İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1020 E. 2025/289 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1020
- Karar No
- 2025/289
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1020 Esas KARAR NO : 2025/289 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Köyceğiz'deki inşaat projesinde kullanılmak üzere ihtiyaç duyduğu "akıllı ev sistemlerine" yönelik ürünler için davalı ... (...Teknoloji) firma olarak 28.07.2022 tarihli bir teklif formunu müvekkili şirkete sunduğunu, buna göre davalı ... tarafından düzenlenen 28.07.2022 tarihli ... Teknoloji Ürün ve Sistem Teklifi başlıklı formdaki ürünlerin ve verilece hizmetin ücreti 4.080,20 Dolar(USD) olarak belirlenmiş ve müvekkili şirkete bildirildiğini, bunun üzerine aynı tarihte müvekkili tarafından, teklif formu gereği davalının ... nolu hesabına ön ödeme-avans olarak 1.960,80 doların (USD) o günkü Türk Lirası karşılığı olan 35.000,00-TLödeme yapıldığını, teklif formundan da anlaşılacağı üzere; teklif birim fiyatlar ve genel toplam döviz (USD) cinsinden belirtildiğini, yine teklif formuna göre , "Teklif USD olarak verilmiş olup, TL Fiyat; ödeme tarihindeki anlık TCMB USD efektif döviz satış kurundan TL'ye çevrilerek" hesaplanacağını, söz konusu teklif formu müvekkili şirket tarafından da uygun görülmüş ve bu döviz bazlı teklif formunda adet, tür ve fiyatları belirtilen ürünlere karşılık olarak müvekkili şirket tarafından ön ödeme/avans olarak 1.960,80 USD ödenmek üzere davalı yan ile anlaşmaya varıldığını, ancak davalının kendisine (firmasına) ait bir banka döviz (USD) hesabı bulunmadığından ,davalının talebi ile ön ödeme-avans için anlaşmaya varılan 1.960,80 doların (USD) o günkü Türk Lirası karşılığı 35.000,00-TL müvekkili şirket hesaplarından davalının... nolu hesabına ödendiğini, ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere üzere; teklif formuna istinaden davalıya ödenen bedel olan 35.000-TL,TL Fiyat opsiyonuna göre ödeme anındaki 1.960,80.USD (Dolar) kuruna mukabil yapılan bir ön ödeme -avans ödemesi olduğunu, 28.07.2022 tarihli anlaşma ve ödemeden sonra, davalıya bu paranın geri ödenmesi konusunda Karşıyaka...Noterliği 29.09.2023 tarih ve... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarname davalıya 17.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye rağmen davalı, teklif formunda belirtilen hiçbir ürünün teslimini gerçekleştirmediği gibi müvekkilinin ödemiş olduğu parayı da iade etmediğini, aradan 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen davalı hiçbir edimini yerine getirmediği gibi müvekkilinin teklif formuna istinaden ödemiş olduğu 35.000-TL (ödeme anındaki 1.960,80.USD döviz kuru karşılığı üzerinden ödenen ) parayı müvekkili şirketin tüm iyi niyetli talep ve görüşmelerine rağmen geri ödenmemiş/iade etmediğini, söz konusu bedelin iadesi için davalı aleyhinde ayrıca İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ancak davalı kötüniyetli olarak hakkında başlatılan bu icra takibine de itiraz ettiğini belirterek davalarının yabancı para borcundan kaynaklı olması nedeniyle müvekkilinin davaya dayanak teklif formunun TL Fiyat ödeme opsiyonu gereği ödemiş olduğu 1.960,80.-USD (dolar)'nin, borçlunun temerrüde düştüğü 17.10.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4A maddesine göre hesap edilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu tutarın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek borçlunun temerrüde düştüğü 17.10.2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise; teklif formunun TL fiyat ödeme opsiyonu gereği o günkü dolar kuruna göre hesap edilen 1.960,80-USD karşılığı olarak ödenen 35.000-TL 'nin davanın açıldığı tarihe kadar denkleştirici adalet ilkelerine göre ''enflasyon, tüketici fiyat endeksi, altın ve döviz kurları ile işçi ve memur maaşlarındaki vs. artışların ortalamaları alınarak'' ulaşılan alım gücü doğrultusunda davanın açıldığı tarihe tekabül eden ve bilirkişi incelemesi sonucunda hesaplanacak miktarın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere ve rapora göre arttırılmak üzere şimdilik 35.000.-TL' nin borçlunun temerrüde düştüğü 17.10.2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında müvekkilinden talep edilen; 1960,80 USD asıl alacak ve 306,19 USD işlemiş faiz olmak kaydı ile toplamda 2.266,99 USD (takip çıkışı) talep edildiğini, davacı tarafa göre müvekkili çekilen ihtarnamelerine rağmen geri ödemeyi yapmadığı ve edimini de yerine getirmediği belirtildiğini, ancak teklif formu dikkatlice okunacak olursa "Sözleşmenin imzası ile malzeme sipariş süreci başlayacak olup termin süresi en erken 8-10 haftadır. Stok ürünler derhal." şeklinde müşteriler için imza klozu konduğunu, ancak davacı tarafça müvekkilinin teklifine ne imza atılmış ne de kaşe vurulduğunu, bu sebeple sözleşme geçerlilik kazanamadığını, görüleceği üzere teklif formunda sadece müvekkilinin imzası bulunduğunu, daha sonra davacı tarafça sözde müvekkilinin edimini yerine getirmediği bahane edilmiş ve gönderilen TL yerine müvekkilinden USD talep edildiğini, bu durum müvekkiline gönderilen ödeme emri ile çekilen ihtarnameden de açıkça görüldüğünü, davacı taraf müvekkilinin sunduğu teklif formuna riayet etmemiş, imza klozu ile başlayacak malzeme tedarik sürecini başlatmadığını, teklif formunda görüleceği üzere müşteri kaşe/imza kısmı boş olduğunu, işbu duruma rağmen davacı tarafça göndermiş olduğu parayı USD ye çevirerek müvekkilinden haksız çıkar sağlamaya çalıştığını, kendi üzerine düşen edimini yerine getirmeyen davacı sözleşmenin geçerliliğini sağlamadığını, taraflar arasında sözleşme kurulduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ödediği para sözleşme öncesi fizibilite çalışmaları kapsamında yapılmış masraflara ilişkin olduğunu, davacı daha sonra sözleşmeye imza atmadığı gibi, herhangi bir talepte de bulunmadığını, ayrıca yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı tarafça müvekkilinden ihtarname tebliğ tarihi olan 17/10/2023 tarihinden itibaren temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden bahisle ticari avans faizi talep ettiğini, ancak sözleşme geçerlilik kazanmadığından ticari iş gerçekleşmediğini, talep edilen faiz türü de hatalı olduğunu, yasal faiz talep edileceğini, kaldı ki ihtarname içeriğine göre yine USD talep edilmiş ve müvekkiline USD hesabı bildirildiğini, ancak TL gönderilen paraya ilişkin keyfi olarak USD karşılığı para talebi kötü niyetin göstergesi olduğunu, ayrıca müvekkili sözleşme öncesi davacıya durumu izah ettiğini ve yapacağı keşif, yol, danışmanlık ve fizibilite ücreti olacağı sonrasında anlaşma sağlanırsa işlemin yapılacağı bildirildiğini, davacı sözleşmeye imza atmamış ve sözleşmeyi başlatmadığını, hal böyle olmakla müvekkiline karşı yabancı para cinsinden talep edebileceği herhangi bir alacağı da olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra dosyasından davalı alacaklıya borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ..., borçlunun davalı ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 1.960,80-USD asıl alacak ve 306.19-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.266,99-USD bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanun'da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323). Ticari davalar ise aynı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; alacaklının davacı ..., borçlunun davalı ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 1.960,80-USD asıl alacak ve 306.19-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.266,99-USD bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davalının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davalının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf siciline de kayıtlı olmadığı,EVDB bilgisayar kayıtları tetkikinde ... T.C. kimlik numaralı ...'ün herhangi bir mükellefiyet kaydına rastlanılmadığının mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza