İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/16 E. 2024/145 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/16
Karar No
2024/145
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/16 Esas - 2024/145 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/16 Esas KARAR NO : 2024/145 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2024 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkete aralıklı zamanlarda çok sayıda iş teslimi yapmış ve bu iş teslimlerinden kaynaklı hak edişlerini de davalı şirkete her yaptığı iş tesliminden sonra fatura ettiğini, müvekkil şirketin davalı şirkete yaptığı işlerin bedelini fatura etmeye başladığı ilk tarih 24/04/2023 olduğunu, davalı şirkete yapılan işlerin zamanında teslim edilmesine rağmen faturaların ödenmediğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla davalı şirket aleyhine Adana 1. Genel İcra Dairesinde 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının borçlu olduğu 261.380,00 TL fatura bedelinin 159.176,10 TL'sini müvekkilinin hesabına kısmı havale olarak gönderdiğini, bu havalenin Adana 1. İcra Dairesinin ilgili dosyasına haricen tahsil olarak bildirdiklerini, borçlu şirketin kendilerine Adana 1. Genel İcra Dairesi tarafından gönderilen ödeme emrinden sonra kalan borcun bir miktarının kendi borçları olmadığını bildirerek borca kısmi olarak itiraz ederek faturalarla sabit olan borcun 54.732,75 TL'lik kısmını da icra dairesi hesaplarına gönderdiğini ancak davalı şirketin geriye kalan borcu ise müvekkil şirkete ödemekten kaçındığını, yapılan itiraz sonucunda Adana 1. Genel İcra Dairesinde 2023/... Esas dosyasının durdurulduğunu, bu nedenlerle, borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na gereğince arabuluculuğa başvurması gerektiğini ancak davacı tarafından başvurulmuş bulunan bir arabuluculuk dosyası mevcut olmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin yapmış olduğu ödemeler davacının icra takibini başlatmasından çok önce yapıldığını, müvekkil şirkete ait cari hesap kayıtları incelendiğinde ilgili bankadan ödemelere dair dekont ve hesap detayları istendiğinde bu durum ispatlanacağını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İcra dosyasının yapılan incelemesinde, Davacı-alacaklı, Adana 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu hakkında 01/09/2023 tarihinde 261.380,00 TL asıl alacak, 4.511,00 TL gecikmiş gün faizi, olmak üzere toplam 265.891,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu beyan dilekçesinde, açmış oldukları itirazın iptali davasının sehven arabulucuya başvurmadan önce alışmış olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça mahkememize iş bu davanın açıldığı, davanın TTK 4 maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu, TTK'nın 5-A maddesi uyarınca dava konusu uyuşmazlık yönünden önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği, arabuluculuk yolunun neticelendirilmesine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, mahkememizce davacı vekiline 6325 sayılı kanunun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulması için davacı vekiline tensip tutanağının tebliği suretiyle tebligat gönderildiği, süresi içerisinde ihtarata uygun son tutanağın aslı ya da onaylanmış suretinin sunulmadığı, davacı vekili tarafından 12/01/2024 tarihli dava dilekçesinde arabuluculuk yoluna başvurmadan davayı açtığını belirtiği, 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin dava açılmadan evvel son tutanağın düzenlenmesi gerektiğini belirttiği, hukuki uyuşmazlıklardaki arabuluculuk kanunu kapsamı değerlendirildiğinde arabuluculuk dava şartını sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığı, dava açılmazdan evvel yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olduğu anlaşılmakla arabuluculuk yoluna başvurulmasının TTK 5-A maddesi uyarınca dava şartı olması nedeni ile HMK 114-2 gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL maktu red karar ve ilam harcı dava açılırken yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, HMK.'nun 345.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek tarafların yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2024

Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/16, K. 2024/145, T. 12.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-16-e-2024-145-k-1ff20a6887d0