İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/295 E. 2025/170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/295
Karar No
2025/170
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/295 Esas - 2025/170 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/295 KARAR NO : 2025/170

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 13/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025

TALEP: Davacı vekili 08/07/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde ...sayılı "a aydinay ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun...Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şahsın 2021/103558 sayılı "... ..." ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin TÜRKPATENT'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; taraf markaları arasında SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimali olmadığını, davacı tarafından oluşturulan markanın “... ...” tan farklı olarak “...” ifadesini içerdiğini, ayrıca markanın yalnızca kelime değil "şekil+kelime"den oluştuğunu ve bu sebeple ayırt edici yönünün olduğunu, “...” kelimesinin sunulan hizmetin kökenini ifade ettiğini, “...” kelimesinin davacının soyadından geldiğini, logonun markayı ayırt edici özellik sağladığını, tarafların müşteri kitlelerinin farklı olması sebebiyle halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ileri sürerek; YİDK'in ... sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, tescil kapsamından çıkartılan 35. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından karıştırılma düzeyinde bir benzerlik olduğunu, tüketicilerin taraf markaları karşısında benzer nitelikteki mal ve hizmetler bakımından birbirinin serisi olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ...sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak...YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ...başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 09/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 08/07/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ ...başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu ...sayılı marka başvurusunun 27.05.2022 tarih ve 397 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği, davalı tarafından marka yayınına 05.07.2022 tarihli dilekçe ile SMK 6/1, 6/9 maddeleri uyarınca itiraz edildiği, dava konusu marka başvurusuna karşı davalı tarafından yapılan itiraz üzerine marka tescil başvuru kapsamından “SINIF KODU :35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri,personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” nin çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın kararına karşı başvurucu tarafından itiraz edildiği, bu itirazın da TÜRKPATENT YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında; "...başvuru numaralı "a aydinay ..." ibareli başvurunun 2021 103558 sayılı "... ..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ... İtiraz, yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi markaların "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "A aydinay ..." (2022/064818) 35. Sınıf (başvuru kapsamından çıkarılan ve dava konusu edilen)

Davalı Markası "... ..." (2021/103558) 35 / 36 / 39 / 43. sınıflar

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 12/03/2025 havale tarihli raporda özetle; "Taraf markalarının bir bütün halinde bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olduğu ve ilgili tüketici yönünden uyuşmazlık konusu 35. Sınıfta yer alan hizmetler yönünden SMK 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Davacının markasını 2019’da kurdukları şirketle birlikte kullanmaya başladığından bahisle gerçek hak sahipliği iddiası bulunmuşsa da; Dava konusu YİDK kararında SMK 6/3 Maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığı gibi, davacı tarafından sunulan belgelerin markasal kullanıma ilişkin olmadığı, sunulan belgelerin davalı markasının başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde ettiğine ilişkin ispata elverişli belgeler olmadığı anlaşıldığından; davacının gerçek hak sahipliği iddialarının da dava kapsamında incelenmesinin mümkün olmadığı" ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "a aydinay ..." ibareli ve ...başvuru numaralı davacı başvurusunun 35'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "35-1) Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. (35-2) Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. (35-3) İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri."

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2021/103558 sayılı davacı markasının kapsamında ise 35, 36, 39, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu markanın başvuru kapsamından çıkartılan 35. sınıfta yer alan hizmetlerin davalının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, bu hizmetlerin davacı markasının kapsamında yer alan hizmetlerle aynı/ aynı tür olduğu değerlendirilmiştir.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında; 35. sınıfta yer alan hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat seviyesi yüksek olduğu, bu tüketici kitlesinin alışkanlıkları, eğitim ve eğilimleri, anılan mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları, satın almaya ayrılan süre, alım sıklığı itibariyle özenli ve seçici oldukları, tüketicinin anlık kararlar ile bu mal ve hizmetlerden yararlanmadıkları değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Başvuru konusu marka, beyaz zemin üzerine lacivert renkte, düz yazı karakteri ile ve büyük harflerle ... ... ibaresi ile üstünde lacivert kare kutu içerisinde beyaz ince çizgili çerçeve içinde düz ve büyük A harfli şekilden oluşmaktadır. Davalı markası ise siyah düz ve büyük harflerle yazılmış “... ...” kelimelerinden oluşmaktadır. Gerek davacıya ait marka, gerek davalının itiraza mesnet markası aynı/aynı tür yazı karakterleri ile yazılmış “...” kelimesini barındırmaktadır. Her iki markada da marka iki kelimeden oluşmakta olup kök kelime ve esaslı unsur “...” ibaresidir. Taraf markalarında esaslı unsur olan “...” kelimesi yazı biçimi ve kompozisyon itibariyle birbirine ayniyet derecesinde benzer olup, başvuru konusu markada kullanılan lacivert renk ve şekil unsuru markaya ayırt edicilik kazandıracak nitelikte değildir. Taraf markalarında, ortak olarak “...” kelimesi bulunmaktadır. Bu kelime her iki taraf markasında da aynı tipte kullanılmıştır. Taraf markalarında yer alan ortak kelime ve yazı stili ile birlikte kelimelerin konumlandırılışı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıya ait marka ile davalının itiraza mesnet markasının görsel olarak büyük benzerlik taşıdığı değerlendirilmiştir. İşitsel benzerlik açısından davacı taraf markası kelime ve şekilden oluşan karma nitelikte marka olup davalı taraf markaları yalnız kelimelerden oluşmaktadır. İkişer kelimeden oluşan her iki taraf markasında da “...” kelimesi bulunmakta ve ilk sırada yer almaktadır. Taraf markalarında yer alan ortak ... ibaresi nedeniyle işitsel olarak benzerlik taşıdıkları değerlendirilmiştir. Kavramsal (anlamsal) benzerlik açısından taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” kelimesi dilimizde ayrı ayrı anlamları olan kelimeler olan, “aydın” ve “ay” kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Markaların ikinci kelimelerine bakıldığında her iki markanın ek kelimesi de (“...” - “...”) İngilizce kelimelerdir. İtiraza mesnet markanın ikinci kelimesi “...” olup, Türkçe’de grup anlamına gelmekle birlikte, Türk Ticaret Kanunu m.194/f-4 anlamında en az iki ticari şirketten meydana gelen şirketler topluluğu/ grup şirketleri çağrıştırmaktadır. Buradan hareketle, ortalama bir tüketici tarafından bakıldığında davalıya ait markanın en az bir alt markasının olduğu izlenimi edinmesi muhtemeldir. Davacıya ait markanın ikinci kelimesi “...” olup, Türkçe’de danışmanlık anlamına gelmekle birlikte, hizmet verdiği alanı belirten tanımlayacı bir ibaredir. Açıklanan nedenlerle; taraf markalarında ortak ibare olan “...” kelimesi dikkate alındığında; markalar arasında kavramsal benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan ve uyuşmazlık kapsamında olan 35. Sınıf hizmetlerin davalının markasının kapsamında bulunduğu, markaların kapsamında yer alan hizmetlerin aynı ve aynı tür olduğu da göz önüne alındığında, taraf markalarının bir bütün halinde bıraktığı izlenimin benzer olduğu ve ilgili tüketici kitleleri yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiştir.

2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar. Somut olayda davacı tarafından sunulan belgelerin markasal kullanıma ilişkin olmadığı, sunulan belgelerin davalı markasının başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde ettiğine ilişkin ispata elverişli belgeler olmadığı anlaşıldığından, davacının gerçek hak sahipliği iddialarının ispatlanamadığı değerlendirilmiştir.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/295, K. 2025/170, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-295-e-2025-170-k-0c4852ca8a49