İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/675 E. 2025/784 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/675
Karar No
2025/784
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/675 Esas KARAR NO :2025/784

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:696.927,13 TL KABUL EDİLEN DEĞER:680.395,47 TL

DAVA TARİHİ:12/10/2022 KARAR TARİHİ:20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin, Davacı Müvekkili ile akdedilen 01/05/2019 tarihli Satış ve Pazarlama Anlaşması ile Sözleşme’ye ek 01/07/2019 tarihli Protokol uyarınca yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğunu, Sözleşme ve Protokol uyarınca kesilen ... no.lu, 31/03/2022 tarihli ve 120 gün vadeli, 678.614,11-TL tutarlı e-fatura bedelini ödemediğini, söz konusu fatura bedeli ve davalı şirketin Sözleşme ve Protokol’e aykırılıkları nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı icra takibini ikame ettiğini, Davalı tarafça, ödeme emrine haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle itiraz edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince işbu ticari uyuşmazlık için İstanbul Arabuluculuk Bürosu’na başvurulduğunu ve gerçekleştirilen toplantılar sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, işbu dava konusu faturanın vadesinin dolmasıyla, .... Noterliğinin 05/08/2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, Davalı tarafın, cevabı ile ... 1. Noterliği’nin 10/08/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iddiaları kabul etmediğini ve oyalama gayreti içerisinde olan beyanlarını bildirdiğini, ihtarname ekinde bir iade faturası gönderdiğini, faturaya itiraz edildiğini ve .... Noterliğinin 12/08/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde faturanın iade edildiğini, Bu nedenle .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyası ikame edilerek Müvekkili Şirketin alacaklarının faizi ile birlikte tahsili için ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafın borca itiraz ettiğini ve bunun hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Sağlık Bakanlığının Stok Yönetimi ve Taşınır Mal Uygulamaları ... sayılı Genelgesi gereği kamu hastanelerinin ecza depolarına ilişkin olarak kuralları belirlediğini, ilaçların son kullanma tarihine yönelik kuralların evrensel ve değişmez kurallar olduğunu, kıyasen özel ecza depoları için de uygulanacağını, dava konusu edilen ürünlerin (...:cinsel performans artırıcı ilaç) miadının 2 yıl olduğunu, söz konusu 22.945 kutu ürünün faturasının 31.03.2022 tarihinde, ürünlerin miadının dolmasına 4 ay kala kesildiğini, normal piyasa şartları altında miadının dolmasına en az 6 ay kalan ürünler piyasaya sürülebildiğini, Dolayısıyla 4 ay miadı kalan ürünlerin piyasaya sürülmesinin ve satışının zaten mümkün olmadığını, Davacı firmanın süresinde piyasaya vermediği ürünlerin zararını müvekkili firma üzerinde bırakmak amacıyla böyle bir yola başvurduğunu, Müvekkili firma davacı firma ile 10 yıldır ticari alış veriş yaptığını, Daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığından arada bir güven ilişkisi oluştuğunu, fatura kesilen söz konusu ürünlere ilişkin olarak bir hata olduğunu ve uzlaşma ve diyalog yolu ile çözebileceğini düşünüldüğünden, müvekkilinin kesilen faturaya 7 gün içerisinde itiraz etmediğini, Ürünlerin davacı firmanın deposunda olduğunu, Ancak konuya ilişkin olarak davacı firma ile birçok defa mail veya telefon yolu ile iletişime geçirilmesine karşılık olumlu sonuç alınamadığını, davacı firmanın ürünleri yenileri ile değiştirmeyi kabul etmediğini, müvekkili firmanın iyiniyetli olduğunu ispatlayan maillerin olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, pandemi sürecinin göz önünde bulundurulmasını, sözleşmenin 14. Maddesinde yer alan mücbir sebepler maddesine göre ifada