İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/231 E. 2026/319 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/231
Karar No
2026/319
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/231 Esas - 2026/319 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/231 Esas KARAR NO : 2026/319

............. ................. ...................... ......................... ............................. .................................

DAVA : Alacak (Anonim Şirket Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Anonim Şirket Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 157.maddesi uyarınca .......... İnşaat Tic. AŞ.’nin Sınırlı Sorumlu ........... Yapı Kooperatifi tarafından devralındığı ve bu kapsamda şirket alacaklılarının müracaat edebileceğine dair Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan verildiği, 2-Davacı Şirket ile davalılardan ........ ve ........ arasında ve .......... İnş. Tic. AŞ. arasında akdedilen 07.06.2021 tarihli Sözleşme ’ye istinaden, ... İli, ......... İlçesi, ... Mahallesi, 361 ada 4 parsel ; 361 ada 5 parsel ; 556 ada 1 parsel ve 554 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazlarla ilgili gayrimenkul danışmanlık hizmeti verildiğini, söz konusu taşınmazların maliki .......... İnş. Tic. AŞ. , potansiyel alıcısı da davalılardan ........ ve ........ veya kuracakları bir şirket olacağını, ancak taraflar satış işlemini tapuda yapmak yerine, şirket birleşme bölünme gibi işlemlerin altında vergi kanunlarına muhalefet ettiklerini, davalılar hem vergi ödemekten imtina ettiğini, hem de davacının hak kazanmış olduğu hizmet bedelini ödemekten kaçındığını, 3-Söz konusu hizmete ilişkin ödeme talepli ihtarnamemiz, ........... 1. Noterliğinin 13.06.2023 tarih ve 16797 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .......... İnşaat Tic. AŞ. ’den talep edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacaklı davacı haklarını zedeleyen ve kötü niyetli şekilde birleşme işlemi yapılması nedeni ........... 1. Noterliğinin 20.12.2023 tarih ve 32787 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnamede özetle; birleşme kararına itirazları ile öncelikli olarak alacağı olan 387.791,72 USD ve 19.12.2023 tarihi itibari ile gecikme faizi olan 64.554,04 USD’nin davacıya ödemesini aksi takdirde alacaklarımızın teminat altına alınmasını, bununla birlikte fazlaya ilişkin her türlü alacak ve talep ile hukuki, idari, cezai yola başvurma hakkımızı saklı tutulduğunun belirtildiği, 4-Ayrıca, aynı ihtarname içeriğinde, devralan Sınırlı Sorumlu ........... Yapı Kooperatifi’nin yetkilileri ........ ve ........ ile davacı ile sözleşme akdedildiği, ... İli, ......... İlçesi, ... Mahallesi, 361 ada 4 parsel; 361 ada 5 parsel; 556 ada 1 parsel ve 554 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazlarla ilgili gayrimenkul danışmanlık hizmeti verildiği, buna istinaden ......... İcra Müdürlüğünün 2023/5888 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı belirtilmiş, alacakları olan 387.791,72 USD, 19.12.2023 tarihi itibari ile gecikme faizi olan 64.554,04 USD’nin ve icra dosyası kapak hesabının ödenmesi aksi takdirde alacaklarının teminat altına alınmasını, bununla birlikte fazlaya ilişkin her türlü alacak ve talep ile hukuki, idari, cezai yola başvurma hakkımızı saklı tutulduğunun belirtildiği, 5-İhtarnamelerin tebliğ aldığı, alacaklarının TTK uyarınca teminat altına alınmadığını, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı üzere Şirketlerin birleşme işlemleri gerçekleştirildiği, bunun üzerine davalılara karşı Ankara Arabuluculuk Bürosunda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu, anlaşma sağlanamadığı, 6-TTK hükümleri uyarınca, şirketlerin idaresi ile görevli şahısların şirket kuruluşundan ve idaresinden doğan hukuki ve cezai sorumlulukları, anonim şirketlerdeki sorumluluk hükümlerine tabi bulunduğunu, TTK 124.maddesi uyarınca kooperatifler ticari şirket sıfatını haiz olduğu, Anonim şirketler hakkında belirlenen düzenlemeler kıyasen kooperatifler hakkında da uygulandığı, Yargıtay 15. H.D. 2011/1593 E. 2011/7756 K. 21.12.2011 tarihli bir kararında “Kural olarak anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamaz iseler de TTK.’nın 336. maddesi hükmü uyarınca şirket alacaklıları, yönetim kurulu üyeleri aleyhine, hükmedilecek tazminatın kendilerine verilmesi sureti ile sorumluluk davası açabilirler. Bu halde yönetim kurulu üyeleri ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olmadıklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumlu olurlar. ” Alacaklı davacının da haklarına halel getirmek amacıyla kusurlu ve kötü niyetli şekilde birleşme işlemi yapıldığını, şirket yetkilileri özen ve bağlılık yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıların “Tedbirli birer yönetici” olarak “şirket menfaatlerini dürüstçe korumaları” ve bu yönde hareket etmeleri gerektiğini, 7-TTK hükümleri ışığında icra dosyalarına konu edilen olaylara bakıldığında, şirket yetkililerinin kanunen emredici olan özen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek; şirket alacaklısı davacının yaptığı icra takibinin sonuçsuz kalmasına ve bu sebep ile zarara uğramasına neden olduklarının görüldüğü, ayrıca şirket yetkilileri, görevlerini ifa sırasındaki haksız fiillerden de sorumlu olduğunu, şirket alacaklılarının uğradıkları zararlar bakımından da yönetim yetkisi bulunan şahısların haksız fiil sorumluluğu söz konusu olduğunu, 8-Şirketi idare ile görevli şahısların şirketler hukukunda alacaklıları koruyan hükümleri ihlal etmelerinden dolayı da sorumlulukları bulunduğunu, şirket yöneticilerinin mal kaçırma, bu amaçla yapılan şirketin içini boşaltacak işlemler yapılması, şirketin malvarlığının azaltılması, şirketin iflasına neden olmak suretiyle şirket alacaklılarını zarara uğratmaları bu sorumluluğun ihlalleri olduğunu, bununla birlikte birleşme işlemine konu tüm denetim raporlarının, mali verilerinin, ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilileri yaptıkları yönetme görevi kapsamındaki eylemleri ile bu sorumlulukların ihlali hallerini gerçekleştirdiklerini, 9-Davalı şirket yetkililerinin yönetim sorumluluklarını ve görevlerini kusurları nedeniyle yerine getirmemesinden dolayı şirket borcunun ödenmemesi sonucunu doğurmuş olan eylemleri sebebiyle davacının mağdur olduğu, zarara uğradığı, zararı halen devam ettiğini, bu bağlamda davalı şirket yetkililerinin, yönetim sorumluluklarını ve görevlerini kusurları nedeniyle yerine getirmemelerinden dolayı oluşan zararın tespitini ve tespit edilen zararın tazminini talep ettiklerini, Bu nedenlerle, tüm hukuki hakları saklı kalmak üzere, yapılacak tespit ile ortaya çıkacak zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere fazlaya ilişkin alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL zararın, müteselsilen sorumlu olan davalı şirket yetkililerinden, işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılardan ........ ve ........ vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davalıların şahıs olması, ticari sahalarının olmaması ve dava konusu alacak nedeniyle tacir sıfatlarının bulunmaması karşısında davacı tarafça sözleşme konusu edim yerine getirilmediği gibi davalıların sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle beraber davalılar aleyhinde sözleşmeye uygun olmayan şekilde afaki ve fahiş ödeme talebinde bulunularak somut olaya uygun olmayan / gerçek dışı şekilde ......... İcra Müdürlüğü'nün E:2023/5888 sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, borca itiraz edilmiş olmasına rağmen Müdürlük kararı gereği takip talebinin reddedilmesi nedeni ile yasal olarak hukuken doğmuş bir alacak olmadığı gibi hukuken dayanaksız bir alacak iddiası üzerinden yönetim kurulu üyesinin yasal sorumluluğu oluşmadığı halde davacı tarafın hukuken geçersiz iddia ve taleplerle afaki ve tek taraflı hesaplamalarına dayalı zenginleşme amaçlı taleplerinin karşılanması / teminatlandırılması talepleri kooperatif üyelerinin hak ve menfaatlerini zarara uğratacak nitelikteki iddia ve taleplerin kabul edilmesi yönetim kurulu üyesinin yasal sorumluluğunu gerektireceği gibi birleşilen şirket yönünden tek taraflı düzenlenen ihtarname içeriğinin dikkate alınarak işlem yapılması da hukuken mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, A)Taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacı taraf sözleşme konusu edimini yerine getirmediğini, taşınmazlar satış yolu ile elde edilmemiş olduğundan davacı taraf gerçekte hak kazanmadığı komisyon bedelini fahiş ve afaki olarak davalılardan talep ettiği, Taraflar arasında 07.06.2021 tarihli "Sözleşme" başlıklı hukuki niteliği olarak Simsarlık/Komisyon Sözleşmesi akdedildiğini, Sözleşmenin 2. maddesinde; "Müşteriler, işbu sözleşmede belirtilen Emlak Danışmanı'nın aracılık hizmeti karşılığında gayrimenkulün değerinin % 2'si + KDV tutarında bedel ödeyecektir. Müşteriler, satıcı ile sözleşme akdedilmesini müteakip 1 (bir) gün içinde, en geç satışın yapıldığı tarihte, nakden ve peşinen ödeme yapmayı gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmektedirler" hükmü düzenlendiğini, sözleşme hükmü uyarınca davacı şirketin aracılık hizmetini yerine getirmesi karşılığında ücrete hak kazanabileceği açıkça ifade edildiğini, ancak, davacı şirket tarafından dava konusu edilen taşınmazlarla ilgili olarak herhangi bir aracılık hizmeti verilmediğini, sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediğini, Dava konusu edilen simsarlık sözleşmesinin davacı şirket ile davalıların şahsi olarak akdettikleri sözleşme olup, sözleşmeye konu edilen taşınmazlara ilişkin davacı şirket tarafından sözleşme konusu edim yerine getirilmediği gibi sözleşme konusu taşınmazların davalılar tarafından satış yolu ile edinilmediğini, bu kapsamda, davacı şirketin olmayan / yapılmayan bir satışa dayalı olarak ve tarafımızca hangi bedel dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılamayan şekilde gerçek dışı afaki ve fahiş bedel talebinin kabulünün fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, B)Komisyon sözleşmesinin diğer tarafı olan ve satıcı konumundaki .......... A.Ş. ile davacı arasındaki sözleşme davalıları bağlamadığı gibi birleşme aşamasında teknik olarak yapılan finansal inceleme raporlarında da bu şekilde bir borç verisi ya da hukuki ticari ilişki kaydı bulunmadığından davacı tarafın bu noktadaki iddia ve beyanları işbu uyuşmazlığın esastan hallinde etkili olmadığını, Davacı şirketin, ........... 1. Noterliğinin 20.12.2023 tarih ve 32787 yevmiye numaralı ihtarnamesindeki alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini ifade etmekte ise de, .......... A.Ş.’den alacaklı olup olmadığının bilinmediğini, zira birleşme sürecinde kapsamlı şekilde düzenlenen finansal tablolarla bu şekilde bir borç tespit edilmediğini, bu hali ile, davacı şirketin tek taraflı iddialarına ve taleplerine ilişkin kooperatif üyelerinin haklarını zedeler şekilde işlem yapılamayacağını, Yine, davalıların şahsına karşı davacı alacaklı ........ Fashion Giyim Tic. A.Ş. tarafından 19/12/2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile 387.791,72.-USD 361 Ada 4 parsel, 361 ada 5 parsel ve 556 ada 1 parsel ve 554 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazların danışmanlık ücreti ile 64.554,04.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 452.345,76.-USD'nin tahsili talebi ile ......... İcra Müdürlüğü'nün E:2023/5888 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılmış ise de, 26/12/2023 tarihinde borca itiraz edilmiş ise de, İcra Müdürlüğü'nce davacı şirketin takip talebi yasal unsurları barındırmadığından reddedilmiş olup, ödeme emri düzenlenmemiş ve davalılara herhangi bir tebliğ işlemi yapılmadığını, kaldı ki, davacı şirket ile davalıların şahsi sorumluluğu içerisinde kalan bir hukuki uyuşmazlık konusunun davalıların şirket kuracağı ihtimali gibi son derece gerçek dışı ya da hukuken ortaya çıkmamış bir sonuç üzerinden niyet okumak sureti ile hukuki değerlendirme yapılamayacağını, davalılara yasal olarak yapılmış bir icra takibi olmamakla beraber davacı şirkete herhangi bir borcu da bulunmadığını, C)Davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmemekle beraber davalıların tacir olmadıkları göz önüne alınarak davacı şirketin (hangi gerekçe ve yasal dayanak ile) tek taraflı olarak dolar cinsinden bedel belirlemiş olmasını kabul etmediklerini, döviz cinsinden yapılan belirlemeye itirazları ile talep edilen ücretin fahiş olduğu da göz önüne alınarak talep edilen ücretten hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, Ayrıca, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde de açıklıkla görüleceği üzere, gayrimenkul alım satımına ilişkin faaliyet alanı bulunmamakta tamamen farklı alan ve sektörlerde faaliyet göstermek amacı ile kurulmuş olduğunu, davalıların talep edilen bedel noktasında herhangi bir yasal sorumluluklarının bulunmadığı, bedelin fahiş olması nedeniyle davalılar lehine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği noktasındaki taleplerini tekrarla davalılar sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle beraber yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alınarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacı şirketin emlak komisyonculuğu yapmak için kayıtlı olup olmadığı, sözleşme konusu taşınmazlara ilişkin rayiç değerlerin ve davacı şirketin hak kazanabileceği ücretin tespit edilmesi gerektiğini, Taraflar arasında ......... İcra Müdürlüğü'nün 2023/298 sayılı dosyasından da alacak iddiasına dayalı ilamsız icra takibine geçildiği, itiraz edildiğinden itirazın iptali kapsamında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:2023/557 sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, 26/12/2023 tarihinde davalıların tacir sıfatı olmadığından görevsizlik kararı verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin E:2024/291 sayılı dosyasında istinaf incelemesi devam ettiğini, D)Dava konusu edilen yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin şartlar oluşmadığı gibi davacı şirket ile hukuki uyuşmazlık konusu olan davalıların şahsi olarak imzalamış oldukları sözleşmeden kaynaklı olarak tek taraflı afaki taleplerini doğmuş bir alacak iddiası ile talepte bulunulamayacağını, Davalıların yönetim kurulu üyesi olarak herhangi bir yasal sorumlulukları bulunmadığını, taraflar arasında devam etmekte olan hukuki uyuşmazlıklarda yargılama safahati devam ettiği, davacının yasal sorumlulukları oluşmayan tek taraflı iddia ve beyanları ile alacak iddiasında bulunduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E:2016/2905 sayı, 06/02/2019 gün ve 2019/301 sayılı kararında; "...6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesinin 1'inci fıkrasının ilk halinde, "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, kusurları bulunmadığını ispatlamadıkça hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar" şeklinde düzenlenme yapılmış ve kusur bir karîne olarak kabul edilerek, ispat yükü yönetim kurulu üyeliklerinde görev alanlara yüklenmişti. Söz konusu maddenin 26.06.2012 tarih ve 6335 Sayılı Kanun'un 28. ve 41. maddeleri ile düzenlenmiş son hali ise, "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar'' şeklinde olup, kusurluluk bir karine olmaktan çıkmış ve yönetim kurulu üyeliklerinde görev alanların kusurlu oldukları ispat edilmedikçe sorumlu olmadıkları" değerlendirmesi yapıldığını, Hukuki sorumluluk kusur esasına bağlandığından oluşan zarardan ya da doğan borçtan yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için ilgili yöneticinin kusurunun ispatlanması gerektiği, oluşan zararda kusuru bulunmayan, zarar doğurucu iş veya işlemde etkisi bulunmayan yöneticinin sorumlu tutulamayacağını, Davalıların herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi devam etmekte olan dava ve uyuşmazlıklar dikkate alınarak şahsi sorumluluklarını da kabul anlamına gelmemekle beraber tek taraflı davacı taraf alacak iddiasına dayalı sorumlu kabul edilmeleri ve hukuka aykırı şekilde kooperatif üyelerinin haklarını ve menfaatlerini zarara uğratacak nitelikte işlem yapmaları hukuken mümkün olmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, Bu nedenlerle de, yasal süresi içerisinde davaya cevaplarının sunulması ile yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarımızı tekrarla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. 2-Davalılardan ............ tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden husumet itirazında bulunulduğunu, davacı şirketin, ........... 1. Noterliğinin 20.12.2023 tarih ve 32787 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek alacağının talep edildiğini ifade etmekte ise de, .......... AŞ’den alacaklı olup olmadığının bilinmediğini, ayrıca davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde de açıklıkla görüleceği üzere gayrimenkul alım satımına ilişkin faaliyet alanı bulunmamakta tamamen farklı alan ve sektörlerde faaliyet göstermek amacı ile kurulmuş olduğunu, talep edilen bedel noktasında herhangi bir yasal sorumluluğun bulunmadığı, bedelin fahiş olduğu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacı şirketin emlak komisyonculuğu yapmak için kayıtlı olup olmadığı, sözleşme konusu taşınmazlara ilişkin rayiç değerlerin ve davacı şirketin hak kazanabileceği ücretin tespit edilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından afaki ve fahiş ücret talep edildiğini, yönetim kurulu üyesi olarak herhangi bir yasal sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirket ile diğer davalılar arasında devam etmekte olan hukuki uyuşmazlıklarda yargılama safahati devam ettiğini, hukuki sorumluluk kusur esasına bağlandığından oluşan zarardan ya da doğan borçtan yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için ilgili yöneticinin kusurunun ispatlanması gerektiğini, davacı taraf iddiasına ilişkin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi diğer davalılarla devam etmekte olan dava ve uyuşmazlıklar dikkate alınarak tek taraflı davacı taraf alacak iddiasına dayalı sorumlu kabul edilmeyeceğini, kooperatif üyelerinin haklarını ve menfaatlerini zarara uğratacak nitelikte işlem yapılmadığını, 24 Nisan 2023 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini belirterek, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarımızı tekrarla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalılardan ...........’in cevap dilekçesinde özetle; tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirketin yasal koşulları oluşmayan yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluğu iddiası ile sözleşmeye uygun olmayan şekilde afaki ve fahiş ödeme talebi ile yönetim kurulu üyesinin yasal sorumluluğu oluşmadığı halde davacı tarafın hukuken geçersiz iddia ve taleplerle afaki ve tek taraflı hesaplamalarına dayalı zenginleşme amaçlı taleplerinin karşılanması / teminatlandırılması talepleri kooperatif üyelerinin hak ve menfaatlerini zarara uğratacak nitelikteki iddia ve taleplerin kabul edilmesi yönetim kurulu üyesinin yasal sorumluluğunu gerektireceği gibi birleşilen şirket yönünden tek taraflı düzenlenen ihtarname içeriğinin dikkate alınarak işlem yapılması da hukuken mümkün olmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği ileri sürmüştür. GEREKÇE: Davalılar, ........ ve ........ yönünden dava iş bu dosyadan tefrik edilerek Mahkememizin 2026/486 Nolu yeni esasına kaydedilmiştir. İş bu dosyada ki davaya ise; davalılar ............ yönünden devam edilmiştir. Söz konusu dosya bakımından; dava dilekçesi ile davacı vekili; adı geçen davalılara yönelik olarak TTK 553. maddesine dayalı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL yönünden sorumluluk davası talebinde bulunmuş olup, buna göre işbu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava dilekçesi ekinde sunulan 07/06/2021 tarihinde davacı ile dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş.-......... arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bu alacakların ödenmemesinden dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi olan davalıların, dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle sorumlu olup olmadıkları, varsa davacının talep edebileceği alacak miktarı konusundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlığını taşıyan 6102 sayılı TTK'nın 553.maddesine göre; "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.'', 555/1. Maddesi; ''Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.'' ve 630/2 ve 630/3. Maddesi; ''Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.'' hükmünü haizdir. Somut olayda; davacı ........ Fashion Giyim A.Ş. ile dava dışı .......... İnşaat Ticaret A.Ş. ve .............. arasında 07/06/2021 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin taraflarının davacı (Emlak Danışmanı) ve dava dışı ........., davalı (müşteri) .......... İnşaat Ticaret A.Ş. ve ......... olduğu, konusunun Emlak Danışmanı davacının ... ili sınırlarında müşterilerin maliki olduğu gayrimenkul alımına aracılık etmesi, Müşteriler'in Emlak Danışmanı'na komisyon bedelini ödemesine ilişkin ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine dair olduğu, sözleşmede tarafların müşterinin maliki olduğu ... İli ......... İlçesi ... Mah. 361 ada 4 ve 5 parseller, 556 ada 1 parsel ve 554 ada 2 parsel sayılı gayrimenkul/gayrimenkullere veya belirlenecek diğer gayrimenkul/gayrimenkullerin Müşteriler adına alımına Emlak Danışmanı'nın aracılık etmesi için anlaştıkları, müşterinin işbu sözleşmede belirtilen Emlak Danışmanı'nın aracılık hizmeti karşılığında her bir gayrimenkulün değerinin %2+KDV tutarındaki bedeli ödeyeceği, müşterinin satıcı ile sözleşme akdedilmesini müteakip 1 (bir) gün içinde, en geç satışın yapıldığı tarihte, nakden ve peşinen ödeme yapmayı gayrikabili rücu kabul ve taahhüt ettiği, süresinde ödenmeyen alacağa satış tarihinden itibaren ihtar veya ihbara gerek olmaksızın ticari avans faizi uygulanacağı, müşterinin Emlak Danışmanı tarafından kendisine gösterilen alıcı tarafla gayrimenkul değeri hususunda anlaşılmış olduğu hallerde satışı yapmaktan kaçınamayacağı, müşteri .......... A.Ş., .........'ın emlak danışmanını devre dışı bırakarak veya sözleşme bitiminden sonraki iki yıl süresince işbu sözleşmeye konu gayrimenkul/gayrimenkullerin alıcı ........, ........'e veya bu şahıslar dışında ........ ve/veya ........'in ortağı, yöneticisi, yönetim kurulu üyesi, yetkilisi, çalışanı veya direkt veya endirekt bağlantısının olduğu tüzelkişilik veya gerçek kişi tarafından veya hangi derece olursa olsun kan ve sıhri hısımlarının yer aldığı başkaca tüzel kişilik veya gerçek kişi tarafından, satın alınması, satış vaadinde bulunulması, kiralanması veya başka bir tasarrufta bulunulması halinde 2. Maddede belirtilen komisyon oranını nakden ve peşinen ödemeyi beyan ve kabul ettiği, müşteri ile satıcı arasında ileride oluşabilecek ihtilaflardan Emlak Danışmanı sorumlu tutulamayacağı, Emlak Danışmanı'na ödenecek olan komisyon bedelinin hiçbir şekilde iade edilmeyeceği, mahsup edilmeyeceği, işbu sözleşmenin müşteri ve/veya alıcıların satış işleminden vazgeçmesi, anlaşamamaları halinde kendiliğinden fesh edeceği ve geçerliliğini yitireceği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından ........... 1. Noterliği'nin 13/06/2023 tarih ve 16797 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile toplam 688.665,60 USD'nin 2 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, daha sonra ödeme olmadığı gerekçesi ile davacı şirket tarafından .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün 2023/36190 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak da 07/06/2021 tarihli yukarıda açıklanan sözleşme ile bahse konu noter ihtarının gösterildiği, 387.791,72 USD asıl alacak, 64.554,04 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 452.345,76 USD alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraflarca ileri sürülen deliller de değerlendirilmek ve davacı şirketin ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle rapor düzenlenmek üzere dosya mali müşavir bilirkişi Metin GÜRSES'e tevdi edilmiş olup, alınan 03/02/2025 tarihli rapor ile; davacının ... İli ......... İlçesine bağlı ... Köyü'nde bulunan taşınmazlar ile ilgili olarak her iki yan ile ayrı ayrı sözleşme düzenlediği, bu sözleşmelerden dolayı davacı yanın 63.876,83 m2 ve m2'si 150,00 ABD dolarından satışından komisyon/aracılık ücreti olarak taşınmazların satıcısından faturalandırma yaparak tahsilatını gerçekleştirdiği, aynı sözleşmelerde geçen 96.947,93 m2'si için ise mahkememiz nezdinde dava konusu yapmış olduğu, davacının 96.947,93 m2 taşınmazdan dolayı komisyon/aracılık/danışmanlık ücretini elde edemediği, sözleşmelerde satıcı olan .......... İnşaat Ve Ticaret A.Ş. firmasının devrolunduğu ve terkin edildiği, .......... firmasının Sınırlı Sorumlu Ayyıldız. 3 Konut Yapı Kooperatifine devredildiği ve böylelikle taşınmazların satıcısı ve alıcısının Sınırlı Sorumlu ........... Yapı Kooperatifi olduğu, sözleşmeler konusu taşınmazlar satışından dolayı 63.876,83 m2 için emlak danışmanlığı-aracılık hizmet bedelinin davalı yana ödenmiş olduğu, emlak danışmanlığı-aracılık hizmet bedeli alınmayan taşınmaz m2'sinin 96.947,93 m2 olduğu, taşınmazın m2'si 200,00 ABD doları üzerinden satış değerinden hesaplanan davacının emlak danışmanlığı aracılık hizmet bedeli alacağının 387.791,72 USD olduğu, tarafların tacir kişilik olması bağlamında KDV hesaplandığında KDV tutarının 69.802,51 USD olarak hesaplandığı, KDV ile birlikte davacının aracılık komisyon alacağının 457.594,23 USD olacağı hususlarının belirlendiği görülmüştür. Dosya bu defa, mali müşavir bilirkişi ........., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı M............L ve Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi .............ya tevdi edilmiş olup, düzenlenen 17/06/2025 tarihli rapor ile; söz konusu sözleşmede .......... İnşaat Tic. AŞ.'nin imzasının bulunmadığı, Sınırlı Sorumlu ........... Yapı Kooperatifi'nin ise hiç sözleşmelerde yer almadığı, dava dışı şirket ve dava dışı kooperatifin birleşmesi nedeni ile yöneticilerinin sorumluluğundan bahsedilmekte ise de, dosya kapsamında yapılan incelemede bu birleşmenin şirkete ya da kooperatife zarar verdiği, bu zararın da davacıyı etkilediğine ilişkin bir delil dosya kapsamında görülemediği, davalılar ........ ve ........... açısından ......... İcra Müdürlüğü'nün 2023/5888 sayılı dosyasından takip yapılmış olup, bu davada itirazın iptali davası olarak görüldüğü, dosya kapsamında iki tüzel kişiliğin Birleşme Konusu Varlıkları incelendiğinde taşınmaz değerlerinin 8.285.000,00 TL olarak tespit edildiği, yukarıda ayrıntısı belirlendiği üzere takdiri Mahkememize ait olmak üzere 165.700,00 TL %2 komisyon ücreti, 33.140,00 TL KDV olmak üzere, 198.840,00 TL toplam alacağı talep edebileceği, kooperatif kayıtlarında işlendiği şekilde taşınmaz toplam değerinin 348.027.301,93 TL olduğu, 6.960.546,04 TL %2 komisyon ücreti, 1.392.109,21 TL KDV olmak üzere, 8.352.655,25 TL toplam alacağı talep edebileceği, ancak gayrimenkullerin değerinin belirlenmesine ilişkin olarak, ... İli, ......... İlçesi ... Mahallesi, 361 ada 4 parsel, 361 ada 5 parsel, 556 ada | parsel ve 554 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazların değerlemesinin vapılabilmes ......... Belediyesi'nden İmar durumu, yapılaşma yapılmış ise yapı ruhsatı, Yapı Kullanım İzin Belgelerinin bir örneğinin dosyasına kazandırılması gerektiği hususlarının belirlendiği, Raporda belirlenen eksiklikler tamamlanmak ve tarafların itirazları değerlendirilmek suretiyle dosyanın tekrar aynı bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, alınan 27/10/2025 tarihli 1. ek raporda; taraflar arasındaki sözleşme 07.06.2021 tarihi itibari ile tüm taşınmazların değerinin 164.304.146,10 TL olarak belirlendiği, 3.286.082,92TL %2 komisyonu, 657.216,58TL %20 KDV'si toplam komisyonun 3.943.299,51 TL olduğu, yine davalı kayıtlarına girdiği 05.01.2023 tarihi itibari ile tüm taşınmazların değerinin 639.739.946,07 TL olarak belirlendiği, 12.794.798,92 TL %2 komisyonu, 2.558.959,78 TL %20 KDV'si toplam komisyonun 15.353.758,71 TL olduğu, öte yandan dava tarihi olan 27.03.2024 itibari ile ise tüm taşınmazların değerinin 724.263.244,56 TL olarak belirlendiği, 14.485.264,89 TL %2 Komisyonu, 2.897.052,98 TL %20 KDV'si toplam komisyonun 17.382.317,87 TL olduğu, rapor tarihi olan 20.10.2025 itibari ile tüm taşınmazların değeri 1.083.018.640,00 TL olarak belirlendiği, 21.660.372,80 TL %2 komisyonu, 4.332.074,56 TL %20 KDV'si toplam komisyonun 25.992.447,36 TL olduğu hususlarının belirlendiği görülmüştür. Tarafların rapora itirazı dikkate alınarak aynı bilirkişi kurulundan 29/12/2025 tarihli rapor alınmış olup, raporda özetle; TTK 193. maddesi kapsamında, davacının birleşmeden doğan zararından değil, birleşmeden doğan hakkının bulunduğu iddiasında olduğu, davalı şirket yöneticilerinin de zarardan sorumlu olması için, yapısal değişikliğin TTK hükümlerine aykırı bir fiil olması, işlemi gerçekleştirenlerin bu aykırılıkta kusurlu olması, somut zararın doğması, aykırı fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunması unsurlarının birlikte aranması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde tespit yapılamamış ise de, takdirin Mahkemede olacağı, tarafların itirazlarının ise kök raporu mahiyette bulunmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın; davalılar ............ ve ...........'e yönelik olarak TTK'nın 553 vd. maddelerine dayalı olarak açılan sorumluluk davasına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dilekçesi ekinde sunulan ve az yukarıda detaylı olarak açıklanan 07/06/2021 tarihli emlak danışmanlığı sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme kapsamında davacının komisyon alacağının bulunup bulunmadığı, bu alacakların ödenmemesinden davalıların sorumlu olup olmadığı, varsa miktarı konusundan kaynaklandığı, somut olayda; davacı şirket ile dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve bu şirketin yetkilisi olan ......... arasında az yukarıda belirlendiği üzere 07/06/2021 tarihli sözleşme düzenlendiği, söz konusu sözleşme ile davacı şirket tarafından davaya konu ... İli ......... İlçesi ... Mah. 361 ada 4 ve 5 parseller, 556 ada 1 parsel ve 554 ada 2 parsel sayılı taşınmazların alım-satımı hususunda emlak danışmanı davacının potansiyel alıcı davalılar ......... ve ... ve taşınmazların maliki olan dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ye gayrimenkul danışmanlık hizmeti vereceği, bu kapsamda da %2+ KDV komisyon ücretine hak kazanacağı hususlarının kararlaştırıldığı, davacı tarafça sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin verildiği halde komisyon ücretinin ödenmediği gerekçesi ile ........ Gayimenkul A.Ş.'ye karşı ........... 1. Noterliği'nin 13/06/2023 tarih ve 16797 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ancak ödeme yapılmadığı, daha sonra 22/12/2023 tarihinde dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı SS ......... Konut Yapı Kooperatifi'nin birleştiği, davalılar ............ ve ...........'in ...........A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi oldukları, yine ......... ve C...........N'in ise SS ......... Konut Yapı Kooperatifi'nin yetkilileri olduğu, kooperatife karşı da ......... İcra Müdürlüğü'nün 2023/5888 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, alacak miktarı olan 387.791,72 USD asıl alacak ile 64.554,04 USD gecikme faizinin ödenmesinin talep edildiği, ancak ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle, TTK hükümleri uyarınca şirketlerin idaresi ile görevli şahısların şirket kuruluşundan ve idaresinden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarının anonim şirketlerdeki sorumluluk hükümlerine tabi olduğu, TTK 124. maddesi uyarınca kooperatifin ticari şirket sıfatına haiz olduğu, ancak TTK'nın 553 vd. maddelerine göre, sorumluluğun doğması için kanun veya sözleşme ihlali, kusur, zarar ve kusurlu fiil ile zarar arasında uygun illiyet (sebep-sonuç) bağının bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, alınan bilirkişi raporu ve ek raporları ile de belirlendiği üzere; dava dışı .......... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı SS ......... Konut Yapı Kooperatifi arasında 22/12/2023 tarihinde yapılan birleşme neticesinde adı geçen şirkete ya da kooperatife zarar verdiği, bu zararın da davacıyı etkilediğine ilişkin bir delilin taraflarca dosyaya sunulmadığı, bu haliyle dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalıların TTK'nın 553 vd.maddelerine göre sorumluluğuna gidilmesini gerektirir bir neden bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ............ ve ...........'e karşı açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine göre davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/231, K. 2026/319, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-231-e-2026-319-k-21ad9db9fd8b