İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/196 E. 2025/92 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/196
- Karar No
- 2025/92
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/196 Esas - 2025/92 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/196 KARAR NO : 2025/92
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 26/04/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkilinin 03.10.2017 tarihinde kurulmuş olup kuyumculuk ve saat sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, taraf markalarında yer alan tek harf farklılığının markaların okunuşunu ve anlamını tamamen değiştirdiğini, söz konusu markaların görsel açıdan tamamen farklı olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, salt markaların içerisinde tek harf farklılığı bulunması sebebiyle markaların benzer kabul edilmesi mümkün olmadığını, davaya konu marka başvurusunda M şekil unsurunun bulunduğunu, müvekkilinin .... başvuru numaralı "... gold" ibareli markasının tescili talep edilen 14 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden tümden reddine ilişkin ... ... Kurulu'nun 29.03.2024 Tarihli ve .... numaralı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Markalar arasında söz konusu mal ve hizmetler açısından ayniyet söz konusu olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğacağı ve markaların birbirleriyle ilişkilendirilebilir olduklarını, Markada yer alan “M” şekil unsurunun markanın genel görünümünde radikal bir değişiklik yaratmadığı, “...” ibaresinin ise jenerik unsur olduğunu, marka algısı yaratan unsurun “...” ibaresi olduğunu, Her iki markanın esas unsurunun beş harf iki heceden oluştuğunu, ilk okunan hecelerinin aynı olduğunu, markalar arasında yalnızca baştan üçüncü harfleri olan “m” ve “d” harflerinin farklı olduğunu, Davacı başvuru markasında yer alan “...” ibaresi ile davalı mesnet markalarında yer alan “...” ibaresinin tek harf dışında aynı olduğu ve markalar arasında işitsel, görsel ve genel izlenim itibariyle benzerlik olduğunu, Markalar arasındaki benzerliğin itiraz sahibi markasıyla ilişkilendirilebilir olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tescil ettirmek istediği "..." markası ile müvekkilinin 1983 yılından beri tescilli olarak kullandığı "..." markası arasında sadece bir harf farklı olduğunu, davacı tarafın tescil ettirmek istediği markada kullanılan renklerin de müvekkili markalarında kullanılan; sarı ve siyah renklerden ibaret olduğunu, davacı taraf markaya ek olan şekilde bir takım figürler kullanmış olsa da bunlar markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yetmediğini, tescil ettirilmek istenen logonun "M" harfini ve mücevher çizimi içerdiğini, logo dahi müvekkilinin faaliyet alanı olan ve tescilli markalarının bulunduğu takı ürünün ve markasının baş harfi olan "M"yi içerdiğini, logonun markaya ayırt edicilik katmadığını, hatta "..." ifadesinin logo ve bunlarda kullanılan renkler birlikte ele alındığında YİDK kararına konu markanın müvekkilinin markaları ile seri marka izlenimi oluşturduğunu, renk seçiminin dahi müvekkilinin markalarını anımsattığını, müvekkili markasının Türkiye'de ve Dünya genelinde satışı yaygın olarak gerçekleştirilen, sektörde adı tereddütte yer bırakmayacak şekilde bilinen, ürünleri her türlü fuarda satışa sunulan, yıllardır kuyumculuk sektöründe var olan bir marka olduğunu, "..." ifadesinin tanınmış marka vasfı kazanmış olan bir işaret olduğunu, davanın 6/5 kapsamında da reddi gerektiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, ... .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından 19.08.2022 tarihinde ... ... ibareli markanın 14 ve 14. Sınıfın perakendeciliği hizmetlerinde tescili için başvuru yapıldığı, başvurunun incelenmesi akabinde başvuruda geçen “Kuyumculuk” ifadesinin malların ve hizmetlerin doğru sınıflandırılması açısından yeteri kadar açık/anlaşılır olmadığının, ....(Ki Sınıfları 14, 35, 37, 40, 42 olabilir) tespit edildiği, bu sebeple söz konusu ifadeden kastedilen malların/hizmetlerin genel tabir kullanılmadan, açık, anlaşılır biçimde ve mümkünse ilgili Marka .... Sınıf kodu ile belirtilerek bildirilmesi gerektiği ifade edilerek eksikliğin tamamlattırılmasının istenildiği, bunun üzerine davacı başvuru sahibi tarafından 35. sınıfın içinden 14 satışı olacak; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).35/ 14. sınıfın tamamı olacak yani ; Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler olup eksiklik hususunda gereğinin yapılması”nın talep edildiği, kurum resen incelemesi akabinde dava dışı bir başka marka ile SMK 5/1-ç maddesi kapsamında benzerlik görülerek başvurudan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerinin çıkartılmasına, başvurunun kalan mallar yönünden 12.12.2022 tarih ve 410 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edilmesine karar verildiği, Söz konusu ilana davalı muteriz tarafından.... numaralı markalarına dayanılarak, 5/1-ç anlamında da benzerlik olduğu, tescil ettirilmek istenen ana ibarenin ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin İngilizce’de altın anlamına geldiği, 14. Sınıf ürünlerinin adı olduğu, markaların yazılış ve okunuş açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, tek farkın D ve M harf farklılığı olduğu, sektörel anlamda tanınmış olması karşısında başvuru sahibinin itiraza konu markasının tescil edilmesi halinde haksız menfaat sağlanacağı, başvuru sahibinin kendi markalarından haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, kötüniyetli başvuru olduğu” gerekçeleri ile itiraz edildiği, Başvuru sahibi tarafından itiraza karşı “taraf markaları arasında SMK 5/1-ç ve 6/1 yönünden benzerlik olmadığı, “... ibaresini içerir ve karşı taraf markasıyla aynı sınıfta kayıtlı birçok kayıt olduğu, marka oluşturulurken Yunan Mitolojisinden ilham alındığı, verdiği hizmetlerle alanında bilinir hale geldiği, markanın talep konusu tüm sınıf ve emtialarda tesciline karar verilmesini talep ederek karşı görüş sunulduğu, itirazı inceleyen ...arihli kararında “6/4, 6/5 ve 6/9 madde itirazlarını haksız bulmuş,.... numaralı markayı benzer görmemiş ve fakat mesnet markaları benzer görerek marka tescil başvurusun reddedilmesine” karar verildiği, işbu karara karşı başvuru sahibi davacı aynı gerekçelerle kararın yeniden incelenmesinin talep edildiği, itiraz sahibi davalı da yine aynı gerekçelerle karşı görüş sunduğu, itiraz ve karşı görüşü inceleyen ... .... sayılı "... şekil", "... şekil", "... şekil", "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. (…) Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile redde mesnet gösterilen markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca başvuru ile redde mesnet markaların aynı/aynı tür veya benzer malları/hizmetleri kapsadıkları da tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda Markalar Dairesi Başkanlığı'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Son olarak, başvuru sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. " biçimindeki gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgilere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER Karıştırılma ve Benzerlik İhtimali: 1. Başvuru Markası ile Redde Mesnet Alınan Markaların Kapsamlarının Karşılaştırılması Taraf Markalarının Mal/Hizmet Benzerliği ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Başvuruda yer alan 14. sınıftaki “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).tespihler” malları ile davalının redde mesnet markalarından .... tescil numaralı markaların kapsamındaki “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, gümüşler, bilezikler, yüzükler, küpeler, zincirler, gerdanlıklar, kolyeler, halhallar, takılar, takı kilitleri, mücevherler ve kıymetli taşlar, değerli madenler, madalyonlar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar.”....tescil numaralı marka kapsamındaki “Altın, gümüş ve bakırdan mamül, yüzük, küpe, kolye, zincir, bilezik, broş, kilit ve her türlü takı” mallarının aynı, aynı tür olduğu, bu çeşit malların kişilerin üzerine takılacak aksesuar olarak aynı, benzer yerlerde satıldığı birbirini tamamlayan ürünler olduğu, Aynı zamanda davalının .... tescil numaralı markasında bulunan 35.05 kapsamında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için değerli madenlerden yapılmış taşların, altın, gümüş, pırlanta, saat gibi her türlü takı ve aksesuar ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri”nin davalının 14. Sınıftaki “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).tespihler” emtiaları ile benzer, ilişkili olduğu, zira malı üreten üreticinin bu malı satmasının hayatın gereği olduğu, Davacının başvurusunda bulunan 35.05 kapsamında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil, Tespihler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” ile davalının .... tescil numaralı markasında bulunan 35.05 kapsamında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için değerli madenlerden yapılmış taşların, altın, gümüş, pırlanta, saat gibi her türlü takı ve aksesuar ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri”nin birbiri ile benzer, birbirini tamamlayan hizmetler olduğu, Ancak “Heykeller, biblolar, Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar” mallarının ham maddeleri her ne kadar değerli taş ve değerli madenler yönünden hammade benzerliği bulunsa da işbu ürünler davalının redde mesnet markalardaki emtialar birbirini tamamlayan, birbiri yerine ikame edilebilen birbiri ile rekabet eden ürünler olmayıp kullanım alanları farklı emtialardandır. Bir ürünün başka ürünün üretiminde kullanılıyor olması mallar arasında benzerlik bulunması için yeterli kabul edilmez. Zira hammadde ile nihai ürünün doğaları, kullanım amaçları, ilgili tüketici kesimi ve dağıtım kanalları farklıdır . İlgili Tüketici Tüketiciler daha önce gördükleri, satın aldıkları mal veya hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildikleri kadarıyla hafızalarında kalan özelliklerine dayanarak sonraki alışverişlerinde aynı veya benzer markayı taşıyan malı/hizmeti satın almayı tercih ederler. Dolayısıyla, benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı hatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi, uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz konusu ürünün üretildiğini düşünürler. Marka hukuku anlamında “imaj transferi” kavramının karşılığı olan bu durum sonraki markanın, önceki markanın ticaret sahasında sahip olduğu avantajdan yararlanması sonucunu da beraberinde getirmektedir. Buna göre çekişme konusu 14. Sınıftaki malların hitap ettiği tüketici kitlesinin görece dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğu değerlendirmiştir. Bununla birlikte bahsi geçen tüketici kitlesinin hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı gibi bir sonuca varılması ise mümkün olmayıp bu nitelikteki tüketicinin, işaretler arasında özellikle iktisadi kaynak açısından bir bağlantı bulunup bulunmadığını düşünme eğilimi ve önceki markaya ilişkin hafıza birikiminin sonraki karşılaştığı markaya yansıma ihtimalinin daha yüksek olacağı anlaşılmıştır. Emtialara ilgi duyan tüketicinin bilinç ve dikkat düzeyinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırıp kaldıramayacağı veya iltibas üzerinde etkisi ise marka işaretlerinin birbirine ne derece yakınsadığıyla ilgilidir. Marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyinin yüksek olması halinde, tüketicinin dikkat ve bilinç düzeyinin nispeten daha yüksek olması dahi iltibas ihtimalinin bulunmasına engel olamayabilir. 1.c. Davacı ile Davalı İşaretlerinin Aynı veya Benzer Olup Olmadığı; Düzenlemeye göre; bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir. Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı ya da benzer ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerekir. İşaretler arasında karşılaştırma yapılırken markalara konu yazı ve işaretlerin konumlandırılma şekilleri ile harf sırası, yazım karakterleri gibi göze çarpan özellikleri dikkate alınmalıdır. Somut olayın özelliklerine göre, yapılan karşılaştırmada, işitsel, görsel veya kavramsal benzerliklerden bir ya da birkaçının önemi ön plana çıkabilir. Yapılacak değerlendirme sonucunda anılan benzerliklerden herhangi birinin varlığı ortaya çıkıyorsa ve bu benzerlik markanın bütününü etkiler mahiyette ise, mal / hizmet benzerliği de dikkate alınarak, karıştırma ihtimalinin mevcudiyeti kabul edilebilir. • Görsel Benzerlik; Şekil ve sözcükten oluşan karma markalarda karıştırılma ihtimali bakımından sözcüğe ağırlık verilmesi gerekmektedir. Zira sözcük markaları hem sözle hem yazı ile kolayca ifade edilmektedir. Bununla birlikte eğer markadaki şekil unsuru ön plana çıkıyor ise değerlendirme buna göre yapılır. Şekil unsurunun ön plana çıktığının kabul edilebilmesi için de karma markadaki şeklin, ortalama tüketici nezdinde sözcükten daha belirgin bir izlenim bırakması gereklidir. Kelime markalarında ise, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Bu kapsamda taraf markaları görsel olarak değerlendirildiğinde; davacının başvuru markası ... GOLD+ŞEKİL şeklinde olup siyah zemin üzerine beyaz ve kalın punto ile “...” altına daha ince ve sarı renkle “gold” ibaresi eklenmiştir. ... ibaresinin hemen üstünde ise sağ üst kısmı kıymetli taş figürü olan “M” harfi konumlandırılmıştır. Davalının redde mesnet markaları incelendiğinde ise ... ibareli herhangi bir şekil unsuru içermeyen salt ... ibareli kelime markalarıdır. Buna göre başvuru markasında “...” ibaresi ayırt edici ve baskın unsur olarak yer almaktadır. Zira başvuru markasında bulunan “gold”, ibaresinin markada yeterli düzeyde ayırt ediciliği, özellikle kuyum eşyaları yönünden anlam itibariyle tanımlayıcı olduğu, başvurudaki M harfi de ... ibaresine vurgu yapmakta özgün ve ayırt edici başkaca bir figüratif unsur içermediği, davalının redde mesnet markalarındaki esas unsur ise “...” ibaresidir. Bu kapsamda marka işaretlerini birbirinden farklılaşmasını sağlayacak ayırt ediciliği yüksek başkaca bir unsurun bulunmadığı ve işaretlerin görsel olarak düşük düzeyli benzerlik ihtiva ettiği, İşitsel Benzerlik: İşitsel benzerlik, markaların telaffuzlarına göre kulakta bıraktıkları sese göre söz konusu olan benzerliktir. Karıştırılma mevcudiyeti için, kimi zaman işitsel benzerlik yeterli olabilir. Bunun yanında görsel benzerlik ve/veya kavramsal benzerliğin de bulunması gerekli değildir . Ortalama tüketici kelimenin ilk hecesine, kelimenin diğer kısımlarına nazaran daha büyük dikkat vermektedir. Özellikle kelimelerin sonunda yaygın biçimde karşılaşılan son ekler veya heceler, kelimenin işitsel karakteri üzerinde daha az etkiye sahiptir. Ancak, bu durum kelimenin başlangıç kısmının tanımlayıcı olması ya da kelimenin vurgusunun son kısımda yoğunlaşması durumunda geçerli olmayacaktır. İşitsel olarak ortaya çıkan farklar, kısa kelimelerde uzun kelimelere göre daha büyük etki göstermektedir. Üç ya da dört harften oluşan kelimelerde, sadece tek bir sesin farklı olması kelimeler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmak için yeterli olabilir. Bu durum sadece harflerden veya rakamlardan oluşan markalar için de geçerlidir. Bununla birlikte, uzun kelime markalarındaki bu tip farklar işitsel karakterin önemli ölçüde değişmesine yol açmamaktadır. Bununla birlikte diğer marka türlerinde olduğu gibi işitsel benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde de markayı taşıyan malların, hizmetlerin muhatap alıcı veya kullanıcı kitlesinin de dikkate alınması gereklidir . Buna göre; taraf markaları işitsel olarak incelendiğinde; Başvuru markası “mi-mas gold” olarak hecelenerek telaffuz edilirken davalının redde mesnet markaları da “ mi-das” olarak hecelenerek telaffuz edilecektir. Bu kapsamda soldan sağa okunuş ilkesi ve kelimedeki vurgunun ilk hecede olması nedeniyle başvuru markasında yer alan “gold” ibaresinin sesçil düzeyde düşük kalması, vurgunun “...” ibaresinde toplanması karşısında markaların fonetik anlamda birbirlerinden uzaklaşamadıkları, ikinci hecelerin başında yer alan “M” ile “D” sessiz harflerindeki farklılığın işitsel düzeyde yeterli yüksek düzeyde farklılık yaratmadığı, redde mesnet markalar ile başvuru markasının ilk hecelerinin birebir aynı olması karşısında ibarelerin, söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları gözetildiğinde taraf markalarının baskın unsurlarının aynı olması ve işbu seslerin aynı şekilde, aynı vurgu ile ifade edilmesi sebebi ile yüksek düzeyde benzerlik olduğu, Kavramsal Benzerlik Değerlendirmesi Kavramsal benzerlik, iki markanın ortalama tüketici nezdinde, bu kişilerin zihinlerinde bıraktıkları iz ve imaj bakımından söz konusu olabilmektedir. Bir markanın tüketicisinin zihninde bırakacağı iz anlam karşılığı ile olabilmektedir. Eş anlatımla, markalara konu sözcüklerin tescil kapsamındaki ortalama tüketici kitlesinin bakış açışı ve o sözcüklere kendi lisanlarında bir anlam verip veremeyecekleri hususu dikkate alınmalıdır. Buna göre davacı markasının baskın unsuru olan “...” ibaresinin Türkçe karşılığı bulunmamakla birlikte yapılan araştırmada Satürn'ün 1789 yılında keşfedilen uydusu nun adı olduğu ayrıca .... karşıtı olduğu görülmüştür . Davalının ... ibareli markası ise İngilizce bir kelime olup “çok para kazanma yeteneği olan kimse ” anlamına gelmektedir. ... aynı zamanda, dokunduğu her şeyi altına dönüştürmek gibi olağanüstü bir güce sahip olmasıyla bilinen, .... medeniyetinin mitsi kralıdır. Ancak her iki taraf markalarının anlamların Türkiye sınırları içerisindeki tüketiciler tarafından hemen bilinebilecek, akla gelebilecek anlam karşılıkları olmadığı, dolayısıyla tüketicinin zihninde anlam karşılığı bulunmayan ibarelerin birbirini çağrıştırabileceği, “gold” ekinin kavramsal olarak markaları uzaklaştıramadığı, 1.d. Taraf Markaları Arasında Karıştırılma ve Benzerlik Olup Olmadığı; Karıştırılma ihtimali yönünden nispi ret nedenine ilişkin düzenleme, kısaca bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir. Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı ya da benzer ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerekir. Nitekim..... sayılı kararında özetle; “… Davalı işaretini gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdığı davacı markalarının bıraktığı intibayı hatırlayacak ve en önemlisi, bu hatırlama davalı adına tescil olunan itiraza konu markanın daha önce tescil edilip kullanmakta olan davacı markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da davacının vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığının algılanmasına yol açabilecektir” denilmiştir. İki marka arasında iltibas oluşup oluşmadığının tespiti yapılırken bu markanın hitap ettiği kesimi ve bu kesimin özelliklerini ve formasyonunu dikkate almak gerekir...... Sayılı kararında “… Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ise ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir” diyerek halk nezdinde karıştırılma durumuna açıklık getirmiştir. Karıştırılma ihtimali kavramına çağrıştırma (bağlantı kurma) suretiyle karıştırma da dahildir. Yani tüketicinin, marka malların benzerliği nedeniyle her iki malın kaynağının aynı firma olduğu düşüncesi ile biri yerine diğerini tercih etme riski mevcut ise karıştırma ihtimali vardır. .... kararlarında belirtildiği üzere; “mal veya hizmetler arasındaki benzerlik değerlendirilirken, aralarında mevcut olabilecek ilişkinin mahiyetinin belirlenmesinde tüm ilgili faktörler dikkate alınmalıdır. Bu faktörler; onların doğası, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbirleriyle rekabet içinde mi yoksa tamamlayıcı nitelikte mi olup olmadıklarıdır.” Karşılaştırma konusu mal veya hizmetlerin aynı veya aynı türden olması, markalar arasındaki küçük bir benzerliğe rağmen markalar arasında iltibasa yol açabilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ve taraf markaları arasında yapılan inceleme ve bütüncül değerlendirmeler sonucunda her iki taraf markası da bütünsel anlamda işitsel duyuda bıraktıkları algılarda baskın unsur olarak ve markaların başında yer alan ibareler yönünden sesli ve sessiz harflerin birebir eşleştikleri yalnızca baskın unsurlardaki 3. Harflerde M ve D sessiz harflerinde farklılık olduğu anlaşılmakla birlikte tüketici algısında işaretlerin başlangıç seslerinin, soldan sağa okuma ilkesi uyarınca daha vurgulu ve ön planda olan unsurlar olacağı, zira sözcük ve şekil unsurlarından oluşan markalarda, tüketici algısında sözcük unsurunun daha ön planda olmasının temelinde, tüketicinin, mal veya hizmet ile işaret arasındaki ilişkiyi tanımlarken, figüratif unsurları açıklamak yerine doğrudan sözcük unsuru ile markayı ifade etme eğilimi yer almaktadır. Nitekim bu durum doktrinde söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi olarak kabul edilmiş bir ilke olup bu çerçevede dava konusu markanın ilk algısı ve bu algının üçüncü kişilere aktarımında ön plana çıkacak yegâne unsur başvuru markasında “...” kelimesi olacaktır. Taraf markaları arasındaki diğer farklılıklar markalarda ayırt ediciliği bulunmayan figüratif şekilde oluşturulmuş “M” harfi ve “gold” ibarelerinden ibaret olup bu durumun işaretler arasında belirgin bir fonetik ya da görsel farklılık yaratmadığı, tüketicilerin bütüncül anlamda algılayarak tanımlayacakları düşünülen taraf markaları arasında güçlü bir benzerlik kuracakları, yine başvuru markası ile redde mesnet markaların yani ... ve ... kelimelerinin dilimizde veya ülkemizde bilinmesi muhtemel yabancı dillerde yaygın olarak bilinen ya da günlük konuşma diline yansımış bir kavramsal karşılığı bulunmadığı, “gold” ekinin ise tüketici nazarında yüksek ayırt edicilik kazandırmayacağı, bu noktada akılda kalıcılığı yüksek nitelikteki sözcük markaları ile karşılaşmış bir tüketicinin, bu markayı davalının markası altında yer alan aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde zihninde önceki markanın canlanma ihtimalinin kuvvetli olacağı, işaretler arasındaki bu benzerlik düzeyinin, ilgili tüketici grupları nezdinde dahi işaretlerin karıştırılmaları sonucunu doğurabileceği, tüketicinin işaretlerin iktisadi – idari kaynakları bakımından yanılgı yaşayabilecekleri, tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, bu haliyle ilgili tüketici kitlesi nezdinde dahi redde mesnet “...” ibaresinin ayırt ediciliği bulunan bir ibare oluşu ve sonraki başvuru markası içerisinde oldukça benzerinin kullanımı nedeniyle, bu tüketici kitlesinin dahi taraf markaları arasındaki iktisadi ilişkiyi sorgulayabileceği, Ezcümle görece yüksek dikkat ve özene sahip tüketici, dava konusu başvuru markasını davalı markasının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi sanabilecektir. Nitekim benzer şekilde iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilecek ve taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlamayabilecektir. Bu kapsamda bahsedildiği üzere taraf markalarını gören tüketicinin, markaları bir arada gördüklerinde birbiri ile ilişkili, birbirinin serisi olarak algılama ihtimali yüksektir. Nitekim taraf markalarında birbirinden farklılaşmayı sağlayacak ayırt ediciliği yüksek başkaca unsur da bulunmamaktadır. Dolayısıyla çekişme mal ve hizmetler yönünden taraf markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu, Netice itibariyle, YİDK kapsamında başvurudan çıkartılan 14. Sınıftaki “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).tespihler” malları ile 35.05 kapsamında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil, Tespihler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden davalının redde mesnet markalarından .... tescil numaralı markaları ile başvuru marka ve işaretleri arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ve benzerlik ihtimalinin bulunduğu ;
YİDK kapsamında başvurudan çıkartılan 14. Sınıftaki “heykeller, biblolar, Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar” ile 35.05 kapsamında "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” yönünden marka ve işaretler arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ve benzerlik ihtimalinin bulunmadığı kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, ....sayılı kararının 14. Sınıf "heykeller, biblolar, değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar" ile 35.05 kapsamında "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler, perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden iptaline, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 8.653,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekili ile davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.02.2025
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 165,00.-TL TOPLAM : 8.653,40.-TL