İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/908 E. 2025/726 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2025/726
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/908 Esas KARAR NO : 2025/726
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ......
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait TR.... Iban nolu . . Bankası T.A.O. hesabından toplamda 136.682,59 TL, müvekkilinin bilgi ve rızası dahilinde olmadan aşağıda açıklanan şekilde başka bir hesaba gönderildiğini, 09.06.2023 tarihinde saat 11:13'de müvekkili şirkete ait sabit hat, .... numaralı telefon numarası ile aranmış, arayan kişi, kendisini ... . aradığını belirterek müvekkili şirketin kredi kartı kullanım aidatının iadesi yapılacağını söylemiş, bu kapsamda da kredi kartı bilgilerinin teyit edilmesi gerektiği ve hesap kullanıcı bilgilerinin doğrulanması gerektiği söylenerek müvekkili ... . hesap numarası, TC gibi bilgileri söylenerek teyit edildiği, müvekkili tarafından teyit edilen bilgiler; kendisini banka personeli olarak tanıtan kişi şüpheli tarafından kötüye kullanılarak haksız fayda sağlandığı, şöyle ki; şüpheli taraf internet üzerinden birden fazla işlem yaparak müvekkilinin maddi zararına neden olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin telefonuna gelen mesaj ile hesaptan para akışı gerçekleştirildiği fark edilmiş ve banka ile iletişime geçilerek banka hesabına bloke konulduğu, normal şartlarda müvekkili tarafından yapılan eft işlemlerinde telesekreter tarafından aranarak onay alınmaktayken, dolandırıcı şahsın yapmış olduğu eft işlemlerinde müvekkili hiçbir şekilde telesekreter tarafından aranmadığı onay alınmadığı, bu aşamada ise şüpheli taraf banka hesabından; 89.105,00 TL şirket hesabından TR.... nolu ... ... hesabına .... referans nolu havale işlemi, 37.499,92 TL şirket hesabından T... nolu hesabına .... referans nolu döviz alış (37500,0 TL (1542,34 USD karşılığı)) (İşlem Kuru : 24,31365) döviz alım işlemi, 10.000,00 TL müvekkil şirket hesabından TR.... nolu ... ... hesabına .... referans nolu havale yapıldığını, müvekkilinin toplamda 136.682,59 TL bedel zarara uğratıldığını, müvekkili bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmesi akabinde arayan şahsın banka çalışanı olabileceği konusunda güven duyduğu, banka nezdinde gizli tutulması gereken bilgilerin dolandırıcılar tarafından bilinmesi Vakıfbank'ın güvenlik açığı sebebiyle bilgilerin sızdırılmış olma ihtimalini ortaya koyduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik; 1.000,00-TL’nin, paranın müvekkilin yedinden çıktığı tarihten itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Islah: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan dava değerini; 136.682,59 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmeler gereği ihtilaf halinde yetkili mahkemelerin Erzurum Mahkemeleri olacağı konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının bugüne kadar olan tüm işlemleri Yakutiye Erzurum Şubesi'nce gerçekleştirildiği, ayrıca davacının davasına konu hesabı Yakutiye Erzurum Şubesinde olduğu ve iddia edilen tüm hususların Yakutiye Erzurum Şubesi nezdinde bulunan hesap üzerinden gerçekleştirildiği, yetkili ve görevli olan Mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi' olduğu, Davacı taraf 09.06.2023 tarihinde TR... Iban nolu hesabından mobil bankacılık yoluyla bilgisi ve rızası dışında toplamda 136.682,59 TL meblağın başka hesaplara havale edildiğini belirterek anılan bakiyenin kendilerine ödenmesi amacıyla iş bu haksız ve hukuka aykırı olan huzurdaki davanın açıldığını, davacının Müvekkil Bankadan ilgili havale ve eft işlemleri ile yapılan ödemeleri talep etmesi hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi hayatın olağan akışıyla da örtüşmediğini, dava değerinin 1.000-TL olarak gösterildiğini, dava konusu edilen TR... iban no'lu hesabın anılan 09.06.2023 tarihindeki tüm hesap hareketlerine bakıldığında; 09.06.2023 tarihi saat 11:22'de TR....nolu ... ... hesabına 89.105,00-TL 2023060900188904 referans nolu havale işleminin olduğu, 09.06.2023 tarihi saat 11:23'te 37.499,92-TL döviz alımı işleminin olduğunu, 09.06.2023 tarihi saat 11:23'te 75,00-TL kambiyo muameleleri vergisi tahsilatının olduğunu, 09.06.2023 tarihi saat 11:23'te 2,67-TL masraf tahsilatının olduğunu, 09.06.2023 tarihi saat 11:25'de TR.... nolu ... ... hesabına 10.000,00-TL .... referans nolu havale işleminin olduğunu, hesap hareketlerinden de görüleceği üzere 3. Kişi hesabına gönderilen toplam tutarın 136.682,59-TL olmayıp 99.105,00-TL olduğunu, anılı tarihte müvekkili bankaya herhangi bir siber saldırının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılması gerektiğini, olayın davacının kendi telefonu yahut bilgisayarı üzerinden bir hatasının mevcut olduğunu, bankanın hiçi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, yetki itirazı doğrultusunda dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, müvekkili Bankanın dava konusu olayda hiçbir hukuki sorumluluğunun olmamasından dolayı davacının hukuki dayanaktan yoksun talepleri ile fazlaya dair bütün taleplerinin ve davasının reddine, Müvekkili Bankaya müzekkere yazılarak anılan harcamaların yapıldığı tarihte Bankaya karşı herhangi bir siber saldırının gerçekleşip gerçekleşmediği, güvenlik açığının bulunup bulunmadığı, davacının bilgilerinin güvenlik açığından kaynaklı çalınıp çalınmadığı, başkaca bilgisi alınan yahut çalınan müşterilerin bulunup bulunmadığı, bunlara karşı alınmış önlemin bulunup bulunmadığı hususunda bilgi ve belgelerin istenmesine, belitmiş oldukları delillerin toplanmasını ve özellikle de olaya konu telefonun IP'sinden veya IMEI'sinden yapılan çıkışlar ile bilgisayar veya telefondan gerçekleşen havale, para çekme ve harcama işlem tarihlerinin öncesini de kapsayacak şekilde analizine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Bilirkişi Heyet Raporu Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı ... CBS 2023/132362 sayılı soruşturma dosya örneği DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, mobil/internet bankacılığı kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 15/03/2020 tarihinde 31069 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliği'nin 11/2, 11/4, 14, 34 ve 36. Maddeleri icra gözetildiğinde hükmü banka kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/12/2019 gün ve 2017/11-131 2019/1935 karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmekle; Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet: Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, ..., 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı BK) 99/2. ve 100/3. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 115/3. ve 116/3.) maddeleri gereğince, özel kanun ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09/06/2023 tarihinde, davacının saat 11:13 'de.... nolu hattan arandığı, arayan kişinin kendisini Vakıfbank görevlisi olarak tanıttığı ve davacının internet bankacılığı şifresini dolandırıcılarla paylaştığı, 11:22 ile 11:25 saatleri arasında davacının .... (TL) IBAN numaralı hesabından 89.105,00 TL , 10.000,00 TL dava dışı ... ... hesabına virman gönderildiği, 37.499,92 TL karşılığı 1.542,34 USD işlemi yapılarak USD hesabına, USD hesabından 1.543,00 USD bakiyenin yine 3. Kişi olan ... ... hesabına virman gönderildiği, davacının hesabından 89.105,00 TL (havale) , 75,00 TL (vergi) , 37.499,92 TL (1.542,34 usd alış havale) , 2,67 TL (havale ücreti) ve 10.000,00 TL havale ile toplamda 136.682,59 TL çıktığı, dava konusu işlemlerin Samsung SM-G6LOF telefonunun mobil bankacılığa aktivasyonu yapıldıktan yaklaşık 7 dakika sonra .. cihaz ID ve .... IMET nolu cihaz aracılığıyla yapıldığı, yeni, cihaz tanımından kısa bir süre sonra yapılan işlemlerin şüpheli olabileceği ihtimali dâhilinden davalı bankanın davacıdan teyit almayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, zararın oluşmasında bankanın fraud(güvenlik) birimlerinin zaafiyetinin bulunduğu , davacının sabit hattının 0850 343 47 22 telefondan kendisini arayan kişinin Vakıfbank personeli olmadığını, arayan numaranın Vakıfbank resmi telefonu olmadığını fark edemediği, şüpheli bulmadığı ve arayan kişi ile şifreleri paylaşarak tuşlama yapmasında özenli davranmadığı, TBK'nın 52/1 maddesindeki düzenleme de dikkate alındığında, davalı banka bakımından güvenlik sürecinde zafiyet olduğu kanaatine varılmakla birlikte, davacının da banka kredi kartı şifresini ve bilgilerini 3.kişilerle paylaşmaması gerekirken paylaştığı, buna göre bilirkişi tarafından belirlenen 136.682,59 TL tazminattan %25 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davalının sorumlu olduğu tutarın 102.511,94 TL olduğu, nitekim aynı konuya ilişkin benzer nitelikte ... BAM 21.Hukuk Dairesi'nin 2023/1037 Esas ve 2025/493 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, Anlaşılmış olup en nihayetinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karara verilmiş ve reddedilen kısım bakımından takdiri indirim yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 102.511,94 TL alacağın, 09/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen 102.511,94 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.002,59 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harç, 2.350,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.619,85 TL harcın düşümü ile eksik kalan 4.382,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 2.350,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.889,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 216,00 TL tebligat gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.716,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca . ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 102.511,94 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR