İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/258 E. 2026/221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/258
Karar No
2026/221
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/258 KARAR NO : 2026/221

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C. No: ...) VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 2- ... - ... 3- ... - ... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçluya ait ... Parselde kayıtlı taşınmaz ... Esas sayılı dosyası tarafından talimatı ile ... Tal. Sayılı dosyasından satılarak paraya çevrildiğini, ... Esas sayılı dosyasından dava konusu yapılan sıra cetveli ve derece kararı yapıldığını, taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalılara ödenmesine karar verildiğini, davalılar ile borçlu arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, davalıların alacakları muvazaalı olduğunu, somut olayda davalı alacakların muvazaalı olduğuna işaret eden hususlar bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiğini, öncelikle davaya konu edilecek üst sıra ... . Sıra alacaklılarının , borçlunun malvarlığının paraya çevrilmesi sürecine yakın tarihlerde, yüksek meblağlı ve müvekkilin tahsil ihtimalini bütünüyle ortadan kaldıracak yoğunlukta takiplere dönüştürüldüğü görüldüğünü, Özellikle 2. sıradaki ... alacağı ile 3. sıradaki ... alacağı, sıra cetvelinin ekonomik sonucunu belirleyen ve alt sıradaki bütün alacaklıları fiilen etkisiz kılan dosyalar olduğunu, Muvazaalı bir takibe dayalı olarak düzenlenen sıra cetveli hukuka uygun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle Öncelikle Sıra cetveline konu meblağların davalılara ödenmesi hâlinde, dava sonunda verilecek hükmün infazı fiilen imkânsızlaşabilecekğini, bu nedenle, dava sonuna kadar davaya konu edilen davalı payları yönünden icra dosyasından ödeme yapılmamasına, mümkün ise dava konusu payların nemalandırılmak suretiyle icra dosyasında bloke edilmesine karar verilmesini, ... Esas sayılı dosyasında 05/03/2026 tarihinde düzenlenen sıra cetveline ilişkin işbu davanın kabulüne, Başta 1. Sırada yer alan ... Esas sayılı dosyada yer alan ..., 2. sırada yer alan... Esas sayılı dosya alacaklısı ... ile 3. sırada yer alan ... Esas sayılı dosya alacaklısı ... olmak üzere, dava konusu edilen davalı alacaklarının muvazaalı olduğunun tespitine, Muvazaalı olduğu tespit edilen davalı alacaklarına sıra cetvelinde ve dağıtım kararında ayrılan payların, müvekkilin ... Esas sayılı dosyasındaki alacağına, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de dahil edilmek suretiyle öncelikle ödenmesine, mahkemece kısmi muvazaa değerlendirmesi yapılması hâlinde, gerçek dışı/muvazaalı olduğu saptanan kısma isabet eden payın aynı şekilde müvekkiline ödenmesine, yargılama süresince davaya konu edilen davalı payları yönünden icra dosyasından ödeme yapılmasının tedbiren durdurulmasına / payların bloke edilmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Tensip karar olduğundan davalı tarafa tebliğ işlemi yapılmamıştır. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, davalılar ve dava dışı borçlu arasındaki alacağın muvazaalı olduğu iddiasına dayalı İİK 142/1 maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davasıdır. Borçluya ait mahcuzun satış bedeli bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar (İİK 140). Sıra cetveline itiraz alacağın esas ve miktarına yönelikse, cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde genel mahkemede dava açılması; itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması gerekir ( İİK 141). Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit yargılama usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur. ( İİK 142). Dava, davalıların alacaklarının muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan sıra cetveline itiraz davası ise de (İİK 142) ticaret mahkemelerinin görevli olduğu icra iflas kanunu iflasın tasfiyesi İİK 235. maddesinde düzenlenen sıra cetvelinden farklıdır. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu; Sıra cetveline itiraz ve neticeleri: Madde 235 – (... ) (Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK.nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup, buna göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; Kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi, veya TTK 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK.nun 4/1 a,b,c,d,e,f fıkralarındaki davalardan olması), yada her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir. TTK.nun 5. maddesinde, ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı, davalılar ve dava dışı borçlu arasındaki alacağın muvazaalı olduğu iddiasına dayalı İİK 142/1 maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davası açmış ise de tarafların tacir olmadığı, sıra cetveline itirazın İİK 235-236 maddelerinden kaynaklanmadığı, tarafların iflasa tabi kişilerden olmadığı, iflas kararı verilmediği ve davanın ticari işletmesine ilişkin de olmadığı gözetildiğinde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin görev nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.24.03.2026

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/258, K. 2026/221, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-258-e-2026-221-k-113ea536af9a