İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/11 E. 2025/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/11
Karar No
2025/797
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/11 Esas - 2025/797

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/11 Esas KARAR NO : 2025/797

HAKİM :...... KATİP ......

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ......

DAVA : Kayıt Kabul (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2017 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ve teslim edilen faturalar muhteviyatı emtia bedellerinden kaynaklanan 96.823,51-TL alacağını tahsil edemediğini, bu alacağın tahsili ...... sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının itiraz sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla itirazın iptali ile takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı vekili süre geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının alacaklı olduğunu ispata ilişkin hiçbir belgenin sunulmadığını, birtakım ibraz edilen faturalara dayanarak alacağın ispat edilemeyeceğini, faturaların irsaliyeli olmasına rağmen üzerinde hiçbir imza bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere imza bulunmayan faturaların hukuken delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği alacağını ispat etmesi gerektiğini, davacının sırf haksız kazanç sağlamak için faturayı dayanak yaparak icra takibi başlattığını, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını beyanla, davanın reddine, icra takibinin iptaline,%20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası niteliğindedir. Mahkememizin 02.04.2021 tarihli kararı ile; ...... sayılı dosyası incelenmiş; davacı tarafından davalı aleyhine faturalara dayanılarak 96.823,51TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluya örnek 7 ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın 1 yıllık süre içinde açılmıştır. Davacı ve davalı şirkete ait BS ve BA formları getirtilmiş; davacı şirket tarafından takip konusu edilen 25.05.2015 tarih ve ... nolu 5.654,56TL tutarlı fatura dışındaki faturaları BS formunda beyan edildiği , davalı şirket tarafından da 2015 yılı BA formlarında 128.148,00TL tutarında toplam 19 adet faturanın beyan edildiği görülmüş , davacı şirket tarafından beyan edilmeyen 20.05.2015 tarihli fatura bedelinin yasal beyan sınırı olan 5.000,00TL’nin altında kaldığı tespit edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle :Davacı şirketin 2015 yılı ticari defter ve belgelerinde davalı şirketin “...... TİC. A.Ş. ” olarak kayıtlı olduğu ve bu hesaba göre; davacının 2015 yılında davalıya 156.770,17-TL tutarında 20 adet fatura düzenlediği, toplam 59.946,66-TL davalıdan tahsil ettiği, dönem sonunda kalan 96.853,51-TL’nin şüpheli ticari alacak kaydına atıldığı, Davalı şirket tarafından tüm aramalara rağmen Ticari Defterin ibraz edilmediği bu nedenle davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde incele yapılamadığı, Davalı tarafından takibe konu edilen faturaların teslim edilmediğine ilişkin itirazda bulunmuş ise de; 2015 yılı BA formlarında davacıya ait 128.148,00TL tutarında toplam 19 adet faturayı beyan ettiği, davacının 2015 yılında davalıya toplam 20 adet fatura kestiği,dolayısıyla 19 adet faturanın davalı tarafından teslim alındığının kabulünün gerektiği, davacının takip tarihi olan 06.01.2016 tarihi itibariyle davalıdan 96.823,51-TL alacaklı olduğu, davacı defterlerinde kayıt altına alınan ancak davalı defterlerini sunmadığından kayıt altına alınıp alınmadığı belirlenemeyen, davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmayan, yasal beyan sınırı olan 5.000,00-TL’nin (Kdv hariç) altında olduğundan BA formlarından da davalının defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemeyen 25.05.2015 tarih ve ... nolu 5.654,56TL tutarlı faturanın davalıya teslim edilmediğinin Mahkemece kabul edilmesi halinde ise; davacının davalıdan 91.168,95-TL (96.823,51TL-5.654,56-TL= 91.168,95-TL) alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.. Her ne kadar davalı vekili tarafından faturalara konu malın davalı şirkete teslim edilmediği iddia edilmiş ise de bu faturaların davalı şirket tarafından kabul edildiği , ilgili dönemde BS formlarında beyan edildiği, beyan edilmeyen 20.05.2015 tarihli faturanın ise yasal beyan sınırının altında olduğundan beyan edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu konuda itirazları yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arazsında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı şirket tarafından 20.05.2015 tarihli KDV hariç 4.792,00TL bedelli fatura hariç tüm faturaların BA ve BS formlarında bildirildiği ve davacının defter ve kayıtlarına işlendiği , davalı şirket tarafından ticare defter ve kayıtların dosyaya ibraz edilmediği ve bu nedenle bunlar üzerinde inceleme yapılamadığı , davacı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 96.823,51-TL alacaklı olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine .......sinin 30.11.2023 tarihli kararı ile özetle;''...Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre somut olay değerlendirildiğinde, davacının 11 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalının kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunamadığı ve kesin yerini bildiremediği, bu nedenle davalı ticari defterleri incelenmeksizin rapor alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, takibe konu 11 adet faturadan 20/05/2015 tarihli 5.654,56 TL bedelli fatura dışında kalan diğer faturaların davalı tarafından BA formu ile ...... bildirildiği, işbu faturalardan dolayı mal tesliminin kanıtlanmış olduğu, 20/05/2015 tarihli faturaya ait mal tesliminin ise davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının bu faturaya konu malları davalıya teslim ettiğine dair imzalı sevk irsaliyesini dosyaya sunmadığı ancak dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, bu durumda mahkemece bu faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği yönünden davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının ticari defterlerine göre takipteki miktar kadar alacaklı olduğu kabul edilerek davanın tamamen kabul edilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile...'' HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı üzerine dosya yeni bir esasa kaydedilmiş ve istinaf kararında belirtildiği şekilde davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı taraf yemin deliline dayanılacağını bildirmiş ve yemin metnini dosyaya sunmuştur. Davalıya yemin metni tebliğ edilmesine rağmen davalının yemini yerine getirmekten kaçınması üzerine mahkememizce davanın kayıt kabul davasına dönüşmüş olması dikkate alınarak takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faizin de hesaplanması bakımından bilirkişi raporu alınmıştır. Nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından düzenlenmiş 24.06.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi olan 06.01.2016 ile iflas tarihi olan 27.01.2022 tarihine kadar davalıdan isteyebileceği ana para miktarının 96.823,51TL, işlemiş faiz tutarının ise 81.096,32TL toplam alacak tutarının ise 177.919,83TL olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporundaki hesaplamalar dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kayıt kabul davası olarak kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 96.823,51TL asıl alacak ile 81.096,32TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.919,83TL nin davalı ... İnş.A.Ş.nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2-Alınması gerekli 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.169,39-TL den mahsubu ile kalan 553,99-TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 31,40TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 857,00-TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 4.903,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize...... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025

Katip ...... e-imza

Hakim...... e-imza

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/11, K. 2025/797, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-11-e-2025-797-k-5b76571a6d92