İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/697 E. 2026/74 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/697
- Karar No
- 2026/74
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/697 Esas KARAR NO : 2026/74 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
DAVA:Asıl dosya davacı vekili mahkememize sunduğu 05/10/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına bilvekale; karşı taraf borçlu aleyhine ilgili faturada belirtildiği üzere çeşitli sayıda ve nitelikte kapılar satın aldığını ve borcunu yine aldığı şekilde eksiksiz ve tam şekilde ödediğini, ancak müvekkili şirket personeli sehven hata yaparak 7.862,40 TL fazla ödeme yaptığını, işbu ödemenin iadesi sözlü şekilde talep edildığini ancak herhangi bir dönüş olmaması nedeniyle müvekkili tarafından ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, dava şartı olan arabulucuğa başvurulduğunu ancak uzlaşılamamış olunduğunu, müvekkilinin maddi zararının açıkça ortada olduğunu, takibe konu alacağın müvekkilinin fatura alacağına karşılık yapmış olduğu sehven yapılan 7,862,40 TL ödemenin iadesi alacağı olduğunu, söz konusu alacağın likit olduğunu, davalının ödeme emriyle kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu tüm unsurlarıyla bildiğini, takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet veren davalının müvekkilinin alacağına ulaşmasını güçleştirdiği ve süreci uzattığı için davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacı vekilinin birleşen dosyaya sunduğu 28/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeşitli projeler yapan müteahhit şirketi olduğunu, -------- projesi için davalıdan projede kullanılmak üzere ürün satın aldığını, almış olduğu çeşitli ürünlere karşılık 982.137,60 TL bedelli ödeme yaptığını, müvekkili şirketin sehven 7.862,40 TL ödeme yaptığından ------- Esas sayılı dava ikame edildiğini, müvekkilinin ürünler satın alınıp getirildikten sonra öncelikle dış kapıların içinde paslanmaz sac olmadığını fark ettiğini, karşı yan tarafından sacların konulduğunu, ancak bu sacların nitelik olarak paslanmaz sac niteliğinde olması gerekirken paslandığını, yangın kapılarının ise taahhüt edilen yanma dakikasına uygun olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin karşı taraf ile sözlü iletişime geçtiğini ancak olumlu bir dönüş alamadığını, akabinde; -------- Noterliği tarafından 18/08/2023 tarihli ------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 09/10/2023 tarihinde tebliğ edildiğini ancak herhangi bir dönüş alınamadığını ve tespit davası açıldığını, -------- Esas sayılı dosyasında davalı yanın yaptığı ayıpların tespit edildiğini, davaya konu kapıların durumunun tespiti amacıyla keşif yapıldığını, yapılan keşif neticesinde hem kusurlu kapı satışı, hem de hatalı ve niteliksiz imalatların tespit edildiğini, tüm kusurlara ve imalat hatalarına ilişkin olarak 415.600,00 TL+KDV (498.720,00 TL)'nin ödenmesine kanaat getirildiğini, yapılan tespit neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu --------- dosya numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak uzlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 415.600,00_TL + KDV (498.720,00_TL)'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesi ile en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Asıl dosya davalı vekili 01/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ve müvekkili arasında 10/10/2022 tarihinde 32 adet çelik kapının davacıya teslimine yönelik satış sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin muhteviyatı sarih ve sabit olduğunu, taraflar arasında ortak irade beyanı ile akdedilmiş olan bu açık sözleşmeye rağmen davacı taraf edimini yerine getirmekten kaçınmış ve sözleşme muhteviyatına aykırı hareket ederek sözleşme konusu edimi müvekkili ifa etmediğini, bunun yanında müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve müvekkilini mağdur etmeye devam ettiğini,-------- İcra Müdürlüğü'nün--------esas sayılı dosyadan anlaşılacağı üzere müvekkilinin bakiye alacağı için icra takibi başlamış karşı tarafın takibe itiraz ettiğini, müvekkiline fazla ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacı firma çelik kapıları teslim aldıktan sonra, taraflar arasındaki sözleşmede ilgili konuya dair herhangi bir madde olmamasına karşın çelik kapılara sac eklenilmesini talep etmiş olduğunu, müvekkilinin bu talebi kabul ettiğini, sözleşmedeki edimini eksiksiz olarak yerine getirmek bir yana karşı tarafın sözleşme dışı taleplerini dahi yerine getiren müvekkilinin anlaşma tutarının tamamını alamadığını, mahkemenin taraflara ait tüm ticari defterler, sözleşme, yapılan iş ve karşılığı olan ücretleri araştırdıktan sonra ilgili ticari ilişkiden alacaklı olan tarafın davalı olduğu fazla ödeme gibi bir hususun mümkün olmadığı ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalı vekili birleşen dosyaya sunmuş olduğu 23/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde taraf olarak -------- -------- olarak bahsetmişse de davayı yalnızca -------- yönelttiğini, dolayısıyla davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından ikame edilen işbu dava zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere tabii olması sebebiyle hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu taşınırları teslim ettiğini ve makul süre içerisinde herhangi bir şikayet almadığını, bu süreçte mağdur olduğunu iddia eden davacı şirket müvekkilin bakiye alacağını ödemediğini, ayıplı mal iddiası taraflarınca bir an için kabul edilebilecek ise de ilgili iddia usul ve yasaya uygun sürelerde yapılmadığını, somut olayda davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan bildirimler yaklaşık 2 yıl sonra yapıldığından kanuna açıkça aykırılıktan müvekkilin sorumlu tutulması gerekmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosyası --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/10/2023 tarihli yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi'nin 20/10/2023 tarihli yazı cevabı ----------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ---------- Noterliği'nin 20/03/2024 tarihli yazı cevabı ---------- 28/03/2024 tarihli yazı cevabı -18/10/2024 ve 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporları ile 05/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir / Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi tarafından sunulan 18/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun yaptırdığı faturaları ile uyumlu ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliği olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı açık hesap ilişkisine göre ticari işlemlerin yürütüldüğü, davalının davacıya 14.11.2022 tarih 982.137,60 TL bedelli fatura düzenlediği, davacının davalıya 990.000,00 TL ödeme yaptığı, derdest davanın davacının yaptığı 7.862,40 TL fazla ödemenin iadesi için açılan-------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyasından yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu, davacı ticari defterleri kayıtlarına göre takip tarihi 02.08.2023 itibari ile 7.862,40 TL bakiye ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği işletme defterinde ödeme kayıtlarının tutulmadığı, davalının cevap dilekçesinde talep edilen alacağa miktarsal olarak itirazda bulunulmadığı, yani fazla yapılan ödemeye itirazı olmadığı, fazladan yapılan işler olduğu bu sebeple borçlu olmadığı itirazı olduğu bu itiraz muvacehesinde delil - belge sunmadığı, mevcut delil durumuna göre 7.862,40 TL davacı ticari defter bakiyesinin davacı alacağı kabul edilebileceği, davacı talebi yasal faiz olduğu dikkate alınarak son ödeme tarihi 19.04.2023 den icra takip tarihi 10.08.2023 e kadar işlemiş 219,07 TL yasal faiz talep edilebileceği, birleşen dava yönünden, asıl davacının, davalının teslim ettiği asıl davanın konusu 14.11.2022 tarih 982.137,60 TL bedelli fatura konusu işlerin ayıplı olduğu iddiası ile ayıp bedelini talep ettiği, --------- değişik iş sayılı dosyasından ayıplı iş bedelinin 498.720,00 TL olarak tespit edildiği bu miktarın davacı alacağı olarak kabul edilmesinin talep edildiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir / Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi ve 2 İnşaat Mühendisi Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun yaptırdığı faturaları ile uyumlu ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliği olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı açık hesap ilişkisine göre ticari işlemlerin olduğu, davalının davacıya 14.11.2022 tarih 982.137,60 TL bedelli fatura düzenlediği, davacının davalıya 990.000,00 TL ödeme yaptığı, derdest asıl davanın davacının yaptığı 7.862,40 TL fazla ödemenin iadesi için açılan -------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyasından yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu, kök raporda ulaşılan kanaati değiştirecek bir husus olmadığı, davacı ticari defterleri kayıtlarına göre takip tarihi 02.08.2023 itibari ile 7.862,40 TL bakiye ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği işletme defterinde ödeme kayıtlarının tutulmadığı, davalının cevap dilekçesinde talep edilen alacağa miktarsal olarak itirazda bulunulmadığı, fazla yapılan ödemeye itirazı olmadığı , fazladan yapılan işler olduğu bu sebeple borçlu olmadığı itirazı olduğu bu itiraz muvacehesinde delil - belge sunmadığı, mevcut delil durumuna göre 7.862,40 TL davacı ticari defter bakiyesinin davacı alacağı kabul edilebileceği, davacı talebi yasal faiz olduğu dikkate alınarak son ödeme tarihi 19.04.2023 den icra takip tarihi 10.08.2023 e kadar işlemiş 219,07 TL yasal faiz talep edilebileceği, birleşen dosya kapsamında --------- değişik iş sayılı dosyasında yapılan incelemede ayıplı iş bedelinin 415.600,00 TL + KDV (%18 - 74.808 TL) 490.408,00 TL olarak tespit edildiği bu miktarın davacı alacağı olarak kabul edilebileceği, tarafların tacir olması ve davacı talebine göre dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edilebileceği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir / Nitelikli Hesaplama Uzmanı, 2 İnşaat Mühendisi ve Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Hesap Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 05/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; asıl dava yönünden; davacı, satılanlara ilişkin satım bedelini eksiksiz olarak ödediğini ve fakat sehven fazla ödeme yapıldığını iddia bundan dolayı davacı tarafından davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı ve fazla ödenen 7862,40TL.nin ve de 219,07TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 8.081,47TL.nin davacıya ödenmesinin talep edildiği; borca ve takibe itiraz edildiği, ---------- numaralı 14.11.2022 tarihli fatura bedeline sehven yapılan ödeme bedellerinin gösterildiği; davacı tarafından fazla ödenen bedellerin iadesi talep edilmiş olup buna göre TBK m. 77/1I hükmü gereğince gerçekleşmemiş sebebe dayalı zenginleşmenin iadesinin/geri verilmesinin davalıdan talep edilebileceği kanaatine varıldığı; mali değerlendirme neticesinde hesaplamanın yapılmış olduğu; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, mali inceleme neticesinde: Mahkemenin --------- Esas sayılı dava dosyasında mevcut belgeler ve tarafların incelemeye sunduğu ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun yaptırdığı faturaları ile uyumlu ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliği olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı açık hesap ilişkisine göre ticari işlemlerin yürütüldüğü, davalının davacıya 14.11.2022 tarih 982.137,60 TL bedelli fatura düzenlediği, davacının davalıya 990.000,00 TL ödeme yaptığı, asıl davanın yapılan 7.862,40 TL fazla ödemenin iadesi için açılan --------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyasından yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu, kök raporda ulaştığımız kanaati değiştirecek bir husus olmadığı, davacı ticari defterleri kayıtlarına göre takip tarihi 02.08.2023 itibari ile 7.862,40 TL bakiye ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği işletme defterinde ödeme kayıtlarının tutulmadığı, davalının cevap dilekçesinde talep edilen alacağa miktarsal olarak itirazda bulunulmadığı, yani fazla yapılan ödemeye itirazı olmadığı, fazladan yapılan işler olduğu bu sebeple borçlu olmadığı itirazı olduğu bu itiraz muvacehesinde delil - belge sunmadığı, mevcut delil durumuna göre 7.862,40 TL davacı ticari defter bakiyesinin davacı alacağı kabul edilebileceği, davacı talebi yasal faiz olduğu dikkate alınarak son ödeme tarihi 19.04.2023 den icra takip tarihi 10.08.2023 e kadar işlemiş 219,07 TL yasal faiz talep edilebileceği, Birleşen dava yönünden; teknik inceleme neticesinde: Dosya kapsamında ve --------- değişik iş sayılı dosyasında yapılan incelemede ayıplı iş bedelinin 415.600,00 TL + KDV (%18 - 74.808TL) 490.408,00TL. olarak tespit edildiği bu miktarın davacı alacağı olarak kabul edilebileceği, mali inceleme neticesinde: Tarafların tacir olması ve davacı talebine göre dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edilebileceği, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı ile davalı arasında kurulan sözleşmeye göre teslim edilen şeylerin bir kısmının paslandığının; yangın kapılarının ise taahhüt edilen yanma dakikasına uygun olmadığının; davacının karşı taraf ile defalarca sözlü iletişime geçtiğinin iddia edildiği; dolayısıyla tüm kusurlara ve imalat hatalarına ilişkin olarak 415.600TL+KDV (498.720TL'nin ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği; yukarıdaki teknik inceleme neticesinde hem gizli hem de açık ayıbın mevcut olduğu yönünde tespitte bulunulduğu; Yargıtay'ın müstakar kararlarına göre TBK m. 474/1 ve 477/1lI hükümleri gereğince ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin yerine getirildiğinin her türlü delille ispat edilebileceği; eğer Sayın Mahkemece davacı tarafından süresinde ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin yerine getirildiği kabul edilir ise bu halde TBK m. 475/1I hükmü gereğince genel hükümlere (yani TBK m. 112 hükmünce) tazminat olarak (teknik yönden hesaplanan) ayıplı iş bedelinin istenebileceği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava; faturaya dayalı yapılan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı tahsili için başlatılan-------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas takip dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı , birleşen dava ise davacının ---------- projesi için davalıdan projede kullanılmak üzere satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile tüm kusurlara ve imalat hatalarına ilişkin olarak 415.600,00 TL+KDV (498.720,00 TL)'nin ödenmesine ilişkin alacak istemine ilişkindir. -------- Sayılı kararında özetle" mahkememiz dosyası ve taraflarının aynı olduğu ---------- Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğu davacısının dosyamız davacısı olan -------- Şti olduğu, davalısının da dosyamız davalısı -------- olduğu, ez cümle tarafların aynı olduğu, dava dilekçesindeki talebin davalıya fazla ödeme yapıldığından bahisle yapılan fazla ödemenin itirazın iptali davası yolu ile tahsilinin talep edildiği, ihtilafın dosyamıza konu kapı üretim ve teslimine dair eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının da cevap dilekçesi ile davacının ayıp iddiası ile kendine ödeme yapmadığını esasen kendisinin alacaklı olduğu yönünde savunmada bulunduğu, dava tarihinin 17/05/2023 tarihi olduğu, mahkememizin iş bu dava dosyası ile-------- Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmıştır. HMK 166.maddesi uyarınca --------- Esas sayılı dava dosyası arasında HMK'nun 166. maddesinde ön görülen hukuki ve fiili bağlantının bulunduğu Mahkememizin ---------- esas sayılı dava dosyası arasında birleştirilmesine " dair karar verilmiştir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Mahkememizce celp ve tetkik edilen asıl davaya konu --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında fazla ödemeye ilişkin bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığı açıldığı anlaşılmıştır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada davacının almış olduğu çeşitli ürünlere karşılık 982.137,60 TL bedelli ödeme yaptığını, müvekkili şirketin sehven 7.862,40 TL fazla ödeme yaptığından bahisle -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı ve fazla ödenen 7862,40TL.nin ve de 219,07TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 8.081,47TL.nin davacıya ödenmesinin talep edildiği; borca ve takibe itiraz edildiği, ---------- numaralı 14.11.2022 tarihli fatura bedeline sehven yapılan ödeme bedellerinin gösterildiği davacı tarafından fazla ödenen bedellerin iadesi talep edilmiş olup tarafların incelemeye sunduğu ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun yaptırdığı faturaları ile uyumlu ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliği olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı açık hesap ilişkisine göre ticari işlemlerin yürütüldüğü, davalının davacıya 14.11.2022 tarih 982.137,60 TL bedelli fatura düzenlediği, davacının davalıya 990.000,00 TL ödeme yaptığı, davacı ticari defterleri kayıtlarına göre takip tarihi 02.08.2023 itibari ile 7.862,40 TL bakiye ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği işletme defterinde ödeme kayıtlarının tutulmadığı, davalının cevap dilekçesinde talep edilen alacağa miktarsal olarak itirazda bulunulmadığı, yani fazla yapılan ödemeye itirazı olmadığı, fazladan yapılan işler olduğu bu sebeple borçlu olmadığı itirazına ilişkin olduğu ve fazla yapılan işlere ilişkin bir delil de ibraz edilmemiş olduğundan mevcut delil durumuna göre 7.862,40 TL davacı ticari defter bakiyesinin davacı alacağı kabul edilebileceği, davacı talebi yasal faiz olduğu dikkate alınarak son ödeme tarihi 19.04.2023 den icra takip tarihi 10.08.2023 e kadar işlemiş 219,07 TL yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmış olup asıl davanın kabulü ile; davalının --------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİNE; takibin 7.862,40 TL asıl alacak ve 219,07 TL işlemiş faiz toplamı olmak üzere 8.081,47 TL üzerinden aynen devamına, dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.572,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Birleşen dava dosyasın ise davacı vekili --------- projesi için davalıdan projede kullanılmak üzere ürün satın aldığını, almış olduğu çeşitli ürünlere karşılık 982.137,60 TL bedelli ödeme yaptığını, ürünler satın alınıp getirildikten sonra öncelikle dış kapıların içinde paslanmaz sac olmadığını fark ettiğini, karşı yan tarafından sacların konulduğunu, ancak bu sacların nitelik olarak paslanmaz sac niteliğinde olması gerekirken paslandığını, yangın kapılarının ise taahhüt edilen yanma dakikasına uygun olmadığının anlaşıldığını, davalı ile sözlü iletişime geçtiğini ancak olumlu bir dönüş alamadığını, akabinde; --------- Noterliği tarafından 18/08/2023 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 09/10/2023 tarihinde tebliğ edildiğini ancak herhangi bir dönüş alınamadığını ve tespit davası açıldığını,--------- Esas sayılı dosyasında davalı yanın yaptığı ayıpların tespit edildiğini, davaya konu kapıların durumunun tespiti amacıyla keşif yapıldığını, yapılan keşif neticesinde hem kusurlu kapı satışı, hem de hatalı ve niteliksiz imalatların tespit edildiğini, tüm kusurlara ve imalat hatalarına ilişkin olarak hesaplanan 415.600,00 TL+KDV (498.720,00 TL)'ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Asıl ve Birleşen dava dosyaları yönünden tarafların ticari defterleri incelenmiş ve Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda asıl dava davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir Birleşen dava yönünden dosyanın daha önce rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişisi iki inşaat mühendisi bilirkişi ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan heyetine tevdii dava dosyasına konu davacının faturaya dayalı kapılardaki ayıp iddiasının-------- Diş sayılı dosyasındaki tespitler de değerlendirilerek satışı yapılan kapılarda açık ya da gizli ayıp olup olmadığı, davacının söz konusu kapılar nedeni ile herhangi bir zararının oluşup oluşmadığı, var ise ne kadar zarar oluştuğu hususlarında asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden heyet halinde ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesi istenilmiş Mahkememize 05/11/2025 tarihli ek rapor sunulmuştur. -------- değişik iş sayılı dosyasında yapılan incelemede yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişi tarafından 02.11.2023 tarihinde yapılan yerinde incelemenin akabinde düzenlenen bilirkişi raporunda; “Tespit konusu binanın 32 adet daireden oluştuğu, kısmen ikametle birlikte bir kısmının boş olduğu, inceleme imkânı bulunan --------- nolu dairelerin --------poz nolu çelik kapısında metal paslanma deformasyonları, kilit ve emniyet mandalında paslanma ile iç kapı pervazlarının silikonlamama hatasıyla imalat eksikliğinin mevcut olduğunun tespit edildiği, yangın kapılarının, yüksek ısıya dayanımlı özel paneller ve aksesuarlar kullanılarak imal edilmesi, yüksek ısıya ve yangına dakika cinsinden belirli bir süre dayanıklı bu panellerin kapıların içerisine yerleştirilmesiyle oluşturulan bu kapılar hayat kurtarmakta olup mevcut olan 30 adet kapının tamamının ince ve hafif nitelikte sac ile imal edildiği, bu özelliği ile 90 dakika yangına dayanıklı olmadığının belirlendiği, taşınmazın ortak alanlarında ve dairelerde, karşı taraf firma ile imzalanan sözleşmeye göre yapılması gereken imalatlardan hatalı ve niteliksiz imalat olarak değerlendirilen işlerin tadil ve değişiminin gerektiği, bu işler için gerekli malzeme + işçilik + nakliye dahil toplam maliyet bedelinin olduğu, tespit konusu taşınmazlarda, sözleşmeye ve teknik şartnameye göre hatalı imalat olarak değerlendirilen, eksikliklerin giderilmesi için gerekli toplam maliyet bedeli malzeme+ işçilik+ nakliye+yatay-düşey taşıma dahil, serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak tespit tarihi itibariyle 415.600,00 TL (KDV hariç) olarak, hesaplanmış olduğu ve farklı iş disiplinlerinin eşzamanlı çalışabilmeleri göz önüne alınarak, bu işlerin tamamının 30 iş günü içinde yapılabileceği” tespit ve kanaatleri ile yapılan hesaplamalar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir. --------- değişik iş sayılı dosyasındaki tespitler dikkate alındığında; belirtilmiş olan ayıplı tespitlerden dış kapılardaki paslanmaların, kapılar yerlerine takılarak belirli bir süre takılı kalmadan anlaşılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple daire dış kapılarında mevcut olan ayıpların gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yine yangın kapılarının belirli bir sıcaklığa belirli bir süre dayanacak şekilde tasarlanarak imal edilmesinin ve inşaatta uygun kapıların montajının yapıldığının tespitinin de işin uzmanı kişilerce yapılması gerektiği, satın alınması veya montajı esnasında yangın kapılarının belirtilen özellikte olup olmadıklarının inşaatı yüklenen firma tarafından anlaşılamayacağı ve bu sebeple bu ayıbın da gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, iç kapı pervazlarının silikonlanmaması hatasının ise çıplak gözle görülebilecek bir ayıp olduğu ve bu sebeple açık ayıp olarak değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu kanaatine varılmış olup davacıya ait projede kullanılmak üzere davalıdan satın alınan ürünlere ve montajına ilişkin düzenlenen 982.137,60 TL bedelli faturanın 14/11/2022 tarihli olduğu , aynı tarihte davacı defterlerine kaydedildiği, ödemelerin yapıldığı, davacı tarafından ------- Noterliği tarafından 18/08/2023 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu hususunun ihbar edildiği anlaşılmış olup davacının fatura konusu teslim aldığı ve ödemesini yaptığı ürünlere ilişkin 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarında süresinde ayıp ihbarında bulunması gerekmekte olup fatura konusu ürünleri fatura ve ödeme tarihinden daha sonra teslim alındığı yönünde bir iddianında bulunması nedeniyle açık ayıp kabul edilen iç kapı pervazlarının silikonlanmaması hatasının açık ayıp olarak değerlendirilmesi bu eksiklik için süresinde ayıp ihbarı bulunmadığından tüm kusurlara ve imalat hatalarına ilişkin olarak hesaplanan 415.600,00 TL'den daire iç kapı pervazlarının onarımı için hesaplanan 17.600,00 TL 'nin düşülmesi neticesinde 398.000 Tl ayıba dayalı alacak ve 71.640,00 TL KDV alacağı olmak üzere davacının birleşen dava yönünden toplam 469.640,00 TL alacaklı olduğu kabul edilerek birleşen davanın kısmen kabulü ile 469.640,00 TL'nin dava tarihi olan 29/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının --------İcra Müdürlüğü'nün ----------Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİNE; takibin 7.862,40 TL asıl alacak ve 219,07 TL işlemiş faiz toplamı olmak üzere 8.081,47 TL üzerinden aynen DEVAMINA, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.572,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 8.081,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 269,85 TL, mahsup edilen peşin harç 269,85 TL olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 9-Davacı tarafından yapılan yargılama gider masraflarının birleşen dava dosyasında değerlendirilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a- Dava konusu 398.000,00 TL ayıba dayalı alacak ve 71.640,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 469.640,00 TL'nin dava tarihinde olan 29/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 32.081,10 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 8.516,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.564,20 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 75.142,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 29.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından asıl ve birleşen dava dosyalarında yapılan bilirkişi masrafı 21.500,00 TL, posta, tebligat ve KEP masrafı 456,75 TL ile dosya masrafı 23,50 TL olmak üzere toplam 21.980,25 TL yargılama giderinin davaların kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.719,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 8.516,90 TL olmak üzere toplam 8.944,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.390,08 TL'sinin davalıdan taraftan, 209,92 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, asıl dosya ve birleşen dosya davacı vekilinin ve asıl dosya ve birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma) asıl dava yönünden miktar itibariyle kesin ,birleşen dava yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026