İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/201 E. 2025/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/201
- Karar No
- 2025/37
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/201 Esas - 2025/37 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/201 KARAR NO : 2025/37
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
TALEP: Davacı vekili 02/05/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (...) nezdinde 2022/126814 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in...sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira redde mesnet alınan marka ile davacının markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, taraf markalarında geçen kelimeler üzerinden benzerlik değerlendirilmesinin yapılmasının marka hukukuna aykırı olduğunu, markaların bütüncül açıdan ele alınması gerektiğini, davacının 2015 yılından beri yürüttüğü ticari faaliyetleri kapsamında müşterileri nezdinde “... Endüstriyel Tasarım ve İmalat” adı altında makine tasarımları ve üretimleri ile tanınmış olduğunu, bu faaliyetlerinin en önemli kısmını da hassas işleme amaçlı talaşlı imalat makinelerinin oluşturduğunu, markaların kapsamına giren emtiaların kullanıcılarının bilinçli tüketici niteliğini haiz olduğunu, davacının “...” kelimesini marka olarak tescil ettirmek istemesinin sebebinin, davacının ve ticari işletmesinde birlikte faaliyet gösterdiği eşinin adlarının ilk iki harfinin kombinasyonu olmasından kaynaklandığını ileri sürerek, YİDK’in...sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, davacının markasının esas unsurunun görsel açıdan da ön plana çıkartılmış olan “...” ibaresi olduğunu, bu ibare ile davalı firma adına tescilli markanın esas unsuru olan “...” ibaresi arasında tek bir harf farklılığının olduğunu, ayrıca davacının marka başvurusunun reddedildiği emtialar açısından, taraf markalarının aynı veya ilişkili emtialarda kullanılacağını, tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşüneceklerini, aksi düşünülse dahi işletmeler arasında ekonomik/idari bağlantı olduğu kanısına kapılacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Davalının kurulduğu 1971 yılından günümüze kadar kendi kalıp ve modellerini kendi bünyesinde 3D olarak dizayn ederek, üretimlerini ...olarak CNC işleme merkezinde gerçekleştiren, kesme, form verme, derin çekme, dövme kalıpları ile birlikte döküm modelleri, montaj fikstür ve aparatları üreten, sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, davacıya ait markadaki şekil ve renk unsurunun markanın geneline hâkim, akılda kalıcı ve ayırt edici nitelikte olmadığını ve benzerlik değerlendirmesinin dışında tutulması gerektiğini, zaten de her iki markanın da "..." ibaresi ile başladığını ve her iki markanın da siyah beyaz renklerde, büyük harfler ve kalın puntolarla yazıldığının görülebileceğini, yani taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, ayrıca aynı/benzer emtialarda kullanılacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan 2022/126814 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan...sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın 2022/126814 başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşullarının oluşmadığı iddiasının alınan YİDK kararına etki edip etmeyeceği, ...'in...sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 04/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 02/05/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/126814 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davacının 07. Sınıfa giren bir takım emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "..." görselli marka başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından tescil edilmek üzere Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine, davalı firmanın SMK m. 6/1, m. 6/3 ve m. 6/5 hükümlerine ve 2013 92483 sayılı markasına dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 03.07.2023 tarihli ve 230417405 sayılı kararı ile davalının itirazını SMK m. 6/1 hükmü yönünden haklı bulunarak davacının marka başvurusunun bütünüyle reddine karar verdiği, bu karara davacının itiraz ettiği, bu itirazın da ... YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.
