İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/84 E. 2026/176 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/84
- Karar No
- 2026/176
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/50 Esas - 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/50 Esas KARAR NO : 2026/79
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ..., Doğa Sigorta A.Ş. nezdinde hem kendisi hem de eşi Müvekkili ... için tamamlayıcı sağlık sigortası hizmeti satın aldığını, poliçe dönemi 04.03.2025 - 04.03.2026 arasını kapsamakta olup primleri 9 taksit halinde ödeme planına bağlandığını, Sigorta primleri Müvekkili ... tarafından düzenli olarak ödendiğini, müvekkili ..., şiddetli kasık şikayetiyle Davalı Şirket'in anlaşmalı olduğu ... .... .... Hastanesi’ne 09.12.2025 tarihinde başvurduğunu, yapılan muayene neticesinde Müvekkili ...'ye "Bilateral inguinal herni" (çift taraflı kasık fıtığı) ve "Umbilikal herni" (göbek fıtığı) teşhisi konulduğunu, acil cerrahi müdahale kararı alındığını, teşhisi konulan hastalıklar, davalı Şirket'le olan tamamlayıcı sağlık sigortası teminat kapsamında olduğu için Müvekkili ..., aynı gün provizyon onayı için süreci başlatmış ve Davalı Şirket'le iletişime geçtiğini, provizyon onayının gelmemesi ve her geçen gün ağrısının şiddetlenerek yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi karşısında Müvekkili ..., Davalı Şirket'ten bilgi almak istediğini, davalı Şirket ise “provizyon onayı bekleniyor”, “ilave belge talep ediliyor” diyerek Müvekkili ...’yi oyaladığını, 11.12.2025 tarihinde ise Davalı Şirket, Müvekkili ...'nin 21487694 numaralı provizyonunu reddettiğini, red gerekçesi olarak aktif poliçesinin bulunmadığı gerekçesi gösterildiğini, provizyonun reddedildiği 11.02.2025 tarihi veya öncesinde Müvekkili ...’ye ilişkin bu yönde yapılmış yasal bir fesih veya iptal bildirimi bulunmadığını, müvekkili ..., 17.12.2025 tarihinde hastaneye fiziken giderek durum hakkında daha fazla bilgi almak istediğini, hastanede alınan ekran görüntüsünde 17.12.2025 tarihi itibariyle Müvekkiller’inin sigortasının aktif olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla Davalı Şirket'in 11.12.2025 tarihli provizyon red gerekçesi olarak aktif poliçesinin olmaması külliyen mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı Şirket, 17.12.2025 tarihli iptal yazısında, Müvekkili ...'nin ... .... .... ve diagonal arterde %50-60 oranında darlık tespit edilmiş olup, koroner arter hastalığı” tanısı, hipertansiyon ve birtakım diğer hastalık tanılarının bulunduğu ve bunların beyan edilmediği gerekçesiyle sigorta poliçesinin iptal edildiğinin belirtildiğini, müvekkilleri ... Arabuluculuk Bürosuna 2026/285 arb numarası ve 2026/84 büro dosya numarası ile dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 13.01.2026 tarihinde yapılan görüşmede taraflar anlaşamadıklarını, bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli poliçe iptal işleminden kaynaklı olarak Müvekkili ... yönünden, HMK 107 kapsamında şimdilik 20,00 TL tıbbi bakım tedavi gideri, 10,00 TL gelecekteki ek prim zararı (surprim), 10,00 TL hasarsızlık indirimi kaybı, 20,00 TL ödenen primlerin iadesi, 10,00 TL yenileme garantisi kaybı ile HMK 105 uyarınca 200.000,00 TL manevi tazminat ve Müvekkili ... yönünden HMK 107 kapsamında şimdilik 10,00 TL gelecekteki ek prim zararı (surprim), 10,00 TL hasarsızlık indirimi kaybı, 10,00 TL yenileme garantisi kaybının tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafça tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkartılmamıştır. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava davacının tamamlayıcı sağlık sigorta şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Ticari davalar aynı yasanın 6335 sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 5.maddesine göre asliye ticaret mahkemesinde görülerek karara bağlanır. Asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; sağlayıcı; “ Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3.maddesinde de tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.6502 sayılı yasanın 73.maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Davacı ile davalı arasında özel tamamlayıcı sağlık sigortası hükümlerinin yerine getirilmemesinden kaynaklı açılan maddi ve manevi tazminat davası olup, taraflar arasında tüketici ilişkisi olup, mahkememiz görevli olmadığından aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2026
¸
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.