İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/221 E. 2025/951 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/221
- Karar No
- 2025/951
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/221 Esas KARAR NO:2025/951
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/04/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında 22.09.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının davacıya ait okula ilişkin belirlenen proje kapsamında eser sözleşmesi yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin de yapılacak işe karşılık 240.000,00TL ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin ödemenin tamamını davalıya yaptığını, ancak davalının işi yarım bıraktığını, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile delil tespitinin yapıldığını, bu dosyadaki bilirkişi raporuna göre söz konusu işin mevcut hali ile yaklaşık %40’nın yapıldığını, %60’nın tamamlanacak olduğunu, işin 240.000,00 TL olması ve bu tutarın %60’lık kısmının 144.000,00 TL’ye denk gelmesi nedeni ile bu tutar ve 10.464,00TL delil tespit dava harç ve masraflarının ödenmesi için ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalının takibe itiraz ettiğini, açıklanan sebeplerle itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir: Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, husumet itirazlarının olduğunu, davaya konu sözleşmedeki imzanın ... isimli kişiye ait olduğunu ve bu kişinin müvekkilinin şirketi ile ilgisinin ve imza yetkisinin bulunmadığını, Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, açıklanan sebeplerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı işveren tarafından ifa edilmeyen kısma karşılık olarak davalıya ödenen bedelin iadesi istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Davalı ... Ahşap Dekorasyon Sanayi isimli şahıs şirketi ile davacının şahıs şirketi olarak kurmuş olduğu ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi arasında 22/09/2023 tarihinde akdedilmiş olan eser sözleşmesi uyarınca davacı tarafça bedelin tamamının ödenmesine rağmen işin tamamlanmadığından bahisle tamamlanmayan kısma karşılık gelen bedelin davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasından başlatılmış olan takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafından sözleşmenin inkar edilmiş olduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından her ne kadar mahkememizin görevsiz olduğu, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu iddia edilmiş ise de somut olayda işin davacının işyerine ait olması sebebiyle her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, nispi ticari dava koşullarının oluştuğu görülmekle mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmakla yargılama yapılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Öncelikle incelenmesi gereken husus taraflar arasında akdi ilişki kurulup kurulmadığı noktasındadır. Davacı her ne kadar taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu ileri sürmekte ise de, davalı taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu kabul etmemiştir. Buna göre taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu ispat külfeti davacıdadır. İddia olunan sözleşme ilişkisinin bedeli dikkate alındığında sözleşmenin kurulduğunun ispatının HMK'nın 200/1. Maddesine göre yazılı delille ispatı gerekir. Bu kapsamda yapılan incelemede davacı tarafça sunulan mesaj kayıtları yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup, dinlenen tanık beyanları ve sunulan dekont içeriği incelendiğinde davacı ile davalı arasında sözleşmesel ilişkinin kurulmuş olduğu, işin davalı tarafından bizzat değil, başkası tarafından meydana getirildiği, davalının işin varlığından haberdar olduğu gibi işe ilişkin ödemelerin tamamını uhdesinde bulundurmuş olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir. TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür. İşbu dava açılmadan önce davacı tarafça yaptırılmış olan delil tespiti akabinde hazırlanan bilirkişi raporu, dosyaya ibraz edilen deliller, celp edilen evraklar, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 mali müşavir, 1 inşaat mühendisi ve 1 nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden alınan raporda özetle; Taraflar arasında her ne kadar 22.09.2023 tarihli sözleşmeye istinaden ticari bir ilişki kurulmuşsa da davacının işbu sözleşme kapsamında davalının yapacağı işe karşılık olarak yaptığı ödemeleri bireysel ödemeler şeklinde yaptığı, buna ilişkin banka dekontlarının dosya arasında yer aldığı, bu dekontlara göre davacı ... 'ın davalı ...'in banka hesabına 21.09.2023 ile 20.10.2023 tarihleri arasında toplamda 249.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Sayın Mahkemenin 02.07.2024 tarihli Ön İnceleme duruşmasındaki ihtarına rağmen davalı vekilince herhangi bir defter ve belge ibrazında bulunulmadığından davalı defter ve belgeleri incelenememiştir. 22/09/2023 tarihli sözleşme kapsamında yapılacak imalatlar ile ilgili görevlendirme tarihinde imalatlar tamamlanmış olduğundan tarafımıza verilen görev kapsamında “sözleşme kapsamında davalının taraflarca anlaşılan işin ne kadarını yaptığı, bu kapsamda hak ettiği bedelin ne kadar olduğu” konusunda tespitler dosya üzerinden yapılabilecek olup, dosya kapsamındaki .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosya 13.11.2023 tarihli Bilirkişi Raporu kapsamında ve tespit resimleri itibar alınmıştır. Sözleşme kapsamı ve yapılan iş değerlendirmesi; İşin yaklaşık %40'ı yapılmış, %60'ı eksik bırakılmış, Davacı tarafından ödenen 240.000 TL'ye karşılık davalı taraf ancak 96.000 TL'lik iş yapmıştır. Eksik iş karşılığı 144.000 TL'lik kısım tamamlanmamıştır. Davalı yan sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Ancak mali değerlendirmeler kısmında da ortaya konulduğu üzere, davacı ilgili sözleşme kapsamında davalıya ödemelerde bulunmuştur. Bu da taraflar arasında sözleşmenin uygulandığı anlamına gelmektedir. Sözleşme eser sözleşmesi anlamına gelip sözleşmeyle üstlenilen iş sonucunun teslimiyle davalı yüklenici borcundan kurtulacaktır. Teknik değerlendirmeler kısmında da ifade edildiği üzere iş tamamlanmamıştır. Dolayısıyla davacının eksik işler tutarı olan 144.000,00 TL alacaklı olduğu düşünülmektedir. Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan işbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu, dosyaya ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelendiğinde davalı tarafça her ne kadar sözleşme ilişkisi inkar edilmiş ise de davalının almış olduğu ödeme ile sebepsiz zenginleştiği, davacının yapılmayan iş bedeli olan 144.000,00 TL'yi davalıdan geri isteyebileceği kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 144.000,00 TL'nin %20'si oranında olan 28.800,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 144.000,00 TL'nin %20'si oranında olan 28.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 9.836,64-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.739,16-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.097,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.227,56-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.094,00-TL, bilirkişi ücreti: 13.500,00-TL olmak üzere toplam: 16.821,56-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır