İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/580 E. 2025/1034 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/580
Karar No
2025/1034
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/580 KARAR NO : 2025/1034

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden davacı şirketin düzenlemiş olduğu elektrik tüketim faturalarına dayalı toplam 231.938,64-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu konumundaki davalı şirket ile bu şirketin temsile yetkili ortağı olan diğer davalının herhangi bir somut gerekçe göstermeksizin söz konusu icra takibine itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın ardından başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinde davalı tarafın uzlaşmaya yanaşmadığını, bu nedenle eldeki davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu kapsamda Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme çerçevesinde davalı şirketin fiilen elektrik tüketiminde bulunduğunu, diğer davalı şahsın ise sözleşmede yer alan ticari kefalet hükmü uyarınca şahsen sorumlu olduğunu, davaya konu borcun 29.02.2024 tarihli ---- numaralı fatura ile 30.03.2024 tarihli ----- numaralı fatura olduğunu, bu faturaların ilgili sözleşmeye dayalı olarak düzenlendiği, hizmetin verilmiş olmasına rağmen bedelinin ödenmediğini, ayrıca davalı şirketin faturalara süresi içinde itiraz da etmediğini, davacı tarafın borçlu sıfatıyla hareket eden davalıların basiretli tacir ilkesine aykırı şekilde hareket ettiğini, borca açıkça muhatap olmalarına rağmen sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla itiraz ettiklerini, dava konusu alacağın likit nitelikte olduğunu, yani borcun tutarının açık, belirli ve borçlu tarafından da anlaşılabilir olduğu, Yargıtay kararlarına atıf yapılarak yapılan itirazın haksız nitelikte olduğunu, bu nedenle İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına ve İİK 67/2 kapsamında %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği beyan ederek davalıların yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ----- Esas nolu dosyasında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ----- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, Elektrik tüketimine dair hesap ekstresi, sayaç kayıtları, kefalet sözleşmesi aslı incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alanın 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacının ticari defterleri, gerek tasdik koşulları gerekse birbirini doğrulama özelliği itibarı ile HMK md. 222 çerçevesinde yasal gerekliliklere uygun olduğu bu itibarla ilgili defter kayıtlarının kendi lehine delil niteliği taşıyabilecek özellikte olduğu, Bu hususta ki değerlendirmenin davalıya ait ticari defter kayıtlarının da incelenebilmesi halinde daha da anlamlı olacağı, Davacının defter kayıtlarına göre, davalı ile ilgili tahsil edilememiş ve şüpheli alacak hesabında yaşayan ayrı ayrı 220.159,76 TL ve 320.836,54 TL tutarında iki adet alacak mevcut olduğu Serbest Tüketici tüketimi yüksek davalı ------ ile davacı arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğu, faturaların mevzuat ve sözleşmede belirlenen şartlara göre tanzim edildiği, Davacının gecikme bedeli bakımından Mart 2024 faturasında 1.327,57 TL fazladan tahakkuk yaptığı, Davalının ödeme kayıtlarında kısmen gecikmeler bulunduğu, Davacının Şubat-Mart 2024 dönemine ait toplam 2 fatura kaynaklı 218.832,19 TL asıl alacağı bulunduğu, her bir faturaya ayrı yapılan hesaplama ile toplam 7.050,49 TL işlemiş faiz hesaplandığı takip tarihi itibariyle davacının 225.882,68 TL alacağı bulunduğu, Davacı icra takibine 22.04.2024 itibariyle girişmişken davalı aynı tarihte davacıya 220.159,76 TL ödeme yaptığı ancak davacının bunu hesabına şüpheli alacak olarak kaydettiği, İşbu kapsamda değerlendirmesi hukuki nitelikte olduğundan başkaca değerlendirme yapma imkanı bulunmadığı, aynı tarihte yapılan ödeme ve faiz ve inkar teminatı bakımından değerlendirmenin elbet Sayın Mahkemede olduğu, Borcun muhatabı yönünden raporda tüketimi yapan tüzel kişi ---- davalı ismi ile değerlendirildiği, ancak ----- imza yetkisine istinaden sorumluluğu ile ilgili değerlendirme hukuki olduğundan bu konuda da bir değerlendirme yapma imkanı bulunmadığı, İşbu dava konusu ---- MTS sayılı icra dosyasına davacı şirketin yapmış olduğu itirazın iptali talebinin mevcut dosyadaki kayıtlar ile yerinde olduğu," tespitinde bulunmuştur. BK 100 üncü maddeye göre hesaplama yapılması ve davacı vekilinin itirazları değerlendirilmek üzere alınan 09/09/2025 tarihli ek raporda özetle; Davacı vekili tarafından heyet kök rapor m za yapılan itiraz sonucu yaptığımız değerlendirme de davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması da göz önüne alındığında, davacının ticari defter kayıtlarının kök raporda da belirtildiği şekli ile yasal gerekliliklere uygunluğu nedeni ile kendi lehine delil niteliği taşıdığı, ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan önceki bölümde belirtilen ayrıntılarda toplam 544.163,61 TL alacaklı olduğu" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirket ------ şirketine sağlamış olduğu elektrik tedarikinden kaynaklı alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali ilişkindir. Davacının ilgili defter kayıtlarında; davalı ile ilgili işlemlerini ------ kod numaralı defteri kebir hesabında izlediği, hesap bakiyesinin 30.03.2024 tarihi itibarı ile 220.159,00-TL olduğu ve ödenmediği anlaşılan bu bakiyenin 22.04.2024 tarih ------ ve ----- nolu yevmiye kayıtları ile ------- kod nolu şüpheli alacaklar hesabına devredildiği, ayrıca işbu dava kapsamı dışında olduğu anlaşılan 20.05.2024 tarihi itibarı ile davalıya ait toplam 320.836,54 TL tutarında 06.05.2024--- ve 20.05.2024/----- sayılı iki adet fatura bedelinin daha ödenmemiş olduğu, bu bakiyenin de 28.06.2024 tarih ve ------ nolu yevmiye maddesi ile şüpheli alacaklar karşılığı hesabına devredilmiş olduğu ve toplam 540.995,54 TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davalının aboneliği ---- tekil numara ile sanayi tarifesinden Alçak Gerilim bağlantılı olarak görülmektedir. Sözleşme 05.01.2022 tarihinde taraflarca imza edilmiştir. Sözleşme başlangıç tarihinden itibaren 36 ay süreli olup, kar oranı %10 kararlaştırılmıştır. Yapılan incelemede, davacı ile davalı arasındaki ikili anlaşma PTF ve diğer ödeme kalemleri üzerinden akdedilmiş olup yansıtılan bedelin uygun olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Davacı tarafından saatlik eşleşme fiyatları ve tüketimler esas alınarak 24 saatlik dönem nezdinde yapılan hesaplama kayıtları dosyaya eklenmiş ve hesaplamada kullanılan PTF’lerin ---- tarafından yayımlanan saatlik fiyatlarla uyuştuğu görülmüş olup, hesaplamada kullanılan YEKDEM bedellerinin müteakip aylarda netleşmesi ile mahsuben düzeltmeler de yapıldığı bu yönü ile faturaların tarafların anlaşmasına göre tanzim edildiği tespit edilmiştir. Ödenmeyen faturalar nezdinde sözleşmede ilgili madde 7.1 maddesi olup aşağıda görünmektedir. Bu kapsamda davacının davalıya gecikmeler uyarınca %5 oranında gecikme bedeli yansıtma imkanı bulunduğu anlaşılmaktadır. Aylık %5 faiz değerine göre üstteki cari ekstreye göre yapılan hesaplamada, davacının talep ettiği değerlerin kısmen üzerinde gecikme bedelleri elde edildiği, dolayısıyla fazlaya dair herhangi bir talep olmadığı dikkate alındığında davacının gecikme bedelleri yönünden fatura kalemlerinin uygun olduğuna kanaat edilmiş, faturalardan alınan endeks kayıtları esas alınarak yapılan incelemede reaktif bedellerin uygun olduğu anlaşılmış, sunulan sözleşmede davalı ----- imzası ve borca müteselsil kefaleti olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden açılan davanın da kabulüne karar verilmiş, davacının gecikme bedeli bakımından Mart 2024 faturasında 1.327,57 TL fazladan tahakkuk yaptığı, nazara alınarak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların davacıya 218.832,19 TL asıl alacak, 7.050,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 225.882,68 TL borçlu olduğuna kanaat edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 218.832,19 TL asıl alacak, 7.050,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 225.882,68 TL üzerinden devamına, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 218.832,19-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-) Alınması gerekli 15.430,05-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.002,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harcın toplamı olan 855,2-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-) Davacı tarafından sarfedilen toplam 20.535,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%97,39-%2,61) göre hesaplanan 19.999,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 6.055,96 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 6.055,96 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, 8-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%97,39-%2,61) göre hesaplanan 3.700,82-TL'sinin davalıdan, bakiye 99,18-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/580, K. 2025/1034, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-580-e-2025-1034-k-3da0367c0675