İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/891 E. 2025/119 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/891
Karar No
2025/119
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/891 KARAR NO : 2025/119

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/01/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- maliki, davalı ---- sürücüsü ve davalı----Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ---- plakalı araç 09/12/2021 tarihinde meydana gelen kazada %100 kusurla davacıya ait ----- plakalı araca çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağından görüleceği üzere ---- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait---- plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu açık olduğunu, davacıya ait aracın mevcut kaza sebebiyle bir kısım parçaları değiştilerek bir kısım parçaları ise tamir görerek onarıldığını, söz konusu tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen KDV dahil 36.557,60 TL hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı zararının karşılanması talebiyle 01/12/2023 tarihinde ---- başvurulmuş ancak şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin ----- plakalı aracın maliki ----ve sürücüsü--- K.T.K' m.85 hükmü ve haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde,---- ZMMS poliçesi kapsamında müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini için davalılar ---- haksız fiil hükümleri gereği kazanın meydana geldiği tarih olan 09/12/2021 tarihinden itibaren, davalı ----. ise temerrüt tarihi olan 13/12/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile ödemekle yükümlü olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50,00 TL değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Söz konusu dava kapsamında hasarın meydana geldiği olay 09.12.2021 tarihinde gerçekleştiğini, mahkeme nezdinde ikame edilen dava ise kaza tarihi üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçmesinden sonra gerçekleştirildiğini, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında olay tarihi ile dava ikame edilmesine kadar ki süreç içerisinde zamanaşımının kesilmesi gibi bir durumda söz olmadığını, huzurdaki uyuşmazlıkta zamanaşımı kesen sebeplerin hiçbiri gerçekleşmeden 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle doğrudan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğini ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL, kaza başına 86.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın avans faiz talebine itiraz ettiklerini, mağdur aracın davalı şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklandığını, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, davalı şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin avans faizi isteminin haksızlığı ortada olduğunu, bu nedenle, avans faiz talebinin reddini talep ettiklerini, arz ve izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; zamanaşımına uğramış davanın reddine, usulden ret talebinin kabul edilmemesi halinde davanın cevap dilekçemizde yer alan nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı yönünden yukarıda belirtildiği gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait ---- Plakalı araç ile müvekkil şirkete ait ----- plakalı aracın 09.12.2021 tarihinde ----- ili şehir merkezinde ----- mahallesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, söz konusu tutanakta tarafların kusur durumuna ilişkin herhangi bir oran vs belirtilmediğini, bu durumda davalı şirketin talep edilen alacak kalemlerinden herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olup, açılan iş bu davanın da reddi gerektiğini, dosya kapsamı dikkate alındığında Mahkemece sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek amacıyla öncelikle araç sürücüsünün kusur oranın belirlenmesi ve bilahare de belirlenecek kusur oranına göre değer kaybı tazminatı miktarının tespiti gerektiğini, diğer yandan sayın mahkemenizce sigorta bilgi merkezine müzekkere yazılarak söz konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığı araştırılması gerektiğini, kazanın varlığı halinde hangi bölgeden hasar aldığı önem arzettiğini, aynı bölgeden hasarlı olması halinde değer kaybı meydana gelmeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, mahkeme tarafından davacının aracının kasko sigortacısı bulunup bulunmadığı, kasko sigortası var ise sigorta tarafından yapılmış bir ödemenin mevcut olup olmadığı araştırılarak sonuca gidilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir an için davalı şirketin kusurlu olduğu düşünülse bile söz konusu alacak kalemlerinin tazmininden davalı şirkete ait aracın sigorta şirketi sorumlu bulunduğunu, resen gözetilecek nedenlerle; davaya ilişkin cevaplar ve beyanların kabulü ile öncelikle zamanaşımı itirazlarının göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaate hasıl olur ise; araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, tüm beyanlar doğrultusunda yapılacak yargılama neticesinde davacının davasının ve taleplerinin davalı şirket yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmilini beyan ve talep etmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davalı gerçek kişi tarafından ise cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı gerçek kişi duruşmalara katılmamış, kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.Davalı sürücü tarafından 27/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle, davaya konu kazada kusurun kendisinde olmadığını, kendisinin zarardan ve davadan bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Nüfus Kayıtları, Ticaret Sicim Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, Banka Dekontu, Kaza ve kazalı araç fotoğrafları, Ekspertiz raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ve 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ZMMS poliçesi gereğince davalı sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif edilmesine karşın duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı araç maliki şirket vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi, 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni 15/03/2018 T. ---- sayılı ilamı) Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 01/12/2023 tarihinde saat 19.00 sularında --- ili, --- caddesi ve ----- caddesi kavşağı üzerinde davacının malik/işleteni olduğu sevk ve idaresindeki ---- plakalı hususi nitelikteki otomobil ile davalı şirketin malik/işleteni olduğu, davalı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı (kamyonet) ticari nitelikteki motorlu araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 84/h maddesinde asli kusur olarak düzenlenen 'kavşaklarda geçiş önceliğine uymama' kuralını ihlal etmesi nedeniyle tamamen davalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ---- plakalı hususi nitelikteki aracın kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine 12/08/2021-12/08/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiş durumdadır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından işbu kaza nedeniyle 42.387,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybından oluşan zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın kökten çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ---- tarafından düzenlenen 18/08/2024 tarihli raporda özetle; --- plakalı otomobil sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı ticari minibüs sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davaya konu kazada meydana değer kaybı bedelinin 20.000 TL olduğu, davalı ---- kazaya etken ---- plakalı aracı 12.08.2021-12.08.2022 tarihleri arası ----sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, 2021 yılı trafik sigortası teminat limitinin araç başına 43.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketi, davacının kasko sigorta şirketine hasar bedeli olarak 42.387,75 TL ödemiş olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilerek davalı şirketler vekili tarafından ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş ancak rapor hüküm için yeterli bulunduğundan yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda öncelikle kusura yönelik itiraz bulunmadığı anlaşılmış; somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri ve bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/h) kavşaklarda geçiş önceliğine uymama asli kuralını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu eylem olduğu ve böylece kazada davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu (%-100) kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282, Yargıtay ---HD.----.) Kazadan ve oluşan hasardan doğan değer kaybına gelince de, bilirkişi raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu ve kazalı araç fotoğrafları da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, davacının aracının markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 20.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı zararının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi ile malik-işleten ve sürücü tarafından müteselsil olarak tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde talep arttırım dilekçesi verildiği ve harcın tamamlandığı da müşahede edilmişt ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan yasal nedenlere göre TBK,49, 50/1,51/1,52/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda, olay haksız fiilden kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK 107.maddesi gereğince arttırılan miktar dahil bedelin tamamına davalı gerçek kişiler yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden ;davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97. maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, talep ve olayda davalıya sigortalı araç ticari nitelikte olduğundan avans faizi uygulanmasının gerekmesi ile yapılan ödemeye göre kalan poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı gerçek kişiler (malik-işleten ve sürücü) yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin hükmedilen işbu miktarın yalnızca 612.35 TL kısmından ve her halde araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51,52/1, 74, 117/2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 107, 146, 187/1-2, 190, 194, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar (davalı sigorta şirketinin aleyhinde hükmedilen miktar ve poliçe limiti oranında) müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması da mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır. (Bkz; Yargıtay ----Bu kapsamda davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinden ve ücretinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı gerçek kişiler (malik-işleten ve sürücü) yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin hükmedilen işbu miktarın yalnızca 612.35 TL kısmından ve her halde araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 269,85 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 340,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 756,35 TL harcın davalılardan ( davalı sigorta şirketinin 23,14 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 340,00 TL tamamlama harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 432,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.594,00 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı sigorta şirketinin 201,78 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ( davalı sigorta şirketinin 612,00 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin ve davalı---- vekillerinin yüzlerine karşı, davalı Sigorta şirketi vekilinin ve diğer davalı -- yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının karar tarihi itibarıyla (20.000.00 TL < 40.000,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/891, K. 2025/119, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-891-e-2025-119-k-0eef080e837b