak tutarları üzerinden, 20.09.2013 tarihinde İlamsız Takipte Ödeme Emri ile icra takibi başlatıldığı, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık e 180 temerrüt faiz oranından faiz talep edildiği, icra takibine konu alacak tutarının, ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu Alacak Temlik Beyanı ile ... Bankası A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiği, dava dışı asıl borçlu 01.12.1998 tarihinde, davacı Yahya Akman ise takiple temerrüde düştüğü, icra takibi 20.09.2013 tarihinde açıldığı, dava dışı ... A.Ş. kayıtları incelendiğinde, kat tarihi ile dava tarihi arasında, davaya konu krediye herhangi bir geri ödemenin yapılmadığı tespit edildiği, Tasfiye Halinde...A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 27.02.1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, davacı ...'ın 21.554,34 TL tutarında geçerli kefalet imzası bulunmaktadır. Kredi sözleşmesinin 4'ncü maddesinde, krediye aylık %5,47 (yıllık %65,64 =Aylık %5,47 x 12) akdi faiz oranı uygulanacağı taraflarca kararlaştırıldığı, davacı ... takiple temerrüde düştüğünden, kat tarihi itibariyle tespit edilen 11.447,82 TL asıl alacak tutarına kat tarihinden temerrüt!takip tarihine kadar krediye fiilen uygulanan yıllık %65,64 akdi faiz oranından faiz hesaplandığı, davacı kefil ... bakımından temerrüt!takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, alacaklı ...Bankası A.Ş.'nin toplam 130.280,99 TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu hesaplandığı, ancak, alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 27.02.1998 tarihli kredi sözleşmesinde, davacı ...'ın 21.554,34 TL tutarında kefalet imzası bulunduğu, davaya konu kredinin asıl alacak tutarına, 20.09.2013 temerrüt!takip tarihinden 23.05.2024 dava tarihine kadar, krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranından aşağıda faiz hesaplandığı, yapılan hesaplama sonucunda, davacı kefil ...'ın dava tarihi itibariyle davalı ...A.Ş.'ye 11.447,82-TL'lık kısmı asıl alacak olmak üzere, toplam 215.712,88-TL borçlu olduğu bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle(zaman aşımı, husumet, alacağın miktarı, temerrüt konularında yapılan itirazların gerekçelendirilerek izah edilmesi hususlarında) hazırlanan 01/12/2025 tarihli ek raporda; Raporumuzun 4'ncü sayfasında belirtildiği üzere; taraflar arasında imzalanan 27.02.1998 tarihli kredi sözleşmesinin, davacının da imzasının bulunduğu son sayfasında 21.554,34-TL'lık tutar bilgisi bulunduğu, bu durumda, davacının söz konusu sözleşmede 21.554,34 TL tutarında geçerli bir kefaletinin bulunduğu değerlendirildiği, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacıya ...'a kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden, adı geçenin takiple temerrüde düştüğü, davacı kefil yönünden kök raporumuzun 7'nci sayfasında dava konusu alacak tutarına, davacı kefilin temerrüde düştüğü takip tarihine kadar akdi faiz oranından faiz hesaplandığı, takip tarihi itibariyle alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin, 11.447,82 TL'lık kısmı Asıl Alacak olmak üzere toplam 130.280,99 TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu hesaplandığı, ancak, taraflar arasında imzalanmış olan 27.02.1998 tarihli kredi sözleşmesinde, davacı ...'ın 21.554,34 TL tutarında kefalet imzası bulunduğundan, kök raporda, adı geçen davacı kefilin sorumlu tutulabileceği azami tutarın Temerrüt/Takip tarihi itibariyle, 11.447,82 TL'lık kısmı anapara ve 10.106,52 TL'lık (= 21.554,34 TL-11.447,82 TL) kısmı işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere, toplam 21.554,34 TL olabileceği, ancak, kök raporumuzda “6.2 Dava Tarihi İtibariyle Alacak Tutarı” başlığı altında yapılan hesaplamada, temerrüt'takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 10.106,52-TL yerine, sehven 113.174,45-TL olarak dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, bu sebeple, dava tarihi itibariyle yeni bir hesaplama yapılarak, kök rapordaki tutarın revize edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda; davacı kefil ...'ın dava tarihi itibariyle, davalı ... A.Ş.'ye 11.447,82-TL'lık kısmı asıl alacak olmak üzere, toplam 107.491,55-TL borçlu olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845). TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve... E.,... K. sayılı ilamı). Tüm bu genel açıklamalar dikkate alınarak iş bu davada ispat yükü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı tarafta olup davalı alacaklı genel kredi sözleşmesine dayalı alacağının varlığını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve genel kredi sözleşmesi sebebiyle alacağın bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; dava dosyası kapsamında mevcut bulunan belgeler ile temlik alan davalı ... A.Ş.'den temin edilen ...Bankası A.Ş. kayıtları incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan Sözleşmesi'nin 19. maddesi delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, ihtilafın çözümünde ...Bankası A.Ş.'nin ticari defter kayıtları ve belgelerin esas alındığı, ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ....Şti. arasında 27.02.1998 tarihinde 21.554,34 TL tutarlı bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede davacı ...'ın kefalet imzasının mevcut olduğu, kefalet sözleşmesinin yasal şartlarının sağlandığı ve aksi yöndeki itirazların yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçluya kredi kullandırıldığı ve kredi hesabına 1998 yılı ağustos, eylül ve ekim aylarında tahakkuk ettirilen faiz tutarlarının ödenmediği ve alacaklı banka tarafından 16.11.1998 tarihinde kredi hesabının kat edildiği, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4684 sayılı Kanunun 2'nci maddesi ile 4603 sayılı Kanuna eklenen geçici 3'üncü maddesi ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'inci maddesi çerçevesinde, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü ve şubelerinin... tarihi mesai saatinden başlayarak, ... Bankası A.Ş. bünyesinde faaliyetlerine devam edilmesine ve ...Banaksı A.Ş.'nin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye halinde olan adı geçen bankaya 2019 yılında faaliyet izni verilerek ...Bankası A.Ş. olarak faaliyetine devam etmesine karar verildiği, davaya konu alacakların, ... 48. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye no.lu alacak temlik beyanı ile ...Bankası A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiği, Tasfiye Halinde ...A.Ş. tarafından, dava dışı asıl borçlu ...Ltd.Şti. ile davacı kefil ... ve dava dışı diğer kefiller aleyhine, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı (Yeni Esas ...) dosyası ile 20.09.2013 tarihinde ilamsız takipte ödeme emri ile icra takibi başlatıldığı, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık % 180 temerrüt faiz oranından faiz talep edildiği, icra takibine konu alacak tutarının, ... 48. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı alacak temlik beyanı ile ...Bankası A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiği, dava dışı asıl borçlunun 01.12.1998 tarihinde, davacı ...n'nın ise takiple temerrüde düştüğü, icra takibinin 20.09.2013 tarihinde açıldığı, dava dışı ... Bankası A.Ş. kayıtları incelendiğinde, kat tarihi ile dava tarihi arasında, davaya konu krediye herhangi bir geri ödemenin yapılmadığının tespit edildiği, Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 27.02.1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, davacı ...'ın 21.554,34 TL tutarında geçerli kefalet imzası bulunduğu, bu durumda, davacının söz konusu sözleşmede 21.554,34 TL tutarında geçerli bir kefaletinin bulunduğu değerlendirildiği, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacıya ...'a kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden, adı geçenin takiple temerrüde düştüğü, yapılan hesaplama sonucunda davacı kefil ...'ın dava tarihi itibariyle, davalı ...A.Ş.'ye toplam 107.491,55-TL borçlu olduğu, kanaatiyle 15/03/20235 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebepleriyle bilirkişi raporuna karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine, karar verilmekle davalı ... A.Ş yönünden; davalı alacaklı tarafça alacak iddiası ispat edilmiş olmasına karşın davacı borçlu tarafça aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Diğer davalı ... Bankası A.Ş yönünden ise; dava konusu icra takip dosyasında alacağı temlik alan ... A.Ş vekilinin 30/01/2020 tarihli dilekçe ile alacağın temlik alındığına dair belgeleri ibraz ettiği bu tarihten sonra alacaklı sıfatıyla yapılan tüm işlemlerin ... A.Ş tarafından gerçekleştirildiği, 30/01/2020 tarihli dilekçe ekinde sunulan tamlikname ile alacaklının ... A.Ş olduğu hususunun davacı taraf açısından bilinebilir olduğu ve dava tarihi itibariyle davalı ... Bankası A.Ş'nin alacaklı sıfatı bulunmadığından huzurdaki menfi tespit davasında davalı sıfatıyla bulunmayacağı kanaatiyle davalı ...Bankası A.Ş'nin pasif husumeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ...A.Ş yönünden; davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nedenleriyle davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile dava tarihi itibariyle (ek bilirkişi raporuyla tespit edilen alacak miktarı olan) 107.491,55-TL'nin %20'si oranında 21.498,31-TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, davanın reddine karar verilmekle İİK'nın 72/5. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş yönünden ise; davanın reddine karar verilmekle İİK'nın 72/5. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı yönünden verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından ve İİK'nın 72/4. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; Davalı ... A.Ş yönünden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile dava tarihi itibariyle (ek bilirkişi raporuyla tespit edilen alacak miktarı olan) 107.491,55-TL'nin %20'si oranında 21.498,31-TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, Davalı ... Bankası A.Ş yönünden; 1-Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,00-TL maktu red harcından peşin olarak alınan 7.245,40-TL peşin harcın mahsubu ile artan 6.630,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 7.250,00-TL bilirkişi ücreti olarak yapılan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 7-Davalı ... Bankası A.Ş tarafından yapılan 6.750,00-TL bilirkişi ücreti olarak yapılan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Bankası A.Ş'ye verilmesine, 8-Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 67.882,56-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Davalı ... Bankası A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin(davanın reddi sebepleri farklılaştığından işbu davalı yönünden de ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle) davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*