İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/368 E. 2025/751 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/368
Karar No
2025/751
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/368 Esas KARAR NO : 2025/751

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 04/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ... A.Ş.'nin müvekkili ...'ın % 39, diğer müvekkili ... ise % 9 paydaşı olduğunu, davalı ...'nun ise ... A.Ş.'nin hem paydaşı, hem Yönetim Kurulu Başkanı ve hem de Genel Müdürü olduğunu, ... A.Ş.'nin 2018 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının T.T.K. 409/1 maddesine uygun bir şekilde Mart 2018 ayı sonuna kadar yapılmadığını ve yine aynı süre içinde T.T.K. 399/1 maddesine uygun olarak Denetçi seçilmemesi nedeniyle müvekkilleri tarafından ... 25. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilmiş ve gerek Genel Kurul yapılması ve gerekse şirkete denetçi atanması ile ilgili olarak davalar açıldığı bildirilmiş ve yine T.T.K. 437. maddesi çerçevesinde yasal usullere uyularak şirketin 2018 yılı mali tablolarında görülen bazı şirket işlemleri ile ilgili olarak detaylı bilgi talebinde bulunulduğunu, söz konusu ihtarnameye davalı ...'nun eşi olan Av. ... tarafından ... 24. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle hem davalının hem de ... A.Ş.'nin avukatı sıfatıyla üstünkörü muğlak açıklamalarla cevaplar verildiğini, müvekkilleri tarafından ... 25. Noterliğinin .... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle ... A.Ş.'nin 2018 yılı için Bağımsız Denetçisi olan ... A.Ş. ve Mali Müşavirlik firması...Şti.'ne, şirketin 2018 faaliyet döneminde yapılan kasıtlı muhasebe hataları bildirilerek bu konulara yönelik olarak yasal sorumluluklarını yerine getirmeleri istenmiş ise de cevaben ... Şirketi tarafından kendilerine bildirilen konularla sınırlı denetim yaptıklarını beyan ederek bu hususta ilave açıklama ve denetim yapılmadığını, davalı ... şirketin en büyük hissedarı iken zararda olunan yıllarda şirkete borçlanma yasağı kapsamında olup hiçbir şekilde borçlanma yapmaması, zarar olmayan yıllarda ise ilişkili kişiler hesabı üzerinden ve adatlandırmalı şekilde borçlanması gerekirken buna hiç riayet etmeyerek, şirketçe kendilerine bildirildiği şekliyle denetim yaptıklarından bahisle bu usulsüzlüğü görmezlikten gelerek ve uyarılara rağmen ... A.Ş.'nin 29.05.2019 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında okunan Bağımsız Denetçi Raporunda da bu konuda hiçbir açıklamaya yer vermeyerek şirketin zarara uğratılmasına sebebiyet verdiğini belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 553 ve devamı maddeleri uyarınca 2015-2016-2017-2018 faaliyet yılları içinde... A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan davalının T.T.K. 358 maddesine aykırı olarak faizsiz bir biçimde şirkete borçlanmak, suretiyle şirketi uğrattığı zararın tespiti ve şimdilik 70.000,00 TL tutarındaki kısmının davalıdan , usulsüz işlem tarihlerinden itibaren tahakkuk edecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsili ile ...A.Ş.'ye ödenmesine, dava süresince davalı ...'nun Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdür görevini sürdüreceği ve aynı usulsüz borçlanma işlemlerine devam edeceği dikkate alınarak dava süresince davalı ...'nun şirkete borçlanma, avans kullanma, prim vs. adı altında örtülü sermaye ve kar payı transferi yapmasının ihtiyati tedbir kararı ittihaz edilerek önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığından bahisle davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacıların davaya konu dönemde şirkette yetki sahibi olmadıklarını, davacı yanın bu hususta yanıltıcı bilgi verdiğini, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddialarının tamamının HMK 209.maddeye aykırı olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; Anonim Şirket Yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat talebine ilişkindir Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalının 2015,2016-2017-2018 faaliyet dönemlerinde, TTK 358 maddesine aykırı olarak faizsiz borçlanmak suretiyle dava dışı ... A.Ş.'yi zarara uğratıp uğratmadığı, TTK'nun 553 maddesi kapsamında yönetici sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı, zarar mevcut ise miktarının ne olduğu, davacıların TTK'nun 558/2 fıkrası uyarınca dava haklarının bulunup bulunmadığı, sorumluluk davası yönünden davalı yanca ileri sürülen zaman aşımı def'inin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ;Davacıların 2015, 2016,2017 yılları faaliyet dönemlerine ilişkin yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat taleplerinin TTK nın 558/2 fıkrası uyarınca dava hakları bulunmadığından reddine, Davacıların 2018 yılı faaliyet dönemine ilişkin yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat taleplerinin esastan reddine " karar verilmiş olup dosyanın istinaf incelemesine sunulması ile Mahkememizin ... tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 29/02/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla" Dava; Anonim Şirket Yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat talebine ilişkindir TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK 358. Maddesi uyarınca" Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. "hükmü bulunmaktadır. Davacılar vekili, 2015-2018 yıllarında yönetim kurulu başkanı olan davalının yasaya aykırı faizsiz borçlanmak suretiyle şirketi zarar uğrattığını ileri sürmüş ; davalı vekili iddiaların doğru olmadığını, aralarında pek çok davanın olduğunu, davacıların husumet nedeniyle eldeki davayı açtıklarını bildirmiş; Mahkemece İstanbul 21. ATM nin 2019/136 sayılı dosyasında açılan özel denetçi davasında alınan bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Dosyaya celp edilen 2015-2016-2017-2018 yılları olağan genel kurul toplantı tutanaklarında Yönetim Kurulu Başkanının ... olduğu, 2015-16-17 yılları faaliyet raporlarının oy birliği ile onandığı, Yönetim kurulu üyelerinin ibra edildikleri, toplantılarda toplam payın temsil edildiği davacıların da olumlu oy verdikleri görüldüğünden bu dönemle ilgili davacıların dava açma hakları olmadığına ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2018 yılı mali yılın görüşüldüğü 01.07.2019 tarihli erteleme toplantısında davalı ibra edilmediği , davacıların olumsuz oy kullandıkları tespit edildiğinden bu yıla ilişkin olarak davacıların dava açma hakkı mecuttur. ... 21. ATM nin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafça özel denetçi tayini ile şirket ticari defterlerinin ve mizanın incelenmesinin istendiği, mahkemece 2018 yılı esas alınarak özel denetçi tayini ile rapor alınmasına karar verildiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; şirketin yönetimsel anlamda eksiğinin olmadığı, şirket zararına sebebiyet verecek herhangi bir aksamanın bulunmadığı, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile yakınlarına herhangi bir haksız menfaat sağlanmadığı, davalının 29.5.2018/ 01.07.2019 arasında davalıya personel maaş hesabı ve avansından küçük miktarlar halinde toplam 246.038,00 TL maaş ve iş avansı kullandırıldığı, bu tutarın aynı tarihler arasında geri ödendiği, davacı ... 'ın da aynı hesaptan 34.326,01- TL maaş avansı kullandığı, şirkette diğer personeller tarafından çekilen maaş avanslarına da faiz uygulanmadığı, TTK nın 358.maddesine aykırı borçlanma yapılmadığının tespit edildiği, şirketin Finansal Tablolarının üçer aylık dönemler halinde SPK ya gönderildiği, bunların KAP da yayınlandığı, vergi Dairesi ve SGK ya tüm döküman ve belgelerin verildiği, özel denetim kapsamında usulsüzlüğe rastlanmadığı, davacı tarafça kasıtlı muhasebe hatalarının görülmediği itirazında bulunulduğu, ... C. Savcılığı ... sayılı soruşturma dosyasında davacılar tarafından davalı ve şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket temsilcileri hakkında borçlanma yasağına aykırılık nedeniyle yapılan şikayet nedeni ile yapılan incelemede davalının sermaye taahhüdünden kaynaklı vadesi gelmiş borcunun olmaması ,şirketin geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra öz kaynaklarının miktarına göre karda olması nedeniyle borçlanma yasağına aykırı durumun bulunmadığı, ...'na ücret avansı altında yapılan ödemenin müşteki ... ' a da yapıldığı, bunun şirket borç kalemi kapsamında kalmadığı, şirketin bağımsız denetim kurumları ve YMMD tabi olduğu gözetilerek takipsizlik kararı verilmiş olduğu , SPK incelemelerinde bağımsız denetimden geçmiş mali tabloların incelendiği gerçeğe aykırı bir açıklama ya da yanıltıcı olması sonucunu doğuracak herhangibir eksiklik bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Ortağın şirkete borçlanma yasağı TTK'nın 358. ve 395. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı şirketten aldığı avansların faiz gerektirmediğini savunmaktadır.Her ne kadar şirket içinde faizsiz avans çekilmesi ile ilgili uygulama olduğu savunulmuş ise de ; davalı tarafından kanuna aykırı yapılan borçlanma nedeniyle faiz işletilmesi gereken bir borçlanma olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ,özel denetçi atanması talepli davada alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Özel denetçi atanması talepli dava dosyası getirtilerek davalı tarafça kullanıldığı kabul edilen avansların niteliği tesbit edilerek TTKnın 358. maddesi uyarınca borçlanma yasağına aykırılık teşkil edip etmediği ,şirketin kayıtlarında ve finansal tablolarda davacıların iddiası gibi gizlenme durumunun sözkonusu olup olmadığı,şirketin faiz zararına uğratılıp uğratılmadığı hususunda bilirkişi kurulu oluşturularak bir sonuca varılması gerekirken , dosyada bir başka davada alınan rapor ile yetinilerek mevcut emsal raporlar da değerlendirilmek suretiyle tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş olup, BAM ilamı sonrası mahkememizin ...esasını alarak yargılamaya devam edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dava dışı şirketin sicil dosyası getirtilmiş, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..., ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..., mahkememizin... esas sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına alınmıştır. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğindez Davacı tarafça; davalının 2015,2016-2017-2018 faaliyet dönemlerinde, TTK 358 maddesine aykırı olarak faizsiz borçlanmak suretiyle dava dışı ...A.Ş.'yi zarara uğrattığı iddiasıyla yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat talep edilmekte, davalı vekili iddiaların doğru olmadığını, aralarında pek çok davanın olduğunu, davacıların husumet nedeniyle davanın açılmış olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. TTK'nın 553/1.maddesi; şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK'nın 358. maddesi" Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. " TTK'nın 558/2. maddesi ; Anonim şirketlerde, şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer".hükmü bulunmaktadır. Dava dışı şirketin celbedilerek incelenen 27/05/2015, 24/03/2016, 24/03/2017 ve 29/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanaklarından,2015-2016-2017-2018 yılları olağan genel kurul toplantı tutanaklarında Yönetim Kurulu Başkanının ... olduğu, 2015,2016,2017 yılları faaliyet raporlarının oybirliği ile onaylandığı ve aynı dönemler için yönetim kurulu üyelerinin ibra edildikleri, toplantılarda 10.500.000,00-TL toplam payın tamamının temsil edildiği, şu halde davacıların da bu toplantılarda alınan ibra kararlarında olumlu oy kullandıkları tespit edilmiştir. TTK'nun 558/2 fıkrasının amir hükmü uyarınca; 2015,2016,2017 yılı faaliyet raporlarını onaylayan ve ibraya olumlu oy kullanan davacıların bu faaliyet dönemleri yönünden yönetici sorumluluğu davası açma hakları bulunmamaktadır. İzah edilen gerekçe ile davacıların 2015, 2016, 2017 yılları faaliyet dönemlerine ilişkin yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat taleplerinin TTK nın 558/2 fıkrası uyarınca dava hakları bulunmadığından reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. BAM kaldırma kararı öncesinde mahkememizce verilen hüküm ile ; ... 21. ATM nin ...esas sayılı dosyasında davacı tarafça özel denetçi tayini ile şirket ticari defterlerinin ve mizanın incelenmesinin istendiği, mahkemece 2018 yılı esas alınarak özel denetçi tayini ile rapor alınmasına karar verildiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; şirketin yönetimsel anlamda eksiğinin olmadığı, şirket zararına sebebiyet verecek herhangi bir aksamanın bulunmadığı, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile yakınlarına herhangi bir haksız menfaat sağlanmadığı, davalının 29.05.2018/ 01.07.2019 arasında davalıya personel maaş hesabı ve avansından küçük miktarlar halinde toplam 246.038,00- TL maaş ve iş avansı kullandırıldığı, bu tutarın aynı tarihler arasında geri ödendiği, davacı ... 'ın da aynı hesaptan 34.326,01- TL maaş avansı kullandığı, şirkette diğer personeller tarafından çekilen maaş avanslarına da faiz uygulanmadığı, TTK nın 358.maddesine aykırı borçlanma yapılmadığının tespit edildiği, şirketin Finansal Tablolarının üçer aylık dönemler halinde SPK ya gönderildiği, bunların KAP da yayınlandığı, Vergi Dairesi ve SGK ya tüm döküman ve belgelerin verildiği, özel denetim kapsamında usulsüzlüğe rastlanmadığı, davacı tarafça kasıtlı muhasebe hatalarının görülmediği itirazında bulunulduğu, ... C. Savcılığı ... sayılı soruşturma dosyasında davacılar tarafından davalı ve şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket temsilcileri hakkında borçlanma yasağına aykırılık nedeniyle yapılan şikayet nedeni ile yapılan incelemede davalının sermaye taahhüdünden kaynaklı vadesi gelmiş borcunun olmaması ,şirketin geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra öz kaynaklarının miktarına göre karda olması nedeniyle borçlanma yasağına aykırı durumun bulunmadığı, ...'na ücret avansı altında yapılan ödemenin müşteki ... ' a da yapıldığı, bunun şirket borç kalemi kapsamında kalmadığı, şirketin bağımsız denetim kurumları ve YMMD tabi olduğu gözetilerek takipsizlik kararı verilmiş olduğu , SPK incelemelerinde bağımsız denetimden geçmiş mali tabloların incelendiği gerçeğe aykırı bir açıklama ya da yanıltıcı olması sonucunu doğuracak herhangibir eksiklik bulunmadığının tespit edildiği hususları ortaya konulmuştur. 2018 yılı mali yılın görüşüldüğü 01.07.2019 tarihli erteleme toplantısında davalı ibra edilmediği , davacıların olumsuz oy kullandıkları anlaşılmakla bu yıla ilişkin olarak davacıların dava açma hakkı mevcut olduğu anlaşılmıştır. Ortağın şirkete borçlanma yasağı TTK'nın 358. ve 395. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı şirketten aldığı avansların faiz gerektirmediğini savunulmuş olmakla davalı tarafından kanuna aykırı yapılan borçlanma nedeniyle faiz işletilmesi gereken bir borçlanma olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup ibraz edilen bilirkişi raporu ile ; 31.12.2017 yılında 1480 – Avanslar hesabının devri 100,59.-TL olup 2018 yılında tablo halinde sunulan ...,...,...,...,...,...,...,...... (iş Avansı),...,..., .........,..., .......,...,...,...., ...,......,...,...nun toplam 1.165.433,34.-TL dava dışı şirketten avans kullanmış ve 1.131.207,92.-TL avans borçlarını kapattıkları, kullanılan avansların % 58,76 oranı olan 684.911,82.-TLnin davalı ... tarafından kullanıldığı, Davacı ...’ın % 4,97 oranında 57.871,43.-TL avans kullanığı dönem içinde dava dışı şirkete 23.545,42 ödeme yaptığı ve 31.12.2018 tarihinde 34.326,01.-TL borcu kaldığı, KAP’ta yayınlanan mali tablolar ile Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekindeki mali tabloların ticari defterlerdeki kayıtların uyumlu olduğu ve dava dışı şirkette avanslar hesabı tek hesapta muhasebe kaydı yapıldığı için verilen avansların iş avansımı personel avans ayrımı yapılmadığı, Davalı ... 2015- 2018 yıllarında dava dışı .... A.Ş.de yönetim kurulu başkanı olduğu ve şirketin ticari defterlerine göre davalı ... her ay avans kullandığı, 2018/Kasım ayı sonu itibariyle 330.326,39.-TL avans kullandığı 2018/Aralık ayında 374.826,39.-TL dava dışı şirkette olan avans borçların kapatmış olduğu, Dava dışı şirketin 1480 hesap kolu Avanslar Hesabında; 01.01.2018 – 31.12.2018 döneminde 1.165.433,34.-TL avans kullanıldığı ve kullanılan bu avansın 480.622,11.-TL ‘sı 24 kişi tarafından kullanıldığı, aynı döneminde dava dışı şirketten çekilen 1.165.433,34.-TL’nin; % 58,76 oranı olan 684.911,82.-TLnin davalı ... tarafından avans olarak alındığı ve 31.12.2018 tarihi itibariyle dava dışı şirkete avans borcu bulunmadığı, kullanılan avansın yıl sonu itibari ile kapatıldığı ve 2019 yılına devir etmediği hususu nazara alındığında iş avası olduğu anlaşılmıştır. Anılan durum karşısında; Davacıların olumlu ibra oyu kullanmadıkları ve dava açma hakkına haiz oldukları 2018 yılı faaliyet dönemi için her ne kadar davacılar tarafından davalının dava dışı şirketten TTK'nun 358 maddesine aykırı olarak faizsiz borçlandığı iddia olunmuş ise de; Dava dışı şirketin, personel maaş hesabından yöneticilere veya şirket personeline verdiği maaş ve iş avansları için öteden beri faiz uygulamasının bulunmadığı, yine 2018 yılı faaliyet dönemi öncesinde de avans prosedürünün bu şekilde işlediği ve dava dışı şirket içinde faizsiz avans çekilmesinin olağan bir uygulama haline geldii, davacı ...' da dahil olmak üzere bir çok çalışan tarafından davaya konu dönemde faizsiz avans kullanımı yapıldığı, davalı tarafından çekilen avansların geri ödemesinin yapıldığı ve yapılan borçlanma nedeniyle faiz işletilmesi gerekmediği, şirket kayıtları/ finansal tablolar ile KAP a yapılan bildirimlerin uyumlu olup iddia edildiği gibi gizlenme durumunun sözkonusu olmadığı gibi davalının haksız fiilin özel bir türü olan TTK'nun 553 maddesi kapsamında yönetici sorumluluğunu gerektirir şekilde; haksız ve kusurlu bir fiil ile şirketi zarara uğrattığı hususu da ispat olunamamış bu kapsamda şirketin faiz zararına uğratıldığından bahsedilemeyeceği ve davacıların 2018 yılı faaliyet dönemine ilişkin yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat taleplerinin esastan reddi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların 2015-2016-2017 yılları faaliyet dönemlerine ilişkin olarak açtıkları davanın dava hakları bulunmadığından Reddine, 2-Davacıların 2018 yılı faaliyet dönemine ilişkin olarak açtıkları davanın Reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.195,43-TL harçtan mahsubu ile artan 580,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama 300,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/368, K. 2025/751, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-368-e-2025-751-k-c9ed6658e3dc