İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/166 E. 2025/402 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/166
Karar No
2025/402
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/166 Esas KARAR NO : 2025/402

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... VASİ : ... (TC: ...) VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2024 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 01.01.2015 tarihinde başlayan .. ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğünün 2015-2016-2017 yılı 36 aylık personel çalıştırılmasına dayalı özel temizlik, kaloriferci, teknisyen yardımcısı, bahçıvan ve berber hizmeti alımına ait 2014/121205 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında imzaya yetkili şirket görevlisi olarak davalı ...'nın görevlendirildiğini, davacı şirketin, davalı ...' nın ilgili kurumda sigortalı olarak çalışması, imzaya yetkili şirket görevlisi olması, şirketin belirlediği yerlerde ve alanlarda elemanların sözleşme başlangıç tarihinden itibaren giriş çıkış bildirimlerini yapması, bu kişilerin denetim ve gözetiminden sorumlu olması, bordro ve diğer bilgileri muhasebe sistemine kaydetmesi, personel sorumlusu olarak puantaj kayıtlarını tutması, hakediş ödemelerinin ilgili şirketlere gönderilmesini sağlaması, ilgili işçinin çalışmasına ve hakedişlerin alınmasına ilişkin bütün süreçte personellerle alakalı tüm hususları takip etmekle görevli olduğunu ve şirketin muhasebe ve diğer kayıt ve belgelerinde yapılan incelemelerde davalı ...' nın ; ... ...eleş, ... ... ve ... ... isimli kişilerin SGK giriş ve çıkış işlemlerini yapması, bu kişilerin fiiliyatta hiçbir zaman çalışmaması, çalışmadığı halde şirkete verilen puantaj ve işçi listelerinde kayıtlı olmaları, ilgili kuruma verilen imzalı listelerde bu kişilerin isminin olmaması, ilgili kurumdan Hatice Keleş ve Hatice Akar ile ilgili hakediş ödemesi yapılmamasına rağmen şirketin bu kişilere fazladan maaş vs. ödeme yapması ve bu kişiler sendika üyesi olmamasına rağmen öyle gösterilip şirkete Toplu İş Sözleşmesinden doğan fiyat farkına ilişkin fazla ödeme yaptırılması, Sibel (eski ismiyle Gülseren) Coşkun'un değişik zamanlarda değişik maaş dilimine tabi tutulması, sendika üyesi gibi gösterilmesi ve bu şekilde şirketi zarara uğratması, bu tespitler neticesinde davalı ...' nın savunmasının istenmesi ancak savunma yapmaması, daha sonra istifa etmesi gibi nedenlerle davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı ...' nın .. ... ve ... ...' i çalışmadan çalışıyor gibi gösterdiği, davalı .. (eski ismiyle ...) ...' un ... ...' ı çalışmadan çalışıyor gibi gösterdiği ve şirketlerin .. ... ile ilgili 62.306 TL zarara ... ...' le ilgili 49.899 TL zarara ve ... ... ile ilgili 22.026 TL zarara uğratıldığı tespit edilmiş ve ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/522 E. Ve 2021/257 K. Sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, yargılama sırasında alınan 22.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise Müvekkili Şirketlerin zarara uğradığı tespit edilerek davalı ...' nın kendisi ve akrabası olan ... ve ... ... adına gerçeği yansıtmayan belgeler düzenlemek ve bankadan tahsil etmek suretiyle müvekkil şirketleri 157.054,53 TL zarara uğrattığı kanaatine varıldığını, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/522 E. Ve 2021/257 K. Sayılı dosyasının 16.09.2021 tarihinde karara çıkmış olup davalı hakkında TCK' nın 155/2. Maddesi olan Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunun işlendiği sabit görülerek, indirim yapılmadan, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadan 2 yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezasına hükmedildiğini, davalı vekillerince İstinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak bu başvuruların esastan reddedilerek kesin olarak karara bağlandığını, mahkemece verilmiş cezaların 08.09.2023 tarihi itibariyle kesinleştiğini, müvekkili şirketlerin işbu haksız fiil nedeniyle uğramış oldukları zararın davalı tarafından giderilemediğini, bu nedenlerle şirketin uğratıldığı zarar tespit edilerek şimdilik 157.054,53 TL'nin mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, ...'nın, davacı ... ....San. Ltd. Şti' nin verdiği talimatlar neticesinde hareket ettiği ve şirketi de zarara uğratmadığını, davacı şirketin ... 57.Noterliği aracılığı ile ...' ya ihtar edilen savunma talebinin tarihinin 03/11/2017 olduğunu ancak ...' nın 2018 yılının Nisan ayında tazminatsız işten çıkarıldığını, güven sarsıcı davranışa rağmen davacı şirketin, 6 ay daha ...' yı işe devam ettirdiğini, davacı şirketin çelişki içinde olup asıl gayesinin müvekkilinin haklarından mahrum ederek tazminatsız olarak işten çıkarmak olduğunu, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesi kararını etkileyemeyeceğini, kararlarının birbirine bağlayıcılığı olmadığını, dolayısıyla ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/522 E. Ve 2021/257 K. sayılı dosyasından alınan bilirkişi incelemelerinin de hukuk mahkemelerini bağlamayacağını, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan zarar ile ceza kovuşturmasında alınan bilirkişi raporu arasındaki zarar miktarları arasında fahiş fark olduğunu, davacı şirketin talep ettiği faizin, temerrüde düşülmeden edildiğini, davacı ile davalı arasında ticari iş olmadığından ötürü mevduata uygulanan en yüksek avans faizi istenemeyeceğini, ... ... adına oluşan zararlardan ... ...' un sorumlu olduğunu, özetle davalı ...' nın davacı şirkete, davaya konu 157.054,53 TL zarara yol açmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, şirketin zarara uğratılması nedeniyle maddi tazminat davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "A. Sorumluluk I. Genel olarak MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. 2. İndirilmesi MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir., hükümlerini haizdir. Dava ile ilgili ... CBS'nin iddianamesi'nde, Savcılığımızca yaptırılan bilirkişi incelemesinde şüpheli ...'nın ... ... ve ... ... çalışmadan çalışıyor gibi gösterdiği,şüpheli ... ... ... ... çalışmadan çalışıyor gibi gösterdiği, şirketin zarara uğratıldığı tespit edilmiştir., şeklinde iddia ile ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi'nce alınan bilirkişi raporunda, Sanık ... ... kendisi ve akrabası olan ... ve .. ... adına gerçeği yansıtmayan belğeler düzenlemek ve bankadan tahsil etmek süretiyle müştekileri 157.054.553 TL zarara uğrattığı, şeklinde tespitte bulunulduğu, Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında, bu vekaletnamede vekil tayin edilen sanık ...'nın bu çekin verilmesinden sorumlu olacağı, sanık Utku'nun imzasının sanık ... tarafından taklit edildiği veya bir başkasına attırıldığı, önceden doğan borcun ödenmesi kapsamında katılan şirkete verildiği bu şekilde sanık ...'nın üzerine atılı sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla eylemi nedeniyle cezalandırılmasına, şeklinde cezaya hükmedildiği anlaşılmakla davacı şirketin ceza davasındaki bilirkişi raporuyla davalının haksız fiili ile zarara uğratıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce de dava konusu haksız fiil nedeniyle davacı şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, bilirkişi marifetiyle incelenmiş, davacı şirketin davalının üzerine düşen şirket haklarını korumak, sahte belge düzenleyerek şirketi zarara uğrattığı zarar tutarının ceza mahkemesindeki tutarla örtüştüğü 157.054,55.TL olduğu, bu haliyle davacının davasının yerinde olduğu, zarar tutarının belirli olduğu, dava tutarının yargılamayı gerektirdiği, davalının daha önce ihtar ile temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiş, açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 157.054,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 157.054,53 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.728,39 TL karar ve ilam harcından 2.682,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 8.046,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.682,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.109,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 5.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 157.054,53 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2025

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/166, K. 2025/402, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-166-e-2025-402-k-0de9e13e1872