İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/202 E. 2025/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/202
- Karar No
- 2025/58
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/202 Esas - 2025/58 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/202 KARAR NO : 2025/58
... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/04/2024 KARAR TARİHİ : 13/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı şirketin, müvekkiline ait “...” esas unsurlu markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “... .... markası için başvuruda bulunduğunu, yapılan itirazın sonucunda davalı markasının kısmen reddedildiğini, .... en başarılı ...’ları arasında seçilen müvekkili Mehmet ... tarafından kurulan ..., ... ....’in bir parçası olarak 2013 yılından itibaren yenilenebilir enerji kaynakları alanında hizmet verdiğini, ... Şarj Sistemleri AŞ’nin 40 yıldır inşaat, turizm, perakende ve enerji sektöründe faaliyet gösteren ... bir parçası olarak kurulduğunu, Özellikle elektrikli araç aküsüne zarar vermeden, kısa sürede şarj özelliğine sahip DC şarj istasyonları kurarak ulaşımın neden olduğu sera gazı emisyonlarını azaltmayı ve iklim değişikliğini yavaşlatmaya adanmış bir elektrikli araç şarj şirketi olduğunu, özellikle Enerji sektöründe tanınmışlığa ulaşmış ... markasını; Türkiye ve dünya çapındaki tanıtım ve hizmetleri üzerinde yoğun şekilde kullanıldığını, GOOGLE arama motorunda “... SARJ” markası ile arama yapıldığında yaklaşık 270.000 sonuç elde edildiğini, ...” markasını 03.11.2019 tarihli ve ..... sayısı ile 35. sınıf bakımından .... nezdinde tescil edildiğini, tanınmış marka olduğu için daha geniş koruma hak ettiğini, Davalı markasında yer alan “SARJ” ibaresi davalı markasının tescil edilmek istendiği mal/hizmetler ile doğrudan ilişkili olduğunu markaya bir ayırt edicilik katmadığını, bu nedenle markalar arasında benzerlik bulunduğunu, müvekkili marka kapsamında olan hizmet sınıfı ile davalı marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, tarafların ikisi de elektrik ürünleri ve buna ilişkin hizmetler konusunda faaliyet gösterdiğini, mal/hizmet sınıflarının farklı olmasının benzerlik değerlendirmesinde öneminin olmadığını, müvekkili yine bir sınai mülkiyet hakkı olan “...” ticaret ünvanının ve “https://valesarj.com.tr/” alan adının sahibi olduğunu, söz konusu alan adı ve ticaret ünvanının esas unsurunun da “... SARJ” ibaresinden oluştuğunu, dolayısıyla davaya konu marka, müvekkil ticaret unvanı ve alan adının çekirdek unsuru ile birebir aynı olduğunu, bu kapsamda, müvekkili https://valesarj.com.tr/ alan adlı internet sitesinde “...” unsurlu markaları ile elektrikli araç ve elektrikli araç şarj sistemleri ile ilgili her türlü ürün ve hizmeti müşterilerine sunmakta olup, bu husus müvekkilin ... markasının tüm sınıflar üzerinde tek ve gerçek hak sahibi olduğunu gösterdiğini, ... ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini ve tanınmış olduğunu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle davalının haksız kazanç elde edeceğini ve bu sebeple de davaya konu .... kararının iptal edilmesi gerektiğini, davalı marka sahibinin müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olduğunu kanıtlamakta olup, müvekkilin tanınmış ... / ... SARJ markasının yoğun kullanımı dikkate alındığında marka sahibinin müvekkil markalarından ve işbu faaliyetleri gerçekleştirdiği ticaret unvanından haberdar olmamasının imkansız olduğunu bu nedenle kötü niyetli olduğunu beyan ederek 11.04.2024 tarih .... sayılı ....kararının iptali ile davalıya ait dava konusu .... sayılı “... ŞARJ” ibareli markanın yargılama sonuna kadar tescili halinde, hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzerolması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzerolması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarının benzer görüldüğü için kısmen reddedildiği, kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; markalar arasında tek ortak sınıf olan 35. sınıf kapsamındaki ortak mal ve hizmetler marka başvurusundan çıkarıldığını, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmayıp ilk itiraz üzerine verilen karar ile ortak sınıf kalmadığını, müvekkili markasının şekil + kelime unsurlarından oluşması sebebiyle karma marka olduğunu, karma markalarda, ilk etapta tüketicinin dikkati şekil unsuru üzerinde yoğunlaştığını, davacı şirketin markasında ağırlıklı olarak sarı ve yeşil renklerin hakim olduğu logolar kullanılırken; müvekkili markasında , marka ibaresinin kırmızı ile yazılmış olduğu ve "V" harfi ile kablo simgesi harmanlanarak bir imge oluşturduğu özgün bir logo kullanıldığını, markaların görsel benzerlik taşımadığı, davacının “şarj" ibaresini ayırt edicilik vasfı taşımadığını iddia etmişse de; diğer davalı Kurum tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde müvekkile ait markanın kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından mezkur ibarenin tanımlayıcı nitelikte olmayıp ayırt edici nitelikte olduğu kanaatine varıldığını, asıl “..." kelimesinin zayıf ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğunu, davalı kurum nezdinde ‘...’ ibareli 1.529 marka bulunduğunu, zayıf bir marka tescil ettiren tarafın, o işaret ile normal koşullarda iltibas oluşturabilecek benzer işaretlerin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına katlanmak durumunda olduğu, davacı markasının tescilli olduğu 35. Sınıf kapsamında kullanım ispati defi ileri sürdüklerini, davacı markasının tanınmış olmadığını, buna ilişkin hiç bir somut delil bulunmadığını, davacı tarafça "... Şarj" ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanıldığı dolayısı ile SMK madde 6/6 hükmü kapsamında da ihlale yol açtığı iddia edilmişse de davacı tarafın ticaret unvanı "... ...." şeklinde olup davacı tarafça suni benzerlik oluşturma çabası içerisinde kötü niyetli olarak mezkur şirketin faaliyet alanını ifade eden "Şarj Sistemleri" ibaresi bölünerek ticaret unvanları "... ŞARJ" ibaresinden oluşuyormuş gibi bir imaj yaratılmaya çalışıldığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı tarafından .... sayı ile 04, 09, 35, 37, 39 ve 40.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil başvurusunda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 27.12.2022 tarih ve 411 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davacılardan Mehmet ... tarafından .... nolu ... ibareli markasını mesnet göstererek SMK 6/1 maddelerine dayanılarak bir kısım hizmetler bakımından (35.sınıf) itiraz ettiği, davalının bu itiraza karşı görüş sunduğu,... tarafından itirazın kabul edilerek başvuru kapsamından 35. Sınıfın çıkarıldığı, davacının bu karara aynı gerekçelerle yeniden itiraz ettiği, davacı itirazlarının nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiği anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER ; BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dikkate alınması gereken 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Öncelikli olarak mal ve o malların satışı arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir. Nitekim .... sayılı “....” kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yine aynı yönde, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” Denilmektedir. Bu açıklamadan hareketle; Dava konusu 4. Sınıfta yer alan “Elektrik enerjisi” ile davacı markasında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi” hizmetlerinin benzer olduğu; ( hükümsüzlük bakımından) Dava konusu markada 9. Sınıfta yer alan “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” Malları ile davacı markasında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” hizmetlerinin benzer olduğu, ( hükümsüzlük bakımından) Davalı markasında 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar” Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” hizmeti ile davacının “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar, Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar” hizmetinin bahse konu malların beraber satılması, benzer tüketici kitlesine hitap etmesi, üretim kanallarının aynı olması, ilintili mallar olmaları nedeniyle benzer olduğu değerlendirilmiştir. (YİDK Bakımından) Son olarak davalı markası 40. Sınıfta yer alan “Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri” ile davacı markasında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi, Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları” arasında benzerlik bulunduğu tespit edilmiştir. (Hükümsüzlük Bakımından) Bu noktada SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulu benzer bulunan mal ve hizmetler için sağlanmış durumdadır. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında ortak yer alan ... ibaresinin....’ya göre “otel, restoran, alışveriş merkezi, düğün salonu gibi yerlerde müşteri ve misafirlerin araçlarını otoparka park etmekle görevli kişi” olduğu, herkes tarafından bu ibarenin anlamının algılanabileceği, dava konusu markada yer alan ŞARJ ibaresinin ise “yükleme” anlamına geldiği keza bu kelimenin de her kesim tüketici bakımından anlamının bilineceği ortadadır. Her ne kadar dava konusu başvuru tek kelime şeklinde betimlenmiş ise de, tüketici nezdinde iki ayrı kelimenin birleştirilmesiyle oluşturulduğu direk olarak anlaşılacaktır. Dava konusu marka şarj hizmetinin ... hizmeti ile birlikte verildiği gibi bir anlama sahip olabilir. Davacı markası da sadece ... ibaresinden oluşmakta bu noktada taraf markalarının aynı ibare ile başlamasından kaynaklı anlamsal bir benzerlik kurulabileceği, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markalarının soldan sağa okuma prensibi gereğince aynı ibaleri içerdiği bu nedenle fonetik benzerlik olduğu, ancak ŞARJ ibaresinin de baskın bir fonetiğe sahip olduğu, Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Davalı markasının kelime+şekil markası olduğu, şarj kablosunu andıran bir şeklin kullanıldığı, altında da ValeŞarj şeklinde kelime unsurunun bulunduğu, davacı markası da yine kelime+şekil markası olduğu, L harfinin “scooter” ürünüyle betimlendiği, bu noktada taraf markalarında görsel bir benzerlik olduğunu söylemek mümkün değildir. Taraf markalarında yer alan ibarelerin ayırt edici gücünün incelenmesi somut olay bakımından önem arz etmektedir. Zira ayırt edici gücü yüksek olan markalarda karıştırılma ihtimali daha kolay bir şekilde ortaya çıkacakken, zayıf markalar bakımından tam tersi olacaktır. Yukarıda belirttiğimiz gibi ilgili ibareler birebir tanımlayıcı olmasa da ayırt ediciliğinin düşük, zayıf ibarelerden olduğu değerlendirilmektedir. Zayıf markalar, ayırt edici gücü düşük olan, tescili istendiği mal/hizmetle alakalı olan veyahut günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcüklerden seçilmiş markalar olarak tanımlanabilir. Yaratım bir ibarenin akılda kalma gücü ile sıradan, sıklıkla kullanılan bir ibarenin akılda kalma gücü aynı değildir. Bu noktada zayıf markanın koruma alanı daha dardır. Markaların düşük düzeyde ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşması halinde, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin ayırt etme güçleri ve markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılması gerekmektedir. Sonuç olarak markalarda ortak olan ... ibaresinin ve davalı markasında ek olarak yer alan Şarj ibaresinin zayıf ibareler olduğu, taraf markalarında görsel farklılıkların yer aldığı, ancak tüketicinin her zaman markaları aynı anda değerlendirmeye alamayacağı, aynı zamanda “söz görünümden yüksek konuşur” ilkesi gereğince görsel farklılıkların bertaraf edilebileceği, her ne kadar markanın bölünmezliği ilkesi gereğince davalı markasının bölünmeden incelenmesi gerekliyse de, gerek yazım biçimi ( her iki kelimenin baş harfleri büyük) hem de anlamsal açıdan tüketici nazarında bu ibarenin kendi anlamlarını kaybedip yeni bir kelime gibi algılanmasının mümkün olmadığı, bu bağlamda davacı markasının serisi, özel bir ürün grubuna yönelik bir markası gibi algılanabileceği, Davalı markasınında benzer bulunan 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar” Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” bakımından .... karar iptal koşullarının oluştuğu, Dava konusu 4. Sınıfta yer alan “Elektrik enerjisi”, 9. Sınıfta yer alan “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” 40. Sınıfta yer alan “Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri” bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, SMK 6/3 ve 6/6 BAKIMINDAN 6769 sayılı SMK’nın“marka tescilinde nispi ret nedenleri”nin düzenlendiği 6. maddesinin 3. fıkrasında; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” denilmektedir. Bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Bu madde hükmünde yer alan itirazın kabul edilebilmesi için itiraz sahibinin o işaret üzerinde başvuru tarihinden önce hak sahibi olması veya rüçhan hakkını elde etmesi ve bunları ispat etmesi gerekmektedir. Tescil, bir markanın daha özel hükümlerle korunmasını sağlar. SMK, istisnai olarak, marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yoluyla da elde edilebileceğini ve korunabileceğini de kabul etmiştir. Ancak, bu hakkın ne zaman ve nasıl oluşabileceğinin kriterlerini düzenlememiştir . 6769 sayılı SMK’nın “Marka Tescilinde Nispi Ret Nedenleri” başlıklı 6. maddesinde, marka olarak tescil ettirilmek istenen işaret üzerinde tescil başvurusundan önce hak kazanmış kişilerin hukukunu korumaya yönelik hükümler bulunmaktadır. Söz konusu maddenin 3. fıkrasına göre bir işaret üzerinde, bu işaretin –üçüncü bir kişi tarafından-marka olarak tescili amacıyla başvurusu yapılan tarihten veya başvuru tarihinde belirtilen rüçhan tarihinden önce, bir hak elde edilmiş ise, bu hakka sahip kişi, söz konusu işaretin tesciline itirazda bulunabilir. Bu hüküm, işaret üzerinde ilk kullanma yoluyla haksız rekabet hükümlerine göre kazanılan hakkı üstün tutmayı amaçlamıştır. Bu bağlamda hak sahibinin işaretin sonradan bir başkası tarafından kullanılmasını yasaklaması TTK 57/5 ve 58/I, b’den kaynaklanmaktadır . İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını (SMK 6/3) gerekli kılar. “Ticaret sırasında kullanma” ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Markasal kullanım, öğretide işareti taşıyan mal ve/veya hizmetlerin köken itibariyle diğer mal ve/veya hizmetlerden ayırt edilmesini sağlamaya yönelik olduğunun alıcılar tarafından anlaşılmasını mümkün kılacak şekilde kullanılması biçiminde tanımlanmaktadır. Ancak markaların kaynak gösterme fonksiyonu dışında reklam, iletişim, kalite, yatırım ve garanti fonksiyonlarının da bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Madde metninde bahsedilen tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. İtiraz veya dava hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasıdır. Ticaret sırasında kullanma ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Ancak SMK’da “piyasada maruf hale getirme” şartından söz edilmese de bu şartın “zımnen” 6/3 maddesi hükmünde yer aldığını kabul etmek gerekir. Buna göre tescilsiz bir işaret üzerinde bir hakkın doğması ve korunması için, o işarete kullanım yoluyla hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırmak gerekir. Bu ise işaretin “asgari bilinirlik düzeyi”ne ulaşması ile mümkündür. Asgari bilinirlikten anlaşılması gereken, işaretin kullanım sonucunda belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmesidir. Aksinin kabulü, piyasada işareti “ilk” kullanan kişiye korunma sağlanacağı anlamına gelir ki, bu “SMK hükümleri uyarınca sağlanan korunmanın tescil ile elde edileceği” ilkesini anlamsız hale getireceği gibi hakkaniyet ile de bağdaşmaz. 6769 sayılı SMK’nın “Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlıklı 6. maddesinin 6. bendinde; “Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir....” denilmektedir. Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı girer. Bir internet alan adının, ticaret alanında kullanıldığının kabul edilebilmesi için, bu alan adının ticari bir faaliyet kapsamında ve kazanç elde etmek amacıyla kullanılması icap eder. Burada önemli olan faaliyetin kazanç etme amacına yönelik olması olup, söz konusu kullanım sonucunda bir kazanç elde edilmiş olup olmamasının sonuca bir etkisi yoktur. Diğer hak türlerinde olduğu gibi, internet alan adı da eskiye dayalı kullanımlar, sahibine üstün ve öncelikli hak bahşeder. Buradaki üstün ve öncelikli hak, internet alan adının kullanıldığı sektörle, mal veya hizmet sınıfıyla sınırlı olduğundan, alan adında eskiye dayalı kullanıma konu olan marka eğer tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek bir marka değilse, bu markanın hükümsüzlüğü için açılacak olan davada mahkeme sadece kullanıma dayalı üstün ve öncelikli hak konusu mal ya da hizmetler bakımından söz konusudur. Bu noktada belirtmek gerekir ki internet alan adlarının eskiye dayalı üstün ve öncelikli hak oluşturabilmesi için, alan adı tescili yeterli olmayıp, tescil edilen alan adının aktif olarak ve ticari etki yaratacak biçimde kullanılması icap eder. Dolayısıyla tescil ettirlen ancak herhangi bir içeriğe sahip olmayan internet alan adlarına dayalı olarak, eskiye dayalı üstün ve öncelikli hak sahipliği iddiasında bulunulamaz. Davacının hali hazırda zaten tescilli markası bulunmaktadır. Ek olarak dilekçesinde vurguladığı ... Şarj markasına ilişkin etkin bir kullanım delili bulunmamaktadır. Kaldı ki SMK 6/6 bağlamında dayandığı ... firmasının davada taraf olmadığı açıktır. İlgili firmanın yetkilisi iş bu davanın davacısı statüsünde bulunan Mehmet ... olduğu görülmekle birlikte, her firmanın şahıstan bağımsız olarak ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu bu nedenle iş bu davada SMK 6/6 maddesinden yararlanamayacağı, Öte yandan yine davacının dilekçesinde belirttiği .... TANINMIŞLIK İDDİALARI; 6769 sayılı SMK’nın 6/4 maddesinde “Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” ve 6/5 maddesinde “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önce yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı veya benzer markanın başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” denilmektedir. 6769 s. SMK’nın 6. maddesinde “tanınmış marka”lara yer vererek onların diğer markalara göre daha yoğun korunmalarının koşullarını oluşturmuştur. Madde bu korumayı SMK md. 6/4 ve 5 olmak üzere iki ayrı fıkrada düzenlemiştir. Belirtilmelidir ki, SMK md. 6/4’de Paris Sözleşmesi kapsamında bir markanın aynı veya benzer olması ve ayrıca mal/hizmetlerin de aynı/benzer olması şartı aranırken, md. 6/5’te Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşan markalar için mal/hizmet sınıflarının aynı/benzer ya da benzer olmasına bakılmayacağı ifade edilmiş ve bu bağlamda SMK md. 6/5’in koruma kapsamı, hükümde anılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda daha geniş tutulmuştur. Bununla birlikte, md. 6/5 hükmünden yararlanabilmek için Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tescil edilmesi şartı aranırken, SMK md. 6/4 hükmünden yararlanacak olan Paris Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de tanınmış markanın tescil edilme şartı aranmamaktadır. Davacı tarafından tanınmışlık iddiasına yönelik herhangi somut bir delili bulunmamaktadır. Dilekçesinde paylaştığı görseller ise ... markasına ait olup, markasının tanınmışlığın ispatlanamadığı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI ; Somut olayda davacı kötü niyet iddiasını, tarafların aynı alanda faaliyet göstermelerine ve ... markasının tanınmış olmasına bağlamaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere ... markasının tanınmışlığına istinaden davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, dosya kapsamında sunulan delillerin davalının kötü niyetli olduğuna yönelik iddiaların kabulü için yeterli olmadığı, Netice itibariyle, Bütünsel açıdan yapılan değerlendirmeler sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalı markasınında benzer bulunan 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar” Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” bakımından YİDK karar iptal koşullarının oluştuğu, Dava konusu 4. Sınıfta yer alan “Elektrik enerjisi”, 9. Sınıfta yer alan “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” ve 40. Sınıfta yer alan “Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri” bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, Davacının SMK 6/3 ve 6/6 maddeleri bakımından yeterli delil bulunmadığı, Kötü Niyetin kabulü için dosya kapsamında yeterli delilin bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, ....sayılı kararının 35. Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar” Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” malları bakımından iptaline, Davaya konu markanın 4. Sınıfta yer alan “Elektrik enerjisi”, 9. Sınıfta yer alan “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” ve 40. Sınıfta yer alan “Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri” mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 9.121,00.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13.02.2025
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 205,00.-TL TOPLAM : 9.121.00.-TL