İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/10 E. 2025/1242 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/10
- Karar No
- 2025/1242
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/10 Esas KARAR NO : 2025/1242
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 18.11.2020 tarihinde davalı ..... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.’nin ...... Şubesinden 1.739.400,02 TL bedel ile sıfır kilometre ..... marka ...... model bir araç satın aldığını, müvekkilinin aracı detaylı olarak temizlettiği esnada araçta satın alındığı esnada bulunmayan, sonradan ortaya çıkan, vernik altında ve boya tabakasının içinde lekeler olduğunun tespit edildiğini, zira müvekkili tarafından araçta mevcut gizli ayıplar tespit edildiği gibi bahse konu boya hatalarına ilişkin davalıya başvurulduğu, aracın davalı şirketin servisine götürüldüğünü ve davalıya bildirim gerçekleştirildiğini, davalı tarafından başta araçta mevcut ayıplar ve hatalar kabul edilmiş olsa da sürecin sürüncemede bırakılarak sonuca kavuşturulmadığını, davalı tarafça çözüm bulunmayarak müvekkilinin oyalanması ve aracın trafikte aktif olarak kullanıyor olması sebepleri ile olası kaza halinde delillerin yok olabileceği hususu göz önünde bulundurularak Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... D. İş Sayılı dosyası üzerinden araçta mevcut ayıplara ilişkin uzman bir bilirkişi tarafından delil tespiti yaptırıldığını, bilirkişi tarafından aracın farklı tarihlerde 2 kez incelenmiş olup incelemelerden birinin Bakırköy Adliyesi otoparkında gerçekleştirildiğini, bir diğer incelemenin ise ........ Oto Avcılar yetkili servisinde gerçekleştirildiğini, yapılan incelemelere davalı vekilinin de katıldığını, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... D. İş Sayılı dosyası üzerinden gerçekleştirilen tespite ilişkin tanzim edilen 22.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Bakırköy Adliyesi otoparkında yapılan ilk incelemede aracın kaportası ve diğer bölgeleri üzerinde çeşitli bölgelerde su lekesi benzeri araç rengine göre daha koyu tonda lekeler bulunduğu ve lekeler incelendiğinde söz konusu lekelerin aracın boya tabakası içinde vernik tabakası altında olduğu kanaatine varıldığını, araçta mevcut lekelerin zamanla artması ve belirginleşmesi sebebi ile yapılan 16.11.2022 tarihli incelemede ise hassas bir şekilde iki farklı cihaz ile detaylı olarak boya ölçümü yapıldığını, ikinci incelemede söz konusu lekelerin boyutlarının ilk incelemeye göre arttığı ve lekelerin belirginleştiğinin tespit edildiğini ve kurutucu cihaz vasıtasıyla lekenin olduğu bölgelere sıcak hava uygulanarak lekelerin şekli veya niteliğinde bir değişim olup olmayacağının gözlendiğini ancak lekelerde bir değişime rastlanmadığını, bilirkişi tarafından yapılan detaylı inceleme ve ölçümler sonucunda müvekkiline ait ..... plakalı araç üzerinde oluşan lekelerin yüzeydeki vernik tabakasının altında, boya tabakasının içinde ve aynı boya kalınlığına sahip olduğunun anlaşıldığını, bu durumda söz konusu lekelerin üretim aşamasında boya katmanları arasında oluştuğunun, sonrasında ise vernik tabasının uygulanması esnasında vernik tabasının altında kaldığı kanaatine varıldığını, rapor içeriğinde söz konusu lekelerin araç adına bir kusur/ayıp olduğu kanaatine varılarak lekelerin ortaya çıkış şekli ve zamanı itibariyle de gizli ayıp niteliğine sahip olduğunun bilirkişi tarafından açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporundan da açıkça görüldüğü üzere müvekkilinin aracında ortaya çıkan gizli ayıbın fabrika çıkışı bir ayıp olduğu, aracın müvekkiline satılmadan önce de ayıplı olduğunu, araç satıma hazırlanmadan önce araca ilişkin ayıbın davalı tarafça bilindiği ve davalının bu ayıbı müvekkilinden gizleyerek aracı müvekkiline sattığının aşikar olduğunu, Arabuluculuk sürecinde de davalı tarafa durum detaylı olarak aktarılmış olsa da davalı tarafça bir çözüm getirilmeksizin arabuluculuk sürecinin anlaşamayarak sonlandırıldığını iddia ederek; haklı davanın kabulüne, müvekkilinin aracında ayıp nedeniyle meydana gelen değer kaybının hesaplanarak faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu aracı 18.11.2021 yılında satın aldığını iddia ettiğini, davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, gerek yasal düzenlemeler ve gerekse garanti belgesi içeriği birlikte değerlendirildiğinde, huzurdaki ihtilafın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu buna karşın dava konusu aracın 2021 yılında satın ve teslim alındığını, huzurdaki davanın iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının ardından ikame edildiğini, davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ihbar ve muayene yükümlülüğüne uygun davranmamış olup; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, ticari alım-satım işlemlerinde alıcının muayane ve ayıp ihbar yükümlülüğü uyarınca mevzuatta belirtilen süre içerisinde ve usulüne uygun olarak satıcıya ayıp ihbarının yapılması gerektiğini aksi halde dava hakkının ortadan kalkacağının Yargıtay içtihatlarınca da sabit olduğunu, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmamakta olduğunu, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu araçta yapılan incelemeler sonucunda lekelerin dış kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu aracın üretimi ile alıcıya satışı esnasında niteliğini doğrudan veya dolaylı olarak azaltan herhangi bir durum söz konusu olmadığı gibi, alıcının kullanım amacını azaltan ve araçtan beklediği faydalara zeval getiren herhangi bir durum da olmadığını, dava konusu aracın alıcı tarafından 2021 tarihinde satın alınmış olup, arızanın meydana geldiği ileri sürülen tarihe kadar tam verimle çalışmış ve davacı tarafa fayda sağladığını, 2 yıldan fazla süre ve aracın katettiği mesafe boyunca dava konusu aracın kullanıldığını ve aracın üretimine yönelik herhangi bir hasar ve ayıptan da söz edilmediğini, yaklaşık 2 yıldan fazla süre boyunca davacı uhdesinde bulunan aracın kullanıcı hatalarından kaynaklı sorunlarının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, davacı tarafın aracı satın aldığı esnada araçta bulunmayan lekelerden bahsettiğini, buna göre davacı tarafın aracı satın aldığı esnada herhangi bir leke bulunmadığını ikrar ettiğini, bu aşamada gizli ayıp iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davacı olduğunu, davacı tarafın karşılaştığını öne sürdüğü problemler sonrasında aracın yetkili servise getirilmiş olup yetkili servis tarafından davacının aracına ilişkin gerekli incelemeler yapıldığını ve dava konusu aracın müvekkili şirketin iki ayrı servisinde incelemeye tabi tutulduğunu, ........ Oto Vadi'de servis yetkilisi ve boya ustasının aracı birlikte incelediğini, yapılan inceleme sonucunda lekelerin dış etken kaynaklı olduğu, aracın üzerine bir şeyin damladığı/aktığı ve boyaya zarar verdiğinin ortaya çıktığını, bu hususta da davacıya gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ........ Oto Avcılar servisinde de dava konusu aracın incelendiğini ve bu incelemede de aracın gövdesine kimyasal bir maddenin etki ettiği ve gövde boyasına zarar verdiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla dava konusu araçta meydana gelen lekelerin imalat ile bir ilgisi bulunmadığını, kaldı ki herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte üretim aşamasında boya ile ilgili sıkıntı bulunduğu bir an için kabul edilse bile bu durumun 3 yıl boyunca ortaya çıkmama ihtimali bulunmadığını, ayrıca müvekkili firmanın ürettiği ve piyasaya sürdüğü araçların satışını yapmadan önce, araçların kontrolünü ve incelemesini yaptığını, herhangi bir sorun olması halinde de araçların satış işlemini gerçekleştirmediğini, bu sebeple üretimden kaynaklı ayıp ve kusur iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının belirsiz olup, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, dava konusu aracın sonradan boyanmış ve/veya imalat hatalı olarak davacıya satılmış olmadığı gibi; davacı tarafından iddia edilen boyama işleminin aracın davacı tarafa satım ve teslimi anında mevcut olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, davacının