imkansızlık hali bulunduğunu, beyanla davanın reddine; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ürünlerin ayıplı olmadığını, faturaya itiraz edilmediğini, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, fatura tarihinde covid yasaklamalarının ortadan kalktığını beyanla davanın kabulüne talep etmiştir. Davalı vekili 2. cevap dilekçesinde özetle ;ayıplı ürün fatura edildiğini, mal teslimi bulunmadığını, imha ve nakliye bedelinden sorumlu olmadıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; Taraflar arasındaki 01.05.2019 günlü satış ve pazarlama sözleşmesi ile 01.07.2019 günlü protokol gereğince, davacının cari hesap ilişkisinde faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yaptığı ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK m.67 gereğince iptaline ilişkin olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tartışmasızdır. Mahkememizce celp ve incelenen dava konusu ....İcra Dairesi'nin 2022/... takip sayılı dosyasında; davacı şirketin davalı aleyhine 678.614,11-TL fatura alacağı, 10.000-TL faturaya konu malın imha ve nakliye bedeli, takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak 8.313,02-TL olmak üzere toplam 696.927,13-TL üzerinden 17/08/2022 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlu tarafından İstanbul İcra Dairelerin yetkisine itiraz edilerek yetkili icra dairesinin ... İcra Dairesi olduğu iddia edildiği , borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği görülmüştür. Mahkememizde açılan işbu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sözleşme gereği düzenlenen fatura ve buna dayalı alacağın taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı ve kayıtlı ise dosyadaki deliller ve sözleşme hükümlerine uygun olarak faturanın düzenlenerek kayıt edilip edilmediğinin tespiti, dava konusu faturanın sözleşmelerde bahsi geçen alım satıma konu sağlık ürünleri olması sebebi ile sözleşme ve sağlık mevzuatına göre miyadı dolan veya dolmak üzere olan ürünlerin satış ve pazarlamasına koşulları ve ilaçlar üzerindeki miyadın sözleşme ve bedelin tahsil edilebilirliğine etkisinin tespiti ve bu nedenle doğan zararlardan ötürü sözleşmeye konan veya yasal düzenlemelerde belirlenen sürelerin geçmiş olmasına , alacağın talebi yönünden TBK 225 maddesi gereğince değerlendirilmesi, ayrıca dava konusu satış sözleşmesi hükümlerine göre Covid salgınının dava konusu uyuşmazlıkta alacağın varlık ve miktarının tespitine etki edip edemeyeceğinin değerlendirilmesi, icra takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacağın bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti, temerrüt tarihinin belirlenmesi ve icra takip tarihi ile temerrüt tarihi arasında davacının talep edebileceği faiz miktarının belirlenmesi, davacı yanın icra inkar, davalı yanın kötüniyet tazminatı talep edip edemeyeceğinin tespiti isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf beyan ve delilleri birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki 01.05.2019 günlü satış ve pazarlama sözleşmesi ile 01.07.2019 günlü protokol gereğince, düzenlenen fatura ve buna dayalı alacağın taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı ve kayıtlı ise dosyadaki deliller ve sözleşme hükümlerine uygun olarak faturanın düzenlenerek kayıt edilip edilmediğinin tespiti, dava konusu faturanın sözleşmelerde bahsi geçen alım satıma konu sağlık ürünleri olması sebebi ile sözleşme ve sağlık mevzuatına göre miyadı dolan veya dolmak üzere olan ürünlerin satış ve pazarlamasına koşulları ve ilaçlar üzerindeki miyadın sözleşme ve bedelin tahsil edilebilirliğine etkisinin tespiti ve bu nedenle doğan zararlardan ötürü sözleşmeye konan veya yasal düzenlemelerde belirlenen sürelerin geçmiş olmasına , alacağın talebi yönünden TBK 225 maddesi gereğince değerlendirilmesi, ayrıca dava konusu satış sözleşmesi hükümlerine göre Covid salgınının dava konusu uyuşmazlıkta alacağın varlık ve miktarının tespitine etki edip edemeyeceğinin tespiti, icra takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacağın bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti, temerrüt tarihinin belirlenmesi ve icra takip tarihi ile temerrüt tarihi arasında davacının talep edebileceği faiz miktarının tespiti, davacı yanın icra inkar, davalı yanın kötüniyet tazminatı talep edip edemeyeceğinin tespiti bakımından bilirkişiler ..., ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin 14/03/2024 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Tasdikleri yukarıda belirtilen davacı şirkete ait ticari defterlerinin Elektronik Ortamda Tutulduğu, E-Defterlerin süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine yüklendiği ve Beratı (e-defter onay belgesi) alındığı, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunduğu, Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu, (TTK. Md.66—72/son) ve (TTK. Md.82) davacı defterlerinin (HMUK'nun (222.Mad. Gereği) kesin delil vasfını haiz olduğu, Tasdikleri yukarıda belirtilen davalı şirkete ait 2019-2020 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı 2021-22 yılları ticari defterlerinin Elektronik Ortamda Tutulduğu, E- Defterlerin süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine yüklendiği ve Beratı (e-defter onay belgesi) alındığı, 2019-2020-2021-2022 yılları Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki gerekmediği, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulmuş olduğu (TTK. Md.66-72/son) ve (TTK. Md.82) davalı defterlerinin (HUMK'nun (222.Mad. Gereği) kesin delil vasfını haiz olduğu, Dava konusu 21.03.2022 tarihli 19.07.2022 ödeme vadeli 678.614,11 TL'lik faturanın davacı ticari defterlerinde 21.03.2022 tarihli kayıtla kaydedilmiş olduğu görülmüş, fatura içeriği ürünlerin tesliminin yapıldığını gösteren irsaliye sunulmamış olup, davacı beyanında teslim edilmediği belirtilmiş ve; Davalı tarafından düzenlenmiş olup 10.08.2022 tarihli ihtarname ekinde gönderilen iade faturasına davacı tarafından(8 günlük süre içinde ) 12.08.2022 tarihli ihtarname ile itiraz edilip iade edildiği ve 05.08.2022 tarihli davalı tarafından düzenlenen 678.614,11 TL'lik iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacının 17.08.2022 tarihi itibariyle davalıdan 687.416,47 TL alacaklı görüldüğü tespit edilmiş, Dava konusu 21.03.2022 tarihli 19.07.2022 ödeme vadeli 678.614,11 TL'lik faturanın davalı ticari defterlerinde de 21.03.2022 tarihli kayıtla kaydedilmiş olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 21.ci maddesi 2.ci fıkrasına göre DAVA KONUSU FATURAYA 8 günlük süre içinde itiraz edildiğini gösteren bir belgeye rastlanılamadığı, Davalının davacıya dava konusu 31.03.2022 tarihli ve 678.614,11 TL meblağlı ... numaralı iade tipli e-faturanın kabul edilmediği, faturaya itiraz edildiği ve faturanın ekte iade edildiğine ilişkin ... 1. Noterliğince düzenlenmiş olan 10.08.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde iade faturası düzenlemiş olduğu ve ticari defterlerinde 31.08.2022 tarihli kayıtla iade faturası bedelini (678.614,11 TL) cari hesabından mahsup etmiş olduğu, takip tarihi 17.08.2022 itibariyle davalının davacıya 8.802,16 TL borçlu görüldüğü, 01.12.2022 tarihli (...-... İLAÇ SANAYİ -... no'lu ... noterliğindeki ihtara istinaden düzeltme yapılmıştır açıklamasıyla) iptal edilen fatura bedelinin (678.614,11 TL) tekrar kayıtlara alınmış olduğu ve 31.12.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya 687.416,27 TL borçlu görüldüğü, Sayın mahkemenin “Dava konusu faturanın sözleşmelerde bahsi geçen alım satıma konu sağlık ürünleri olması sebebi ile sözleşme ve sağlık ürünleri mevzuatına göre miyadı dolan veya dolmak üzere olan ve pazarlamasına koşulları ve ilaçlar üzerindeki miyadın sözleşme ve bedelin tahsil edilebilirliğine etkisinin tespiti ve bu nedenle doğan zararlardan ötürü sözleşmeye konan veya yasal düzenlemelerde belirlenen sürelerin geçmiş olmasına, alacağın talebi yönünden TBK 225 maddesi gereğince değerlendirilmesi, ayrıca dava konusu satış sözleşmesi hükümlerine göre Covid salgınının dava konusu uyuşmazlıkta alacağın varlık ve miktarının tespitine etki edip edemeyeceğinin tespiti, ” şeklindeki görevlendirmesine uygun bir değerlendirme yapılabilmesi için heyete ilaç sektör bilirkişinin eklenmesinin büyük fayda sağlayacağı, sektörel değerlendirme yapılmadan sorulara cevap verilemeyeceği" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce tarafların beyan ve itirazları ile raporda belirtilen değerlendirmeler dikkate alınarak, bilirkişi heyetine ilaç pazarlama ve yönetim konusunda uzman sektör bilirkişisi ... de eklenerek, rapordaki değerlendirmeler, tarafların iddia ve beyanları göz önüne alınarak, bilirkişilerin dava konusu icra takibine konu alacağın, davacı tarafından davalıdan; a-Talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının ilaç bedelinin talep edilmesine yönelik itirazları raporda tartışılarak ilaç miadının dolmasının, ilaç bedellerinin davacı tarafından talep edilmesine sözleşmesel ve TBK 225. Maddesi uyarınca dava konusu satış bedelinin COVİD salgını ve benzeri nedenlerle etkisi de tartışılarak, ilaç miadının geçmesinde tarafların kusurları varsa kimin kusurlu olduğu açıklanarak, bunun talep edilebilecek bedele etkisinin tespit ve asıl alacağın miktarının belirlenmesi, b-Özellikle mali müşavir ve borçlar hukukçusu bilirkişiler tarafından sözleşme ve dosya kapsamındaki delillere göre; icra takip tarihi sonrasında varsa istenecek faiz miktarının belirlenmesi, c-İlaçların imha ve bunların imha yerine nakliye bedellerini tespit ve ilaçların imha ve nakliye giderlerinden kimin sorumlu olduğunun raporda gösterilmesi, Neticeden varsa davacının talep edebileceği alacak miktarını talep ve dosyadaki deliller dikkate alınarak icra takip tarihinden itibaren belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor istenilmiş ve konuya ilişkin bila tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle; " Açıklanan hususlar ve ilaç sektöründeki uygulamalar ışığında, pandemi sürecinin oluşturduğu olağanüstü koşullar göz önünde bulundurularak, dava konusu ilaçların miadlarının dolması ve talep daralmasındaki sorumluluğun her iki taraf arasında paylaştırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu paylaşın, sektördeki uygulamalar ve sözleşmeler göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Ayrıca, bu süreç Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesi çerçevesinde mücbir sebep durumu olarak değerlendirilebilecektir. Bu bağlamda, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmedeki zorlukları dikkate alınarak, söz konusunun çözümünde takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatindeyiz. Davacının davalıdan KÖK raporumuzda tespit edilmiş olan 687.416,27 TL'lik tutarın Takip tarihi 17.08.2022 ile dava tarihi 12.10.2022 arası hesaplanan faiz 17.142,44 TL olup; ¸İmha bedeli ile ilgili belge sunulmamış, Davacının davalıdan dava tarihi 12.10.2022 itibariyle (687.416,27 TL anapara +17.142,44 TL faiz)=704.558,71 TL talep edebileceği" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce dava konusu dosyada temerrüdün davacının keşide ettiği ihtarnameye göre 11.08.2022 tarihi olduğu, sözleşmeye göre de temerrüt tarihinin sipariş tarihinden itibaren 120 gün ilave edildiği, Temerrüt tarihi kararlaştırıldığı dikkate alınarak; takdiri mahkemeye ait olmak üzere ihtarla belirlenen ve bilirkişilerce sözleşmeye göre , bilirkişilerce tespit edilecek temerrüt tarihi ile icra takip tarihi 17.08.2022 arasında işleyecek temerrüt faizi hesabı belirlenmesi, davalı itirazlarının gerekçeli olarak karşılanması ve özellikle sözleşme ve taraf iddialarına göre dava konusu iddiaların imha edilmesinde tarafların mahkeme ve yargı denetimine uygun olarak kusur oranlarının belirlenmesi ve sözleşme konusu ürünlerin ve nakliye bedellerinden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı açıklanarak, raporda tartışılarak icra takip tarihi itibari ile oluşan ürün bedeli , nakliye ve imha bedeli yönünden takip öncesinde temerrüt oluşup oluşmadığı da tartışılarak bilirkişi kurulundan ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 21/07/2025 tarihli 2. Ek rapor temihle dosyamız arasına alınmıştır. (1. Ek raporda görevlendirilen bilirkişi ...'in vefat etmesi nedeniyle 2. Ek raporda yerine bilirkişi ... atanmıştır. Bilirkişiler anılı 2. Ek raporlarında özetle; "Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki kanaatlere varılmıştır: Davacının davalıdan talep ettiği, KÖK raporumuzda tespit edilmiş olan 687.416,27 TL’lik tutarın, takip tarihi 17.08.2022 ile dava tarihi 12.10.2022 arası hesaplanan faizin 17.142,44 TL olduğu, davaya konu tutarın; 12.10.2022 itibariyle (687.416,27TL anapara+17.142,44 TL faiz)=704.558,71 TL olduğu

Tutar TL Ödeme Tarihi Vade Gün Oran Faiz TL 687.416,27 17.08.2022 12.10.2022 57 15,75 17.142,44

Taraflar arasında uzun süreli ticari ilişki bulunduğu, ancak dava konusu ... isimli ürünlerin fatura tarihinde (31.03.2022) kalan raf ömrü 4 ay olup, ürünlerin pazarlanabilirliğinin ciddi ölçüde azaldığı; pandemi koşullarının, tanıtıma dayalı satış ürünlerinin piyasaya arzını objektif olarak zorlaştırdığı ve bu durumun ürünlerin ticari olarak değerini azalttığı, Davacı firmanın, kısa miatla ürün faturalandırmak suretiyle ticari dikkat yükümlüğüne aykırı davrandığının değerlendirildiği, şayet bilerek "yakın miadlı" ürün gönderimi söz konusu ise davacının davaya konu ürünlerin miadının zaten geçebilecek olduğunu bilerek ilgili ticareti gerçekleştirmiş olduğu; davalı deponun ise bu duruma fatura tarihinden itibaren 8 gün içinde itiraz etmeyerek ihmali katkıda bulunduğu, Tarafların kusur oranlarının: Davacı için %70, Davalı için %30 olarak belirlenmesi uygun görüldüğü, buna göre, dava konusu 704.558,71 TL’lik ürün bedelinin %30’una tekabül eden 211.367,61 TL’sinden davalı tarafın sorumlu tutulabileceği,

İmha ve nakliye bedeli ile ilgili belgelere dosya kapsamında rastlanılmamakla birlikte; imha ve nakliye bedeli olan 10.000 TL’nin tamamının, imha kararını kendi rızasıyla alan davacıya ait olduğu, bu tutarın karşılanması konusunda davalı tarafın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı,

Dolayısıyla; davacının talep edebileceği azami miktarın 211.367,61 TL olarak tespit edildiği,

Toplam Tutar (TL) Davacı Payı (TL) (...) Davalı Payı (TL) (... Grup) Ürün Bedeli Zarar 704.558,71 493.191,10 (%70) 211.367,61 (%30) İmha + Nakliye Gideri 10.000 10.000 (%100) 0 (%0) Toplam 714.558,71 503.191,10 211.367,61

İcra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce 678.614,11-TL için işbu miktarın %100’ü, %35’i , %65’i , %30’u davalı müterafik kusurlu kabul edildiğinde, davalının sorumlu olduğu kabul edilebilecek miktarlar üzerinden 11/08/2022 ile takip tarihi 17/08/2022 tarihleri arası için, 678.614,11-TL için sözleşme gereğince belirlenen temerrüt tarihi 21/07/2022 dikkate alınarak, işbu miktarın %100’ü, %35’i , %65’i , %30’u davalı müterafik kusurlu kabul edildiğinde, davalının sorumlu olduğu kabul edilebilecek miktarlar üzerinden 21/07/2022 ile takip tarihi 17/08/2022 tarihleri arası için, faturadan kaynaklanan alacak miktarı 678.614,11-TL’sine nakliye ve imha bedeli 10.000-TL eklenerek bulunan 688.614,11-TL üzerinden yukarıdaki a ve b şıkkındaki yüzdeler ve hesaplamaların aynen yapılarak tanzimi için mali müşavir bilirkişi ...’dan ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin bila tarihli 3. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi anılı 3. Ek raporunda özetle; "678.614,11 TL'lik tutarın sözleşme temerrüt tarihi 11.08.2022 ile Takip tarihi 17.08.2022 arası 9100-9635 kusur -9665 kusur oranlara göre hesaplanan faiz tutarları aşağıda sunulmuştur. ¸ 678.614,11 TL'lik tutarın ihtarname tebliğ tarihi 21.07.2022 ile Takip tarihi 17.08.2022 arası 96100-9635 kusur -9665 kusur oranlara göre hesaplanan faiz tutarları aşağıda sunulmuştur. ¸ İmha ve nakliye bedelinin ilavesi halinde; (678.614,11 TL410.000,00 TL)-688.614,11 TL'lik tutarın sözleşme temerrüt tarihi 11.08.2022 ile Takip tarihi 17.08.2022 arası 0100-9635 kusur-9665 kusur oranlara göre hesaplanan faiz tutarları aşağıda sunulmuştur.

¸ (678.614,11 TL4*10.000,00 TL)-688.614,11 TL'lik tutarın ihtarname tebliğ tarihi 21.07.2022 ile Takip tarihi 17.08.2022 arası 6100-9635 kusur -?465 kusur oranlara göre hesaplanan faiz tutarları aşağıda sunulmuştur. ¸ " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizde açılan işbu davada, davacının davalıya sattığı medikal ürünlerin bedeli olarak kestiği ...586 nolu ve 678.614,11 TL bedelli fatura ile miadı dolan ürünlerin imha ve nakliye bedellerini takibe konu ettiği, davalının itirazı üzerinde eldeki davanın açıldığı, Mahkememizce alınan raporlarda belirlendiği üzere 678.614,11 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun,davacının defterlerinde takip tarihi itibari ile 687.416,47 TL alacaklı olduğunun, faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğunun, yasal süresinden sonra davacıya iade edildiğinin ancak davacı tarafça kabul edilmeyerek davalıya iade edildiğinin, bu iadenin de davalı kayıtlarına alınmış olduğunun tespit edildiği, davalının da cevap dilekçesinde anılan faturanın güven ilişkisi nedeniyle yasal süresinde iade edilmediğinin kabul ve beyan edildiği, bu durumda hizmet almadığını davalı yanın ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda davalının ürünlerin miadının yakın olduğunu ve bu sebeple satılamayacağını , malların teslim edilmediğini savunduğu, ancak fatura tarihinin 21.03.2022, irsaliye tarihinin 21.03.2022 olduğu, davalının ürünlerin miadının uzatılmasına ilişkin taleplerinin davacı şirkete mail olarak 21.04.2022 tarihinde iletildiği, mail içeriğine bakıldığında ürünlerin ne kadar süresi kaldığının veya davacıya iadesi istendiğinin açıkça yazılı olmadığı, davalının ayıp nedeniyle iade iradesinin anlaşılamadığı, davalının iade faturasının ise 10.08.2022 tarihli ihtarname ile davacıya gönderildiği, fatura tarihi ve yukarıda anılan mail arasında 1 ay süre geçtiği, yine davalının mail tarihi ile fatura iade tarihi arasında dahi yaklaşık 4 ay geçtiği, bu sebeple davalının tarafların tacir olması nedeniyle TTK 23 uyarınca yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, miadı dolan ürünlerin satışı mümkün değil ise bunun teslimden sonra kontrol ve tespiti ile yasal süresinde davacıya bildirilmesi ve yasal süresinde davacıya iade faturasının kesilmesi gerektiği, davacının 01.05.2019 günlü satış ve pazarlama sözleşmesi madde 7 uyarınca ödeme yapılmaması halinde malları teslim etmeme hakkı da bulunduğu, bu hususta davacı tarafça keşide edilen 05.08.2022 tarihli ihtarnamede de bedeli ödenmediğinden teslim edilemeyen ürünlerin raf ömrünün dolduğunun davalıya bildirildiği, taraflar arasındaki 01.05.2019 günlü satış ve pazarlama sözleşmesinin 2. Maddesi uyarınca raf ömrü dolan ürünlerle ilgili muhatabın da davalı olduğu, aynı maddede imha maliyetine davalının katlanacağı belirlenmiş ise de; son alınan bilirkişi raporu kapsamında imha ve nakliye bedeline ilişkin belgelerin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan faturanın davaya konu edilen ürünlere ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği, anılan sebeplerle masrafların ispat edilemediği, covid döneminde sağlık sektöründe satış yapılmamasına yönelik bir tedbir bulunmadığı, kaldı ki fatura tarihi itibari ile tedbirlerin yoğun olarak uygulandığı dönemin geride kaldığı ve normalleşme sürecinin başlamış olduğu, bu sebeple davalının fatura bedelinden sorumlu bulunduğu, davacının davalıyı ödeme ihtarı ile temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin 2022/... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın 678.614,11-TL fatura bedeline dayalı asıl alacak ve 1781,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 680.395,47-TL üzerinden iptaliyle, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişken oranda uygulanacak ticari temerrüt faiziyle ve takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu alacağın tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı ve özellikle ayıp ve pandemi nedeniyle indirim hususları tartışıldığından, bilirkişi raporları da dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı yanın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının ....İcra Dairesi'nin 2022/... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın 678.614,11-TL asıl alacak ve 1781,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 680.395,47-TL üzerinden iptaliyle, takibin asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişken oranda uygulanacak ticari temerrüt faiziyle ve takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte devamına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Dava konusu alacağın tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı ve özellikle ayıp ve pandemi nedeniyle indirim hususları tartışıldığından, bilirkişi raporları da dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalı yanın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 46.477,81 TL ilam harcından peşin alınan 11.901,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 34.576,03 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 11.901,78 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 11.982,48 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 108.059,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.531,66 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 33.717,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen 32.917,91TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.560 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 36,97 TL'sinin davacıdan, 1.523,03 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Başkan ...'ın kısmi muhalefeti ile oy çokluğuyla aşağıdaki kısmi muhalefet şerhi dışında oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Başkan ... Kısmi Muhalif ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Kısmi Muhalefet Şerhi Davacı yönünden miadı yakın ürünlerin satışının yapılması, covid nedeniyle bu satışa konu ilaçların dağıtım ve pazarlama zorlukları dikkate alınarak, zararın oluşmasında ilaçların miadının yakın olmasının da kısmen etkili olduğu kanaatiyle davacının oluşan zararından %30 oranında müterafik kusur oranı üzerinden ilaç bedelinin indirilerek karar verilmesinin hak ve nesafet ilkesine uygun olacağı kanaatiyle davanın ilaç bedeli yönünden davacının %30 müterafik kusur kabul edilerek 203.584,23-TL ilaç bedelinden indirim yapılarak bakiye 475.029,88-TL ilaç bedeli yönünden kabulü gerektiği görüş ve kanaatiyle oy çokluğuyla verilen karara kısmen iştirak edilmemiştir.20/11/2025 Başkan ... Kısmi Muhalif ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/675, K. 2025/784, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-675-e-2025-784-k-bf47af289a79