İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/134 E. 2025/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/134
Karar No
2025/237
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/134 Esas - 2025/237

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/134 KARAR NO : 2025/237

DAVA :1- Marka Tecavüzü TESPİTİ, ihlalin kaldırılması 2- .... sayılı markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜ DAVA TARİHİ : 20/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 Yazım Tarihi: 09/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı kurumun 233 sayılı KHK hükümlerine tâbi, kamu yararı amacıyla ve kamu hizmetinin gereklerine uygun nitelikte iktisadi alanda faaliyetlerini sürdüren ve sermayesinin tamamı devlete ait bulunan bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, davacı kurumun unvanı “... ” iken 25.03.2013 tarih ve .... sayılı .... Kararı ile “... ” olarak değiştirildiğini, ... ve Marka Kurumu nezdinde..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı markaların 18, 29, 40. sınıflarda, genel itibariyle "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" emtialarını kapsayacak şekilde davacı kurum adına tescilli olduğunu, davalının ise davacı kurum markaları ile karıştırılma ihtimaline sebep olan ... numaralı "... ... " ve ... numaralı " ... ... ..." markalarını haksız suretle tescil ettirdiğini ve .... adresindeki işletmesinde kullandığını, davacı kurum ile hiçbir hukuki bağı bulunmayan davalı işletmenin “... ...” sözcük grubu ile yine aynı tabela zemininde “....” kısaltması ve altında “ ... ” logosunu bir büyükbaş hayvan figürü ile birlikte tüketicileri yanıltacak şekilde kullandığını, tüketicilerin davalı işletmede satılan ürünleri davacı kuruma aitmiş ya da davalı işletme davacı kurumun bayisiymiş gibi algıladıklarını, işletmedeki tabela, afiş, mağaza içi görselleri, poşet, personel kıyafeti ve reyonlarda yine benzer ihlallerin mevcut olduğunu, ihlallerin tespiti üzerine davalı mağazanın yetkilisi hakkında yanıltıcı nitelikteki eylemlerinin bir bütün halinde iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz suçuna vücut vermesi sebebiyle şikayette bulunulmuşsa da; ..... ve 19.10.2023 tarihli kararında davalı markalarının tescilli olması sebebiyle beraat kararı verilmiş olup, dosyanın halen istinaf aşamasında olduğunu, oysaki SMK m. 155 uyarınca tescilin artık tek başına bir hukuka uygunluk sebebi teşkil etmediğini, davacı kurum tarafından yakın bir zamanda açılan benzer bir marka hükümsüzlüğü davasında.... E. sayılı dosyasında hazırlanan 26.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda "..." kelime grubu marka kullanımına ilişkin "...Davacı ... 01.10.... tarihli Resmi Gazetede yayınlanan .... Kararıyla “...” adıyla ... ve ... alımı, yetiştirilmesi ile anormal fiyat oluşumunu önlemek için kamuya bağlı olarak kurulmuş, 2013 yılında adı “...” olarak değiştirilmiştir. Kurumun adının uzun yıllar “...” olarak kullanılması ve satış mağazalarının da bu isimle faaliyet göstermesi sonucu tüketici kesiminde hâlâ “...” olarak tanınmaktadır. Yukarıda alıntı yapılan marka bilgi ve görsellerinde görüleceği üzere “...” ibaresi davacı adına tescilli durumdadır. Dava konusu olan ve hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait markaların da ana unsur olarak “... ” ibaresini içerdiği görülmektedir. Davacıya ait ... ve ... tescil nolu markalar ile davalı markalarının kelime unsurları yönünden açık bir benzerlik taşıdığı, “...” ibaresinin her iki markada da kullanılmasının tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalini doğurduğu, her iki markanın hitap ettiği nihai tüketici nezdinde yanlış anlamaya sebebiyet verebileceği, davalının, davacının verdiği lisansla veya izinle faaliyet gösterdiği veya aralarında iş ilişkisi olduğu kanısının oluşabileceği, bu karıştırılma ihtimali nedeniyle SMK 6/1 maddesi gereğince davacı tarafın, davalıya ait .... tescil nolu markanın hükümsüzlüğünü talep edilebileceği kanısına varılmıştır..." yönünde değerlendirme yapıldığını, bu nedenle davalının mevcut kullanımının marka ihlaline sebep olduğunu ileri sürmüş; tescilleri rastlantısal olmayan ... numaralı "... bursa ... mağazası" ve ... numaralı " ... ... ..." markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, davalının davacı kurum markalarına tecavüzünün 6769 sayılı SMK'nın 149 / 1-a maddesi uyarınca tespitini, tespit olunacak tüm tecavüzlerin 6769 sayılı SMK'nın 149 / 1-ç maddesi uyarınca hükmen kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....).

Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir..", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 1-Davacı ... Genel Müdürlüğüne ait tescilli markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin davalı firmanın işyerinde üretilen ve satışa sunulan ürünler dolayısıyla marka ihlali oluşup oluşmadığı, hükümsüzlüğe konu edilen markalar ile bilirkişi raporunda belirtilen 2004/27646 ve 2023/064461 sayılı davalıya ait tescilli markaların davacı taraf iddiasının çürütüp çürütemeyeceği; 2-Davalı firma adına kayıtlı ... ve ... sayılı markaların davacıya ait tescilli markalar dolayısıyla SMK 6 ve 25 nci maddesine göre iltibasa dayalı ve ayrıca SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu bahisle davalı markalarının hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafa ait muhtelif sınıflarda ... ( “...” ibareli ) , ... ( “... ... + ...” ) , ... ( “... ... + ...” ) , ... ( “... ...” ) , ... ( “... ... ... + ...” ) , ... ( “... ... ... ... + ...” ) , ... ( “... ... ... ” ) , ... ( “... ... ... ...” ) , ... ( “...” ) , ... ( “...” ) sayılı tescilli markaları olduğu ; Davalıya ait ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” markası olduğu; Celbedilen ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Mahkememizce 27.03.2024 tarihli delil tespiti kararında ( talimat yoluyla) " davalı tarafa ait .... adresine gidilerek davacının..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil sayılı markalarına konu olan ibarelerin aynısı veya iltibas düzeyinde benzerlerinin davalı işyerindeki tabela, afiş, etiket görselleri, mağaza içi görseller, poşet, personel kıyafeti, reyonlarda ve sair yerlerde markasal şekilde ticari olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu eylemlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca davacının tescilli marka belgelerinden doğan haklarına tecavüz teşkil edip etmediği konularında ( mümkün ise vergi ve işletme kayıtlarına da bakılarak marka konusu ürünlerle sınırlı fotoğraflarının da çekilerek ) delil tespiti yapılmasına, " şeklinde karar verilmiştir. Tespitten sonra bilirkişi tarafından talimat mahkemesine sunulan 03.06.2024 tarihli raporda ÖZETLE " ( Davalı taraf adına tescilli markalar ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 / 5. maddesi dikkate alınmadığı takdirde ) davalıya ait işyerinde ... ve ... ürünleri emtiaları ve satış hizmetleri bakımından kullanılan “... + ...” ve “... ...” ibarelerinin, davacı kurum adına ... ve Marka Kurumu nezdinde 18, 29 ve 40. sınıflarda “işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, bağırsaklar, ..., ..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri, yenilebilir katı yağlar, hayvan kesim hizmetleri” emtia ve hizmetleri bakımından tescilli ... numaralı “... ... + ...” ve ... numaralı “... ... + ...” markaları ile karıştırılma ihtimaline sebep olabilecek ölçüde benzer olduğu ve davalı tarafın, davacıya ait ... ve ... numaralı markalardan kaynaklanan sınai hakları ihlal ettiği sonucuna varılabilecek ise de; Davalıya ait işyerinde kullanılan “....” ibaresinin davalı adına 29 ve 35. sınıflarda 31.08.2004 tarihinden itibaren – diğer bir deyişle davacı kurumun dava tarihi itibariyle geçerliliğini koruyan en eski tarihli markasından ( ... ) daha önceki bir tarihten bu yana – ... numarası ile tescilli olduğu, bu markanın taraflar arasında bugüne kadar herhangi bir hukuki ihtilafa konu edilmediği, yine tabelalarda yer verilen ... unsurunun davalı adına 29 ve 35. sınıflarda ... numarası ile tek başına tescil edildiği, bu durumda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25 / 6. bendi de göz önünde bulundurulduğunda, 155. maddenin huzurdaki uyuşmazlık bakımından davacı kurum lehine bir hukuki durum yaratmayabileceğine, Davalının işyeri girişinde ve muhtelif dekorunda kullandığı “... ...” ibarelerinin ise işyerinin niteliğini ve işyerinde satışa sunulan ürünlerin cinsini belirten tali unsurlar olduğuna, Davacı kurumun tescilli markalarında yer alan “...” ibaresinin ayırt edicilik vasfı - ... ve ... emtiaları ve satış hizmetleri bakımından – son derece zayıf genel bir ibare olarak kabul edilebileceğine, davalıya ait işyerinde “... ...” ibarelerinin ... ve ... emtialarının satışının yapıldığını ifade etmek amacıyla kullanılmasının m. 7 / 5 anlamında dürüst bir kullanım olarak nitelendirilebileceğine dair görüşümüz, ihlal olgusunun nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz olunur. " şeklinde ifade edilmiştir. Tahkikat aşamasında ise görev verilen bilirkişi