... YİDK'in...sayılı kararında: "2022/126814 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 2013 92483 sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Başvuru/ret kararı kapsamındaki mallar şunlardır: SINIF 7: Ahşap, metal, ...ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan değerlendirme sonucunda, "..." ibareli başvuru ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen "..." esas unsurlu markanın görsel ve işitsel iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Ayrıca, ret kararı kapsamındaki malların 2013 92483 sayılı markanın tescil kapsamında aynen yer aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar başvuru konusu marka ile ret gerekçesi markanın farklı sektörlerde kullanıldığı öne sürüldüyse de, Kurum 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline ilişkin yaptığı değerlendirmede, çekişme konusu markaların -zaman içinde değişebilecek- fiili kullanımlarını değil başvuru/tescile konu edildikleri haliyle mal/hizmet kapsamlarını dikkate almak durumundadır. Nitekim, AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi de bu hususla ilgili olarak "Davacının, tarafların tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek yaptığı itiraz da konuyla bağlantısızdır. Malların ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, ilgili markalar kapsamında fiilen piyasaya sürülen (pazarlanan) malların ve hizmetlerin değil, markalar kapsamında korunan malların ve hizmetlerin değerlendirmeye alınması esastır." değerlendirmesinde bulunmuştur. (bkz. 31/01/2013 tarih, T-66/11 sayılı "babilu" kararı, parag. 45) Bu çerçevede başvuru sahibinin iştigal alanlarının farklılığı iddiası malların aynı olduğu yönünde varılan tespite etki eder nitelikte görülmemiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve malların aynı olması birlikte değerlendirildiğinde, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış, aynı yönde Markalar Dairesince verilen karar isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında: Davacı Başvuru Markası "..." (2022/126814) 07. Sınıf (başvurunun reddedildiği ve dava konusu edilen). Davalı Markaları "..." (...) 07 / 12. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 25/12/2024 havale tarihli raporda özetle: "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olduğu, 2) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen/markanın reddedildiği emtiaların tamamı açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, 3) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, 4) Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yer verilen sebeplerden dolayı, (3) nolu bentte yer alan tespite rağmen, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, 5) Dava konusu edilen 04.03.2024 tarihli ve...sayılı YİDK kararının, (4) nolu bentte yer alan değerlendirme ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/126814 başvuru numaralı davacı başvurusunun 07'nci sınıftaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "07: Ahşap, metal, ...ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak ... sayılı davalı markalarının kapsamında ise 07 / 12. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların büyük kısmının, davalının tescilli markasının kapsamında birebir yer aldığı görülmüştür. Davalının markasının kapsamında yer almayan “üç boyutlu yazıcılar” da, davalının markasının tescilli olduğu “matbaa makineleri” ile benzer ihtiyaçları giderdiği, hedeflenen tüketici profillerinin aynı olduğu, aynı yerlerde satışa sunulduğu ve birbirlerini tamamlayıcı niteliği haiz oldukları değerlendirilmiştir. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği şartının da gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu edilen markanın kısmen reddedildiği 07. Sınıfa giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; bunların tüketicinin/alıcının gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan emtialar olmadığı, hatta alıcılar tarafından profesyonel işleri kapsamında satın alındığı fiili gerçekleri gözetildiğinde, tüketicilerin/alıcıların bu emtiaları satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davacının markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; işarette siyah renkli büyük ve karakteristik harflerle yazılmış “...” ibaresi tek unsur olarak kullanılmıştır markanın esas unsuru olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur. Davalının markasına bakıldığında ise; bu markanın renk, şekil ve kelime unsurlarından müteşekkil karma bir marka olduğu görülmektedir; işaretin sol kısmına yeşil renkli bir zemin üzerine turuncu-beyaz renkli üç tane yatık çember konuşlandırılmış, bunun yanına da düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük ve yatık harflerle “...” ibaresi yazılmıştır. Davalının markasının sol baş kısmında yer alan basit figürlerin, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının, kelime unsurlarından daha düşük olduğu değerlendirilmiştir. Taraf markalarının esas unsurları olan “...” ve “...” ibarelerinin başlangıcındakiler de dahil olmak üzere, dört harfinin, dizinleri de dahil olacak biçimde ortak olduğu görülmekle; karşılaştırılan markaların esas unsurları itibariyle benzer olduğu değerlendirilmektedir. Aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle benzer sözcükler sayıldığına dair Yargıtay’ın artık iyice yerleşmiş pek çok emsal kararı vardır. Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte ise, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadır. Ayrıca; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davalının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu meyanda; markaların işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas/tek unsur olarak kullanılmış olan ibareler arasındaki harf ve dizin ortaklığından hareketle, markaların kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan da yakınlaştığı değerlendirilmiştir. Ayrıca; bu ibarelerin Türkçe’de ve yaygın olarak bilinen/ bilinebilecek dillerde herhangi bir anlamı olmadığı fiili gerçeği de gözetildiğinde, bu ibarelerin markasal hüviyette kullanımının tüketici zihninde kavramsal açıdan “yabancı dilde veya marka sahibi tarafından yaratılmış bir sözcük” dışında spesifik bir algı yaratmadığı ve bu nedenle karşılaştırılan markaların tüketici zihninde yarattığı algının da farklılaştığının söylenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bütün bunlara göre; somut olayda, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik olduğu ve davalının markasının tescili olduğu emtialar ile davacının markasının reddedildiği emtialar aynı/benzer olduğundan, markaların karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın (Mahkememizce davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiş olduğundan) davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2025