İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/61 E. 2026/182 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/61
Karar No
2026/182
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/61 Esas KARAR NO:2026/182

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/01/2023 KARAR TARİHİ:17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışında olmak üzere birçok firmaya depolama ve dağıtım hizmeti veren lojistik şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiyi istinaden müvekkili şirketin davalıya taşıma ve depolama hizmeti verdiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz olarak yerine getirdiğini, malın taşınması ve depolama işleri nedeniyle 87.931,59 TL tutarındaki ücretin davalı tarafça ödenmediğini, davalı tarafa bu ücretin ödenmesi için defalarca müracaat edildiğini ancak netice alınamadığını, bu yüzden .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının 12/07/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tüm dava dosyası, iddia, savunma, sözleşme, davacı ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Uyuşmazlığın: taşıma ve depolama hizmeti verilmesi nedeniyle doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı, Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların ... ve ... Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; c- fatura (temel Fatura) olduğu, tarafların e-defter ve e-fatura mükellefleri olduğu, bu nedenle davacı tarafından düzenlenen e-temel faturaların; Gib e-fatura Portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, davalı şirketin davaya müdahil olmadığı gibi dosyada davacı şirket tarafından düzenlenen e-temel faturalara ilişkin TTK 21/2 maddesi hükümlerine göre bir itirazının olmadığı, Davacı şirkete ait 2021 Yılı ticari defterlerin, HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 87.931,59.-TL alacağının olduğu, 12.07.2023 Tarihli duruşma tutanağının 3. bendinin 2. ve 3. kısmında Taraf vekillerine; müvekkillerinin tutmakla yükümlü olduğu 2021-2023 Yıllarına ait yasal ticari defterlerinin HMK 219 Maddesi gereğince inceleme günü mahkememiz kalemine ibraz edilmesinin, aksi takdirde HMK 'nın 220/3 maddesi gereğince defter ibrazından kaçınmış sayılacakların talep edilmesi halinde HMK 218. Maddesi gereğince bilirkişiye ticari defterlerin şirket merkezinde incelenmesi için yetki verilmesinin, ihtar edildiği, İncelemenin 15/08/2023 günü saat 14:00'te yapılmasına, karar verildiği, ihtarın davalı şirketin UETS adresine 13.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı şirketin inceleme günü ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebi de olmadığı, Bu nedenle; Davacı şirketin 2021 Takvim yılına ait ticari defterlerin, HMK 222/3 hükümlerine göre lehine delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 87.931,59.-TL alacağının olduğu, Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 87.93 1,59.-TL üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 15/05/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davalı vekiline ticari defter ve belgelerini mahkememize sunmak veya bulunduğu yerin adresini bildirmek üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davalı vekilince beyan dilekçesi sunulduğu, davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerinin Merkez/... adresinde olduğunun bildirildiği görüldüğünden, mahkememiz dosyasının 03/06/2024 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdi ile talimat yoluyla rapor alınmasına karar verilmiş olup, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 29/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1- Davalı defterleri incelendiğinde dava tarihi olan 21.03.2021 tarihi itibariyle Davacı şirkete 46.832,42.-TL borçlu olduğu, Davalı şirket tarafından düzenlenen, davacı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 41.502,40.-TL'lik iade faturaları dikkate alınmadığı taktirde 87.931,72.-TL borç rakamına ulaşılacağı, 2- Davacının Defter kayıtlarında, 87.931,59.TL alacak rakamının mevcut olduğu, davalı tarafından düzenlenen 41.502,40.-TL'lik iade faturaları dikkate alındığında alacak tutarının 46.429,19.-TL alacak rakamına ulaşılacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunuluğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 16/10/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın talimat yoluyla ek rapor alınması için bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 15/11/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1- Davalı defterleri incelendiğinde dava tarihi olan 21.03.2021 tarihi itibariyle Davacı şirkete 46.832,42.-TL borçlu olduğu, Davalı şirket tarafından düzenlenen, davacı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 41.502,40.-TL'lik iade faturaları dikkate alınmadığı taktirde 87.931,72.-TL borç rakamına ulaşılacağı, 2- Davacının Defter kayıtlarında, 87.931,59.TL alacak rakamının mevcut olduğu, davalı tarafından düzenlenen 41.502,40.-TL'lik iade faturaları dikkate alındığında alacak tutarının 46.429,19.-TL alacak rakamına ulaşılacağı," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 18/06/2025 tarihli celsesinde Mahkememiz 4 no.lu celsesinde talimat dosyasında raporunu hazırlayan bilirkişiden ek rapor istenilmiş ise de ek raporun mahkememiz ara kararını karşılamadığı dikkate alınarak ilgili bilirkişiden mahkememiz ara kararı doğrultusunda ek rapor alınması için dosyanın yerine bu bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup 08/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "1- Davalı defterleri incelendiğinde dava tarihi olan 21.03.2021 tarihi itibariyle Davacı şirkete 46.832,42.-TL borçlu olduğu, Davalı şirket tarafından düzenlenen, davacı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 27.534,25.-TL’lik iade faturası ile davacı şirket tarafından düzenlenerek davalı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 13.968,15.-TL’lik iade faturası dikkate alınmadığı taktirde 87.931,72.-TL borç rakamına ulaşılacağı, 2- Davacının Defter kayıtlarında, 87.931,59.TL alacak rakamının mevcut olduğu, taraflarca düzenlenen 41.502,40.-TL’lik iade faturaları dikkate alındığında (davacı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 27.534,25.-TL’lik iade faturası ile davacı şirket tarafından düzenlenerek davalı şirket tarafından kayıtlara alınmayan 13.968,15.-TL’lik iade faturası) alacak tutarının 46.429,19.-TL alacak rakamına ulaşılacağı," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 05/11/2025 tarihli celsesinde Dosyaya sunulan talimat mahkemesi ek raporunda davalı tarafça düzenlenen faturaların süresi içinde iade edildiğinin bildirildiği, dosyamız kapsamında alınann raporda ise süresi içinde müdahil olunmadığı şeklinde kanaat bildirildiği görülmekle dosyanın dosyamız kapsamında rapor tanzim eden bilirkişi ... e tevdi ile; davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi rapor içeriği de incelenerek ; davacının takibe konu ettiği faturaların davalı tarafça süresi içinde iade edilip edilmediği ayrıca takibe konu faturaların tarafların BA-BS formlarında bildirilip bildirilmediği, bu formlara ilişkin vergi dairesine iptal talebinde bulunulup bulunmadığı hususunda çelişkiyi giderici nitelikte rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 11/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: 3 farklı terditli sonucun ortaya çıkacağı, ▪ Yüce Mahkemeniz tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının iş bu dava açısından bekletici mesele yapılması yönünde karar verilmesi durumunda ilgili mahkemeden çıkan sonuca göre; hareket edilebileceği, ▪ Davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık taşıma hizmetinin verildiği, ancak davalının taşıma kaynaklı davalı mallarında oluşan zararın ayrı bir dava olduğu ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ayrıca çözümü gerektiği yönünde kanaati oluşması durumunda; davalının takip tarihinde davacıya 87.931,59.-TL taşıma kaynaklı borcunun olduğu, ▪ Davacı tarafından düzenlenen ancak davalı tarafından TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde itiraz ettiği faturalar yönünden haklı olduğunun kabulü halinde; davalının takip tarihinde davacıya 46.832,42.