İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/877 E. 2026/417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/877
Karar No
2026/417
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/877 Esas KARAR NO : 2026/417

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı (Borçlu)'ya Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ödeme emri tebliğ edilmeden İcra takibini 07.06.2023 tarihinde öğrendiğini ve icra takibine 07.06.2023 tarihinde itiraz edildiğini, davaya konu icra dosyası ödeme emri ekinde sunulan 47 adet fatura ve davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanan 13.10.2022 tarihli cari hesap mutabakatında davalının davacıya borcu olduğunun açıkça görüldüğünü, davalının, piyasadan satın aldığı ikinci el telefonları davacı müvekkili şirkete sattığını, davacı müvekkili şirketin, davalıdan satın aldığı telefonların teknik inceleme, bakım ve gerekirse tamirini yaparak cihazları düzgün çalışır hale getirmiş, bilahare söz konusu telefonları davalıya fatura mukabilinde sattığını, davalının, davacı müvekkili şirketten satın aldığı söz konusu cihazların bedelini ödemediğinden, Bakırköy ....... İcra Dairesi ...... E. sayılı dosyasıyla aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının yapmış olduğu itirazında borcu olmadığını iddia etse de dosyaya makbuz veya ödeme yaptığını ispat edecek bir delil sunmadığını, belirtilerek itirazının iptali ile davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve takibin devamına karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekilince davaya karşı verilen cevap dilekçesinde ÖZETLE; İcra dosyasına itiraz dilekçesinde ifade edildiği üzere Müvekkili takibe ve davaya dayanak protokol çerçevesinde gerek nakit gerekse de cihaz olarak tüm ödemelerini yaptığını, ticari kayıtların incelenmesinde müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu olmadığının açıkça tespit edileceğini, Davacı ile davalı müvekkili arasındaki çalışma şeklinin özetle; davalı müvekkili sahibi olduğu iş yeri aracılığı ile piyasadan 2. El cihazları ücretini kendisi ödeyerek toplamakta ve daha sonra bu cihazları bedeli mukabili davacı tarafa sattığını, davacı tarafın ise müvekkili ve benzeri iş yerlerinden aldığı bu ikinci el cihazlara gerekli bakım onarımı yaparak yine aynı telefon bayilerine ücreti mukabili sattığını, Bu çerçevede çalışma devam ederken tarafların 13.10.2022 Tarihli Cari Hesap Mutabakatı isimli belge ile mutabık kalındığını, buraya kadar herhangi bir sorunun olmadığını, ancak Mutabakat metnin de açıkça “... İade edilen ürünler içerisinde kusma ve açılmayan cihazlar bulunmakta, ..... bey bu cihazların bilgi ve tutarını liste olarak hazırlayıp bu cihazlar için ...... Teknoloji A.Ş yönetim olarak görüşülerek kararlaştırılacaktır.” Belirtildiğini, görüldüğü üzere davacı tarafın davalı müvekkiline verdiği cihazların bir kısmının hatalı olduğunu kabul ettiğini, 09.11.2022 170.000,00 TL, 10.11.2022 300.000,00 TL, 15.11.2022 250.000,00TL, 17112022 300.000,00 TL, 18.11.2022 250.000,00TL, 22.11.2022 270.000,00 TL, 23.11.2022 300.000,00TL olmak üzere toplamda 1.840.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca mutabakat metninde yazılı olduğu üzere kendisine mobilfon tarafından verilen ama hatalı çıkan cihazlardan da 40 adetini bildirdiğini ve hala “bakamadığım cihazlar var bakarak bildireceğim” şeklinde ifade ettiğini, mutabakattan sonra müvekkilinin, davacı firmaya ayrıca ticari kayıtlarda da görülecek olan ve ekte 11 adeti sunulan faturaları da keserek gönderdiğini, ancak bu faturalara karşı davacı tarafından müvekkiline yapılan ödemeler fatura bedellerini dahi karşılamadığını, müvekkiline kesilen bir kısım faturaların ise faturalara ilişkin olarak müvekkiline teslim edilmesi gereken cihazların teslim edilmediği için kabul edilmediğini belirterek; davacının davasının reddine; %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep emiştir. DELİLLER: Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cep telefonu satım sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK 67 maddesi) Davaya dayanak Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ..... Teknoloji Anonim Şirketi, borçlu ......'a ödeme emri gönderilmiş, cari hesap alacağından kaynaklanan 1.461.216,97 TL asıl alacak, 53.364,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.514.581,41 TL tutarındaki alacağın icra gideri,vek.ücr. ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 10,75 Avans Faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. (Fazlaya Dair ve Faiz Oranlarındaki Artıştan Doğan Talep haklarının saklı kalması ve TBK. 100.mad. Gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş Faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edilmesi kaydıyla )Davalı ödeme emrini bila tarihinde tebliğ almış, davalı vekilinin 07/06/2023 tarihinde, takip konusu borca ve tüm ferîlerine itirazı neticesinde, takip durmuştur. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı arasındaki telefon satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen 47 adet fatura ve 13.10.2022 tarihli cari hesap mutabakatı kapsamında icra takibine konu alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için yapmış olduğu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise mutabakat belgesini doğruladığı, bu kapsamda davacı tarafa 1.840.000 TL ödeme yaptığını, ancak bahsi geçen faturalar karşılığında bir kısım telefonların teslim edilmediğini, teslim edilen bir kısım telefonların çalışmadığını, bu nedenle davacı tarafın belirttiğinin aksine davacı tarafa borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu faturalara ilişkin ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilip edilmediği, teslim edilen ürünlerin aralarındaki anlaşma uyarınca ayıplı olup olmadığı ve bu kapsamda dava konusu faturalardan ve hesap mutabakatından kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca alacağın varlığı konusunda ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu faturalara, cari hesap mutabakatına ve ticari defterlerine dayanmıştır. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan “..... Teknoloji A.Ş Cari Hesap Mutabakatı” başlıklı 13.10.2023 tarihli mutabakat mektubu incelendiğinde tarafların davalıya 30.09.022 tarihi itibariyle 1.751.586,00 TL tutarında mutabık olduğunun taraflarca imza altına alındığı ve ayrıca "İade Edilen Ürün içerisinde kusma ve açılmayan cihazlar bulunmakta, ..... bey bu cihazların bilgi ve tutarını liste olarak hazırlayıp bu cihazlar için ..... Teknoloji A.Ş. yönetim olarak görüşülerek kararlaştırılacaktır, Ayrıyetten ..... Teknoloji A.Ş. firmasının ...... olan alacağı İçin ..... getireceği cihaz bedellerinden peyder pey anlaşılan bakiye üzerinden düşüm yapılacaktır” şeklinde kayıt düşüldüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına bilirkişi marifeti ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve faturalara konu telefonlar üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve yapılan inceleme neticesinde hazırlanan kök ve ek raporlar dosya arasına alınarak hükme esas alınmıştır. Buna göre; davacı şirket tarafından ibraz edilen 2022-2023 yılı ticari defterlerinin ve davalı şirket tarafından ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, ancak tarafların yasal defter kayıtlarının örtüşmediği, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen yasal defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi itibariyle 1.482.869,04.-TL alacaklı görünüyor iken; davalının yasal defter kayıtlarında davalı avacıdan 6.353.035,20 alacaklı olarak görülmektedir. Tarafların yasal defterleri arasında icra takip tarihi itibariyle 1.482.869,04 + 6.353.035,20= - 7.835.904,24 TL tutarında fark bulunduğu tespit edilmiş ise de taraflarca imzalanan hesap mutabakatı uyarınca 30.09.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.751.586,00 TL alacaklı olunduğu konusunda mutabık olunduğu hususu her iki tarafında kabulündedir. Dolayısıyla bu miktar esas alınarak cari hesap ekstreleri incelenmiş ve yapılan ödemelerin düşümü neticesinde davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.249.691,35 TL alacağının olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafın dava konusu faturalara ilişkin bir kısım telefonların ayıplı olduğu iddiasına ilişkin yapılan incelemede; taraflar arasındaki mutabakat metninde “.... İade edilen ürünler içerisinde kusma ve açılmayan cihazlar bulunmakta, ..... bey bu cihazların bilgi ve tutarını liste olarak hazırlayıp bu cihazlar için ..... Teknoloji A.Ş yönetim olarak görüşülerek kararlaştırılacaktır.” şeklinde not düşüldüğü, dolayısıyla ürünlerin ayıplı olması halinde bu hususun ayrıca hesaplama ve değerlendirme konusu yapılacağı tarafların kabulündedir. Bu nedenle mahkememizce bahse onu ürünler üzerinde teknik bilirkişi eliyle yapılan incelemeler neticesinde; davalı tarafından ayıplı olduğu iddiasıyla teknik incelemeye sunulan cihazların IMEI numaraları ile alacak talebine konu faturalardaki IMEI numaralarının birbirini tutmadığı (örtüşmediği), bu nedenle sunulan cihazlardaki ayıplar dikkate alınmamış ve davalı tarafın ayıp iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; taraflar arasındaki cari hesap mutabakatı esas alınmak suretiyle tarafların ticari defter ve belgeleri uyarınca takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.249.691,35 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 1.249.691,35 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından, davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davaya dayanak Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 1.249.691,35 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine. 2-Asıl alacak miktarı olan 1.249.691,35 TL nın % 20’ si oranına isabet eden 249.938,27‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 85.366,41TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 18.292,36TL peşin mahsubu ile eksik kalan 67.074,05-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ile 18.292,36-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 471,00-TL posta gideri ve 30.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.471,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 24.986,22TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 192.956,79-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin red kabul oranına göre hesaplanan 2.560,00TL'sinin davalıdan, geri kalanının davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 10-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2026

Başkan ...... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Üye .... e-imzalı Katip ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/877, K. 2026/417, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-877-e-2026-417-k-86cf5ee4783f