İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/256 E. 2026/264 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/256
- Karar No
- 2026/264
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/256 Esas KARAR NO : 2026/264
DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir kısım malların kara yolu ile taşınması hususunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını ve anlaşmanın taraflar arasındaki mesajlaşmalarla da teyit edildiğini, bu sözlü anlaşmaya göre her tır başına kesilen faturaların müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme doğrultusunda müvekkilinin, davalı şirkete yaklaşık 18 tır nakliye yaptırdığını, sadece büyük makinede problem çıktığını, problemin; kara yolu ile taşıma anlaşılmasına rağmen davalı şirket müvekkilinin hiç bir talebi olmaksızın Belçika'dan malzemeleri tıra sardıklarını, tırdan da gemiye yükleyerek taşıdıklarını, problemin buradan kaynaklandığını, geminin davalı şirketten almış olduğu nakliye bedelinin müvekkilinden usulsüz tahsil edildiğini, davalı şirketin ise müvekkilinin 'Fiyatları kabul etmiyorum,sarma evraklar noksan, Rızam dışı yüklemeyi kabul etmiyorum' şeklindeki mesajlarına rağmen malları sardığını ve getirdiğini, daha sonra da davalı şirketin müvekkiline bu yaptığı işi fatura ettiğini, müvekkilinin ise faturayı kabul etmeyerek iade faturası kestiğini ve defterlerine işlemediğini, daha sonra davalı şirket tarafından başlatılan .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından 1.278.119,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkiline bu tebligatın elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiğini ve müvekkilinin de itiraz süresini kaçırdığını, müvekkilinin, davalının kesmiş olduğu faturalara her ne kadar itiraz etmiş ve iade faturası kesmişse de gemi ile gelecek makineleri kuracak işçilerin hazır beklemesi, makinenin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğinden malın gelmesini bir an önce istediğini, müvekkilinin hangi tutarın hangi sebeple istendiğini bilmediği gibi zaten bu istenen bedelleri de kabul etmediğini ve malları bu şartlarda sarmamalarını istediğini, davalı tarafın müvekkilinin zor durumda olmasından faydalandığını ve fazladan ücret tahsil ederek hiç almaması gereken ücretleri müvekkilinden aldığını belirterek, davanın kabulü ile, davalı şirket tarafından müvekkilinden hukuksuz yere tahsil edilen tutarın belirlenebilir olduğu anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK.'nın 1352. maddesine göre deniz alacağına ilişkindir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Dava, deniz ticaretinden kaynaklı alacağının tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1352. maddesinin 1-m ve y bentlerine göre alacağın deniz alacağı olduğu ve davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunludur. TTK'nın 5/2. maddesinde; "...Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakim Savcılar Yüksek Kurulu'nca Asliye Ticaret Mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuki davalara bakmakla görevlendirilebilir." hükmü bulunmaktadır. Hakimler Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 09/09/2014 tarihli kararı ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerden dolayı davaya bakma görevinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde olduğu, mahkememizin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı Yasa'nın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır