İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/129 E. 2025/222 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/129
- Karar No
- 2025/222
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/129 Esas - 2025/222
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/129 KARAR NO : 2025/222
DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/03/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 Yazım Tarihi: 29/06/20225 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Dava konusu markanın yayınına itirazın kısmen kabul edildiğini, Karara itiraz ettiklerini, İtirazın dava konusu ... kararıyla reddedildiğini, Müvekkilinin Türkiye'nin sermaye piyasaları alanında faaliyet gösteren tek borsası olduğunu, 30.12.2012 tarihli 6362 sayılı ... Kanunu ile kurulduğunu, Kanunun 138 inci maddesi uyarınca 03/04/2012 tarihinde esas sözleşmesinin ticaret siciline tescili ile faaliyete geçtiğini, "Geleceğin sermaye piyasalarında, Türk ve bölgesel finansal varlıklar için küresel entegre pazar yeri olmak" vizyonu ve "tüm yatırımcılar için güvenilir, şeffaf, etkin, adil, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir işlem platformu sağlamak misyonu" ile faaliyette bulunmakta olduğunu, 6362 sayılı ... Kanununun borsaları tanımladığını, kuruluş ve faaliyet esaslarını belirlediğini ve ...'a ilişkin özel hükümler getirdiğini, Müvekkili şirketin başlıca amacının ve faaliyet konusunun kanun hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde, ... araçlarının, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların ve ... uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin serbest rekabet şartları altında kolay ve güvenli bir şekilde, şeffaf, etkin, rekabetçi, dürüst ve istikrarlı bir ortamda alınıp satılabilmesini sağlamak, bunlara ilişkin alım-satım emirlerini sonuçlandıracak şekilde bir araya getirmek veya bu emirlerin bir araya gelmesini kolaylaştırmak ve oluşan fiyatları tespit ve ilan etmek üzere piyasalar, pazarlar, platformlar ve sistemler ile teşkilatlanmış diğer pazar yerleri oluşturmak, kurmak ve geliştirmek, bunları ve başka borsaları veyahut borsaların piyasalarını yönetmek olduğunu, .... faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, Bu yetkileri kullanabilecek tek Kurum olduğunu, "...", "...” markalarının, başta Türkiye'de olmak üzere uluslararası alanda bilinmekte olduğunu, Google arama motoruna "..." yazıldığında 0,53 saniyede 252 milyon sonuç bulunduğunu, Google yan bilgilendirme alanında müvekkili hakkında Vikipedi sayfasından kısa bir kesite de yer verildiğini, Küçük yatırımcıların yanılacağını, Markaların benzer olduğunu, Müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, Çeşitli ... kararlarında da tanınmışlığın kabul edildiğini, Telif hakkı ihlali söz konusu ise sonraki marka, önceki markadan farklı sınıfları kapsasa dahi, başvurunun tümden reddi gerektiğini, Başvurunun kötü niyetli olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarla birlikte SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik, SMK 5/1-f Maddesine göre yanıltıcılık niteliği gereği başvuru markasının mutlak red sebebi oluşturduğu yönündeki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı ... sayılı ... Kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 17/01/2024 tarihinde davacı tarafa e tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ....sayılı "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 uncu maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .......Yapılan genel değerlendirme neticesinde, somut olay açısından başvuru ile ... sayılı markanın belli düzeyde benzer olduğu ancak başvurunun eşya listesinde kalan mallar/hizmetler açısından karıştırılma ihtimali oluşmayacağı kanaatine varıldığından 6769 s. SMK 6/1 maddesi çerçevesinde başvurunun tümden reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz reddedilmiştir. Son olarak 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....).
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...
27/02/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE; "Dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 5(1)(f) ve 5(1)(ç) maddeleri kapsamında tescil engeli bulunmadığı, Dava konusu mal ve hizmetlerin, itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadığı, Dava konusu marka ile itiraz gerekçesi ... sayılı markanın genel izlenim yönünden benzer olduğu, diğer markaların genel izlenim yönünden benzer olmadığı, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6(3) maddesi yönünden iddiaların ispatlanmadığı, (Kurul üyelerimizden uzmanlığı özellikle ... olan üyemizin teknik açıklamaları şu şekildedir: ... Mevzuatı Yönünden İnceleme; (66) Dava konusuna ilişkin olarak ve özellikle ... markası ile ilgili olarak ... (....)’nın ... ve ...’un ... resmi internet site adreslerinde yer alan bilgilerden yararlanarak aşağıda kısa açıklamalar yapılmıştır. (67) Türkiye’de ... aracı mahiyetindeki menkul kıymetlerin işlem göreceği teşkilatlanmış organize menkul kıymet borsaları, .... (....) ve bunlara dayanılarak yürürlüğe konulan ... mevzuatı düzenlemeleri çerçevesinde kurulup borsacılık faaliyetinde bulunabilirler. Nitekim, 2499 sayılı mülga ....’na dayanılarak 1985 yılında kamu hukuku tüzel kişiliğine haiz kamu kurumu statüsünde .... Menkul Kıymetler Borsası (..../ Borsa) kurulmuş ve ilk işlemler 03 Ocak 1986 tarihinde gerçekleştirilmeye başlamıştır. Aralık/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı meri .... ile kamu tüzel kişiliğine sahip ...., özel hukuk hükümlerine göre anonim şirket (özel hukuk tüzel kişisi) olarak çalışan bir işletme olan ve işbu davanın davacısı olan ... A.Ş.’ ye (.../ .../ Borsa) dönüşmüş ve endeks adlarında yer alan .... kısaltması (.... vb.) ... olarak (...-100, ...-30, ...-50 vb.) değiştirilmiştir. (68) Davacı ... A.Ş.’nin mevcut ortaklık yapısı, ... resmi internet site adresinde yer aldığı şekliyle aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: .......( RAPORDA)....... (69) ... ile ... arasında yapılan iş birliği çerçevesinde, Borsa bünyesindeki piyasa sistemleri ve teknolojik altyapı ... temelli ... sistemine geçirilmiştir. ... piyasalarının alım-satım ve takas işlemlerinin tümü aynı platform (Tek Platform) üzerinde uçtan uca gerçekleştirilmektedir. ... sistemine geçilmesiyle beraber, Borsanın emir işlem kapasitesi en üst seviyede saniyede 100.000 emiri işleyecek düzeye çıkarılmış, gidiş-geliş gecikme süreleri (roundtrip latency) mikro saniye mertebelerine indirilmiştir. Dünyada standart olarak kabul edilen emir iletim ve veri yayın protokollerinin kullanılmaya başlanmasıyla, Borsaya elektronik olarak erişim sağlayan yerel ve uluslararası yatırımcılar geliştirme maliyetlerine katlanmadan ... sisteminin sunduğu yüksek performanslı ve güvenilir hizmetten faydalanmaya başlamışlardır. (70) ... (....), resmi bir düzenleyicisi olmayan Tezgâh Üstü Piyasalarda [.... (....)] işlem gören menkul kıymetler için alım-satım fiyatlarının gösterildiği otomatik bilgi ağı olarak ....’de kurulmuş olan özel borsadır ve dünyanın “...” olarak kabul edilir. (71) ... ile ... arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşması çerçevesinde Ocak/2014 ayında başlatılan ... Teknolojik Dönüşüm Programı ile dünya genelinde seçkin borsalar tarafından kullanılmakta olan ... yazılımı ve diğer teknolojik bileşenlerinin ülkemiz ... mevzuatına uyumlu olarak revize edilmesi ve yeniden geliştirilmesi sağlanmıştır. Programın öngördüğü yeni teknoloji 30 Kasım 2015 tarihinde ... Pay Piyasası’nda hayata geçirilmek suretiyle ...’ in ilk aşaması devreye alınmıştır. Programın ikinci aşaması olarak Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (....), 6 Mart 2017 günü geçiş yaparak ... sistemi üzerinde çalışmaya başlayarak türev kontratlar ...’ da ... sistemi üzerinden işlem görmeye başlamışlardır. Programın üçüncü aşaması olarak Borçlanma Araçları Piyasası ile Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası, 2 Temmuz 2018 tarihinde geçiş yaparak ... sistemi üzerinde çalışmaya başlamıştır. (72) ...’da ... Teknoloji Dönüşümü ile Türkiye sermaye piyasalarında gerçekleşen değişiklikler şunlardır: • 1993 yılında devreye alınan 22 yıllık Pay Piyasası İşlem Sistemi uygulamaları, tüm ekosistemiyle birlikte yenilenmiştir. • ... Teknoloji Dönüşümüyle temel olarak dünyanın her yerinden ...’a erişim sağlanmıştır. • Borsacılık alanında Türkiye sermaye piyasaları artık dünya ile aynı dili konuşabilecek konuma ulaşmıştır. • ... Teknoloji Dönüşümüyle ...’un global bir oyuncu olması için önemli bir adım daha atılmıştır. • Dünya standartlarında inşa edilen Borsa’daki yeni veri merkezi ile yerli ve yabancı üyelere eş yerleşim hizmetleri sunulmaya başlanarak, algoritmik işlem ve .... gibi daha hızlı işlem yapılabilmesinin yanı sıra farklı mesafelerdeki üyelerin işlem sistemine benzer sürelerde erişebilmelerine olanak sağlanmıştır. • Sınırlı sayıda emir iletimi yerine sınırsız emrin kuyruğa girerek işleneceği bir yapıya geçilmiştir. • ... A.Ş. (...) ile birlikte ortak altyapı kullanılmaya başlanmıştır. Yeni ürünlerin ve pazarların oluşturulması kolaylaşmıştır. • ... Teknoloji Dönüşümünün gerçekleştirilmesinin ardından Tek Platformda Dört Piyasada işlem yapabilme yeteneği kazanılmıştır. ... Mevzuatına İlişkin Olarak: • Davacı ... A.Ş. ile ... arasında yapılan iş birliği anlaşması uyarınca ...’daki teknolojik altyapının ... yazılımı temelli ... marka adlı teknolojik sisteme geçirildiği; ... bünyesindeki dört piyasada işlemlerin ... marka adlı teknoloji sistemi üzerinden gerçekleştirildiği; • ... marka adlı Teknolojik Dönüşüm Programıyla 30.11.2015 tarihinde ... Pay Piyasasının, 06.03.2017 tarihinde ... Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasının, 02.07.2018 tarihinde Borçlanma Araçları Piyasası ile Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasasının ... teknoloji sitemine geçirilerek işlemlerin ... sistemi üzerinden gerçekleştirildiği; böylelikle ...’da ... teknoloji altyapısı kullanılarak Tek Platform üzerinden dört piyasada uçtan uca işlem gerçekleştirilmesinin mümkün hale geldiği görülmektedir. (73) Kurulumuz, yukarıdaki açıklamalar ve sunulan delilleri dikkate alarak, davacı markalarının internet aramalarında ve uygulamalarda sık kullanımı olması ve tek harflik farklılığın bu durumda oldukça etkisi olduğu ve ... ibaresinin özellikle belirli mal ve hizmetler yönünden ilgili şartları sağladığı, dava konusu markanın davacı markalarına zarar verebileceği görüşündedir. (74) 6769 sayılı SMK’nın marka tescilinde nispi red nedenlerine ilişkin 6(5) maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, takdiri Sayın Mahkeme'nin olmak üzere, ilgili maddenin dava konusu markanın tesciline engel oluşturduğu düşünülmektedir.) Dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 6(5) maddesi yönünden tescil engeli bulunduğu, 6769 sayılı SMK’nın 6(6) maddesi yönünden iddiaların ispatlanmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6(9) maddesi yönünden hukuki yorum yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Dava konusu ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluştuğu, Dava konusu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir. GEREKÇE; MUTLAK RED SEBEPLERİ AÇISINDAN ;
SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme; Davalın başvuru markasının "..." şeklinde, davacının markasının ise " ...+ ... " görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, başvuru ve davacının mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemeyeceği; sonucuna varılarak SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak ret sebebi oluşturmayacağı NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...+ ... " , " ... " , " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+ ... (...) " ibareli tescilli markası arasında markaların bütünselliği açısından görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği oluşmadığından ( taraf markaları arasında aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mal/hizmet görülmediğinden markalar arasında kanştırılma ihtimalinin bulunmadığı) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; Davacı tarafın " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Davacı tarafın " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; ANCAK ; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu nedeniyle davacıya ait borsa alanında tanınmış olduğu raporla belirtilen ... ibareli markasından " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği"kanaatine varılarak SMK 6/5 maddesindeki koşullar oluştuğu; Nitekim benimsenen raporda bu husus " Davacı ... A.Ş. ile ... arasında yapılan iş birliği anlaşması uyarınca ....’daki teknolojik altyapının ... yazılımı temelli ... marka adlı teknolojik sisteme geçirildiği; ... bünyesindeki dört piyasada işlemlerin ... marka adlı teknoloji sistemi üzerinden gerçekleştirildiği; ... marka adlı Teknolojik Dönüşüm Programıyla 30.11.2015 tarihinde ... Pay Piyasasının, 06.03.2017 tarihinde ... Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasının, 02.07.2018 tarihinde Borçlanma Araçları Piyasası ile Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasasının ... teknoloji sitemine geçirilerek işlemlerin ... sistemi üzerinden gerçekleştirildiği; böylelikle ....’da ... teknoloji altyapısı kullanılarak Tek Platform üzerinden dört piyasada uçtan uca işlem gerçekleştirilmesinin mümkün hale geldiği görülmektedir. Kurulumuz, yukarıdaki açıklamalar ve sunulan delilleri dikkate alarak, davacı markalarının internet aramalarında ve uygulamalarda sık kullanımı olması ve tek harflik farklılığın bu durumda oldukça etkisi olduğu ve ... ibaresinin özellikle belirli mal ve hizmetler yönünden ilgili şartları sağladığı, dava konusu markanın davacı markalarına zarar verebileceği görüşündedir. "şeklinde de izah edildiği; Tüm bu gerekçelerle aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... Kararının iptaline, 3-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.225,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.652,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/06/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır