İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/360 E. 2025/962 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/360
Karar No
2025/962
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/360 Esas KARAR NO : 2025/962

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil firma, ...'da bulunan ... tabela unvanlı mağazası ile 09.11.2022 tarihinden itibaren başta altın ürünleri olmak üzere her türlü değerli madenin; imalatı, imal ettirilmesi, paketlenmesi, geliştirilmesi, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, dağıtımı ve pazarlaması alanlarında faaliyet gösteren, bu amaçlarla ilişkili olmak üzere hizmet veren bir firmadır. Davalı ise ... tabela unvanlı mağaza ile, yaklaşık Ocak 2024’ten itibaren Müvekkil firma ile aynı faaliyet alanında hizmet vermekte olup, rakip firmalardır. Ne var ki, Davalı firma Müvekkil'in Türkiye'de sadece kendisine özgü bulunan mağaza iç ve dış tasarımını diğer bir ifadeyle "ticari formunu" bire bir aynı olacak şekilde kendi mağazası için uygulamış ve halen de işbu tasarımın kullanımına devam ederek haksız şekilde kazanç elde etmektedir. Tüm bu hususların yanı sıra, Davalı firma tarafından yalnızca Müvekkil firma'nın kendisine özgü dış tasarımı kopyalanarak birebir yapılmakla yetinilmemiş, Müvekkil firma mağazasındaki yer alan iç tasarım da Davalı Şirket tarafından kötü niyetli şekilde kopyalanmıştır. Davalı firma, Müvekkil'in Türkiye'de yalnızca kendisine özgü iç ve dış tasarımını ayırt edilemeyecek kadar aynı olacak şekilde taklit etmek suretiyle Müvekkil'in açıldığı günden bu yana hızlıca kurmuş olduğu geniş müşteri çevresi nezdinde kafa karışıklığına yol açmıştır. Nitekim her iki dükkân arasında kafa karışıklığına mahal verecek derecede benzerlikler bulunduğu hususu bilirkişi marifetiyle yapılacak yerinde inceleme ve keşif ile de açıkça tespit edilebilecektir . Bu kapsamda Davalı firmanın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği izahtan varestedir. Müvekkil'in hak kaybının ve zararının büyümesinin engellenmesi amacıyla dava konusu haksız rekabet teşkil eden eylemlere ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı yanın haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve menine, HMK 107. maddesinde tanımlandığı şekilde işbu belirsiz alacak davamızın kabulü ile tam rakamı bilirkişilerce tespit edilecek ancak harca esas değer olarak 20.000 TL gösterilen maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca 20.000 TL tutarında manevi tazminatın tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, müvekkilimizin iş yerinde, doğrudan doğruya davacı şirkete özgü iç ve dış tasarımın aynısını kullandığı belirtilmiş ise de bu tasarımın davacı şirkete özgülenmiş olduğunu ortaya koyar hiçbir delil mevcut değildir. Benzer kullanımlara ilişkin görseller dilekçe ekinde sunulmaktadır. Davacının kullanımı tarihinden evvel başkaca kullanımların yer alması, tabela tasarımı ve iç mimari projenin davacıya özgülenmiş olmadığını göstermektedir.Davacının iddialarının aksine, dava dilekçesinde fotoğraf olarak sunulmuş iç ve dış tasarıma dair kullanımlar, davacı şirketin kullanımının çok daha öncesinde de mevcuttur. Keza bu tasarımlara ilişkin görseller internet veri tabanında açık kaynaklarda dahi bulunmaktadır. Davacı taraf ... tabela unvanlı mağazası ile 09.11.2022 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğunu belirtmiştir. Yine dava dilekçesinde iç tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ... dükkanının tamamlanması ile ... dükkanının yapım/ renavosyon aşamaları arasında yaklaşık 1.5 yıl gibi bir süre bulunduğu belirtilmiş ise de bu 1.5 yıllık süreyi doğrular hiçbir delil dosyaya davacı yan tarafından sunulmuş değildir. Müvekkil, 30 yıldır kuyumculuk alanında faaliyet göstermekte ve dava konusu ... ayrı olarak 2 adet daha kuyumcu dükkanı işletmektedir. Yıllardır müşteri memnuniyeti odaklı hizmetleri sunan müvekkilin tanınır bir kuyumcu olduğu tartışmasızdır. Hal böyle iken müşteri nezdinde yılların getirdiği tanınırlık ve güven mevcut iken davacının oluşturduğu intiba ve tanınırlıktan istifade etmeye yönelik kötü niyetli tutumlara girişmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.Kuyum sektöründe faaliyet gösteren bir işyerinde, teşhir alanları, dolaplar, raflar gibi unsurların, zorunlu olarak bulunması gerektiği gerçekliği itibariyle davacı şirkete özgü olduğu iddia olunan proje tasarımının esasen yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığı da açıktır. Benzer faaliyet alanında aktif olan işletmelerde işin gereği ve teşhir maksadıyla benzerlik arz eden kullanımların olabileceği açıktır. Keza, altın ve kuyum işiyle ilgilenen işletmelerin bu işle ilgili tabela renk seçimlerinde bulunması da son derece olağan olmakla, bu kullanımların haksız rekabet teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir. Huzurdaki davaya konu talepler arasında “tam rakamı bilirkişilerce tespit edilecek ancak harca esas değer olarak 20.000 TL gösterilen maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte tahsili ile 20.000 TL tutarında manevi tazminat talebi de bulunmaktadır. Ancak davacı taraf zararının miktarını ve hangi sebepten kaynaklandığına dair bir açıklama yapabilmiş değildir. tedbir talebinin ve neticesinde davanın reddine karar verilmesini, Yargılama masraf ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: 23/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, 16/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, 10/10/2025 tarihli bilirkişi 2.ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız rekabetin tespiti, men'i ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. TTK'nın 54/2' maddesinde ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. "Zararın ve kusurun ispatı" başlıklı TBK'nın 50. maddesi "(1. fıkra) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2. fıkra) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 23/12/2024 tarihli raporda özetle; "Teknik incelemede: a, Davalı tarafa ait tabela uygulamasının davacı tarafın tabelası ile benzer olduğu, ancak dış cephede daha önce benzer uygulamaların yapılmış olması nedeniyle de (bknz: örnekler sayfa 10) tabela benzerliğinin unvan farklılığı nedeniyle de karıştırılmaya sebebiyet verecek bir benzerlik olmadığı, dış cephede farklılıkların benzerliklerden daha fazla olduğu, ortalama tüketici tarafından farklı algılanabilecek koşulların var olduğu, b. Davalı tarafa ait iç mekân tasarımında davacı tarafın mekanına kıyasla detaylarda farklılıkların olduğu, diğer yandan genel görünümde benzerlik algısının daha ön planda olduğu ve ortalama tüketici tarafından benzer algılanabilecek koşulların daha fazla olduğu, benzerliğin karıştırılmaya sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, inceleme neticesinde: Tasarımların benzerliği iddialarına ilişkin yapılan 2) Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde; a. Davacının dava dilekçesinde “davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men edilmesini, 20.000TL.lik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere sıralı ... Esas uygulanan avans faizi ile birlikte tahsilini; ayrıca 20.000TL.lik manevi tazminatın tahsilini talep ettiği; b. Uzmanlık alanımızca sadece TBK kapsamında değerlendirme yapılabileceği; e. TBK m. 57/1 hükmünün “Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden Müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; d. Yargıtay HGK EE. ..., K. ..., T. 8.7.2020 kararının “.. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilen kurallardır. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır.” şeklinde olduğu; e. Eğer yukarıdaki teknik tespitler uyarınca davalı tarafından (TBK m. 57/1 hükmünce) dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden, yani TBK m. 49 hükmü gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil (haksız rekabet fiili) ile davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği kabul edilir ise bu halde TBK m. 49 ve 57 hükümleri gereğince davalının haksız fiilden doğan sorumluluğuna takdirin TMK m. 4 hükmünde elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, manevi zarar yönünden talep Gdeğerlendirildiğinde kişilik hakkının zedelenmesi yönünde TBK m. 58/1 hükmünün “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; eğer davalı tarafından haksız rekabette bulunulduğu; dürtüslük kuralına aykırılığı fiilin olduğu; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille davacının manevi zararına sebebiyet verildiği kabul edilir ise bu halde manevi tazminatın talep edilebileceği; takdirin TMK m. 4 hükmünde elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 20.000TL.lik maddi zararın tazmini talep edilmiş ise de bu hususu tespitin uzmanlık alanımızın dışında kaldığı..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Kuyum Uzmanı Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde: Tarafların mağazalarında kullanmış oldukları dekorun firmaya özgü bir tasarıma sahip olmayan dekor olduğu, vitrin dekor firmalarının kataloglarında yer alan bir tasarım olduğu, iki mağaza arasındaki mesafenin oldukça fazla olduğu, tabela isimlerinin farklı olmasının müşterileri için en ayırt edici özellik olduğu görüşü oluşmuştur..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 10/10/2025 tarihli 2.ek raporunda özetle; "Yerleşim planlaması; Her iki dükkânda da kuyumculuk sektöründe mekânın verimli kullanılabilmesi için tercih edilen klasik düzenlemede olduğu, Renk; Her iki dükkânda da kuyumculuk sektöründe genellikle tercih edilen renklerin kullanıldı Duvarlar; Her iki dükkânda da kuyumculuk sektöründe genellikle tercih edilen raf formunun kemerli olduğu, Banko/Tezgâh; Her iki dükkânda da piyasada benzerlerinin üretildiği ve kullanımda olduğu, üst cam vitrinlerin kuyumcu bankosunun olmazsa olmazlarından olduğu, köşe yuvarlatılması çarpma risklerinden dolayı sivri köşelerin genellikle kırık veya yuvarlak formla bitirilen formda bitirildiği, Tavan; Çok yerde görülme olasılığının az olup, her iki dükkân tavanında detay farklılıkları ile aynılık oranında olmasa da benzerlik oranının yüksek olduğu, Tabela; Günümüzün moda anlayışı sebebiyle farklı boyut ve renklerde kullanımda olan bu malzemenin Taraflara ait her iki dükkânda benzerlik oranının aynılık oranına yakın derecede yüksek olduğu görülmüştür. (kuyumculukta firma isminin önemli olması sebebiyle zemin firmaların karıştırılmasına sebep olarak yorumlanmamıştır.) Benzerlik değerlendirilmesinde Tavan ve Tabelanın benzerlik düzeylerinin yüksek olduğu diğer ürünlerin ulaşılabilir mahiyette tasarımlar olduğunu belirtmiş olmakla birlikte bütün kalemlerin bir arada benzerliği arttıran kompozisyon hâlinde uygulanması esinlenme olasılığını da akla getirmektedir..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yana ait ...'da bulunan ... mağazasındaki iç ve dış tasarımların davalı yana ait ... tabela unvanlı mağazada kullanıldığı iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat talepli iş bu dava açılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi kök ve ek raporlarında belirlendiği üzere, kuyumculuk sektöründe genellikle tercih edilen ve her iki dükkanda da mevcut olan raf formunun kemerli olduğu, üst cam vitrinlerin kuyumcu bankolarında genelde kullanıldığı, köşe yuvarlatılmasında, çarpma risklerinden dolayı sivri köşelerin genellikle kırık veya yuvarlak formla bitirilen formda yapıldığı, her iki dükkân tavanında detay farklılıkları ile aynılık oranında olmasa da benzerlik oranının yüksek olduğu, davacı ve davalı yanın iç ve dış dekorlarında kullanılan malzeme ve renklerin genel olarak kuyumculuk sektöründe kullanılan malzeme ve renkler ile aynı olduğu, davacı yanın iç ve dış dekorda kullandığı malzemelerin özel tasarım niteliğinde olmadığı, kuyumculuk sektörünün genelinde uygulandığı, bu nedenle davalı yanın iç dekor, dış dekor ve tabela kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 683,10TL' harçtan mahsup edilerek 67,70TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 7.000,00TL bilirkişi giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 40.000,00TL üzerinden hesaplanan 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/11/2025

Katip ¸e-imza

Hakim ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/360, K. 2025/962, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-360-e-2025-962-k-3a5a7578ffce