İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/254 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/254
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/254 Esas - 2026/169 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/254 Esas KARAR NO : 2026/169
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2026 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı ... ’ye ait ... plakalı, 2014 model Mercedes E 180 marka araç, davalı ... nezdinde 307000189914150 numaralı "Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi" ile teminat altında alındığını, davacıya ait aracın, 17/11/2025 tarihinde, 34 ... plakalı motosiklet ile çarpması neticesinde hasarlandığını, akabinde araç, en yakın yetkili servis olan ... servisine çekildiğini, yetkili servis tarafından yapılan teknik incelemede; aracın güvenli sürüş standartlarını karşılayabilmesi için direksiyon kutusunun tamirinin mümkün olmadığı, Mercedes-Benz küresel teknik yönetmelikleri gereği "can güvenliği riski" nedeniyle parçanın orijinali ile değişiminin zorunlu olduğu rapor edildiğini, yetkili servisin raporuna ve müvekkilinin yazılı başvurusuna rağmen, davalı sigorta şirketi değişim talebini haksız yere reddettiğini, davacını 3 aya yakın bir süre boyunca aracından mahrum bırakıldığını, bu durum, sigorta şirketinin poliçe ile üstlendiği 'hasarı tazmin etme' borcunu iyi niyet kurallarına aykırı olarak geciktirdiğini ve müvekkilinin mağduriyetini kasten artırdığını belirterek maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; genişletilmiş KASKO poliçesine dayalı, sigortalının sigortacıya açtığı maddi tazminat istemine yöneliktir. Uyuşmazlık; davacının alacaklı olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dosya kapsamında davacı sigortalının gerçek kişi olduğu, zarar gören sigortalı aracın Otomobil vasfında hususi aracı olduğu görülmüştür. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır. Tüketici mahkemelerinin görev alanı ise aynı kanunun 73/1 maddesinde; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemelerinin görevlidir" şeklinde ifade edilmiştir. Aynı yasanın 83/2.maddesinde "taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmü getirilmiştir. Bu maddede yukarıda anlatılan kurallar dahilinde oluşan, fakat hukuki ilişki türü açısından başka kanunlarda düzenlenen (vekalet, eser sözleşmeleri gibi) hükümlerin uygulanmasında da 6502 sayılı kanunda düzenlenen görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2022 T. 2021/1214 E. 2022/763 K. sayılı kararı ile; " ... davacıya ait ... plakalı aracın: 29.09.2018 - 29.09.2019 dönemi için davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı ve davalı şirkete kasko sigortalı araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği, aracın ruhsat kaydında ve poliçede hususi araç olarak kayıtlı olduğu, davacının tacir olmadığı, dolayısıyla davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya devam olunup hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur..." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Somut olayda, davacı gerçek kişi şahıs sigortalı, davalı ise davacının İMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketidir. Davacının sigortalanan aracın uyap sisteminden çıkartılan kaydına göre hususi nitelikte bir otomobil olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. HMK'nun 114/1-c maddesinde görev dava şartı olduğundan 138. Madde gereğince öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/03/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza