İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/851 E. 2026/223 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/851
Karar No
2026/223
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/851 Esas KARAR NO : 2026/223

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 08/12/2022 KARAR TARİHİ : 17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibe dayanak yapılan 15.11.2018 keşide tarihli 24.450,00 TL bedelli ... seri numaralı çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve ayrıca müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyetli alacaklının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesi talebinden ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalı yana ... 11. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ... 11. İcra Müdürlüğü...esas sayılı dosyasının müvekkil yönünden iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesi kapsamında kurulmuş bir varlık/faktoring şirketi olduğu ve ilgili mevzuat uyarınca harçlardan süresiz muaf bulunduğu, dava konusu çekin temlik yoluyla usulüne uygun şekilde devralındığı ve müvekkilin TTK hükümleri uyarınca meşru ve son hamil olduğu, ciro silsilesinin muntazam olduğu ve çekin kambiyo senedi niteliği gereği müvekkile karşı def’i ileri sürülemeyeceği, davacının kötü niyet iddiasının soyut olup ispatlanamadığı, müvekkilin çekleri ticari ilişki ve faturalı alacak karşılığında iyiniyetle iktisap ettiği, kötü niyet veya ağır kusur bulunduğuna dair hiçbir delil olmadığı, aksine Yargıtay içtihatları uyarınca iyi niyetli hamilin korunması gerektiği, ayrıca faktoring mevzuatı uyarınca senedin devri halinde borçluya ait kişisel def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, müvekkilin çek üzerinde tam hak sahibi olduğu ve istirdat/tedbir taleplerinin yerinde olmadığı, bu gerekçelerle davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... Bank ...Şubesi'ne ait, 15/11/2018 vade tarihli ... seri numaralı 24.450,00-TL bedelli çekten dolayı açılmış menfi tespit ve takibin iptaline ilişkindir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, Mahkememizce 01/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında dosyanın imza incelemesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesine ve rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin ara kararı gereğince uyuşmazlık konusu çekin yargılamanın geldiği aşama ve ispat yükü dikkate alınarak davalı taraflara çek asıllarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde çeki sunmaması veya aynı süre içerisinde delileri ile birlikte kabul edilebilir mazeret göstermesi ya da çeki elinde bulunduğunu inkar etmesi durumunda HMK md.220/2 gereğince yemin teklif edileceği ve teklif edilen yemini kabul ve icra etmemesi durumunda HMK md.220/3 gereğince davacı yanın iddialarını kabul etmiş sayılacağı hususunun ihtaratına karar verildiği bu hususta davalı taraflara ihtaratlı tebligat yapıldığı ancak ilgili çekin sunulmadığı gibi mazeretini bildirir delil de sunulmadığı görüldü. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki (örneğin teminat senedi olduğu yönündeki) iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ... Esas, ... Karar sayılı kararları) Benzer şekilde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2022 tarih, ...esas ve... karar sayılı ilamında; ''....İcra takibine ve davaya konu senetteki imza inkar edildiğinden ispat yükünün alacaklı olan davalıda olduğu, çek aslını sunması için davalıya kesin süre verilmesine ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak TK'nın 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebligatta " çek asılının sunulmaması durumunda davacı vekilinin imza itirazları yönündeki beyanları esas alınarak dosyanın mevcut hali ile hüküm kurulacağı" ihtar edilmiştir. Davalı tarafından çek aslı dosyaya sunulmadığı gibi çek aslının nerede olduğu hususunda beyanda da bulunulmadığı, davalı verilen kesin sürede çek aslını dosyaya ibraz etmemiş olduğundan senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edememiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde çek aslının bankada bulunduğu hususunda beyanda bulunmuş ise de verilen kesin süreden sonra işlem yapılması ve HMK'nın 357 maddesindeki "bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. " düzenlemesi göz önüne alınarak hükümden sonra istinaf aşamasında beyanda bulunulması sonucu değiştirmeyecektir. Bu durumda davacının davalıya borçlu olmadığının kabulü yönündeki karar yerinde görülmüştür....'' şeklindedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacının dava konusu ... Bank ...Şubesi'ne ait, 15/11/2018 vade tarihli, ... seri numaralı ve 24.450,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile, takibin iptaline talebiyle iş bu davanın açıldığı, davalı taraflara ihtaratlı tebligat yapılmış ise de; davalı taraflarca çek aslı dosyaya sunulmadığı gibi çek aslının nerede olduğu hususunda beyanda da bulunulmadığı, bu haliyle davalı taraflarca verilen kesin sürede çek aslını dosyaya ibraz etmemiş olduğundan senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla; davanın kabulü ile; Davacının dava konusu ... Bank ... Şubesi'ne ait, 15/11/2018 vade tarihli, ... seri numaralı ve 24.450,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının dava konusu ... Bank ... Şubesi'ne ait, 15/11/2018 vade tarihli, ... seri numaralı ve 24.450,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, 2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.670,18-TL nispi karar harcının, peşin alınan 417,55-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.252,63-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 24.450,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 509,75-TL (Vekalet Suret Harcı 11.50-TL, Peşin Harç 417,55-TL,Başvurma Harcı 80,70-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 370,50-TL (tebliğler ve posta ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/851, K. 2026/223, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-851-e-2026-223-k-ebf2537dcbce