İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/307 E. 2025/38 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/307
Karar No
2025/38
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/307 Esas - 2025/38 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/307 KARAR NO : 2025/38

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 18/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025

TALEP: Davacı vekili 18/07/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2002/29828, .... ..... .... .... .... .... .... .... sayılı "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... gerçek tatlar korumamız altında şekil", "hazırım ...", "dalından ... şekil", "doğasından ... şekil", "...", "... konserve", "... garden", "... passata", "... salsina", "yüzde yüz ...", "... gourmet", "... meze dip", "... gourmette", "...", "tohum ... gıda ar-ge şekil", "... lunch&dinner", "... iyifikir", "... şefin elinden", "... tazeden", "... gurme", "... hasat", "... yöresel lezzetler", "... anadolu lezzetleri şekil", "...", "...", "... şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2022/111048 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, davacının kurulduğu 1967 yılından günümüze kadar salça, ketçap, mayonez, domates ürünleri, sebze konservesi ile ilintili ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, Kasım 2013 tarihi itibarı ile ... Gıda Sanayi A.Ş. unvanını alan davacının Türkiye’nin en büyük gıda şirketlerinden biri haline geldiğini, 50 yıldan uzun süredir yeni konseptlerin, yüksek kaliteyle birlikte kullanılması nedeniyle “...” markasının herkes tarafından “saygı ve güven” duyulan tanınmış bir marka haline geldiğini, davacıya ait “...” markalarının tanınmışlığının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen yargı kararları ile de sabit olduğunu, ayrıca “...” markasının tanınmışlığının ... tarafından da kabul edilerek ilgili sicile T/03579 sayı ile şerh edilmiş olduğunu, davacının “...” markasını ve bu marka ile oluşturulan seri markalarını, uzun yıllardır aralıksız ve kesintisiz olarak kullandığını ve bu markalara ciddi yatırımlar yaptığını, ayrıca bu markalarının davacı tarafından muhtelif gıda ürünlerinde aktif bir biçimde kullanılmakta olduğunu, dava konusu edilen markada geçen “HOŞ” ibaresinin bir sıfat olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayrıca bu ibarenin varlığının dava konusu markayı davacının aynı şekilde oluşturulmuş seri markalarına daha da yakınlaştırdığını, nitekim Yargıtay tarafından da onanan kararlar ile 3. şahıslara ait “TATKÖY”, “... SULTAN”, “TEKTAT”, “TATLIFE”, “ORBITAT”, “ZALTAT”, “... AVANTAJ”, “... GURME”, “... PROFESYONEL” gibi çok sayıda markanın davacının açtığı davalar neticesinde hükümsüz kılındığını, ayrıca taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, zira davacının markalarının kapsamına dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 30. Sınıftaki emtiaların da girdiğini, ayrıca davacının markaların ve tanınmışlığının gıda sektörüne ilişkin olması ve dava konusu markanın kapsamında da gıda ürünleri ile yakından ilişkili malların bulunmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açtığını, ayrıca da dava konusu edilen markanın davacının ticaret unvanının ve www.....com.tr ila www.tatgida.com/tr uzantılı alan adlarının ayırıcı unsurunun aynısını ihtiva ettiğini, davalı şahsın kendisine marka olarak davacının tanınmış markası ile bu derecede benzer bir işareti seçmiş olmasının davalının kötü niyetinin ve davacı ile haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzemediğini, ayrıca davacının “...” ibareli markasının zayıf bir marka olduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğundan söz edilemeyeceğini, davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu itirazlarında dayanmadığı SMK m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak huzurdaki davada da bir talep ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, taraf markalarında kullanılmış olan renk ve şekil unsurlarının farklı olduğunu, ayrıca davalının markasında “...” ibaresinin tek başına değil, “...” şeklinde, birleşik bir kelime içerisinde kullanıldığını, zaten de taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin yerleşik anlamı itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu ve kullanımının davacının tekeline verilemeyeceğini, restoran ve gıda sektöründe davacının tescilli markaları dışında ... nezdinde tescilli 40’dan fazla “...” ibareli markanın bulunduğunu, davalının davacının markasının itibarını düşürmesinin söz konusu olamayacağını, zira davalının Sakarya ilinde inşaat alanında firmaları tahtında faaliyet gösteren itibarlı biri olduğunu, nitekim dava konusu edilen marka ile birebir aynı görseli haiz 2021 19146 sayılı başka bir markanın 29, 31 ve 32. Sınıflara giren emtialar yönünden davalı adına tescilli olduğunu, davacının SMK m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı iddialarını da somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2022/111048 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2022/111048 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 20/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 18/07/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/111048 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı şahsın 30. Sınıfa giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "..." görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 27.10.2022 tarihli ve 407 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edildiği, bu ilana davacının SMK m. 6/1, m. 6/3, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine ve T/03668, 2002 29828, 2002 32154, 2004 07771, 2004 11335, 2005 00905, 2005 04282, 2006 22701, 2006 26419, 2011 91314, 2012 04388, 2014 71562, 2015 102382, 2016 24295, 2016 24368, 2016 52889, 2016 52902, 2016 87867, 2017 00688, 2017 101820, 2017 109534, 2017 40515, 2019 107909, 2019 92200, 2020/02253, 2020 108998, 2020 113916, 2020 33255, 2021/128663, 101360 ve 209929 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının itirazını inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın itirazı mesnet alınan tüm markalar ve gerekçeler yönünden reddettiği, bunun üzerine davacının itirazını aynı markalara ve aynı madde hükümlerine dayalı olarak yinelediği, bu itirazın da ...’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen 19/05/2024 tarihli 2022/111048 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

... YİDK'in ... sayılı kararında; "... GIDA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan itirazda başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2002 29828, 2002 32154, 2004 07771, 2004 11335, 2005 00905, 2005 04282, 2006 22701, 2006 26419, 2011 91314, 2012 04388, 2014 71562, 2015 102382, 2016 24295, 2016 24368, 2016 52889, 2016 52902, 2016 87867, 2017 00688, 2017 101820, 2017 109534, 2017 40515, 2019 107909, 2019 92200, 2020/02253, 2020 108998, 2020 113916, 2020 33255, 2021/128663, 101360, 209929 sayılı "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... gerçek tatlar korumamız altında şekil", "hazırım ...", "dalından ... şekil", "doğasından ... şekil", "...", "... konserve", "... garden", "... passata", "... salsina", "yüzde yüz ...", "... gourmet", "... meze dip", "... gourmette", "...", "tohum ... gıda ar-ge şekil", "... lunch&dinner", "... iyifikir", "... şefin elinden", "... tazeden", "... gurme", "... hasat", "... yöresel lezzetler", "... anadolu lezzetleri şekil", "...", "...", "... şekil" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle reddi talep edilmektedir. Yapılan incelemede, başvurunun asli ayırt edici unsurunu "..." ibarelerinin birlikte oluşturduğu, bu kelimeyi oluşturan "hoş" ve "..." ibareleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde zayıf ve ayırt edici gücü düşük ibareler olduğu, bu ibarelerin birlikte anlamlı bir bütün oluşturduğu ve bu bütünlük içinde markasal algıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ihtilaf konusu ".../..." ibarelerinin ortalama tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının farklı olduğu, markalar arasındaki belirgin farklılıkların görsel, işitsel benzerliği ortadan kaldırdığı düşünüldüğünden, ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği ve dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından karıştırılma ihtimali gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. Md. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazların da reddi gerekmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmünü içermektedir. Somut olayda, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmediğinden, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış ve tanınmışlık gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Öte yandan başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, T-291/09 sayılı kararı, para. 90) kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazların reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2022/111048) 30. sınıf.

Davacı Markaları "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... şekil", "... gerçek tatlar korumamız altında şekil", "hazırım ...", "dalından ... şekil", "doğasından ... şekil", "...", "... konserve", "... garden", "... passata", "... salsina", "yüzde yüz ...", "... gourmet", "... meze dip", "... gourmette", "...", "tohum ... gıda ar-ge şekil", "... lunch&dinner", "... iyifikir", "... şefin elinden", "... tazeden", "... gurme", "... hasat", "... yöresel lezzetler", "... anadolu lezzetleri şekil", "...", "...", "... şekil" (2002/29828, 2002/32154, 2004/07771, 2004/11335, 2005/00905, 2005/04282, 2006/22701, 2006/26419, 2011/91314, 2012/04388, 2014/71562, 2015/102382, 2016/24295, 2016/24368, 2016/52889, 2016/52902, 2016/87867, 2017/00688, 2017/101820, 2017/109534, 2017 40515, 2019 107909, 2019 92200, 2020/02253, 2020 108998, 2020 113916, 2020 33255, 2021/128663, 101360, 209929) 05 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 40 / 41 / 42 / 43. sınıf.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 24/12/2024 havale tarihli raporda özetle; "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı, 2) Davalının markasının kapsamına giren tüm emtiaların, davacının muhtelif markalarının tescilli kapsamına giren emtialar ile aynı/benzer/türdeş emtialar olduğu, 3) Davalının markasının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı, 4) (1) nolu bentte yer alan değerlendirme nedeniyle, (2) ve (3) nolu bentlerdeki tespitlere rağmen, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 5) Davacının “gerçek hak sahipliği”, “tanınmışlık” “alan adına ve ticaret unvanına dayalı hak” iddialarının dava konusu edilen markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, 6) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 7) Dava konusu edilen 19.05.2024 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu, 8) Davacının markanın hükümsüzlüğü talebinin, bu değerlendirmeler ile çeliştiği/uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/111048 başvuru numaralı davalı başvurusunun 30'uncu sınıftaki tescili kapsamı aşağıdaki gibidir: "30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2002/29828, 2002/32154, 2004/07771, 2004/11335, 2005/00905, 2005/04282, 2006/22701, 2006/26419, 2011/91314, 2012/04388, 2014/71562, 2015/102382, 2016/24295, 2016/24368, 2016/52889, 2016/52902, 2016/87867, 2017/00688, 2017/101820, 2017/109534, 2017 40515, 2019 107909, 2019 92200, 2020/02253, 2020 108998, 2020 113916, 2020 33255, 2021/128663, 101360, 209929 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 42, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davacının muhtelif markaları, davalının markasının kapsamına giren emtiaların tamamı ve bunlara ilaveten başka emtialar için de tescillidir. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, davalının markasının kapsamına giren/alınmak istenilen tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamına giren/alınmak istenilen gıda emtialarının hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olayımıza bakıldığında; bu gıda ürünleri nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdir ve hitap ettikleri tüketicilerin -ki aralarında çocuklar da bulunmaktadır- markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu edilen marka; renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işaretin üst kısmına, vişne çürüğü renkli, “H” ve “T” harflerinin özgün bir çizimle birleştirilmesiyle oluşturulmuş, işarette geniş bir yer kaplayan bir figür konuşlandırılmış, bu figürün altına da, aynı renkteki, düz yazım karakterindeki kalın ve büyük harflerle “...” ibaresi, birleşik olarak yazılmıştır. Davacının markaları, renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma markalardır; işaretlerde kırmızı renkli elips şekilli bir zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış “...” ibaresi/kompozisyonu, tek başına veya işaretlerde muhtelif yerlerde ve kompozisyonlarda konuşlandırılmış “gerçek tatlar korumamız altında”, “hazırım”, “şefin elinden”, “iyi fikir” gibi sloganlarla, “passata”, “tatçap”, “salsina”, “gourmette” gibi orijinal/özgün kelimelerle veya “doğasından”, “konserve”, “garden” “gourmet”, meze dip”, “lunch & dinner”, “yöresel lezzetler”, “Anadolu lezzetleri”, “%100” gibi kelimelerle birlikte kullanılmıştır. Davacı markalarındaki baskın “kırmızı” rengin, davalı markasında da tercih edilmesi, yine davacının “%100 ..., hazırım ..., dalından ..., doğasından ...” markalarından sonra gelen davalıya ait “...” markasının markalar arasındaki görsel benzerliği artırdığı, dolayısıyla görsel olarak benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Davacının “..., %100 ..., hazırım ..., dalından ..., doğasından ...” markalarından sonra gelen davalıya ait “...” markası işitsel olarak markalarda okunuşlarında aynı “...” ibaresinin ortak olarak geçmesi markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan benzer hale getirdiği, dolayısıyla işitsel olarak benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu edilen markanda esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ibaresinin, tüketicinin zihninde ilk anda “...” şeklinde bir algı yarattığı ve bu algının tüketicinin zihninde ilk anda davacının “...” seri markalarını canlandıracağı, taraf markalarının bu yönüyle de yeterli derecede farklılaşmamış olduğu anlaşılmıştır. Nitekim; ... Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 20. Hukuk Dairesi'nin 2022/602 Esas, 2024/887 Karar sayılı ilamında davacının "..." ibareli markaları ile davalının "newtat" ibareli markası; yine ... BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/2070 Esas, 2024/259 Karar sayılı ilamında davacının "..." ibareli markaları ile davalının "orbitat" ibareli markası ve yine ... BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/1823 Esas, 2024/78 Karar sayılı ilamında davacının "..." ibareli markaları ile davalının "tatsan" ibareli markası; yine ... BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2020/721 Esas, 2022/26 Karar sayılı ilamında davacının "..." ibareli markaları ile davalının "tektat" ibareli markası; YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2022/2654 Esas ve 2023/6350 K. Sayılı ilamında davacının "..." ibareli markaları ile davalının "tektat" ibareli markasının benzer görüldüğü ve iltibas oluşabileceğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak taraf markalarının başvuruda kalan mal/hizmetler yönünden de benzer olduğu ve yine karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte değerlendirilmesi durumunda karıştırılma ihtimali için aranılan koşulların somut olayda ortaya çıkacak olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.

2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar. Somut olayda davacının, dava konusu şeklindeki markayı, davalıdan önce, tescilsiz şekilde kullanmak suretiyle bu işaret üzerinde bir hak elde ettiğini gösterir delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla SMK m. 6/3’e dayalı iddiaların ispat edilemediği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında, davacı tarafından dava konusu ibare olan “...” ibaresini veya bu ibareyle karıştırılma ihtimaline yol açacak başka bir ibareyi Türkiye’de uzun süredir dava konusu hizmetler bakımından tescilsiz kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı görülmüş, dolayısıyla davacının dava konusu marka üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanım iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

4. SMK 6/6 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK’nin 6/6 maddesi “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir” şeklindedir. Buna göre başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, internet alan adı, endüstriyel tasarım tescili gibi sınaî hak sahiplerinin ve telif hakkı gibi fikri hak sahiplerinin, bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescili taleplerine itirazda bulunarak tescili engellemeleri veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür. Bu halde, davalı marka tescillerinin davacıya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, başvurunun önceki hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir. SMK md. 6/6 uyarınca ticaret unvanlarına ve alan adlarına tanınan korumada, fiilen kullanıldıkları faaliyet konularını kapsamakta olup, fiilen kullanılmayan konularda koruma sağlanırsa ticaret unvanları/alan adları markalara karşı gereğinden fazla korunmuş olur. Ayrıca; bu işaretin ticaret unvanı/alan adı kullanımından öte ayırt edici özellik kazanacak şekilde tek başına veya baskın unsur olarak aynı tür mal ve hizmetler bakımından markasal kullanımının da ispatı gerekir. Somut olayda davacı vekili tarafından kullanıma dair delil sunulmadığından SMK 6/6 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

5. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

6. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen 2022/111048 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.216 tarih ESAS NO: 2014/11-696 KARAR NO: 2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-TÜRK PATENT YİDK'nun ... sayılı kararının davacının aleyhine olan kısmının iptaline, 3-Dava konusu edilen 2022/111048 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 9.791,00 yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2025

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 375,00.-TL Bilirkişi Ücreti 8.500,00.-TL Toplam 9.791‬,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/307, K. 2025/38, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-307-e-2025-38-k-1fb171606c42