İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/888 E. 2025/497 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/888
- Karar No
- 2025/497
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/888 ESAS KARAR NO : 2025/497 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan her türlü tıbbi cihaz ve aletlerin alım satımını yapmak, sağlık hizmeti vermek üzere özel hastaneler ve poliklinikler açmak ve işletmek üzere---------- faaliyetlerini sürdürmekte olan bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise her türlü fabrika, işletme ve işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete "iş sağlığı ve güvenliği hizmeti" verilmek üzere tarafların anlaştığını, anlaşma gereğince müvekkili şirket tarafından davalı Şirkete ileri tarihli iki ayrı çek keşide edilerek teslim edildiğini, davalı şirket tarafından sunulan 27.09.2023 tarihli, --------- fatura nolu, İş sağlığı hizmet bedeli olarak ve iş güvenliği hizmet bedeli açıklaması ile toplam 550.000TL e-fatura düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından anlaşmaya uygun olarak iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetinin sunulmaması nedeniyle müvekkili şirket 29.09.2023 tarih, --------- nolu "faturaya konu hizmetlerin alınmadığı, faturaya istinaden avans ödemesi olarak verilen çek numaraları -------- ve ---------- dir" açıklaması ile iade e-fatura düzenlenip süresi içinde faturaya itiraz edilerek davalı Şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından 02/10/2023 tarihinde email ile davalı şirkete faturanın iade edildiği ve avans olarak verilen çeklerin müvekkili şirkete iade edilmesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 03.10.2023 tarihli cevabi e-mailde "İade faturanız işleme alınmıştır. Avans olarak verilen çeklerinizin finans da işlem yapıldığından tarafımızdan ödemesi yapılacak ve 20.10.2023 tarihinde iade edilecektir" denildiği halde günümüze kadar çeklerin iade edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç elde edilememesi nedeniyle dava açma zorunluluğu doğduğunu, davalı şirket tarafından faturaya konu hizmetler müvekkili şirkete verilmediğini, bu nedenle davalıya verilen çeklerin bedelsiz hale geldiğini, çekin diğer kambiyo senetleri gibi illetten yoksun ise bu yoksunluk çekin bir temel ilişkininin olmadığı anlamına gelmediğini, temel borç ilişkisinin hiç veya sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmemesi durumunda çekin bedelsizliğinin ortaya çıktığını, davalı şirkete müvekkili Şirket tarafından toplam 550.000 TL bedelli iki ayrı çek verilmiş ise de davalı Şirket tarafından faturaya konu hizmetlerin müvekkili Şirkete verilmediğini, açılan menfi tespit davasının tek başına çeklerin bankaya ibrazına ve devamında başlatılacak icra takibini durdurmaya yeterli olmadığını, bu nedenle davaya konu iki çek yönünden öncelikle ivedi olarak bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesi ve karşılıksız kaşesi vurulmaması için ve sonrasında icra takibi başlatılmaması için, icra takibi başlatılması halinde ise takibin durması için mümkünse teminatsız olarak, aksi halde müvekkili şirketi mağdur etmeyecek miktarda teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini beyan ederek müvekkili şirket tarafından keşide edilen lehtarı davalı Şirket, Seri no: ----------, Keşide Yeri---------, Keşide Tarihi 30.11.2023, Bedeli 275.000 TL ve yine lehtarı davalı şirket, Seri no: ---------, Keşide Yeri -----------, Keşide Tarihi 30.12.2023, Bedeli 275.000 TL olan iki çek nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı konumunda bulunan müvekkili şirketin adresinin "---------- Mah. ---------- Cad. No.:--------- İç Kapı No.:-------- ----------" olup yetkili mahkemenin davalı müvekkili şirketi merkezinin bulunduğu ---------- Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından 27/09/2023 tarihinde kesilen fatura karşılığında kendileri tarafından ileri tarihli çekler yazıldığını ve kendileri, kesilen fatura karşılığında hizmet alamadıkları için 29/09/2023 tarihli bir iade faturası kestiklerini, buna rağmen bahsi geçen çeklerin kendilerine iade edilmediği iddiasında bulunduklarını, --------- Şti.'nin 2 ortaklı bir limited şirket olup, bu şirketin münferiden temsile yetkili müdürünün ---------- olduğunu, -------- ve ---------- ikili ticari ilişkileri de bulunduğundan, davacı taraf, müvekkil ---------- elden olan borcunu zamanında ödeyemediğini, bu nedenle, müvekkilinin ile şifahen anlaşmış ve 3. kişilerden alacaklarını güvence göstererek borcunu iki eşit takside böldüğünü, müvekkiline ileri keşide tarihli (30/11/2023 ve 30/12/2023) iki adet çek yazılmış ---------- de ortağı tarafından yapılan bu teklifi kabul ettiğini, davacı tarafın çekleri ----------- ortağı bulunduğu davalı müvekkili şirket adına yazdığını, daha sonra davacı taraf nezdinde ----------, --------- ortağı bulunduğu davalı müvekkili şirketten bir hizmet almak istemiş ve kendisine müvekkil şirketin 27/099/2023 14:44 tarihli ----------- seri numaralı faturası kesildiğini, kesilen faturanın 28/09/2023 15:34 tarihinde bilgisayara indirilerek davacı tarafa iletildiğini, bunun üzerine davacı taraf hizmet almaktan vazgeçtiğini iddia ederek 29/09/2023 14:56'da iade faturasını oluşturduğunu, davacı tarafın kötü niyetli şekilde taraflar arasındaki ticari ilişkiden söz etmediği gibi esasen müvekkili ----------- olan borcunu ödemekten kaçınmak için müvekkilinin iyi niyetini kulanmış ve müvekkiline olan borcuna karşılık verdiği çekler için gerçeğe aykırı başka bir illiyet yaratma ve mahkemeyi yanıltma çabası içine girdiğini, davacı tarafa faturaların bedeli zaten hiç ödenmemiş, buna ilişkin bir kayıt da düşülmediğini, 02/10/2023 17:46'da davacı şirket tarafından müvekkili şirketin mail adresine bahsi geçen faturanın iptal edildiği bilgisini içeren bir e-mail gönderildiğini, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde ---------- şahsına olan borcu için daha eski tarihte yazdığı çeklerin seri numaralarını ilgili maile yazdığını, müvekkili şirketin 24/07/2023 tarihinde 'ön muhasebeci' olarak işe başlayan çalışanı ---------- davacı tarafın kötü niyetli ve hukuka aykırı şekilde çeklerine gerçek olmayan başka bir illet yaratma çabasını fark etmeyerek özen yükümlülüğüne aykırı şekilde hesapları karıştırmış ve davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı hizmetten vazgeçtiğini düşünerek 03/10/2023 16:23 tarihinde davacı tarafın talebini kabul eden bir mail ile davacı tarafa cevap verdiğini, kendisinin bu hatasının davacı tarafın kötü niyetli taleplerinin ve borcuna gerçekten aykırı mesnetsiz bir illet yaratma çabasının önünü açtığını, bir senede karşı ileri sürülen ve onu hükümden düşüren hukuki işlemlerin değeri ne olursa olsun ancak senetle ispatının mümkün olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; keşideci olan davacının çeklerden dolayı borcu olmadığının tespitine ilişkindir. Davaya konu çeklerin ödenip ödenmediği ilgili bankalardan sorulmuş, tamamının ibraz edildiği ve karşılıklarının ödendiği" belirtilmiştir. Dava konusu çeklerin ibrazında ödenmemesi, icra takibine konu edilmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de; çeklerin üçüncü şahıslara ciro edildikleri, ara karar kurularak ihtiyati tedbirin kaldırıldığı, taraflara tebliğ edildiği, teminat mektubunun ihtiyati tedbirin kaldırılması nedeniyle davacı tarafa iade edildiği görülmüştür. Mahkememizce davalı tarafın ticari defterleri ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Mali Müşavir tarafından hazırlanan 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" davalı şirket -----------Şti.' ne ait defter ve belgelerin incelenemediği, davalının dosya içerisinde bulunan diğer belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacı ve davalı arasında Davalı tarafından iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti vermesi anlaşmasına ilişkin ticari bir ilişkinin olduğu, ticari anlaşmazlığın davalının kesmiş olduğu fatura ve almış olduğu 2 adet çekten kaynaklandığı, faturanın; 27.09.2023 tarih, ------------ nolu 550.000,00 TL tutarlı olduğu, Alınan vadeli 2 adet çekin dökümü; --------Ş. --------- ---------- Şubesi -Seri no: -----------, Keşide Yeri: -----------, Keşide Tarihi: 30.11.2023, Bedel: 275.000 TL, Lehtar: ---------- Şti. ---------Ş. -------- ---------- Şubesi -Seri no: --------, Keşide Yeri:-----------, Keşide Tarihi: 30.12.2023, Bedel: 275.000 TL, Lehtar: ----------- Şti Şeklinde olduğu, Davacı tarafın, hizmetin alınamadığını belirterek, davacı --------Ş.' nin VUK' nun 8 günlük süresi içerisinde düzenlemiş olduğu iade e-Faturanın, 29.09.2023 tarih ------------ seri nolu 550.000,00 TL Şeklinde olduğu, iade faturasına karşılık herhangi bir itiraz ve ihtarının olmadığı,Alınan iki adet çekten ----------- seri nolu olan 275.000,00 TL' nin tahsilinin yapıldığının belgesinin olduğu, Diğeri, ----------- seri nolu olan 275.000,00 TL nin tahsilinin yapıldığına dair belgesinin olmadığı, Davalı şirketin cevap dilekçesinde adı geçen çeklerin başka bir ortaklığa dayalı borca mahsup edildiğini belirtildiği, ancak çeklerin--------- Şti. Adına düzenlendiği, başka borca mahsup edilemeyeceği, her iki şirketin tüzel kişiliğe sahip olduğu, Bu nedenlerle davalı şirketin söz konusu fatura tutarlarına borçlu olacağı, verilen çeklerin konusuz kaldığı, " tespit edilmiştir.Mahkememizce davacı tarafın ticari defterleri ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Mali Müşavir tarafından hazırlanan 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacıya Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla davalı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporunda davalıya ait telefon numaraları ile iletişime geçildiği ancak davalıya ulaşılamaması nedeniyle davalı nezdinde inceleme yapılamadığının belirtildiği, dava konusu 550.000,00 TL toplam tutarlı çeklerin davalıya 01.09.2023 tarihinde verildiği, karşılığında 27.09.2023 tarih -------- numaralı 550.000,00 TL tutarlı faturanın davalıdan alınarak kayıtlara işlendiği, davacının 01.10.2023 tarihinde ---------- numaralı 550.000,00 TL tutarlı iade faturasını 8 günlük süre içerisinde düzenleyerek kayıtlarında yer verdiği, bu işlemlere göre 01.11.2023 dava tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 550.000,00 TL borçlu olarak göründüğü, davalının davacı adına düzenlediği fatura konusu hizmetin davacıya teslim edilmediği/verilmediği ve dava tarihi itibariyle davalının davacıya 550.000,00 TL borcu bulunduğu sonucuna gidildiği, davalı savunması göz önünde bulundurulduğunda, dava konu çeklerin karşılıksız kalıp kalmadığı noktasındaki hukuki niteleme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu" tespit edilmiştir. Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, cevap süresinin dolduğu ve cevap vermedikleri görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Davacı vekili tarafından 10/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuştur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle, davalı tarafa verilen davaya konu iki adet çek yönünden borçlu olmadığını iddia eden keşideci davacının açtığı menfi tespit talebine ilişkindir.Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlaması gerekir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, eş söyleyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer . Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Dava konusu çek örneği incelendiğinde; Davacı tarafından keşide edilen, lehtarı davalı Şirket Seri no: ---------, KeşideYeri: ------------, Keşide Tarihi: 30.11.2023, Bedeli: 275.000 TL ve yine lehtarı davalı şirket, Seri no: ---------, Keşide Yeri: ---------, Keşide Tarihi: 30.12.2023, Bedeli: 275.000 TL iki ayrı çek olduğu görülmüştür. Davalı tarafından dosyaya sunulan fatura örnekleri incelendiğinde; 27.09.2023 tarihli, -------- fatura nolu, İş sağlığı hizmet bedeli olarak ve İş güvenliği hizmet bedeli açıklaması ile toplam 550.000 TL E-Fatura olduğu, 29.09.2023 tarih ----------- seri nolu "Faturaya konu hizmetlerin alınmadığı, Faturaya istinaden avans ödemesi olarak verilen çek numaraları --------- ve ----------dir" açıklaması ile iade edilen 550.000,00 TL bedelli iade faturasına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda:Taraflar arasında düzenlenen faturaların, e- fatura olması sebebiyle, davacının maliye bakanlığına kayıtlı bulunan e-postasına sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davacıya teslim edildiği, davacının 01.10.2023 tarihinde ----------- numaralı 550.000,00 TL tutarlı iade faturasını 8 günlük süre içerisinde düzenleyerek kayıtlarında yer verdiği, iade faturanın e-fatura sistemi üzerinden “bu hizmetler alınmamıştır.” olarak düzenlendiği, e- fatura olması sebebiyle davalının maliye bakanlığına kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda düzenlenen e-faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen iade faturasını aldığını kabul ettiği tespit edilmiş, mevcut bu durum karşısında, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından ispatlanmıştır. Bir başka anlatımla davacı, çekin ödeme amacıyla değil avans olarak verildiğini ispatlamıştır. Bu durumda davalı, artık davacıya hizmet verdiğini ispatlamalıdır. Davalının ihtara rağmen defterlerini sunmadığı, davacı şirketin dava tarihi itibariyle ---------- ve ---------- seri nolu çekler toplam 550.000,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, bu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığı tespit edilmiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; Dava konusu; ---------Ş. -------- - ---------- Şubesi - Seri no: ----------, Keşide Yeri : -----------, Keşide Tarihi: 30.11.2023, Bedel: 275.000 TL, Lehtar: --------- Şti. ve ----------Ş. - --------- - ---------- Şubesi - Seri no: -----------, Keşide Yeri : ------------, Keşide Tarihi: 30.12.2023, Bedel: 275.000 TL, Lehtar: ------------ Şti. olan çekler yönünden DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2- Alınması gerekli 37.570,50-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 9.392,63.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 28.177,87-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 9.392,63-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harcın toplamı olan 9.662,48-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 10.465,75-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 86.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/06/2025