İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/928 E. 2025/1326 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/928
- Karar No
- 2025/1326
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/928 Esas KARAR NO : 2025/1326
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 08/03/2022 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Kdz.Ereğli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu dava dilekçesinde; dava dışı .... Çevik İnşata ait Müftü Mah. ... Bulvarı .... Cafe adlı iş yeri müvekkili tarafından ... nolu poliçe ile teminat altına alındığını, poliçe uyarınca teminat dahilinde bulunan .... Cafede 20.09.2020 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, poliçe uyarınca da iş yerinde meydana hırsızlık olayı neticesinde meydana gelen maddi zararın poliçe limiti uyarınca 19.500-TL olarak ödendiğini, olay sonrasında şirket yetkilisi tarafından .... Polis Merkezi Amirliğine şikayette bulunulduğunu, olayın meydana geldiği .... Cafenin Güvenlik Hizmetlerinin davalı tarafından yerine getirildiğini, olaya ilişkin tutulan ekspertiz raporuna göre sigortalı iş yerinin giriş kapısı zorlanmak suretiyle girilmeye çalışılmış,girilememesi üzerine de terasın çatı tentesi yırtılmak suretiyle hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve bu aşamada da güvenlik alarmının devreye girmediğinin belirtildiğini, olaya ilişkin sigortalı yetkilisinin beyanına göre de hırsızlık olayı sonrasında servis talebinde bulunulduğunu ve servis yetkililerinin alarm sisteminin devreye girmemesinin nedeninin alarm dedektörlerinin pilinin bitmesi kaynaklı olduğu,dedektörlerin pil bitmeden önce genel merkeze otomatik bildirim göndermesi gerektiğini ancak bu bildirimin sebebinin bilinmeyen biçimde genel merekeze ulaşmadığının belirtildiğini, davalı tarafın bu olayda kusuru olduğunu kabul etmediğini ancak herhangi bir kusursuzluk kaydının da ileri sürmediğini, müvekkili şirketin sigortalısına yaptığı ödeme ile T.T.K 1301 maddesi uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olmuş ve iş bu rücuen tazminat davasını açtıklarını, arabuluculuğa ilişkin tutanağı da dilekçe ekinde sunduklarını, 19.500-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek reeskont faizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Kdz.Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket temsilcisi ile .... Çevik İnşaat tarafından 20.03.2016 tarihinde; .... Mah. .... Bulvarı No:17 Ereğli/Zonguldak adresinde bulundan işyeri için güvenlik sistemi abone sözleşmesi imzalanmış olduğunu, müvekkili Şirket tarafından tüm süre boyunca 20.03.2016 tarihinde imzalanan ... Güvenlik Abonelik Sözleşmesi'ne uygun olarak sözleşme ifa edilmiş olduğunu, müvekkili Şirket sistem kurulumunu sözleşmeye uygun olarak yerine getirmiş olduğunu ve sözleşme süresince sitemin tam ve çalışır vaziyette olması için gerekli tüm tedbirleri alıp kontrolleri yaptığını, dava dilekçesinde söz konusu işyerinde 20.09.2020 tarihinde hırsızlığın meydana geldiği belirtilmiş olduğunu, ancak müvekkili Şirket kayıtlarına göre belirtilen tarihte herhangi bir alarm sinyali bulunmadığını, abone olay günü müvekkili şirkete ulaşarak hırsızlık olayının yaşandığını iddia etmiş olduğunu ve akabinde müvekkili Şirket sistem kontrolünün sağlanması için hırsızlık iddiasıan konu adrese teknik servis ivedilikle yönlendirilmiş olduğunu, sistem detaylıca kontrol edilmiş olduğunu 20.09.2020 tarihindeki kayıtlarının sağlıklı bir şekilde müvekkili şirkete ulaştığı ve kayıtlarda normalin dışında bir durumun olmadığı tespit edilmiş olduğunu, ilgili tarihteki belirtilen işyerinin sinyallerine bakıldığında sistemin saat 00:47'sistem kullanıcı ... tarafından kurulduğu, saat 07:40 itibariyle de yine ..... tarafından devre dışı bırakıldığı sabit olduğunu, bu noktada müvekkili şirkete ait .... dedektörlerinin çalışmamasından bahsedilemeyeceği gibi müvekkili şirketin söz konusu olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğundan da bahsedilemeyeceğini, söz konusu hırsızlık olayının gerçekleştiği gün ve öncesinde ... dedektörleri sorunsuz bir şekilde çalıştığını, sinyallerin açılıp kapandığına ilişkin sinyaller gelmiş olduğunu, bu sebeple dava dilekçesindeki "dedektörlerin pilinin bittiği" şeklindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortada olduğunu, ‘Kale Alarm Abonelik Sözleşmesi’" hırsızlık, yangın gibi olaylara karşı sigorta hükmünde" olmadığından ve müvekkili şirket’in böyle bir taahhüdüdü de bulunmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, söz konusu abonelik sözleşmesinin 5.3. maddesi "Sözleşme, hırsızlık yangın gibi olayların sigortası niteliğinde değildir, sistem'ce korunan adres/alanda kale alarm izleme merkezi'nin izleme hizmetine rağmen olası hırsızlık, soygun vb. olaylardan kale sorumlu tutulamaz" şeklinde düzenlenmiş olduğunu, sözleşmeyle kabul edilen sorumluluğun sınırları belirlenmiş olduğunu, gerçekten de alarm, kamera gibi güvenlik sistemlerinin hizmet ettikleri amaç göz önüne alındığında verilen hizmet çerçevesinde hırsızlık, müdahele gibi eylemler sonucunda meydana gelen zararları tazmin etme değil zararların meydana gelmesini önleyici niteliğinde olduğu görüleceğini, müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığından ispatlanamayan haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketi ile abonmen arasında “ ... Güvenlik Sistemi Abonelik Sözleşmesi'ne herhangi bir kusuru ya da sözleşmeye aykırı bir işlemi olmadığını, davacının karakolda verdiği ifade tutanağında, yalnıza 500-TL gibi bir paranın çalındığını belirtmiş olduğunu, buna rağmen sigortalıya ödenen bedelin 19.500-TL olduğu iddia edilerek dava ikame edildiğini, davacı şirketin iddia olunan hırsızlık olayına ilişkin olarak ödeme yaptığı miktarın hangi zararları kapsadığı belirli olmadığını, davacı Şirket 19.500-TL ödemeyi yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olduğunu, gerekli araştırmalar ile iddia olunan hırsızlık ve zarar için incelemeler yapılmamış olduğunu, bu sebeple doğrudan talep edilen 19.500-TL gibi bir bedelin kabulü mümkün olmamakta olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KDZ. Ereğli ... Asliye Hukuk mahkemesinin 09/03/2022 tarihli kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alınına giren dava ve işlere üç asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin bakmasına karar verildiği, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine dair karar verildiği görülmekle, iş bu davada mahkemelerinin görevsizliğine ve dosyanın görevli Kdz Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. KDZ. Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/05/2023 tarihli kararı ile davacının halef olduğu sigortalı ile davalı şirket arasındaki yetki sözleşmesi gereği yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ve de davalı vekilinin cevap süresinde yetki itirazında bulunduğu anlaşıldığının, Mahkemelerinin yetksizliğine dosyanın İstanbul Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydının yapılmış olmakla yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişi heyetinin 31/03/2025 tarihli raporunda; davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamı ile birlikte, davacı sigorta şirketini, dava dışı Sigortalısına ait iş yerinde 20.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında; davalının, güvenlik hizmetinin sağlanması hususunda kusurunun varlığı ve oranının % 100 olduğu, rucuen tazminatın, 20.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık hadisesi ile oluşan zararın, davacı ile davalı arasında düzenlenen Anadolu Gıda Paket Sigorta Poliçesi teminatında olduğu ve miktarının 19.500,00 TL olduğu, davaya konu 20.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Gıda Paket (Yangın) Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık Hasarı Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasar tutarı poliçe Genel ve Özel Şartları kapsamında 19.500,00 TL olacağı, TTK 1472 Halefiyet şartlarından olan davacı sigorta şirketi yönünden geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasarın hırsızlık hasarı şeklinde meydana geldiği , davalının kusur ve sorumluluğu tespit edildiği, davacı tarafından ödendiği beyan edilen 19.500,00 TL için hasar tazminat ödeme belgesi tarafımızdan tespit edilemediği, mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hükmedilmesi durumunda davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen 19.500,00 TL tutarı davalının kusuru ve sorumluluğu nispetinde davalıdan rücuen talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Yapılan itirazların incelenmesi ve ödeme belgesinin sunulmuş olması gözetilerek alınan Bilirkişi heyetinin 24/10/2025 tarihli ek raporunda; Mahkemenin ara kararı gereği, Kök Rapora karşı yapılan itirazlar tetkik edilip değerlendirilmiş olup davalının, güvenlik hizmetinin sağlanması hususunda kusurunun varlığı ve oranının % 100 olduğu, rucüen tazminatın, 20.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık hadisesi ile oluşan zararın, davacı ile davalı arasında düzenlenen .... Gıda Paket Sigorta Poliçesi teminatında olduğu ve miktarının 19.500,00 TL olduğu, sunulu ödeme belgesine göre 01.12.2020 tarihinde ... Sigorta tarafından hasar tazminat ödemesi olarak ödendiği görülmektedir. Kök raporunda itiraza yönelik bir husus tespit edilememiş olup kök rapora sabit kalındığı, nihai takdir ve hukuki yönde yapılacak değerlendirmeler Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı hasar ödemesinin iş yerinin güvenlik hizmetini veren Davalı şirketten rücuen tazmini istemine ilişkindir. 20.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Gıda Paket (Yangın) Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık Hasarı Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hırsızlık olayının dava dışı sigortalıya ait ... Mah. ... Bulvarı .... Cafe adlı iş yerinde meydana geldiği, dava dışı sigortalı ile Davalı şirket arasında 20.03.2016 tarihinde; .... Mah. .... Bulvarı No:17 Ereğli/Zonguldak adresinde bulundan işyeri için güvenlik sistemi abone sözleşmesi imzalandığı, sistem abonelik süresince kalenin servis garantisinde olduğu, Davalı alarm izleme merkezi, abonenin sistemden gelen sinyallerini 365 gün/24 saat takip edeceğini, abonenin ... 7/24 Gözlem Merkezi abone bilgi formunda belirlediği kişi/lere ve/veya ilgili mercilere müdahele gerekmesi halinde haber vereceği düzenlendiği, olay günü Dava dışı Sigortalıya ve ilgili mercilere, hırsızlık hadisesinin sözleşmede belirtildiği halde haber verilmediği, haber verilseydi zararın önlenebileceği, Davalının meydana gelen olayda % 100 kusurunun olduğu tespit edildiği, Davalı güvenlik şirketinin oluşan hasardan sorumlu olduğu, iş yerinde pergole, alimünyum ve sürgülü kapıya verilen hasarlardan dolayı hasar miktarının 19.500,00 TL olduğu, Davacı sigorta şirketinin 01.12.2020 tarihinde sigortalısına ödeme yaptığı ve TTK 1472.madde uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu için rücuen tazminat talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmış olmakla açılan ve ispatlanan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-19.500,00-TL rücuen tazminatın 01/12/2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.332,045-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 333,02-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 999,025-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 19.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı ve 333,02-TL peşin harç olmak üzere 413,72-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 20.582,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