İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/594 E. 2025/1266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/594
- Karar No
- 2025/1266
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/594 Esas KARAR NO : 2025/1266
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/karşı davalı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında satmış olduğu mallar için 24/8/2023 günlü ... nolu 162.288,00-TL miktarlı faturayı tanzim ederek davalıya teslim etmiş olduğunu, davalının, bu satıştan kaynaklanan bakiye 43.568,00-TL'yi ödememesi üzerine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin vekili aracılığıyla icra takibine itiraz etmiş olduğunu, itiraz dilekçesinde davalı şirketin adresinin "Gebze/Kocaeli" olması sebebiyle yetkili icra dairesinin "Gebze" olduğunun iddia edilmiş olduğunu, takip konusu para borcu, para borcunun ise götürülecek borç olması dikkate alındığında müvekkilinin adresine göre "Büyükçekmece" icra dairelerinin yetkili olduğunu, davalı tarafın borca da itiraz etmiş olduğunu, oysaki davalı tarafından müvekkili şirket aleyhinde keşide edilen, aleyhe olan hiçbir hususu kabul etmediklerini, Kartal ... Noterliği'nin 05/01/2024 günlü ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin 2 nolu bendinde davalı şirketin 27/12/2023 tarihi itibariyle müvekkili şirkete 43.568,00-TL borçlu olduğunun kabul edilmiş olduğunu, nitekim icra takibinin de bu rakam üzerinden başlatılmış olduğunu, davalı şirket, müvekkilinin haklı alacağını ödememek adına, hiçbir şekilde müvekkilinin muvafakati ve kabulü olmaksızın faturalar tanzim etmiş ise de, bu faturalara noter aracılığıyla itiraz edilmiş, iade faturası kesilmiş ve iade edilmiş olduğunu, davalının müvekkili aleyhinde yapmış olduğu bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketçe tanzim edilen bu faturaların müvekkili aleyhinde hiçbir sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, davalının faize ilişkin itirazlarının da haksız, TTK.nın 1530.maddesine de açıkça aykırı olduğunu, davalının faiz borcu bulunduğunu, fatura tarihi dikkate alındığında zamanaşımına dair davalı itirazlarının da hukuki dayanağının olmadığını, taraflar tacir olup, olayda ticari avans faizi talep edilmesinin de hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirkete ait "BS" formları ile davalı şirkete ait "BA" formları, fatura, icra dosyası, ihtarnameler, yazışmalar, teslim belgeleri, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu, takibe vaki itirazın haksız olduğunun anlaşılacak olduğunu, müvekkilinin davalı nezdindeki alacağı rehinle teminat altına alınmadığı gibi yargılama sürecinde davalının mallarını 3. şahıslara devri yönünde muvazaalı işlemler gerçekleştirmesi kuvvetle muhtemel olduğundan, Kartal ... Noterliği'nin 05/01/2024 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin 2 nolu bendinde davalı şirketin 27/12/2023 tarihi itibariyle müvekkili şirkete 43.568,00-TL borçlu olduğunu kabul ettiğinden, davalının menkul/gayrımenkul malları ile 3.şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla; fazlaya ve başkaca sebeplere ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davalının menkul/gayrımenkul malları ile 3. şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının İhtiyaten haczini, davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili vermiş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin müteakip maddelerde açıklanan nedenlerden dolayı kabulünün mümkün olmadığını, HMK’nın Genel Yetkili Mahkeme başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir” hükmünü amir olduğunu, işbu davada, davalı konumunda olanın ise müvekkil şirket olduğunu, yukarıda da belirtildiği üzere müvekkili şirketin adresinin de Gebze/Kocaeli olduğunu, taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, dolayısıyla yetki itirazları yerinde olup, davacının davası konusunda yetkili mahkemenin Gebze Mahkemesi olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında belirli bir süreden beri devam eden, hurda plastiklerin satışı ve tekrar dönüşümü ile ilgili cari hesaba dayanan ticari ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili ile muhatap arasındaki cari hesap ilişkisine göre müvekkilinin 27.12.2023 tarihi itibari ile muhataba 43.568,00 TL borçlu iken, tarafların anlaşması üzerine muhataba 27.12.2023 tarihinde 60.640,00 TL bedelli ... satmış olduğunu, bu şekilde müvekkilinin muhataptan 17.072,00 TL alacaklı durumuna gelmiş olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre muhataba ... satılmasına ve muhatap tarafından kabul edilmesine rağmen, davacı-karşı davalının daha sonra hurda bedeli kadar iade faturası kesmesinin taraflarınca anlaşılamamış olduğunu, müvekkili tarafından da iade faturası kesilmesi üzerine muhatabın ikinci defa bir iade faturası daha kesilmiş olduğunu, taraflar arasında bu şekilde karşılıklı fatura kesilmesi üzerine bu defa müvekkili şirket tarafından Kartal .... Noterliğinin 05.01.2024 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş, anılan ihtarnamede müvekkilinin davacı-karşı davalı şirkete 27.12.2023 tarihi itibari ile 43.568,00TL borçlu olduğunu ancak taraflar arasındaki mutabakat uyarınca 27.12.2023 tarihinde 60.640,00TL bedelli hurda satışı yapıldığını, bu şekilde 17.072,00TL alacaklı konumuna geldiğini açıkça beyan etmiş olduğunu, davacı-karşı davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcu muaccel olup, davacı şirketin bu bakımdan temerrüde düşmüş olduğunu, nitekim ödemezlik defini düzenleyen TBK’nın 97. maddesinin; ”Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir” hükmünü amir olduğunu, eğer iki tarafın da bir birlerine karşı borç yükümlülüğü varsa ve borçlar muaccel ise borcunu ödemeyen tarafın diğer taraftan alacağını talep edemeyeceğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, nitekim Yargıtay .... HD. ... E. Ve ... K. Sayılı kararında; "...davacı, edimini eksiksiz yerine getirmediğine göre, davalının da edimini yerine getirmesi beklenemez....” şeklinde karar vererek anılan durumu açıkça ortaya koymuş olduğunu, yukarıda da belirtildiği üzere müvekkili şirketin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacı-karşı davalı şirketten net 17.072,00TL alacağı bulunduğunu, bu nedenle taraflarınca Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davacı-karşı davalının takibe itirazı üzerine taraflarınca arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuş, ancak herhangi bir sonuç alınamamış olduğunu, her ne kadar davacı-karşı davalı müvekkili tarafından kendisine gönderilen 60.640,00 TL bedelli .... nedeni ile iade faturası düzenlemiş ise de, faturaya konu mal müvekkiline teslim edilmediğinden ve halen davacı-karşı davalı nezdinde bulunduğundan iade faturasının hiçbir anlamı bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davanın tamamen haksız olup taleplerin reddi gerektiğini beyanla; davacı-karşı davalının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davasının REDDİNE, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davacı-karşı davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı/karşı davacı arasında hurda plastiklerin satışı ve tekrar dönüşümü ile ilgili cari hesaba dayanan, belirli bir süreden beri devam eden ticari ilişki söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin, davalı tarafa mal satmış, bu satış için 24/8/2023 günlü 162.288,00-TL miktarlı faturayı tanzim etmiş, bu fatura sebebiyle davalıdan 43.568-TL alacağı kalmış olduğunu, davalı tarafça keşide edilen ihtarnamede/dosyaya sunulan cevap dilekçesinde bu miktar kadar müvekkiline borçlu olunduğunun ikrar edilmiş olduğunu, davalı/karşı davacı tarafça, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğuna dair herhangi bir SÖZLEŞME'nin ibraz edilememesi gerçeği karşısında, cari hesaba ilişkin iddialarının dayanaksız olduğunu, davalı tarafın, taraflar arasında hiçbir anlaşma olmamasına rağmen, müvekkilinin haklı alacağını ödememek, daha da ileriye giderek kendi lehine alacak yaratmak adına, müvekkili aleyhinde satış faturası tanzim etmiş olduğunu, davalı tarafın, taraflar arasında bir anlaşma olmaksızın tek taraflı olarak tanzim ettiği fatura kabul edilmeyerek iade edilmiş, tekrar fatura tanzim edilmesi üzerine tekrar iade işlemi yapılmış olduğunu, davalının hukuka aykırı eylemlerine karşı faturaların ayrıca noter vasıtasıyla da davalıya iade edilmiş olduğunu, bunun üzerine davalının icra takibinde bulunmuş, hiçbir şekilde anlaşma olmaksızın tek taraflı olarak tanzim ettiği faturaya dayalı olarak başlattığı icra takibine itiraz edilmiş, akabinde huzurdaki karşı davayı açmış olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli işlemlerine dayalı, müvekkili şirket çalışanlarınca sehven yapılan kayıtların, davalı/karşı davacı lehine sonuçlar doğurmasının mümkün olmadığını, herhangi bir anlaşmaya dayalı olmaksızın, tek taraflı olarak tanzim edilen faturanın borç doğurması mümkün olmayıp, davalının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğunun kabul edilebilir olduğunu, ancak, eğer fatura alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcının alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmesi gerektiğini, bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı taraf davalıya ihale reasürans danışmanlık hizmeti verildiğini iddia etmekte, davalı tarafın ise böyle bir hizmet almadığını savunmakta olduğunu, bu durumda davacının davalıya bu hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davalı/karşı davacıdan "hurda plastik" alınmasına yönelik herhangi bir anlaşma yapılmadığı gibi, davalı tarafça, müvekkiline herhangi bir hurda plastik teslimi de söz konusu olmadığını, davalı/karşı davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının kendi kendine tanzim ettiği faturanın, müvekkili aleyhinde borç doğurmasının mümkün olmadığını, davalının karşı davasının reddi gerektiğini beyanla; fazlaya ve başkaca sebeplere ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı/karşı davacının haksız ve dayanaksız itirazın iptali davasının reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı/karşı davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Esas dava yönünden açılan dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, davacının takip konusu fatura nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafın savunmasına göre davalı tarafın sonrasında davacı tarafa satışını yaptığı hurda plastik nedeni ile davacı taraftan alacaklı olup olmadığı, davacı alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Karşı dava yönünden açılan dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı-karşı davacının takip konusu fatura nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davacı-karşı davalının savunmasına göre davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura konusu malların davalı tarafa iade edilip edilmediği, taraflar arasında bir defaya mahsus satım sözleşmesi yapıldığı veya cari hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı, iade faturasına konu malların davalı-karşı davacıya teslim edilip edilmediği, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı/karşı davalı şirket tarafından davalı/karşı davacı şirket aleyhine 43.568,00 TL fatura bakiye alacak, 2.029,78 TL Noter İhtarname masrafı, 1.216,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.813,93 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/karşı davacı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği görüldü. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konularının ayrı ayrı tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 09/12/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ....19/01/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinden yevmiye ve kebir defterlerinin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 1 Sıra no.lu elektronik defter tebliği gereğince elektronik ortamda e-defter olarak tutulduğunu, 1 sıra no.lu e-defter tebliği gereğince ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiğini, açılış ve kapanış beratlarının yasal süresi içinde alınmadığını, 2024 aralık berat alma zamanının henüz gelmemiş olduğunu, ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırılmadığının tespiti ile T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil etmediği kanaatine varılmış olup, takdirin mahkememize ait olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığını, dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılmış olup, takdirin mahkememize ait olduğunu, davacı .... kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyle 43.568,00 TL davacıya borçlu olduğunun görülmekte olduğunu, davalı ... Dönüşümün incelenen Ticari defter kayıtlarında davacı ... takip tarihi itibariyle 17.072,00 TL davalı ... Ltd Şti 'ne borçlu olduğunun görülmekte olduğunu, davacı/karşı davalı ... Metal Ltd Şti vekilinin, davalı/karşı davacı ... Dönüşüm Ltd Şti ne 04.01.2024 tarihinde Beyoğlu .... Noterliğinden 04.01.2024 tarihinde ... numaralı ihtarname keşide ederek kendisine düzenlenen gönderilen 27.12.2023 tarihli ... sayılı ve 29.12.2023 tarihli ... sayılı faturaları kabul etmediğini, müvekkili şirkete olan borçlarının da 3 gün içinde ödenmesini içeren bir ihtarnameyi göndermiş olduğunu, davalı/karşı davacı ... Dönüşüm Ltd Şti vekili tarafından davacı/karşı davalı ... Metal Ltd Şti firmasına Kartal .... Noterliğinden 05.01.2024 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğinin görülmüş olduğunu, ihtarnamede müvekkiline düzenlenen 28.12.2023 tarihli .... ve 29.12.2023 tarihli ... numaralı e-faturaların hakikate aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, aralarındaki cari hesap ilişkisinde müvekkilinin 27.12.2023 itibariyle 43.568,00 TL borçlu iken, 27.12.2023 tarihinde yapılan 60.640,00 TL bedelli hurda satışı ile 17.072,00 TL müvekkilinin alacaklı duruma geldiğini beyan etmiş olduğunu, bu tutarın 3 gün içinde müvekkiline gönderilmesini ihtar ettiğinin görülmüş olduğunu, dosya münderecatındaki incelenen fatura, irsaliye kantar fişi vesair evrakları gereği davalı ... Ltd Şti tarafından davacı ... Metal Ltd şti firmasına 15.160 KG hurda satışı yapıldığının, sevk irsaliyesi ve ... plakalı araç ile sevk edildiğinin kanaatine varılmış olduğunu, ancak davacı ... Metal Ltd Şti tarafından bu “hurda plastik” ürünlerin davalı ... Ltd Şti ne iade/teslim edildiğine dair herhangi bir evrak belge dosya kapsamında tespit edilmemiş olduğunu, tarafların Ba-Bs beyanlarında mutabık olduklarının tespit edilmiş olduğunu, tüm dosya münderecatı ile incelenen defterler hesap ekstresi vesair evrak belge ile davalı/karşı davacı ... Dönüşüm San Tic Ltd Şti’nin davacı/karşı davalı ... Metal Ltd Şti firmasından 17.072,00 TL alacaklı olabileceği kanaati hasıl olmuş olup, takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Davalı/karşı davacının tanığı ...'ın dinlenmesi için Nevşehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatımız Nevşehir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sırasına kaydı yapılmış ve tanığın iş bu talimat dosyasına; "Davacı ... Metal Plastik İnşaat Nakliye Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ni tır şoförü olmam ve bir kaç kez çalışmam sebebi ile tanırım, davalı ... Dönüşüm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni de bir kez Gebze'den ham madde getirmem sebebi ile bilirim ancak yetkililerini tanımam, 27/12/2023 tarihli ... seri numaralı irsaliye ve 27/12/2023 tarih ve ... nolu faturadaki imzalar bana aittir, ben Gebze'den ham maddeyi alıp Nevşehir'e gelerek ... Sanayinde bulunan davacı ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne getirdim, yükleri indirerek teslim ettim, teslim sırasında şirket yetkilileri bu gelen ürünlerin kendi istedikleri ürün olmadığını bana bildirdiler hatta bana geri götür dediler ancak ben yükü indirmiştim, taşıma ücretimi de peşin almıştım başka işlerim de vardı, bu nedenle ben yükü indirip teslim ettikten sonra oradan ayrıldım, ancak teslim sırasında ve yükü indirirken davacı şirket yetkilileri beklediklerini ürünün bu olmadığı yönünde hem kendi aralarında hem de birilerini arayarak telefon trafiğine geçtiler, ama kimleri aradılar ben bilmiyorum, ben oradan ayrıldıktan sonra bu husus ile ilgili bana davacı tarafından ya da davalı tarafından aranarak herhangi bir şey söylemediler, daha sonra ne yaptıklarını bilmiyorum, ben dava açıldığını da davalı tarafından 16/10 da duruşman olacak duruşmaya gel diye aradılar ben de bu vesileyle bunu öğrenmiş bulunmaktayım, benim söyleyeceklerim bundan ibarettir başkaca bilgim görgüm yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Esas ve karşı davada davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Esas ve karşı davada tarafların dava dilekçelerinde ticari defterlere delil olarak dayandık görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Esas dava yönünden davacının talebinin davalı hakkında başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar davalı taraf savunmasında davacı tarafa satışını yaptığı hurda plastik nedeni ile davacı taraftan alacaklı olduklarının belirtmiş ise de, davacının takip konusu ettiği faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince yalnızca takipte yer alan fatura yönünden irdeleme yapılması gerektiği, faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu nazara alındığında fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, takipte yer alan işlemiş faiz talebi yönünden davalı hakkında düzenlenen Beyoğlu .... Noterliği 04/01/2024 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde yalnızca borcun ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtarının yer aldığı, açıkça işleyecek faize dair ihtarın yer almadığı anlaşılmakla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl dava yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı/karşı davacının kapatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 43.568,00 tl asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 8.713,60 TL icra inkar tazminatının davalı/karşı davacı taraftan alınarak davacı/karşı davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Karşı dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı-karşı davacının takip konusu fatura nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davacı-karşı davalının savunmasına göre davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura konusu malların davalı tarafa iade edilip edilmediği, taraflar arasında bir defaya mahsus satım sözleşmesi yapıldığı veya cari hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı, iade faturasına konu malların davalı-karşı davacıya teslim edilip edilmediği hususlarında toplanmaktadır. Karşı davadaki talep aynı şekilde faturaya dayalı takipten kaynaklandığından e takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince yalnızca takipte yer alan fatura yönünden irdeleme yapılmıştır. Buna göre her ne kadar davalı-karşı davacı vekilince fatura konusu malların taraflarına teslim edilmediği belirtilmiş ise de, karşı davacı taraf defterlerinde takibe konu faturanın kayıtlı olduğu gibi faturada imzası bulunan tanık ...'ın beyanında malların davalı-karşı davacı tarafa teslim ediliğine yönelik açık beyanı uyarınca teslim olduğunun ispatlanmış sayılması gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Davacı-karşı davalı davalı hakkında düzenlenen Kartal .... Noterliği 05.01.2024 tarihli ihtarnamesi uyarınca borcun ödenmesi hususunda 3 günlük süre verildiği, ihtarnamenin muhatabına 12.01.2025 tarihinde tebliğ ediliği ve 16.01.2025 tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği, 16.01.2024-04.03.2024 tarihleri arasında 1.077,64 TL faiz talep edilebileceği anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca davalı/karşı davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Kapatılan büyükçekmece ... icra müdürlüğü'nün ... esas) sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 3.414,40 tl icra inkar tazminatının davacı/karşı davalı taraftan alınarak davalı/karşı davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: ASIL DAVA YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı/karşı davacının Kapatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 43.568,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 8.713,60 TL icra inkar tazminatının davalı/karşı davacı taraftan alınarak davacı/karşı davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.976,13 TL harçtan peşin alınan 530,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.445,39 TL eksik harcın davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.502,08 TL'nin davalı/karşı davacıdan, 97,92 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı/karşı davalı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 958,34 TL'nin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı/karşı davalı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.645,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%97,28) ret oranı (%2,72) dikkate alınarak hesaplanan 5.491,46 TL'nin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı/karşı davalı üzerinden BIRAKILMASINA, 7-Davacı/karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı/karşı davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 43.568,00 TL ücreti vekaletin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya VERİLMESİNE, 8-Davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı/karşı davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.216,00 TL ücreti vekaletin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı/karşı davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı/karşı davalıya VERİLMESİNE, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı/karşı davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Kapatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 3.414,40 TL icra inkar tazminatının davacı/karşı davalı taraftan alınarak davalı/karşı davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.218,33 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL karşı dava harcının mahsubu ile bakiye 790,73 TL eksik harcın davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davalı/karşı davacı tarafça sarf edilen karşı dava açılış harcı 855,20 TL ile tebligat ve posta masrafı 15,00 TL olmak üzere toplam 870,20 TL yargılama giderinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı/karşı davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.835,33 TL ücreti vekaletin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı/karşı davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı/karşı davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip ... Hakim ...