İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/245 E. 2026/242 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/245
- Karar No
- 2026/242
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/245 Esas KARAR NO :2026/242
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/03/2026 KARAR TARİHİ:30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 24/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, ... plakalı aracın maliki/sigortalısı olup, davalı sigorta şirketi ile mevcut kasko sigorta ilişkisi kapsamında 16.09.2024 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle sigorta tazminatı alacağına hak kazandığını, uyuşmazlığa konu araç, davalı şirket nezdinde kasko sigortası ile teminat altına alındığını, kaza sonrasında araçta tam hasar/pert işlemi tesis edilmiş ve davalı şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, açıklanan nedenlerle, .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından asıl borca ve takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı talebine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar verilmesini, bunun yanında davalı tarafın borca ve tüm ferilerine hiçbir somut açıklama getirmeksizin tamamen tahsili geciktirmeye yönelik şekilde itiraz etmiş olması karşısında İİK m. 67 gereğince müvekkili lehine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedildiğini, açıklanan nedenler ile davalının .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına konu asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı olmak üzere icra takip konusu olan alacağın tamamına karşı yapılan itirazın iptalini, takibin aynı şartlarda davalı hakkında devamını, takip konusu aasıl alacağın likit olması nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve hüküm altına alınacak kötü niyet tazminatının haksız itiraz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı sigortalının davalı sigorta şirketi ile aralarındaki sigorta sözleşmesine istinaden alacağı için başlattığı takibe davalının itirazının iptal istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir. Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi..." düzenlemeleri bulunmaktadır. Somut olayda; davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç, kullanım amacı hususi olan bir otomobildir. Bu durumda, davacı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18198 esas ve 2018/3955 karar sayılı emsal içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 25/02/2021 tarih 2019/262 E., 2021/348 K. Sayılı kararı. ) Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı asilin tacir olmadığı, esnaf olmadığı, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasa değişikliği ile özel yasa kapsamında sigortacı davalının hizmet veren, sigortalı davacının hizmet alan konumunda olmaları nedeniyle Tüketici Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmakla üst mahkeme kararında da belirtildiği üzere davacı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/03/2026
Katip ...
Hakim ...