-TL fatura borcunun olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taşıma ve depolama hizmeti verilmesi nedeniyle doğan alacağan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; davalı tarafça her ne kadar borca itiraz dilekçesinde yetkiye de itiraz edilmiş ise de itirazda yetkili icra dairesi gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazının bulunmadığı değerlendirilmiş ve davanın esastan incelemesine geçilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 07/09/2023 tarihli raporda " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, sözleşme, davacı ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Uyuşmazlığın: taşıma ve depolama hizmeti verilmesi nedeniyle doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı, Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların ... ve ... Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; e- fatura (temel Fatura) olduğu, tarafların e-defter ve e-fatura mükellefleri olduğu, bu nedenle davacı tarafından düzenlenen e- temel faturaların; Gib e-fatura Portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, davalı şirketin davaya müdahil olmadığı gibi dosyada davacı şirket tarafından düzenlenen e-temel faturalara ilişkin TTK 21/2 maddesi hükümlerine göre bir itirazının olmadığı, Davacı şirkete ait 2021 Yılı ticari defterlerin, HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 87.931,59.-TL alacağının olduğu, 12.07.2023 Tarihli duruşma tutanağının 3. bendinin 2. ve 3. kısmında Taraf vekillerine; müvekkillerinin tutmakla yükümlü olduğu 2021-2023 Yıllarına ait yasal ticari defterlerinin HMK 219 Maddesi gereğince inceleme günü mahkememiz kalemine ibraz edilmesinin, aksi takdirde HMK 'nın 220/3 maddesi gereğince defter ibrazından kaçınmış sayılacakların talep edilmesi halinde HMK 218. Maddesi gereğince bilirkişiye ticari defterlerin şirket merkezinde incelenmesi için yetki verilmesinin, ihtar edildiği, İncelemenin 15/08/2023 günü saat 14:00'te yapılmasına, karar verildiği, ihtarın davalı şirketin UETS adresine 13.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı şirketin inceleme günü ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebi de olmadığı, Bu nedenle; Davacı şirketin 2021 Takvim yılına ait ticari defterlerin, HMK 222/3 hükümlerine göre lehine delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 87.931,59.-TL alacağının olduğu, Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 87.931,59.-TL üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce davalıya defter ve belge sunulması için yeniden ihtaratlı süre verilmiş, akabinde dosyanın ek rapora tevdi ile; davalının defterleri de incelenerek, dosya arasına sunulan belgelerden davacının icra takibine konu ettiği alacağına ilişkin olarak her bir fatura yönünden davalıya hizmetin verilip verilmediğinin ba-bs kayıtları da incelenerek değerlendirilmesinin istenilmesine, ayrıca davalı tarafça ödemeye ilişkin belge sunulması halinde bu hususun da raporda değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş , talimat bilirkişi raporu aldırılmış akabinde dosyaya sunulan talimat mahkemesi ek raporunda davalı tarafça düzenlenen faturaların süresi içinde iade edildiğinin bildirildiği, dosyamız kapsamında alınann raporda ise süresi içinde müdahil olunmadığı şeklinde kanaat bildirildiği görülmekle dosyanın dosyamız kapsamında rapor tanzim eden bilirkişi ...!e tevdi ile; davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi rapor içeriği de incelenerek ; davacının takibe konu ettiği faturaların davalı tarafça süresi içinde iade edilip edilmediği ayrıca takibe konu faturaların tarafların BA-BS formlarında bildirilip bildirilmediği, bu formlara ilişkin vergi dairesine iptal talebinde bulunulup bulunmadığı hususunda çelişkiyi giderici nitelikte rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve bilirkişi tarafından tanzim edilen 15/12/2025 Tarihli ek raporda " ..Bu nedenlerle 3 farklı terditli sonucun ortaya çıkacağı, ▪ Yüce Mahkemeniz tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının iş bu dava açısından bekletici mesele yapılması yönünde karar verilmesi durumunda ilgili mahkemeden çıkan sonuca göre; hareket edilebileceği, ▪ Davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık taşıma hizmetinin verildiği, ancak davalının taşıma kaynaklı davalı mallarında oluşan zararın ayrı bir dava olduğu ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ayrıca çözümü gerektiği yönünde kanaati oluşması durumunda; davalının takip tarihinde davacıya 87.931,59.-TL taşıma kaynaklı borcunun olduğu, ▪ Davacı tarafından düzenlenen ancak davalı tarafından TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde itiraz ettiği faturalar yönünden haklı olduğunun kabulü halinde; davalının takip tarihinde davacıya 46.832,42.-TL fatura borcunun olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davalı vekili yargılama aşamasında kendilerince davacı tarafa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı bildirilmiş ve huzurdaki davanın o dosya ile birleştirilmesi isteminde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce ilgili dosya sistem üzerinden celbedilerek incelenmiş, yapılan incelemede dosyamız davalısı tarafından, dosyamız davacısına " 28.06.2021 fatura tarihli ETS ... ve ... Fatura nolu ... 'ya sipariş ve 01.07.2021 fatura tarihli ETS ... Fatura nolu olan" iki farklı taşımada , taşıma konusu ürünlerin bozulduğu gerekçesi ile tazminat davası açıldığı görülmüştür. Tazminat davasına konu taşıma ile dosyamız itirazın iptaline konu taşımaların aynı taşımalar olmadığı, dosyamızda tazminat davasına konu taşımadan farklı taşımalara ilişkin olarak davacının taşıma ücreti alacağının tahsilini talep ettiği görülmekle her iki davanın aynı taşımadan kaynaklanmadığından davalının birleştirme talebi hakkında olumlu karar verilmemiştir. Davalı vekili mahkememiz 11/03/2026 tarihli celsesindeki beyanında " Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığına karine teşkil etmez, davacı tarafın aynı zamanda edimini usulüne uygun şekilde yerine getirmiş olması gerekmektedir, taraflar arasında yapılan taşıma sonucu müvekkilin ürünleri bozulmuştur, taşıma yapılmıştır bu hususta bizim bir itirazımız yoktur, ancak kusurlu taşıma yapıldığı için müvekkil zarara uğramıştır, bu nedenle davacı tarafın kusurlu taşımaya ilişkin taşıma bedelini de talep etmesi mümkün değildir, çünkü temel ilişkide borç doğmamıştır, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde bir miktar borçlu olduğu sabittir. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine, davacı lehine delil oluşturacağı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacının defterlerine göre takip tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının da kendi defterlerine göre davacıya 46.832,42-TL borçlu olduğunun görüldüğü, her ne kadar taraf defterleri arasında uyumsuzluk var ise de bizzat davalı vekilinin duruşmada alınan beyanında taşımanın yapıldığı yönünde bir itirazlarının olmadığının belirtildiği bu hali ile davacının dava konusu faturalara ilişkin taşıma ediminin yerine getirildiği kanaatine varılarak davanın davacının defterlerinde gösterilen tutar üzerinden kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, davalı tarafça taşmanın ayıplı yapıldığı iddia edilmiş ise de; ayıplı ifaya ilişkin görülen mahkeme dosyasına dosyamız davalısı (ilgili dosya davacısı) tarafından sunulan dilekçe incelendiğinde ayıplı taşıma konusu edilen taşımanın huzurdaki davaya konu edilen taşıma olmadığı, farklı bir taşımaya ilişkin olduğu ve davamıza konu edilen taşmalara ilişkin bir bilginin olmadığı, dava itirazın iptali olup takibe sık sıkıya bağlı olduğundan ve dava konusu edilen taşımaya ilişkin ayıplı ifada bulunulduğuna dair bir delil bulunmadığından davacının fatura konusu taşıma edimini yerine getirdiği kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte olduğundan ve somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ....İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 87.931,59 TL 'nin %20'si oranında olan 17.586,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.006,61 TL harçtan peşin alınan 1.062,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.944,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davacı tarafından yatırılan 1.062,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafça yapılan 205,50 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 402,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.607,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/61, K. 2026/182, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-61-e-2026-182-k-c7eb75ed7dce