heyetinin sunduğu 27/03/2025 tarihli Raporda ÖZETLE; " A. DAVACI ... AİT TESCİLLİ MARKALARIN KAPSAMINDAKİ MAL VE HİZMETLERİN DAVALI FİRMANIN İŞYERİNDE ÜRETİLEN VE SATIŞA SUNULAN ÜRÜNLER DOLAYISIYLA MARKA İHLALİ OLUŞUP OLUŞMADIĞINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME ....... davalı kullanımları özellikle dükkân tabelasında “... ...” ibaresi beyaz renkle ...” ibaresi üstte olacak şekilde altta “...” kelimeleri olacak şekilde oluşturulmuştur. Kelime grubunun sağ ve sol yanlarında ise hayvan başı figürü bulunmaktadır. Kullanımlarda figür kullanılmakla birlikte “... ...” bir bütün olarak kullanılmaktadır. Davacının marka ihlaline dayanak gösterdiği markalardan bir kısmı ise aşağıdaki gibidir: ... numaralı ve ... numaralı markalarıdır. Bu kapsamda öncelikle davacının markalarında yer alan “...” ve “...” ibareleri ayırt ediciliği bulunmayan; hayvan başı görseli ise 29. Sınıf malları yönünden ayırt ediciliği düşük kelimelerdir. Markalar üzerinde ayırt edici unsur olarak yer alan “...” ibareleri, yan unsur durumunda bulunan “...” ibareleri ve ... unsurundan oluşan karma nitelikli markalar olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmeye geçmeden önce heyetimizce yapılan araştırmada; ... 3780 sayılı Milli Korunma Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, 28/08/... tarih ve ... sayılı ....Kararı ile onaylanan, K/871 sayılı Koordinasyon Kurulu Kararı üzerine, 01/10/... tarihinde “...” unvanı ile ... bağlı 40 milyon TL sermayeli bir İktisadi Devlet Kuruluşu olarak kurulmuştur. 22/01/1993 tarih ve 93/2 sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile adı değiştirilerek “... A.Ş.” haline dönüştürülmüştür. Ayrıca Unvan değişikliğine ilişkin Kararname davacı vekili tarafından sunulduğu da heyetimizce görülmüştür. Bu kapsamda söz konusu markaların hizmet verdiği satış mağazalarının yıllarca “...” ismiyle yıllarca faaliyet gösterdiği, bu isimle uzun yıllar faaliyet göstermesi neticesinde ortalama tüketici ve tacirler tarafından bilinen televizyon ve radyoda haberlerde, reklamlarda görülüp duyulabilen, “...” olarak hafızada kalan, tüketicilerce “...” olarak anılan markalarladır. ... ve sözcükten oluşan karma markalarda karıştırılma ihtimali bakımından sözcüğe ağırlık verilmesi gerekmektedir. Zira sözcük markaları hem sözle hem yazı ile kolayca ifade edilmektedir. Dolayısıyla ayırt ediciliği bulunmayan figürler haricinde davalının kullanımına haiz “... ...” ibaresinin davacının markaları ile yeteri kadar farklılaşmadığı değerlendirilmektedir. Zira davacı markalarının yıllarca gelen kullanım neticesinde tüketici zihninde bir bütün halinde “...” olarak kaldığı, dolayısıyla kullanımdaki “...” ibaresinin söylenişte kulakta farklı bir tını bırakmayacağı, davalının faaliyeti ile aynı bulunan tescilli 29. Sınıfın tüketicilerinin ortalama dikkat ve özene sahip her meslekten yetişkinler olduğu, bütün olarak algılanan “ ... ve ...” ibaresinden kaynaklı davalı kullanımlarının benzerlik ihtiva ettiği, davacının verdiği lisansla kullanıldığı izlenimi yaratılabileceği kanaatine varılmıştır. Bu noktada davalının hükümsüzlüğü istenen tescilli markalarının tarihlerinin davacının tescilli markalarından çok daha uzun süre sonra tescilinin sağlandığı anlaşılmıştır. SMK 155. Maddesi “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez” hükmü düzenlenmiştir. Netice olarak davalı kullanımlarının, davacının 29. Sınıf malları ile aynı, aynı tür, benzer faaliyetleri kapsadığı anlaşılmakla davacının dayanak gösterdiği markalardan 29. Sınıfta tescilli ... numaralı ve ... numaralı markalarından doğan haklarını ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır. B. Davalı Firma Adına Kayıtlı ... Ve ... Sayılı Markaların Davacıya Ait Tescilli Markalar Dolayısıyla SMK 5/1-ç Ve Ayrıca SMK 5/1-ç Maddesine Göre Aynı Veya Ayırt Edilemeyecek Derecede Benzerlik Olduğu Bahisle Davalı Markalarının Hükümsüzlüğü Gerekip Gerekmediği Yönünden Değerlendirme Davacının dayanak markası yarım daire üzerinde büyük kalın punto ile ... ibareleri, dairenin alt dış kısmında “ ...” ibaresi ile dairenin iç kısmına konumlandırılmış dalga figürü üzerine hayvan başı figürü ve figürdeki iki kulak arasında çok küçük punto ile ... tarihinin konumlandırılması ile oluşturulmuştur. Davalının markaları incelendiğinde; ... tescil numaralı markası içi siyah, kırmızı çerçeveli altıgen içerisinde hayvan başı figürü, figürün kulakları arasında ... harflerinin konumlandırıldığı, yine figürün altında “Bursa ...” ibaresi ile ibarenin altına daha silik ve küçük şekilde “Mağazası” ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Bu çerçevede ... sayılı davalıya ait tescilli marka ile ... sayılı davacı markasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının diğer ... tescil numaralı markası incelendiğinde yarım dairenin en üstünde büyük boyutta 1950 tarihinin yer aldığı, dairenin dış alt kısmında “... ...” yazıldığı, dairenin içerisinde ise davacıda yer alan deniz dalgası figürü ve hayvan görselinin farklı renkleri ile oluşturulmuş şeklinin bulunduğu, hayvan figürü kulaklarının ortasına kulaklara gelecek kadar .... harflerinin konumlandırıldığı görülmüştür. Davalı markaları davacının dayanak markasının işaretlerinin birebir, tıpatıp aynı olmadığı; “ayırt edilemeyecek kadar benzerlik” incelemesinde ise davalı markasında marka örneğinde görünür biçimde yer alan ayırt edici “...” ve “1950” ibareleri ile davacı markasında marka örneğinde görünür biçimde yer alan ayırt edici “...” ve “...” ibarelerinin farklı olduğu dikkate alındığında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı; markalar arasındaki benzerliğin 5. maddenin konusu kapsamında olmadığı kanaatine varılmıştır. C. Davalı Firma Adına Kayıtlı ... Ve ... Sayılı Markaların Davacıya Ait Tescilli Markalar Dolayısıyla SMK 6 Ve 25’nci Maddesine Göre İltibasa Dayalı Benzerlik Değerlendirmesi davacının dayanak markalarında bulunan 29. Sınıftaki “..., ..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konserveleşmiş, dondurulmuş ... ürünleri.. Yenilebilir katı yağlar” emtiaları ile davalının hükümsüzlüğü istenen markalarda yer alan 29. Sınıftaki “..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.” Mallarının aynı, aynı tür olduğu değerlendirilmiştir. Yine davacının 29. Sınıf malları ile davalının markalarında bulunan 29. Sınıftaki “. Hayvansal kaynaklı sütler, Yumurtalar, yumurta tozları” ürünlerinin benzer, ilişkili mallardan olduğu; ... ve ... ürünü satılan yerlerde hayvanlardan elde edilen süt ve yine hayvanların yumurtalarının da satışa sunulabildiği değerlendirilmiştir. Aynı şekilde davalının 35.05 kapsamında “29.Sınıf/ ..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri”nin satışı hizmetlerinin davacının dayanak markalarındaki 29. Sınıf mallarla benzer, ilişkili mal ve hizmetlerden olduğu anlaşılmıştır. Zira ticari bir malı üreten bir işletmenin, ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu, mal üreten işletmenin, aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35.05 sınıfta da markasını tescil ettirmesine gerek olmadığı yargı kararları ile sabittir. .... mallar ile hizmetlerin benzer olabileceğini kabul etmektedir. Zira mallar ile hizmetlerin benzer kabul edilebileceği durumlarda tüketiciler, mal ile hizmetin menşeinin aynı olduğu intibaına kapılabilirler. Emtia ile hizmetin menşeinin aynı olduğu intibanın oluşmasında emtia ile hizmet arasındaki fonksiyonel ilişki önemli rol oynamaktadır ( .....) ....., 18.06.2018 T. “(…) davalının .... Sayılı "... " ibareli marka başvurusunun olduğu, davaya konu başvurunun kapsamında 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" mal ve hizmetlerinin bulunduğu, itiraza mesnet markaların 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40, 43, sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, başvuru kapsamında yer alan çekişme konusu hizmetlerin, 29. sınıftaki “..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri, kuru bakliyat hariç kurutulmuş, pişirilmiş, konservelermiş, dondurulmuş sebzeler, yemek pişirmek için sebze suları, hazır çorbalar ve hazır yemekler, konservelermiş, dondurulmuş, pişirilmiş meyveler, pekmezler, reçeller, marmelatlar, meyve ezmeleri, kompostolar, patates kızartmaları”, 30.sınıftaki ekmekler, pideler, pizzalar, lahmacunlar, 31. sınıftaki “bahçecilik ürünleri taze meyveler ve sebzeler, mantarlar, kültür mantarları, canlı hayvanlar, kanatlı hayvanlar, küçükbaş hayvanlar, büyükbaş hayvanlar, suda yaşayan hayvanlar,” mallar ile 40. sınıftaki gıdaların (yiyeceklerin) işlenmesi hizmetleri, yiyecek ve içeceklerin konserveleşmesi hizmetleri, hayvan kesim hizmetleri” bu hizmetler ile ilişkili yani birbirini tamamlayan mal ve hizmetler olduğu, “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yapabilmek için söz konusu girdilerin kullanılması gerektiği için birbiriyle ilişkili mal ve hizmetler olarak değerlendirildiği,” ) Nitekim perakendecinin sattığı başkasına ait olan marka ile perakendecinin adı aynı ise tüketiciler tarafından bu markanın perakendeciye ait olduğu ve bir perakendeci markası olduğu anlaşılabilmektedir. ......eldeki vaka değerlendirildiğinde; dava konusu gıda ürünlerinin ilgili tüketicilerin hemen her kesimden kimseler olabilecekleri ve tüketicilerin bu hizmetlerden yararlanırken yüksek bir dikkate düzeyi ile hareket etmeyecekleri düşünülmektedir. Diğer taraftan, ilgili grup açısından tüketici kitlesinin de geniş bir gruptan oluşması nedeniyle bu tüketicilerin hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacakları yönünde bir yorum yapılması isabetli olmayacağı gibi, ilgili tüketicinin önceden deneyimlediği bir marka ile sonraki marka arasında bağlantı olup olmadığını sorgulama ihtimalinin daha bile yüksek olabileceği düşünülmektedir. Emtialara ilgi duyan tüketicinin bilinç ve dikkat düzeyinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırıp kaldıramayacağı veya iltibas üzerinde etkisi ise marka işaretlerinin birbirine ne derece yakınsadığıyla ilgilidir. Marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyinin yüksek olması halinde, tüketicinin dikkat ve bilinç düzeyinin nispeten daha yüksek olması dahi iltibas ihtimalinin bulunmasına engel olamayabilir. Davacı ile Davalı İşaretlerinin Aynı veya Benzer Olup Olmadığının Değerlendirilmesi Somut olayın özelliklerine göre, yapılan karşılaştırmada, işitsel, görsel veya kavramsal benzerliklerden bir ya da birkaçının önemi ön plana çıkabilir. Yapılacak değerlendirme sonucunda anılan benzerliklerden herhangi birinin varlığı ortaya çıkıyorsa ve bu benzerlik markanın bütününü etkiler mahiyette ise, mal / hizmet benzerliği de dikkate alınarak, karıştırma ihtimalinin mevcudiyeti kabul edilebilir. Görsel Benzerlik Değerlendirmesi davacının dayanak markalarından ... numaralı , ....numaralı , ....numaralı , .... numaralı , .... numaralı , .... numaralı ,....numaralı , .... numaralı marka görsellerinin renk, ... ve unsurlarıyla tamamen farklı kompozisyonlar içerdiği görülmüştür. Davacının dayanak markalarından ... numaralı şekilli markası ise; yarım daire üzerinde büyük kalın punto ile ... ibareleri, dairenin alt dış kısmında “ ...” ibaresi ile dairenin iç kısmına konumlandırılmış dalga figürü üzerine hayvan başı figürü ve figürdeki iki kulak arasında çok küçük punto ile ... tarihinin konumlandırılması ile oluşturulmuştur. ... numaralı markası da sekizgen şeklinde olup yine deniz dalgası figürü ve dalganın ortasına konumlandırılmış hayvan başı figürü, figürün iki kulağı arasında ... tarihi ve en üstte ... harflerinin konumlandırıldığı bir tasarımdan oluşmaktadır. Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markaları incelendiğinde; ... tescil numaralı markası içi siyah, kırmızı çerçeveli altıgen içerisinde hayvan başı figürü, figürün kulakları arasında ... harflerinin konumlandırıldığı, yine figürün altında “ ...” ibaresi ile ibarenin altına daha silik ve küçük şekilde “....” ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Davalının diğer ... tescil numaralı markası incelendiğinde yarım dairenin en üstünde büyük boyutta 1950 tarihinin yer aldığı, dairenin dış alt kısmında “... ...” yazıldığı, dairenin içerisinde ise davacıda yer alan deniz dalgası figürü ve hayvan görselinin farklı renkleri ile oluşturulmuş şeklinin bulunduğu, hayvan figürü kulaklarının ortasına kulaklara gelecek kadar .... harflerinin konumlandırıldığı görülmüştür. Buna göre davacının ... numaralı markası ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı marka arasında yüksek düzeyde görsel benzerlik bulunmaktadır. Markaların genel mizanpajı, kullanılan renk, unsurların konumları, figürlerin aynılığı markaları görsel olarak yüksek düzeyde benzer kılmıştır. Davacının ... tescil numaralı markası yönünden ise hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı marka arasında işaretlerin konumlandırılması, aynı figüratif unsuların bulunması karşısında görsel olarak benzerlik bulunduğu, davalının ... markası yönünden ise hayvan başı figürünün ortasında “...” harflerinin yerleştirilmesi altında ... ibaresinin eklenmesi dikkate alındığında düşük düzeyli bir benzerlikten bahsedilebilecektir. İşitsel Benzerlik Değerlendirmesi ......davalı markaları sırayla “....” ve “....” şeklinde hecelenerek telaffuz edilirken davacının markaları “....” şeklinde hecelenerek telaffuz edilecektir. Bu noktada davalı markalarında baskın olarak telaffuz edilecek unsur “... ...” ile “ ... ” kelime gruplarıdır. Markalarda asıl vurgu bu kelime gruplarında toplanmaktadır. Şöyle ki taraf markalarında yer alan harfler ve tarihler tüketici zihninde yer etmeyen, algılanamayabilen detay unsurlardır. Dolayısıyla davacı markalarında bulunan “...” kelime grubu da davacı markalarında baskın unsur olarak telaffuz edilecektir. Bu kapsamda taraf markalarının ilk seslerinin ortaklığı ve diğer unsurların markalardaki ayırt ediciliğinin düşüklüğü karşısında ve markalarının kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları bakımından işitsel olarak yüksek düzeyde benzer olduğu tespit edilmiştir. Kavramsal Benzerlik Değerlendirmesi ....her iki markada bulunan “...” kelimeleri 29. Sınıf yönünden ürüne işaret etmektedir. Davalı markasında bulunan “...” ibarenin de markada ayırt ediciliği bulunmamaktadır. Bu kapsamda taraf markalarının kavramsal olarak aynı olduğu anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki; davacı kurumun ilk kez ...'de kurularak "..." adını uzun yıllar kullandığı ve satış mağazalarının bu isimle faaliyet gösterdiği anlaşılmakla, her ne kadar ... ve ... ibareleri gıda sektörü yönünden tek başına tescil edilemeyecekse de “...” ibaresinin bir bütün halde davacı ile özdeşleştiği, kullanım sebebi ile ayırt edicilik kazandığı değerlendirilmiştir. Taraf Markaları Arasında Karıştırılma ve Benzerlik Olup Olmadığının Değerlendirilmesi Bu kapsamda yukarıdaki açıklamalar ve taraf markaları arasında yapılan inceleme ve bütüncül değerlendirmeler sonucunda; taraf markalarını, aynı/aynı tür veya benzer mal ve hizmetler üzerinde aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketici nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği kuvvetle muhtemeldir. Daha önce belirtildiği üzere davacının dayanak markalarının hizmet verdiği satış mağazalarının “...” ismiyle yıllarca faaliyet gösterdiği, bu isimle uzun yıllar faaliyet göstermesi neticesinde ortalama tüketici ve tacirler tarafından bilinen televizyon ve radyoda haberlerde, reklamlarda görülüp duyulabilen, “...” olarak hafızada kalan, tüketicilerce “...” olarak anılan markalarladır. Dolayısıyla ortalama dikkate sahip tüketici zihninde kalan silik ize göre tercihini yaparken davacı markası yerine davalı markasını tercih edebilecektir. Markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile seri markalar olduğunu düşünebilecek yahut davalı markasını kullanma yönünde davalıya bir lisans hakkı tanındığı yanılgısına kapılabilecektir. Nitekim çekişme konusu ürünlerin tüketicileri toplumun her kesiminden genç ve yetişkin kimselerdir. Dolayısıyla, eğitim, bilgi, kültür farklılıklarına karşın pek çok kişi, dava konusu markaların tüketicileri konumundadır. Bu sebeple bu markaları taşıyan malların ortalama tüketicisinin her zaman markayı detaylı şekilde incelemeden hareket edebileceği ve davacının mallarını tercih ederken davalı markalarından edindiği olumlu imajı davacı markasına kolaylıkla aktarabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Markaların kapsadığı özellikle 29. Sınıftaki mallar bakımından iltibas eşiği oldukça düşük olup bahsi geçen markalar arasındaki imaj transferi ihtimali sebebiyle, tüketicilerin bu markaları/marka sahiplerini söz konusu mallar bağlamında ilişkilendirebilecekleri, bunun bir sonucu olarak da en azından tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimalinin oluşacağı ve dolayısıyla 29. Sınıftaki ve 35.05 kapsamında işbu malların satışı hizmetleri yönünden taraf markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında karıştırılma tehlikesinin ortaya çıkabileceği değerlendirilmektedir. SONUÇ; Davacının dayanak gösterdiği markalardan 29. Sınıfta tescilli ... ve ... numaralı markalarından doğan haklarını ihlal ettiği, ... sayılı markası ile davacının ... numaralı markasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı; markalar arasındaki benzerliğin SMK 5/1-ç maddesi kapsamında olmadığı, Davacının dayanak markaları ile davalının hükümsüzlük talebine konu .... numaralı marka ve işaretleri arasında 29. Sınıftaki “..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil, Yumurtalar, yumurta tozları ve 35.05 kapsamında “29.Sınıf/ ..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri” Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil, Yumurtalar, yumurta tozları”nın satışı hizmetleri yönünden ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: (Marka Tecavüzü davasında) SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı tarafın muhtelif sınıflarda ; ... ( “...” ibareli ) , ... ( “... ... + ...” ) , ... ( “... ... + ...” ) , ... ( “... ...” ) , ... ( “... ... ... + ...” ) , ... ( “... ... ... ... + ...” ) , ... ( “... ... ... ” ) , ... ( “... ... ... ...” ) , ... ( “...” ) , ... ( “...” ) sayılı Tescilli marka hakkının davalı işyerinde kullanımı nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Delil tespiti kararı üzerine dosyaya sunulan 03.06.2024 tarihli raporda ÖZETLE " ( Davalı taraf adına tescilli markalar ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 / 5. maddesi dikkate alınmadığı takdirde ) davalıya ait işyerinde ... ve ... ürünleri emtiaları ve satış hizmetleri bakımından kullanılan “... + ...” ve “... ...” ibarelerinin, davacı kurum adına .... nezdinde 18, 29 ve 40. sınıflarda “işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, bağırsaklar, ..., ..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri, yenilebilir katı yağlar, hayvan kesim hizmetleri” emtia ve hizmetleri bakımından tescilli ... numaralı “... ... + ...” ve ... numaralı “... ... + ...” markaları ile karıştırılma ihtimaline sebep olabilecek ölçüde benzer olduğu ve davalı tarafın, davacıya ait ... ve ... numaralı markalardan kaynaklanan sınai hakları ihlal ettiği" şeklindeki tespit ve kanaat kısmına; Yine tahkikat aşamasında sunulan 27/03/2025 tarihli Raporda ÖZETLE; "....... davalı kullanımları özellikle dükkân tabelasında “... ...” ibaresi beyaz renkle ...” ibaresi üstte olacak şekilde altta “...” kelimeleri olacak şekilde oluşturulmuştur. Kelime grubunun sağ ve sol yanlarında ise hayvan başı figürü bulunmaktadır. Kullanımlarda figür kullanılmakla birlikte “... ...” bir bütün olarak kullanılmaktadır. Heyetimizce yapılan araştırmada; ... 3780 sayılı Milli Korunma Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, 28/08/... tarih ve ... sayılı ... Kararı ile onaylanan, .... sayılı .... Kararı üzerine, 01/10/... tarihinde “...” unvanı ile ... bağlı 40 milyon TL sermayeli bir İktisadi Devlet Kuruluşu olarak kurulmuştur. 22/01/1993 tarih ve 93/2 sayılı .... kararı ile adı değiştirilerek “... A.Ş.” haline dönüştürülmüştür. Ayrıca Unvan değişikliğine ilişkin Kararname davacı vekili tarafından sunulduğu da heyetimizce görülmüştür. Bu kapsamda söz konusu markaların hizmet verdiği satış mağazalarının yıllarca “...” ismiyle yıllarca faaliyet gösterdiği, bu isimle uzun yıllar faaliyet göstermesi neticesinde ortalama tüketici ve tacirler tarafından bilinen televizyon ve radyoda haberlerde, reklamlarda görülüp duyulabilen, “...” olarak hafızada kalan, tüketicilerce “...” olarak anılan markalarladır. ... ve sözcükten oluşan karma markalarda karıştırılma ihtimali bakımından sözcüğe ağırlık verilmesi gerekmektedir. Zira sözcük markaları hem sözle hem yazı ile kolayca ifade edilmektedir. Dolayısıyla ayırt ediciliği bulunmayan figürler haricinde davalının kullanımına haiz “... ...” ibaresinin davacının markaları ile yeteri kadar farklılaşmadığı değerlendirilmektedir. Zira davacı markalarının yıllarca gelen kullanım neticesinde tüketici zihninde bir bütün halinde “...” olarak kaldığı, dolayısıyla kullanımdaki “...” ibaresinin söylenişte kulakta farklı bir tını bırakmayacağı, davalının faaliyeti ile aynı bulunan tescilli 29. Sınıfın tüketicilerinin ortalama dikkat ve özene sahip her meslekten yetişkinler olduğu, bütün olarak algılanan “ ... ve ...” ibaresinden kaynaklı davalı kullanımlarının benzerlik ihtiva ettiği, davacının verdiği lisansla kullanıldığı izlenimi yaratılabileceği kanaatine varılmıştır. ..... davalı kullanımlarının, davacının 29. Sınıf malları ile aynı, aynı tür, benzer faaliyetleri kapsadığı anlaşılmakla davacının dayanak gösterdiği markalardan 29. Sınıfta tescilli ... numaralı ve ... numaralı markalarından doğan haklarını ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalı tarafın işyerinde tabelalarında, ürün etiketlerinde, reyon görsellerinde, mağaza içi görsellerde, mağaza poşetlerinde ve ambalajlarında davacıya ait tescilli ... ( “... ... + ...” ) , ... ( “... ... + ...” ) , markaları ile iltibas düzeyinde benzerini kullandığı anlaşıldığından bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Davalı tarafın işyerindeki dükkân tabelasında “... ...” ibaresi beyaz renkle ...” ibaresi üstte olacak şekilde altta “...” kelimeleri olacak ,. Kelime grubunun sağ ve sol yanlarında ise hayvan başı figürü ile birlikte “... ...” şeklindeki kullanımlarda talimat yoluyla alınan raporda "Davalıya ait işyerinde kullanılan “....” ibaresinin davalı adına 29 ve 35. sınıflarda 31.08.2004 tarihinden itibaren – diğer bir deyişle davacı kurumun dava tarihi itibariyle geçerliliğini koruyan en eski tarihli markasından ( ... ) daha önceki bir tarihten bu yana – ... numarası ile tescilli olduğu, bu markanın taraflar arasında bugüne kadar herhangi bir hukuki ihtilafa konu edilmediği, yine tabelalarda yer verilen ... unsurunun davalı adına 29 ve 35. sınıflarda ... numarası ile tek başına tescil edildiği, bu durumda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25 / 6. bendi de göz önünde bulundurulduğunda, 155. maddenin huzurdaki uyuşmazlık bakımından davacı kurum lehine bir hukuki durum yaratmayabileceğine, " şeklinde bir kanaat belirtilse de ; davacının daha önceki tarihli ... ( “...” ibareli ) markası olduğundan bilirkişinin bu görüşüne iştirak edilmemiştir. Neticeden dava kabul edilmiştir. (Hükümsüzlük davasında); SMK 5/1-ç maddesi açısından; Davacının markasının ... sayılı ( “... ... + ...” ) , ... sayılı ( “... ... + ...” ) , şeklinde; davalı tarafın markaları ise ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” görselini içermesi karşısında bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bu açıdan SMK 5/1-ç maddesindeki koşul oluşmadığı; SMK 6/1 maddesi açısından; Önceki tescilli bir marka (davacıya ait olan) ile sonraki tesçilli marka (davalı markası) arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının ... sayılı ( “... ... + ...” ) , ... sayılı ( “... ... + ...” ) ibareli markası ile davalı firmanın ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ; Diğer yönden tahkikat aşamasında sunulan 27/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda sayfa 17-18-19 daki karşılaştırma tablosunda ... ve ... sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." malları ile 35/05 kapsamında kalan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." mallarının satış hizmetleri yönünden emtia benzerliği oluştuğu ; Bunun dışında kalan davalı markaları açısından emtia benzerliği oluşmadığı; Davacının diğer mesnet markaları ile dava konusu markalarda ise görsel , sescil ,anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, önceki markadaki ve sonraki markadaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ... ve ... sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." malları ile 35/05 kapsamında kalan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." mallarının satış hizmetleri yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ... sayılı ( “... ... + ...” ) , ... sayılı ( “... ... + ...” ) ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , iltibas ve benzerlik nedeniyle her iki taraf markası arasında yanılgı yaşayabileceği, hedef kitle açısından bu emtialarda iltibas ve benzerlik nedeniyle davalı taraf markası ile davacı taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında bu emtialarda 6769 sayılı SMK 6/1 iltibas koşulu ve SMK 25/1 .nci maddedeki hükümsüzlük koşulu da kısmen oluştuğundan bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

2 ayrı dava olup marka tecavüzü davası kabul edildiği, hükümsüzlük davası da kısmen kabul edildiğinden davacının bu davada haklılık durumu 3/4 oranında olduğu değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Marka Tecavüzü Talepli açılan davanın KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına yönelik tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, ihlal oluşturan eylemin ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-Marka Hükümsüzlüğü Talepli açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 4-Davalı firmaya ait ... ve ... sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." malları ile 35/05 kapsamında kalan 29. Sınıftaki "..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, süt ürünleri (terayağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları." mallarının satış hizmetleri yönünden markaların KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmelerine, karar kesinleştiğinde .... müzekkere yazılmasına, 5-Hükümsüzlük talepli açılan davada diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, Marka Tecavüzü Talepli Açılan Davada; 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Marka Hükümsüzlük Talepli Açılan Davada; 8-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 9-Davacının yaptığı; 14.500,00 TL bilirkişi ücreti, 115,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.042,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 3/4 'ü olan 11.281,95 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma temsilcisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.23/06/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/134, K. 2025/237, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-134-e-2025-237-k-e405217908f1