İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/688 E. 2025/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/688
- Karar No
- 2025/504
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/688 Esas KARAR NO : 2025/504 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 03/10/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 03/10/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Borçlu hakkında --------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, borçlunun borca itiraz ettiği, ancak ticari ilişkiyi inkar etmediği, taraflar arasında fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı karşılıklı edimleri içeren ticari ilişkinin söz konusu olduğu, borca itirazın yerinde olmadığı, alacaklı şirket defterleri incelendiğinde alacağın sabit olduğunun görüleceği, alacak ilişkisinin çözüme kavuşturulması için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, görüşmelerin anlaşmama tutanağı ile sonlandığı, yukarıda izah olunan nedenlerle yerinde olmayan itirazın iptaline, asıl alacak olan 587.780,13 TL'nin ticari avans (reeskont) faizi ile tahsiline, kötü niyetle yapılan itiraz dolayısıyla borçlunun % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/11/2023 tarihli cevaba karşı beyan dilekçesinde özetle; Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ve davalıya ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bilirkişi raporu akabinde bu durum netlik kazanacağını, alacağının varlığının sabit olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları kabul etmediğini, itiraz ettiğini, davanın kabulünü ve gereğini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 05/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf --------İcra Dairesinin --------- E. sayılı dosyası ile fatura ve cari hesap ilişkisine dayalı alacak adı altında 587.780,13 TL bedelli alacak iddiası ile haksız bir şekilde takipbaşlatıldığı, öncelikli olarak belirtmek isteriz ki müvekkilimiz ile davacı taraf arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı, kanun maddesinde de izah edildiği üzere cari hesap sözleşmesinin yazılı olması geçerlilik şartı olduğu, davacı tarafça ne takip talebinde ne de dava dilekçesinde cari hesap sözleşmesine dair bir delil sunulmadığı, taraflar arasında şifahi bir anlaşma dahi yokken davacı yanın cari hesap ilişkisine dayanarak takip başlatması haksız hukuka aykırılık teşkil ettiği, davacı yan takip talebinde ek olarak faturalara dayanmışsa da takip talebinde, icra dosyasında ve de müvekkile gönderilen ödeme emri ekinde herhangi bir faturanın yer almadığı, itirazın iptali davası ilgili icra dosyasına bağlı bir davadır ve icra takibinde dayanılmayan bir delile itirazın iptali davasında dayanılamayacağı, hal böyleyken davacı tarafça icra takibinde yer almayan bir takım faturalara dayanılarak itirazın iptali davasında alacak iddiasında bulunmak hukuka aykırılık teşkil ettiği, müvekkilinin davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan fatura içeriğinde yer alan ürünleri sipariş etmediği, müvekkiline bu ürünlerin tesliminin dahi söz konusu olmadığı, zira müvekkilinin çalışanı, muhasebeci dahil yetkilendirdiği bir kişi dahi bulunmadığı, bu sebeple müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığı, müvekkile tebliğ edilen bir fatura bulunmadığı, müvekkilinin e-fatura mükellefi olmayıp mali mühür ve e-imzaları bulunmadığı, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından müvekkile teslim edilmiş bir mal bulunmadığından davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması ve faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturaya konu malın teslim edildiğini göstermediği, itiraza uğramayan fatura, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermediği, uyuşmazlık halinde, malın teslim edildiğini, işin yapıldığını vs. borcun ifa edildiğini faturayı düzenleyip gönderenin ispat etmesi gerektiği, Yargıtayın yerleşik içtihadı da süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönünde olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte muhasebe kayıtlarından da görüleceği üzere davacı tarafça müvekkilimize satılan ve banka kayıtlarına göre müvekkilince parası ödenmiş 2021 yılı cari döneminde yer alan 688.093,11 TL lik mal müvekkiline teslim edilmediği, müvekkilinin şirket deposu/adresi davalının deposu ile aynı olduğu, müvekkili ile davacı arasında deponun kullanımına ilişkin kira sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden karşı tarafa kira parası ödendiği , bu hususun muhasebe kayıtlarında yer aldığı, bu sebeple davacının talep ettiği alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte sayın mahkemenin alacak iddiasını kabulü halinde güncel bedeli ile birlikte 688.093,11 TL'lik mala ilişkin mahsup defimiz bulunduğu, mahsup defimizin kabulü gerektiği, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın reddine, kötü niyetle ikame olunan davada davacının kötü niyetli olması sebebiyle icra takip tutarının %40 ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde mahsup defimizin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09/10/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Vergi Dairesi'nin 12/10/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/10/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/10/2023 tarihli müzekkere cevabı, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 05/02/2024 tarihli müzekkere cevabı, -Mali Müşavin bilirkişisi tarafından tanzim edilen 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporu, Mali Müşavin bilirkişisi tarafından tanzim edilen 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve -------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Verilen yetki ile davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 20192022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2019-2022 döneminde e- defter mükellefi olduğu, 2019-2022 Yılı Ocak ayı GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defter-i Kebir Açılış beratları ile 20192022 Aralık ayı GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defter-i Kebir Kapanış beratlarını süresinde aldığı, davacının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davalı Yönünden; Verilen yetki ile davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2019-2022 döneminde Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin tasdiklerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanf başlıklı 221/3 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının 2019-2021-dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nın 64/3 maddesi gereğince süresinde yaptırıldığı, 2020-2022 dönemi Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, 2022 dönemi Yevmiye defterinin 30.09.2022 tarihine kadar yazıldığı, 01.10.2022-31.12.2022 tarihleri arası işlemlerin yazdırılmadığı ,kapanış tasdikinin bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı görülmüştür.B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacı Yönünden; davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (23.11.2022) itibariyle davalıdan 587.780,13 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı Yönünden; davalının incelenen 2021 yılı Yevmiye Defterinin kapanış kaydına göre davacı şirkete 579.120,34 TL borçlu gözüktüğü, davacı tarafından 2022 döneminde takip tarihine kadar kira faturaları düzenlendiği, bu faturaların 30.09.2022 tarihine kadar davalıda kayıtlı olduğu, davalının 2022 dönemi Yevmiye defterinin 30.09.2022 tarihine kadar yazıldığı, 01.10.2022-31.12.2022 tarihleri arası işlemlerin yazdırılmadığı bu nedenle takip tarihinde kadar kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacının 2022 dönemi ticari defter kayıtlarında ise davalı adına takip tarihine kadar 7.800,00 TL kira faturaları tanzim edildiği, 1.787,00 TL ödeme gönderildiği, davalıdan 3.587,16 TL tahsilat yapmış olduğu bu işlemlerin 30.09.2022 tarihine kadar olan kısımlarının davalının 30.09.2022 tarihine kadar yazılmış olan kayıtları ile örtüştüğü, hususları topluca ele alındığında davacının takipte talep etmiş olduğu 587.780,13 TL'yi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Faiz İncelemesi: Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. -Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı 2019 döneminden 2022 dönemine kadar geçen süre zarfında davacı tarafından mal satışına yönelik düzenlenen faturalar ile kira faturalarının davalının ticari defter kayıtlarında itirazsız olarak kayıt edildiği, yine kök raporda incelenen davalının BA formlarında da davacı lehine alım bildirimi yaptığı, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceği, adına düzenlenen faturalara karşıda TTK 21/2 kapsamında süresi içerisinde usulüne uygun itiraz iptal süreçlerinin işletmediği hususları topluca ele alındığında işbu faturalar yönünden hizmetinin ifasına, malın teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, davacının takipte talep etmiş olduğu 587.780.13 TL'yi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; --------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağına istinaden 587.780,13 TL alacağının tahsili için--------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, aralarında bu ilişkiden kaynaklı cari hesap ve faturaların bulunduğunu, buna ilişkin borca dayalı başlatılan takibe itirazın yerinde olmadığını, bu nedenlerle yerinde olmayan itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, müvekkiline teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, tek başına faturanın bir alacağı ispat etmediğini, tarafların depolarının aynı olduğunu ve aralarında bir kira sözleşmesi bulunduğunu, bu depoda bulunan malların teslim edilmediğini, 2021 yılı cari döneminde yer alan 688.093,11 TL'lik malın müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle mahsup definde bulunduklarını, bu nedenlerle davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu 11/04/2024 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı yan tarafından sunulan ticari defterlerinin ise tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak 2020-2022 dönemi yevmiye defterinni kapanış tasdikinin bulunmadığı, yevmiye defterinin 03/09/2022 tarihine kadar yazıldığı, 01/10/2022-31/12/2022 tarihleri arasındaki işlemlerin yazdırılmadığı ve davalı ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiş, bunun yanında cari hesapların incelenmesinde davacı yanın defterlerinde davalı yandan 587.780,12 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın defterlerinde davacı yana 579.120,34 TL borçlu göründüğü, davacı tarafından 2022 döneminde takip tarihine kadar kira faturaları düzenlendiği, bu faturaların 30/09/2022 tarihine kadar davalıda kayıtlı olduğu, ancak davalı yanca 01/10/2022-31/12/2022 tarihlerinde kayıt tutmaması, davacının anılan dönemde düzenlediği fatura ve tahsilatları kaydetmiş olması ve davalının 2022 yılı açılış borcunun 579.120,34 TL olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının takipte talep etmiş olduğu 587.780,13 TL'yi talep edebileceği, BA-BS formalarının incelenmesinde davacının davalı ile 2019 yılında KDV hariç 2.738.727,00 TL satış, 88.699,00 TL alım bilgisi verdiği, 2020 yılında KDV hariç 2.675.936,00 TL satış, 91.388,00 TL alım bilgisi verdiği, davalının davacı ile 2019 yılında KDV hariç 88.699,00 TL satış, 2.786.482,00 TL alım bilgisi verdiği, 2020 yılında KDV hariç 91.388,00 TL satış, 2.675.436,00 TL alım bilgisi verdiği hususları tespit edilmiştir.Raporun incelenmesinde her iki tarafın da usulüne uygun tutulduğu tespit edilen 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerine göre taraf hesaplarında farklılık olduğu (davacının 2022 yılına devrinin 582.379,29 TL alacaklı olarak, davalının 2022 yılına 579.120,34 TL borçlu olarak devredildiği) gözetilerek her iki tarafın ticari defterlerindeki farkın neyden kaynaklandığının açıklanması ve davacı defterlerine göre 2022 yılında kira faturası olarak düzenlenen fatura bedellerinin ve ayrıca davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı belirtilerek sunulacak tüm dekontlar ve kayıtlar ile rapora karşı itirazları itirazlarının değerlendirilmesi için dosya daha evvel rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi 18/04/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2019 yılından 2022 yılına kadar geçen süre zarfında davacı tarafından mal satışına ve kiraya ilişkin düzenlenen faturaların davalı tarafından defterlere itirazsız olarak kaydedildiği, davalının BA formlarında davacı lehine alım bildirimi yaptığı, düzenlenen faturalara karşı TTK m.21/2 kapsamında süresi içinde itiraz ve iptal süreçlerinin işletilmediği dikkate alındığında takibe konu faturalar yönünden hizmetin ifasına ve malın teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu ve sonuç olarak davacının davacının takipte talep etmiş olduğu 587.780,13 TL'yi talep edebileceği hususları tespit edilmiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu kök ve ek raporlarda davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 587.780,13 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kapanış tasdiki yapılmamış kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 579.120,34 TL borçlu gözüktüğü, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalının BA formunda yer aldığı, tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde her iki hesap arasındaki farkın 8.659,79 TL olduğu, bu hususta alınan ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2019 yılından 2022 yılına kadar geçen süre zarfında davacı tarafından mal satışına ve kiraya ilişkin düzenlenen faturaların davalı tarafından defterlere itirazsız olarak kaydedildiği, davalının BA formlarında davacı lehine alım bildirimi yaptığı, düzenlenen faturalara karşı TTK m.21/2 kapsamında süresi içinde itiraz ve iptal süreçlerinin işletilmediği dikkate alındığında takibe konu faturalar yönünden hizmetin ifasına ve malın teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu anlaşılmış olup her ne kadar davalı vekili depoda bulunan malların teslim edilmemesi nedeniyle mahsup definde bulunmuş ise de; mahsup define konu ettiği depodaki malların müvekkiline teslim edilmediği iddiasını delillere dayalı olarak ispat edememiştir. Bu hususlar dikkate alındığında; davacının davalıdan fatura ve cari hesap nedeniyle alacaklı olduğu anlaşılmış olup; davanın kabulü ile, davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile; takibin 587.780,13 TL fatura ve cari hesap alacağı üzerinden aynen devamına, dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 117.556,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KABULÜ ile 1-Davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin 587.780,13 TL fatura ve cari hesap alacağı üzerinden aynen DEVAMINA, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 117.556,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 40.151,26 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 7.098,92 TL peşin harç, 2.938,90 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 30,113,44 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 269,85 TL ,peşin harç 7.098,92 TL ve 2.938,90 TL icra peşin harcı olmak üzere toplam 10.307,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 4.500,00 TL, posta ve tebligat masrafı 215,50 TL, KEP gideri 1,75 TL olmak üzere toplam 4.717,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 92.167,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025