İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/385 E. 2026/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/385
Karar No
2026/245
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/385 Esas KARAR NO : 2026/245

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2021 dönemlerine ait 10.776,30-TL tutarlı faturalara ödemenin yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket adına yıllık %48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyanla haklı davalarının kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 19/12/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALININ 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde talimat mahkemesince re'sen seçilecek SMMM bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasının istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... Ltd. Şti. ticari defterlerinin incelenemediği, dosya kapsamı fatura bilgileri gözönüne alındığında davacı Vodafone'un son ödeme tarihleri 2021/8, 9, 10, 11.ay olan 4 fatura nedeniyle davalı şirketten toplamda 10.776,30 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 24/04/2025 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ve birleştirici rapor tanzimi için DAVACININ 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde .... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..."dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ...ve sektör (telekomünikasyon) bilirkişisi bilgisayar Yüksek Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 08/12/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; - Sektörel/teknik değerlendirmeler yönünden, taraflar arasında 09/03/2020 tarihinde ... A.Ş. ile GSM Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye konu 25 adet hattın (....) taahhütlü kampanya kapsamında olduğu, dosyaya sunulan 17.09.2021, 18.10.2021 ve 17.11.2021 son ödeme tarihli faturalarda ek paket kullanımı, indirim iptalleri, hat açma/kapama ücreti ve “Tahsilatına Aracılık Edilen Hizmetler” kalemlerinin tahakkuk ettirildiği, son faturada ayrıca hat iptali ve/veya taahhüdün süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle kalan taksitlerin toplu olarak yansıtıldığı, bununla birlikte 17.09.2021 son ödeme tarihli 2,072.30 TL tutarlı faturanın dosyaya sunulmaması nedeniyle bu faturaya ilişkin inceleme yapılamadığı, ancak sunulu faturalarda maddi bir hata tespit edilmediği ve ücretlendirmelerin paket/kampanya esaslarına uygun olduğu, -Dosya kapsamı, Mahkemeniz ara kararları, talimat dosyasından gelen bilirkişi raporu, davacı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeler, Kurumsal Abonelik Sözleşmesi hükümleri ve dava konusu faturalara ilişkin teknik incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, davalı şirket adına düzenlenen ve muaccel hâle geldiği halde ödenmeyen dört adet faturaya ilişkin olduğu, davalı tarafın bugüne kadar ödeme yapıldığına dair herhangi bir banka dekontu, muhasebe kaydı veya ticari defter sunmadığı, bu nedenle davacının talep ettiği anapara ve sözleşmesel faiz alacağının somut belgelerle doğrulandığı, -İncelenen sözleşme hükümleri ve özellikle 5.6. Madde uyarınca, faturalarda belirtilen son ödeme tarihinin geçmesi halinde uygulanacak gecikme faizinin günlük bazda ve aylık %4 oranı üzerinden, faturanın vadesinden itibaren hesaplanacağının açıkça düzenlendiği, sunulu fatura örneklerinin ilk sayfasında yer alan “Gecikme faiz oranı 22.08.2010 tarihinden itibaren %4'e indirilmiştir; faiz günlük olarak hesaplanır” ibaresi de sözleşme metniyle birebir uyumlu olduğu, bu açıdan, davacının faiz talebi hem sözleşmeye hem de ticari işlerde faiz serbestisi ilkesine uygun bulunduğu, -Dava konusu 31.07.2021, 31.08.2021, 30.09.2021 ve 31.10.2021 tarihli faturalardan doğan toplam 10.776,30 TL tutarındaki anapara alacağı yönünden; her bir faturanın kendi vade tarihinde temerrüt oluştuğu, dava tarihine kadar yapılan ayrık hesaplamaya göre 14.104,04 TL tutarında işlemiş gecikme faizi hesaplandığı, dolayısıyla 05.07.2024 dava tarihi itibarıyla davacının toplam alacağının 24.880,34 TL olduğu, -Davalı şirketin ticari defterlerinin HMK m.219 ve 222 uyarınca incelenmek üzere Mahkemenizce davalıya yüklenen ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediği, talimat dosyasından gelen bilirkişi raporunda da bu nedenle davalı defterlerinin incelenemediğinin belirtildiği, davalı tarafın ödeme yapıldığına veya borcun sona erdiğine ilişkin belge ibraz edememesi karşısında, davacı ticari defterlerinde yer alan kayıtlar ile ibraz edilen faturaların HMK m.222 anlamında delil niteliği kazandığı, maddi vakıalar yönünden davacının iddiasını desteklediği, Bu nedenle; mevcut inceleme kapsamında, Faturaların davalı adına düzenlenmiş olduğu, Bu faturalara ilişkin tutarların davalı tarafından ödenmediği, Sözleşmeye uygun olarak aylık %4 oranında gecikme faizinin işlemesi gerektiği ve 05.07.2024 dava tarihi itibarıyla davacının anapara + işlemiş faiz toplamının 24.880,34-TL olduğu, Davalının borçlu olduğuna ilişkin tespitin ticari defterler, sözleşme hükümleri ve dosya kapsamındaki mevcut bilirkişi raporlarıyla uyumlu bulunduğu, Nihai kanaat olarak, davacının talep ettiği fatura asılları ve sözleşmesel gecikme faizi alacağı yönünden haklı olduğu, davalının anapara tutarının yanı sıra işleyen faizden doğan borçtan da sorumlu bulunduğu, uyuşmazlık konusu faturalar ve buna bağlı faiz hesaplamasının teknik, sözleşmesel ve mali yönden uygun olduğu, Mahkemenizce yapılacak hukuki takdir saklı kalmak kaydıyla, davacının dava tarihine kadar hesaplanan 24.880,34 TL tutarındaki alacağının hukuken geçerli olduğu görüş ve kanaatti bildirilmiştir Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, alacak istemine ilişkindir. HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen 700 021 90 88 numaralı Kurumsal Hat Abonelik Sözleşmesi kapsamında düzenlediği 2021 yılının Ağustos - Eylül - Ekim ve Kasım aylarına ait faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı ile işlemiş faiz noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, bilirkişi raporu ve dosya içeriği delillere göre; eldeki davada ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafta olduğu, davacının taraflar arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşme kapsamında Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2021 dönemlerine ait 10.776,30-TL tutarlı faturaların ödenmediğini iddia ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında 09/03/2020 tarihinde GSM Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye konu 25 adet hattın (...) taahhütlü kampanya kapsamında olduğu, dosyaya sunulan 17.09.2021, 18.10.2021 ve 17.11.2021 son ödeme tarihli faturalarda ek paket kullanımı, indirim iptalleri, hat açma/kapama ücreti ve “Tahsilatına Aracılık Edilen Hizmetler” kalemlerinin tahakkuk ettirildiği, son faturada ayrıca hat iptali ve/veya taahhüdün süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle kalan taksitlerin toplu olarak yansıtıldığı, bununla birlikte 17.09.2021 son ödeme tarihli 2,072.30 TL tutarlı fatura dosyaya sunulmamakla birlikte sunulu faturalarda maddi bir hata tespit edilmediği ve ücretlendirmelerin paket/kampanya esaslarına uygun olduğu, davalı tarafın ödeme yapıldığına dair herhangi bir banka dekontu, muhasebe kaydı veya ticari defter sunmadığı, bu nedenle davacının talep ettiği anapara ve sözleşmesel faiz alacağının somut belgelerle doğrulandığı, incelenen sözleşme hükümleri ve özellikle 5.6. Madde uyarınca, faturalarda belirtilen son ödeme tarihinin geçmesi halinde uygulanacak gecikme faizinin günlük bazda ve aylık %4 oranı üzerinden, faturanın vadesinden itibaren hesaplanacağının açıkça düzenlendiği, sunulu fatura örneklerinin ilk sayfasında yer alan “Gecikme faiz oranı 22.08.2010 tarihinden itibaren %4'e indirilmiştir; faiz günlük olarak hesaplanır” ibaresi de sözleşme metniyle birebir uyumlu olduğu, dava konusu 31.07.2021, 31.08.2021, 30.09.2021 ve 31.10.2021 tarihli faturalardan doğan toplam 10.776,30 TL tutarındaki anapara alacağı yönünden davacının iddiasını ispatladığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın kabulüne, 10.776,30-TL'nin dava tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Eldeki davada davacı taraf, dava dilekçesinin Konu ile Netice ve Talep kısımlarında fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla ibaresi yer almadığından ayrıca kısmi dava açıldığı da belirtilmediğinden Mahkememizce eldeki davanın kısmi dava olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KABULÜNE, 10.776,30-TL'nin dava tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 736,12-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile 308,52-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.776,30-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı 427,60-TL peşin harç, 17.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.534,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 19.889,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/385, K. 2026/245, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-385-e-2026-245-k-df78c9981454