dayanak olarak gösterdiği raporların müvekkili şirkete tebligat yapılmadan gıyapta yapıldığını, taraflarınca itiraz edilmiş olan raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte bilirkişi raporunun hiçbir teknik ve bilimsel inceleme içermemekte olup; gerekli teknik ve bilimsel incelemenin varsayımlara dayanılarak düzenlendiğini, durum böyle iken, HMK.m.403 hükmü ihlal edilir şekilde gıyapta delil tespiti yapılmış olup; bu nedenle anılan tespit işlemi ve akabinde tanzim edilen bilirkişi raporu geçersiz olduğundan iş bu davada delil niteliği de bulunmadığını savunarak; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle davanın reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeniyle değer kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davalı ........ Oto Servis ve Ticaret A.Ş. tarafından davacıya satışı yapılan ..... Marka Defender 2020 model aracın ayıplı olarak satışının yapılıp yapılmadığı, ayıplı satış yapılmış ise ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın araçta değer kaybına neden olup olmadığı, neden olmuş ise değer kaybı tutarının ne olduğu, davacının ayıp nedeniyle değer kaybının tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında garanti süresinin dolmuş olup olmadığı, davalının zamanaşımı definin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Mahkememizin ..... Değişik İş sayılı dosyası; iş bu dosya içerisine alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. ..... plakalı aracın UYAP Bilişim Sistemi üzerinden aktif-pasif tescil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalı şirketten; ..... plaka sayılı aracın davacı şirkete satışına ilişkin evrakın onaylı örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden; ...... plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ulaştırma ve Alt yapı Bakanlığı'ndan; ...... plakalı aracın muayene kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...... Sigorta Anonim Şirketinden; ..... plaka sayılı aracın 30/08/2021 ve 13/03/2021 tarihinde karıştığı kazalar neticesinde açılan ..... ve ..... numaralı hasar dosyalarına ait bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili tarafından bildirilen tanık mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ....... beyanında, "Ben davacı şirket yetkilisi ..... beyin şoförlüğünü yapıyorum yaklaşık 3 - 3,5 yıl kadar oldu. Davaya konu aracı da ..... bey 2020 yılının 11. Ayı gibi almıştı. Aracı ben kullanıyorum. Araç alındığı zaman 5 - 6 ay kadar biz herhangi bir şey fark etmedik ancak sonrasında aracın boya altında olduğunu düşündüğümüz lekeler çıkmaya başladı bu lekeler yıkama ile geçmeyen lekelerdi. Pasta cila ve çeşitli işlemler yaptırmamıza rağmen bu lekelerin geçmediğini gördük. Davalı şirket sahibine aracı götürdük onlarda bir takım incelemeler yaptılar hatta fırın diye tabir edilen bir boya sisteminin içerisine de soktular. Ancak yapılan işlemler lekeleri geçirmedi hatta son zamanlarda bu lekeler daha da artış gösterdi. Araç benim kullandığım dönemde 1 kez hasara uğradı ancak örnek vermem gerekirse ön sol ön çamurluğundan bir hasara uğramıştı ama lekeler aracın başka bir bölümündeydi araç koyu yeşil renktedir lekeler ise siyaha yakın tonlarda ortaya çıktı. Aracı halen kullanıyorum benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememiz dosyası; davaya konu ve davalı ........ Oto Servis ve Ticaret A.Ş. tarafından davacıya satışı yapılan ..... Marka Defender 2020 model ..... plaka sayılı aracın ayıplı olarak satışının yapılıp yapılmadığı, ayıplı satış yapılmış ise ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın araçta değer kaybına neden olup olmadığı, neden olmuş ise değer kaybı tutarının ne olduğu, davacının ayıp nedeniyle değer kaybının tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında garanti süresinin dolmuş olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere İ.T.Ü. Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 31/10/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir. 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davaya konu kusurların taşıtın davete icabet edilerek Laboratuvara getirilmemesi nedeni ile kesin tespitinin yapılması imkanının bulunamadığı, dosya üzerinden değerlendirme yapma zaruretinin hasıl olduğu, taşıtta ortaya çıkan boya kusurunun mevcut belgelere istinaden imalat kaynaklı gizli ayıp vasfında bulunduğu, taşıtın yetkili servis şartlarında uygun boya onarımı yapılması durumunda değer kaybının 500.000,-TL mertebesinde gerçekleşeceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememiz dosyası; 25/12/2024 tarihli celse ara kararı ile taraf vekillerinin bilirkişi raporuna beyan ve itirazları da değerlendirilmek suretiyle; araç üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık konularında ek rapor düzenlenmek üzere kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 12/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"... Kök raporda: "davaya konu kusurların taşıtın davete icabet edilerek Laboratuvara getirilmemesi nedeni ile kesin tespitinin yapılması imkanının bulunamadığı, dosya üzerinden değerlendirme yapma zaruretinin hasıl olduğu, taşıtta ortaya çıkan boya kusurunun mevcut belgelere istinaden imalat kaynaklı gizli ayıp vasfında bulunduğu, taşıtın yetkili servis şartlarında uygun boya onarımı yapılması durumunda değer kaybının 500.000,-TL mertebesinde gerçekleşeceği kanaatinin sunulmuş olduğu, bilirkişi Ek Ön Raporunda: "açıklanan nedenler ile Sayın Mahkeme tarafından uygun görülmesi halinde; incelemenin Motorlar ve Taşıtlar Laboratuvarı açısından uygun olan 12/03/2025 Çarşamba günü, saat 11.00'da yapılması için taraflara tebligat çıkarılması yanında 60 günlük ek süre tanınmasının" belirtilmiş olduğu, taşıt üzerinde yapılan inceleme neticesi de kök raporda uygun şekilde verilmiş olan kanaatin muhafazası gerektiğini ortaya çıkardığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 21/07/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve tamamlama harcını ikmal etmiştir. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde, "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa satılananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabileceği, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı durumlarda, durumun bunu haklı göstermesi hâlinde hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın ise alıcının ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. TBK 223/2. Maddesinde ise; "...Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. "hükmüne yer verilmiştir. TBK 225 maddesine göre de ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanı, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 31/10/2024 tarihli kök ve 12/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirketin davalı ........ Oto Servis ve Tic. A.Ş. 'den 18/11/2020 tarihinde dava konusu yapılan ..... marka 2020 model Defender otomobili ..... nolu fatura ile 705.727,79-TL'ye satın aldığı, tarafların tüzelkişi tacir olup taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin ticari nitelikte olduğu, araç satışından bir süre sonra dava konusu araç üzerinde su lekesi benzeri araç rengine göre daha koyu renkte lekeler bulunduğunun fark edildiği, aracın davalı şirket yetkili servisine götürüldüğü, ayrıca araç üzerinde delil tespiti yaptırıldığı, araç üzerinde 12/03/2025 günü .... Makina Fakültesi Motorlar ve Taşıtlar Laboratuvarında, taraflar huzurunda gerçekleştirilen inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; S.B.M. tarafından 122943 kayıt numarası ile bila tarih yazı ekinde sunulan evraka binaen taşıtın 13/03/2021 ve 30/08/2021 tarihli iki kazasının kayıtlı bulunduğu, ilk kazada sol ön çamurluk ve bağlı elemanlarının işleme maruz kaldığı, ikinci kazada cam ve bagaj bakalitinin değiştirildiği, boya kusurlarının bulunduğu ve müdahale edilen bölgeler ile hasarlı kısımların tam olarak örtüşmediği, ..... plaka numaralı taşıt boya kusurunun vernik tabakasının altında olduğunun taraflar huzurunda tespit edildiği, herhangi bir dış ekten gözlemlenmediği, karıştığı kazaların belirtilen bölgelerde hasara veya işleme maruz kalmasına neden olmadığı, dolayısı ile mevcut evraka istinaden boya kusurunun imalattan kaynaklı gizli ayıp vasfına haiz olduğu, değer kaybı açısından: davacı adına kayıtlı ..... plaka numaralı, ...... marka, Defender 110 2.0 D 240 SE tip, 2020 model taşıt dava tarihinde geçerli TSB MTV’ne esas listesine göre değerinin 4.947.618,-TL olduğu, kusurun, esasen taşıtın kaporta yüzey boyasında olduğu, boya kusuru bulunan tüm kısımların sac yüzeyindeki kaplama seviyesine kadar temizlenerek tekrar boyanması gerekeceği, boyanan taşıt üzerinde yapılan işlemlerin boya onarımı işçilikleri uygulanarak fonksiyon ve estetik açıdan giderilebilir ölçüde olmasına rağmen, özelikle kaporta kısımlarına uygulanan koruyucu katman ve boya işlemleri sonucunda asla fabrikasyon özellikleri, korozyon dirençleri, boya kalınlık değerleri, ton ve işçilik kalitesi yakalanamayacağından, öncesinde bu tip hasarı bulunmayan, ülke şartlarında ekonomik değere haiz taşıt üzerinde değer kaybı oluşturacağı, onarımında yetkili serviste kaliteli işçilik uygulansa dahi ikinci el piyasada satılacağı zaman kayıtlara giren durum nedeni ile pazarlık konusu edilerek ticari değerini hasarsız emsallerine göre ekonomik açıdan kaybedeceği, dolayısıyla daha düşük fiyata satılması ve rağbet görmesinin beklenen bir durum olduğu, olay anından öncesinde bu seviyede etkili olacak kazaya ve dolayısı ile değer kaybına uğramamış haldeki taşıtın ikinci el piyasada rağbet göreceği ortalama rayiç değeri 5.500.000,-TL civarında belirlenmiş olup, kaza nedeniyle üzerinde meydana gelen toplam gerçek değer kaybı açısından, taşıtta onarım işlemi gerçekleştirilmiş, taşıt genel görünümünü etkileyen parçaların onarımı yetkili servis tarafından spektler dâhilinde gerçekleştirilmiş olsa dahi taşıtın beklenen ömrüne göre kaza tarihinde kat ettiği muhtemel yolun da değerlendirilmesi ve taşıttaki hasarın rağbet görmesini etkileyecek olması nedeni ile piyasada mevcut muadil işlem görmüş ve görmemiş taşıt değerlerine istinaden ikinci el değeri 5.000.000,-TL seviyesine düşeceğinden 500.000,-TL mertebesinde olduğu, taşıtta ortaya çıkan boya kusurunun mevcut belgelere istinaden imalat kaynaklı gizli ayıp vasfında bulunduğu, taşıtın ulaştığı kilometre değeri göz önüne alındığında ve yapısı gereği kusurun kullanıma engel teşkil etmediği, tespiti yapılan ve taşıtın orijinalinde bulunan sonradan ilave edilmemiş parçalarda bulunan ve ilave edilen malzemeler üzerinde boyada bu şekilde bir durumun oluşmaması ile lekelerin vernik tabakası altında olması, iletken parçalar yanında yalıtkan parçalarda da görülmesinin galvanik akış, dış etken gibi olasılıkları ortadan kaldırdığı, kullanıcı kusuru tespit edilmediği hususlarının tespit edildiği, dosya içeriğine ve dava konusu olaya uygun bilirkişi kök ve ek raporlarının dava konusu araç üzerinde detaylı inceleme yapılarak taraf ve mahkeme denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlendiği ve bu nedenle Mahkememizce de benimsenerek; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın davacının kullanım hatasından kaynaklanmadığı ve aracın davacıya satışı sırasında mevcut ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafından bilinmesinin ise mümkün olmadığı, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğu, davada ayıbın niteliğine göre hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın bedel artırım dilekçesi kapsamında KABULÜ ile; 500.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 34.155,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ile 8.522,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 25.205,40-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 8.522,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.377,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen tebligat, posta ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 15.842,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 80.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma, davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ..... Hakim .....