İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/160 E. 2025/441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/160
Karar No
2025/441
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/160 Esas - 2025/441 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/160 Esas KARAR NO : 2025/441

DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/03/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2022 tarihinde ... .... .... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketince düzenlendiğini, davacının maddi zararın tazmini için davalıya başvuru yaptığını, çözüm bulunmadığını belirtilerek davacı lehine 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 29.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, kaza sebebiyle davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyet/ arıza ile mezkur kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet oranı için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilecek raporun gerektiğini, müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Dava; trafik kazası nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tahsiline ilişkindir. Davalı sigorta şirketinin ... Merkezde şubesinin bulunması sebebiyle ve aynı zamanda davacının ...'da ikamet ettiği ve kazanın ...'da meydana gelmiş olması sebebiyle de yetki itirazlarının reddine, davalı yanın kazanın aynı zamanda yaralamalı meydana gelmesi sebebiyle davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Delillerden hastane evrakları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ilgili savcılık dosyası dosyaya kazandırılmış, Adli Tıp raporu ve bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya kapsamı (fotokopisi) davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na gönderilmiş, 16/12/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; Erişkinler... Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda ...'un 20.03.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engel oranının %4 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı (aslı) kusur oranlarının tespiti için ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, 23/12/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı Türkiye sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'un kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı aktüer bilirkişiye tevdii edilmiş, 02/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı lehine 17.373,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, tarafımızca yapılan teknik inceleme sonucunda, ...'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda mahkememizce pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 399.952,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, ... BAM kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 424.547,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 20.03.2022 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu, davacı tarafça, davalı Türkiye sigorta şirketlerine yapılan başvurunun, 30.09.2023 tarihinde e-posta ile gönderildiğinin e-posta belgesinden tespit edildiği, mahkememizce temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 12.10.2024 tarihinde davalı Türkiye sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacının otomobil olduğunun tespit edildiği, davalı vekilince, “davacının zararından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği” belirtilmiş olduğu, bu hususun tespitinin mahkememizin takdirinde bulunduğundan bu yönde bir indirim yapılmadığı rapor edilmiştir. Davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğine dair SGK hizmet döküm cetveli ya da bordro gibi ücreti ispatlar belge bulunmaması nedeniyle tazminat hesaplaması net asgari ücret üzerinden yapılacaktır. Bilindiği üzere, 2008 yılında yürürlüğe giren asgari geçim indirimi (...) uygulaması, 2022 tarihinden itibaren kaldırılmış olup, ...'nin kaldırılması ile birlikte pasif dönem tazminat hesaplamalarına esas alınacak asgari ücret miktarı yönünden görüş ayrılıkları olmuştur. ... BAM 35. Hukuk Dairesinin 2022/1839 Esas, 2024/167 Karar ve 07.02.2024 tarihli kararında özetle; “Gelir Vergisi Kanunun 23. Maddesine eklenen 18. bent ile hizmet erbabının ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretlerinin gelir vergisinden istisna edildiği, dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarlarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerektiği, asgari ücretin idare tarafından açıklanan bu miktar kadar olduğu, idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesintisi düşülemeyeceği, 01.01.2022 tarihinden itibaren pasif dönem için çalışma olmaması nedeniyle bu miktarların mahsubunun kabul edilmesinin hatalı olduğu” belirtilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3813 E., 2014/4547K. Ve 09.05.2024 tarihli kararında özetle; “...25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (...) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre kaza tarihinde 10 yaşında olan davacı yönünden 01.01.2022 tarihinden önce ve bu tarihten itibaren ücrete ... dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.” hükmüne yer verilmiş iken, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/5329 E., 2014/4771K. Ve 15.05.2024 tarihli kararında özetle; “ 2. Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (...) dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, füli çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fülen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan ve 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) ... dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de ... dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının hükme esas alınan rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” hükmüne yer verilmiştir. Zarar miktarının doğru tespiti için tazminat hesaplamalarına esas alınacak net ücret miktarının tespiti önemli olduğundan, aşağıdaki teknik açıklamalar yapılmıştır. 319 no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; “İstisnanın kapsamı ve uygulaması MADDE 4 - (1) 7349 sayılı Kanunla, 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (18) numaralı bent ile 1/1/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere, hizmet erbabının ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. (2) İstisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde, hizmet erbabının ilgili aydaki gelirine ilişkin verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenecektir. (3) İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi, ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşmayacaktır” Hükmüne yer verilmiş olup, hükümden anlaşılacağı üzere esasında “vergi tamamen kaldırılmamış, istisna edilmiş olup, istisna nedeniyle alınmayacak bir vergi bulunmaktadır.” Aynı Genel Tebliğin 4. Sayfasında yer verilen örnek 3'de, aylık 15.004,00 TL brüt ücret ödemesi olan Bayan (F) için hesaplanan gelir vergisin 1.913,01 TL olduğu, asgari ücretin vergisi olan 638,01 TL'nin istisnası sonucu ocak ayında ödenecek gelir vergisinin 1.275,00 TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Somut olayda uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri incelendiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun; MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. MADDE 55 - Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Yine Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur.\" hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. Maddesinde – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini başlıklı 89. Maddesinde – Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, özel durumlar ve özellikle işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe, kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlüdürler. İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur. Tazminatla yükümlü olan işletenler veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri zarar gören işletene veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı müteselsilen sorumludurlar. 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Olay günü olan 20/03/2022 tarihinde meydana gelen kazada ,davalının sigortalısının yönetimindeki araç sürücüsünün kullandığı araç ile davacının yönetimindeki aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığı, olayda dava dışı davalının sigortalı sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazanını meydana gelmesinde müteraffik bir kusurunun bulunmadığı ,davacının olay esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığın dair dosyada bir tespitin bulunmadığı gibi aksi durumun davalı yanca kanıtlanamadığı ,ayrıca davacının yaralanmasının meydana geldiği bölgelere bakıldığında ,davacının emniyet kemeri takmamasının zararın oluşmasında yada artmasında etken rol oynamadığı, davacının kazadan önce yaptırılan SED araştırmasında savunma sanayi sektöründe mühendis olarak çalıştığı ve 24.000 TL ücret aldığı belirtilmiş ise de ,mahkememize davacının son güncel maaş bordrosu ibraz edilmediği ve aktüer raporuna karşı açıkca davacı yan tarafından ücret noktasında itiraz edilmediğinden ,davacının asgari ücret üstünde ücret aldığı ispatlanamadığından , UYAP sistemindeki sorgulanan SGK hizmet döküm listesi de nazara alınarak ,asgari ücret düzeyinde ücret aldığı kabul edilmiş , kaza nedeni ile SGK tarafından herhangi rücuya tabi ödemenin yapılmadığı ,davadan önce alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Üniversitesi ATK Başkanlığının 19/09/2023 tarihli raporu ile mahkememizce sevk üzerine aldırılan Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 06/12/2024 tarihli raporunda ,kaza sebebi ile sürekli %4 oranında malül olduğu,geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu, 1 ay süreyle de geçici bakıma muhtaç olduğu rapor edilmiş olup, her iki raporun maluliyet oran ve süreleri açısından birbiri ile uyumlu olduğu görülmüş,kaza tarihi itibari ile davacını aldırılan aktüer raporuna göre gerek kusur durumu gerekse maluliyet oranını göre ve Yargıtay 4.HD'nin 2024/3813 E-2024/167K 09/05/2024 tarihli ve ... 35.BAM 2022/1839 E-2024/167 K nolu güncel kararında da benzer şekilde işaret edildiği üzere ,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3813 E., 2014/4547K. Ve 09.05.2024 tarihli kararında özetle; “…25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (...) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre kaza tarihinde 10 yaşında olan davacı yönünden 01.01.2022 tarihinden önce ve bu tarihten itibaren ücrete ... dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." ilamı gereğince BAM kararı doğrultusunda net asgari ücret üzerinden hesaplanan 424.547,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatını, 17.373,84 TL geçici iş göremezlik tazminatını, 5.004,00TL geçici-bakıcı gideri tazminatını talep edebileceği ,davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin Sağlık Gideri Başına 500.000,00 TL Ölüm ve Sakatlık Başına ise 500.000,00 TL limitin olduğu nazara alınarak ,davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ve poliçe limiti gözetilerek 424.547,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 17.373,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 5.004,00 TL geçici bakıcı tazminatının, davacı yanın davalı sigorta şirketine 30/09/2023 tarihinde e posta ile başvuruda bulunduğu ve 8 iş gün sonrası 12/10/2023 tarihinden itibaren,kazaya karışan araçların hususi olması da dikkate alınarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-424.547,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 17.373,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 5.004,00 TL geçici bakıcı tazminatının 12/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 30.529,48 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harcın ve 1.425,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 28.676,88 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 71.038,82 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi masrafı, 4.650,00 TL ATK masrafı, 1.000,00 TL posta masrafı, 1.425,00 TL ıslah harcı, 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 11.002,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/160, K. 2025/441, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-160-e-2025-441-k-69ec3a7a3252