İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/153 E. 2025/212 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2025/212
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/153 Esas - 2025/212
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/153 KARAR NO : 2025/212
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 01/04/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 Yazım Tarihi: 30/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 2001 yılından beri ana faaliyeti olan her türlü gazlı, kolalı, şekerli, tatlandırıcılı, meyveli, vitaminli ve mineralli meşrubatların, aromalı, aromasız meyve suyu, konsantresi, nektarı ve benzerlerinin üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, Türkiye’nin en önde gelen uluslararası içecek üreticilerinden biri olduğunu, Müvekkili şirketin faaliyetlerini “...”, “....”, “....”, “....”, “....”,“....” ve “....” gibi koladan, soğuk çaya, mineralli sudan, meşrubata kadar her türde içecek üzerinde kullanılan tanınmış markalarla yürüttüğünü, “...” markasının, Türkiye'nin ... standartlarına uygun ilk doğal mineralli su markası olduğunu, dünyadaki tüm su markaları içinde pH seviyesi en yüksek olanlar arasında yer aldığını, 2004 yılında üretimine başlanan “...” markalı suların 5 kıtada 25 ülkede ihracat gerçekleştirildiğini, Başvuruya konu markanın, işitsel olarak marka görselini görmeden tüketici nezdinde müvekkiline ait müvekkile ait .... sayılı "... " gibi “...” esas unsurlu markalarını akla getireceğini, dava konusu hizmet ve bu hizmet sınıfında yer alan emtiaların birçoğunun müvekkili markaları ile aynı/benzer türde olup başvuru konusu markanın müvekkili markalarına da işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas düzeyinde benzer olduğunu, müvekkili markasının davaya konu markanın esas unsurunu oluşturduğunu, bu sebeple dava konusu marka ile müvekkil markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı tarafın kullanımları göz önüne alındığında, markaların kulanım amaçlarının, dağıtım kanallarının aynı olduğunu ve aynı hedef tüketici kitlesine hitap ettikleri, seri marka izlenimi oluşturduğunu, müvekkil markasının tanınmış olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin tanınmış “...” ve ... markalardan haberdar olduğu ve bu doğrultuda sistematik başvurular yaptığını iddia ederek, ... ’nun ... sayılı kararının iptaline ve markanın sicile tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasının davacı taraf itirazı üzerine başvuru kapsamından çıkartılmayan emtialar yönünden SMK 6/1 maddesine göre taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ünvan, isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 01/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 01/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun .... sayılı "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçeli 6769 s. SMK'nın 671 ile birlikte 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, Kurul; kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan hizmetler ile muteriz markası kapsamında yer alan malların benzerlik durumu ile markaların benzerlik düzeyini dikkate alarak, başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından "..." ibareli başvuru ile .... sayılı markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Sayılan nedenlerle 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddedilmesi gerekmiştir. Somut olayda, sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. İtiraz sahibince ileri sürülen eskiye dayalı kullanım, diğer fikri haklar ve başvurunun kötü niyetle yapıldığı iddiaları da yeterli delille ispatlanamadığından isabetli bulunmamıştır. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...+... (...) ...
07/04/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "1.Dava konusu .... sayılı başvuru kapsamında “35.05. alt grupta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " 05. sınıf tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, 29. sınıf Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; .. arı sütü, 30.sınıf Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Çaylar, buzlu çaylar.” ve “33. Sınıf Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).hizmetleri "bakımından taraf markalarının kapsamlarının aynı/benzer olduğu, 2.Benzerliği tespit olunan hizmetler bakımından taraf markaları karşılaştırıldıklarında, ayrıntıları rapor içerisinde izah edilmiş olunmakla, işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil olmak üzere benzerlik/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 3.Davacının “gerçek hak sahipliği” ve “tanınmışlık” iddialarının davalının markasının tesciline bir engelinin/etkisinin olamayacağı, 4.Davacının “kötü niyet” iddiasının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 5.Heyetimizin değerlendirmelerinin ...’nın ... sayılı kararı ile uyumlu olmadığı, "Şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 8-16 daki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 35. Sınıftaki " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " 05. sınıf tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, 29. sınıf Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; .. arı sütü, 30.sınıf Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Çaylar, buzlu çaylar.” ve “33. Sınıf Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).hizmetleri " arasında benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğundan emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " ... " ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği; Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden ise ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Somut olayda SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından neticeden bilirkişi heyet raporu da benimsenerek dava kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan "35.05. alt grupta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “ 05. sınıf tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, 29. sınıf Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; .. arı sütü, 30.sınıf Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Çaylar, buzlu çaylar.” ve “33. Sınıf Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).hizmetleri" yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde .... müzekkere yazılmasına, 3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 975,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.590,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 6.295,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 11/06/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır