İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/560 E. 2024/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/560
Karar No
2024/31
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/560 KARAR NO : 2024/31

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... VEKİLİ : ...

DAVA : Anonim şirket yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve payların davacı adına tescili DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 2960 paya karşılık 296.000 Tl tutarındaki hissesinin sahibi olduğunu, şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ın, müvekkilini şirketten dışlamak amacıyla devir işlemi yapılıyor gibi göstererek sahte imza ve tarihsiz şekilde pay devri sözleşmesi hazırlayarak ve ayrıca bu yönde bir yönetim kurulu kararı alarak ticaret sicil gazetesinde yayınladığını, müvekkilinin yönetim kurulu toplantısına hiçbir şekilde katılmadığını, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığını, yönetim kurulu toplantısının yapıldığı tarihte davacının yurt dışında olduğunu belirterek öncelikle nama yazılı 2960 payın devir ve tasarrufunun tedbiren önlenmesine, davalı şirkete tedbiren kayyum atanmasına, ayrıca ticaret sicili gazetesinde yapılan tescil ve ilan uygulamasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava sonucunda 24/07/2023 tarihinde ticaret sicili gazetesinde yayınlanmış ve Adana 4. Noterliği'nin 13/07/2023 tarihli ... yevmiye numaralı noter kararı ile tasdik edilmiş, 13/07/2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile 14/07/2023 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayınlanan Adana 3. Noterliği'nin 14/07/2023 tarihli ... numarası ile tasdik edilen 13/07/2023 tarihli yönetim kurulu kararının tek ortaklık bilgisini içeren 10 numaralı bendinin yokluğunun tespitine, aksi halde butlanın tespitine ve kararların iptaline, davalı adına kayıtlı olan 2960 payının iptali ile müvekkiline ait olduğunun tespiti ile pay defterine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı şirket yetkilisi ve davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'ın, ... A.Ş.'den alacaklı olduğunu, bu alacaklar için farklı icra takipleri başlatıldığını, Adana Genel İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen ihale sonucunda ...'ın, diğer hissedarların paylarını satın aldığını, daha sonra şirketin sermayesinin 50.000,00-TL den 800.000,00-TL'ye çıkarıldığını, 27/12/2022 tarihinde davacının şirketten yeniden pay almak istediğini söylemesi üzerine 2960 payın davacı üzerine yazıldığını, ancak davacının herhangi bir para ödemediğini, ödenen sermaye makbuzu olmadığını, bu nedenle 2023/8 sayılı yönetim kurulu kararı ile, sermaye bedelini ödemesi için 7 gün süre verilip taahhütlü olarak gönderildiğini, davacının ödeme yapmadığı gibi tehditlerde bulunduğunu, arttırılan sermayenin ... tarafından ödendiğini, TTK'nın 482/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 13/07/2023 tarihli 10 sayılı yönetim kurulu kararı ile, davacının hisselerinin silinerek ...'a aktarıldığını, şirketin tek ortaklı hale getirildiğini, bu kararın ticaret sicilinde de yayınlandığını, herhangi bir sahtecilik bulunmadığını, davacının hisselerinin bedeli olan 296.000,00-TL'yi ödemesi halinde 2960 payın kendisine verileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ... A.Ş'nin 06/10/2022 tarihli genel kurulunda, şirketin %25'er oranda pay sahibi olan ortakları ..., ..., ... ve ... temsil edilmiştir. Bu genel kurulda ... ile ... yönetim kurulu üyesi seçilmiştir. 07/10/2022 tarihli 11 sayılı yönetim kurulu kararı ile; ... yönetim kurulu başkanı, ... ise başkan vekili olarak görevlendirilmiştir. Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... , ... ve ... A.Ş. hakkında başlatılan icra takibinde, 21/02/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalede, davalı ... diğer ortakların hisselerini satın almış ve şirketin tek ortağı haline gelmiştir. 07/03/2022 tarihinde yapılan genel kurulda ...'ın 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçildiği, 16/12/2022 tarihli genel kurul kararı ile: şirketin 50.000,00 TL olan sermayesinin 800.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, 26/12/2022 tarihli 7 sayılı yönetim kurulu kararı ile ( bu kararda yalnızca ...'ın imzası bulunmaktadır) ...'ın 8000 payından 2960 payının (296.000,00 TL) ...'a devrine karar verildiği, bu hisselerin ...'a satışına ait birde tarihsiz sözleşme bulunduğu görülmüştür. Sözleşmede, devreden ...,"bu günkü tarih itibariyle 2960 payı ... 'a devrettiğini, devir bedelini bugün haricen hesaben tahsil edeceğini, bu hususta bir alacağı kalmadığını" beyan etmiştir. ... ise "devir bedelini bugün haricen ve peşinen ödedim. Bu hususta bir borcum kalmadı." beyanında bulunmuştur. Sözleşme içeriğinden beyanlardan, sözleşmenin yönetim kurulu kararı ile aynı gün yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... yönetim kurul başkanı olarak 14/06/2023 tarihli 8 sayılı yönetim kurulu kararı ile; ...'a 2960 paya karşılık gelen 296.000,00-TL tutarındaki hissenin satıldığı, ancak satış bedelinin şirkete ödenmediği, 7 gün içinde ödenmemesi halinde satışın düşürülerek ortaklığının sona erdirileceği yönünde karar alınmıştır. Bu kararın taahhütlü olarak gönderildiği anlaşılmaktadır. 2023/8 sayılı yönetim kurulu kararı 14/06/2023 tarihli ... yevmiye numaralı noter tasdiki ile onaylanmıştır, ancak ticaret siciline bildirilmemiştir. Sonrasında 13/07/2023 tarihli 10 nolu yönetim kurulu kararı ile (bu kararda da yalnızca ...'ın imzası bulunmaktadır); şirket hissedarlarından ...'un 2960 payına karşılık 296.000,00 TL hissesini ...'a devretmesine , pay devrinin kabulüne, devir hususunun pay defterine işlenmesine, bu devir nedeniyle şirketin toplam 8000 payının ...'a ait olduğuna ve şirketin tek ortaklı olduğuna karar verilmiştir. Bu yönetim kurulu kararı Adana 4. Noterliği'nde 13/07/2023 tarih ... yevmiye numaralı işlemle tasdik edilmiş ve sicile bildirilmiştir. 13/07/2023 tarihli ve 10 sayılı yönetim kurulu kararının; "şirketin 13/07/2023 tarihinden itibaren tek pay sahipli anonim şirket olarak faaliyetine devam edeceği, tek pay sahibinin ... olduğu" yönündeki ikinci kısmı, Adana 3. Noterliği'nde 14/07/2023 tarihli ... yevmiye numaralı işlemle onaylanmıştır. Davalı ... 24/10/2023 tarihli dilekçesinde, ticaret sicilinden gönderilen dosyada yer alan ve ...'un hisselerinin kendisine devrine ilişkin olan sözleşmeyi kabul etmediğini, imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir sözleşme yapılmadığını, yapılmasına da ihtiyaç duyulmadığını beyan etmiştir. 16/01/2024 tarihli duruşmada da aynı yönde beyanda bulunan davalı ayrıca, kendisine ait 2960 payı davacıya 296.000,00-TL bedelle devrettiğini, ancak davacının hisselerin bedelini ödemediğini, bu nedenle 2023/8 sayılı yönetim kurulu kararı ile hisse bedellerinin 7 gün içinde ödenmesi için ihtar kararı aldığını, ödeme yapılmadığını, ticaret sicili dosyasında görünen 13/07/2023 tarihli 10 numaralı yönetim kurulu kararındaki imzanın da kendisine ait olmadığını , böyle bir karar almadığını, ...'a ait 2960 payın kendisine devri konusunda herhangi bir sözleşme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... ortaklık pay defteri ile karar defterini ibraz etmiş. Ayrıca delil olarak 23/12/2023 tarihli sözleşme ibraz etmiştir. Kendisi ile davacı arasında imzalandığı anlaşılan bu sözleşmede " ... 'a ait %25 lik hissenin %13 'ü ben ... üzerinde %12'si ... üzerinde kayıtlıdır. Mahkeme neticesine göre ödenmesi gerekirse bu şekilde ödenecektir. ... in %5 i , iki kişi arasında 2,5-2,5 olarak pay edilmiştir. 296.000,00-TL sermaye hesaben yatırılacaktır." denilmiştir. Bu sözleşme davaya konu edilen payları ilgilendirmediği gibi, ...'a ait 2960 payın davacıya devredildiği 26/12/2022 tarihinden önce yapılmıştır. 23/12/2022 tarihli sözleşmede yer alan " 296.000,00-TL sermaye hesaben yatırılacaktır." ibaresinin farkı bir kalemle yazıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki bu ibarenin bu sözleşmenin içeriği ile ilgisi tespit edilememiştir. Anonim şirketlerde paylar senede bağlanabileceği gibi senede bağlanmamış, çıplak pay olarak da kullanılabilir. Türk Ticaret Kanunu'nda payların senede bağlanması zorunlu tutulmamıştır. Senede bağlanmış paylar, hamiline yazılı pay senedi ve nama yazılı pay senedi olmak üzere iki türlü olabilir. Çıplak payın devri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 182 vd. maddelerindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. TBK'nın 183. maddesi uyarınca alacağın devri sözleşmesinin yazılı olması gerekir. TTK’nın 489. maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin devri, zilyedliğin devri ile gerçekleşir. Yani, hamiline yazılı hisse senedinin üçüncü bir kişiye teslimi ile pay devri gerçekleşecektir. Nama yazılı pay senetleri ise, aynı kanunun 490. maddesi gereğince; ciro edilmesi ve zilyedliğinin devralana geçirilmesiyle devri mümkündür. TTK'nın 481. maddesinde, pay bedellerinin ödenmesi için çağrı, 482. maddede, sermaye koyma borcunun süresi içinde yerine getirilmemesinin sonuçları, 483. Maddede ise ıskatın usulü düzenlenmiştir. Sermaye koyma borcunun zamanında yerine getirilmemesinin müeyyideleri Eski TTK 407-408 (6102 sayılı TTK 482-483)de düzenlenmiştir. Buna göre sermaye taahhüdünün zamanında yerine getirilmemesi halinde aynen ifa davası, icra takibi, gecikme faizi ve cezai şart gibi müeyyideler uygulanabileceği gibi ıskat prosedürüne de başvurulabilir. Sermaye koyma borcunun ifasında temerrüde düşen pay sahibinin, iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakılması ve payının satılıp yerine bir başkasının alınması müeyyidesine ıskat denir. Bir başka ifadeyle ıskat, pay sahibinin sermaye borcunu ödemesinde temerrüde düşmesi halinde, karşılıkları tamamen ödenmeyen paylara ilişkin pay sahipliği sıfatının sahibinin aksi yöndeki iradesine rağmen elinden alınmasıdır. Iskatın uygulanmasıyla sadece karşılıkları zamanında ödenmeyen paylar için pay sahipliği sıfatı ortadan kalkar. Sermaye koyma borcunun ifasında temerrüt dışında başka bir sebeple ıskat prosedürüne başvurulabilmesi mümkün değildir. Iskatın en önemli sonucu bu kararın uygulandığı paylar üzerindeki pay sahipliği sıfatını sona erdirmesidir. Iskat kararına rağmen temerrüde konu olan paylar anonim şirketteki varlığını sürdürür. Bu paylar üzerindeki haklar geçici bir süre anonim şirkete geçmektedir. Bundan sonraki süreç içerisinde söz konusu paylar yönetim kurulu tarafından bir başkasına satılmaktadır. (Dergi Park: Anonġm Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma- Dr. Aytekin ÇELİK)

6102 sayılı TTK'nın 391. maddesinde, yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır. Düzenlemesi getirilmiştir. Anonim şirket yönetim kurulu kararının yokluğunun veya butlanının tespiti veya iptaline ilişin talepler yönünden husumetin şirkete yöneltilmesi, ortağın adına kayıtlı payların iptaline ilişkin talebin ise ilgili ortağa yöneltilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK 235/3.) “... Satılan, alıcıya teslim edilmişse satıcı bu hakkı sarahaten muhafaza etmiş olmadıkça satımı feshedip satılanı istirdat edemez...''....hisse devredenin (satıcının) sözleşmede açıkça bu hakkını saklı tutmamış ise satılanın iadesini talep edemez. (Yargıtay 11. HD 2017/28 E. 2019/2151 K.) Şu halde davalı ... kendisine ait 8000 adet payın 2960 payını 26/12/2022 tarihinde davacıya devretmiştir. Davalı toplam 296.000,00-TL devir bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. Bu devre ait sözleşmede davacı "bedelin ödendiğini" , davalı ise "aynı gün ödeneceğini, ancak alacağı kalmadığını" beyan etmiştir. Çıplak payların bedeli tamamen ödenmemiş ise, bu payların devri alacağın temliki yanıda aynı zamanda borcun nakli (TBK md. 196) niteliğinde olduğundan şirketin de devre muvafakat etmesi gerekir. ...'ın şirketin tek ortağı iken paylarının bir kısmını ...'a devrettiği, başka bir hissedar bulunmadığı gözetildiğinde şirketin onayının bulunduğu ve devrin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Ödenmeyen devir bedeli veya pay bedeli için talep hakkı bulunmakla beraber bu husus davanın konusu değildir. davalı ...'ın tek taraflı bir işlemle ve kararla, bu hisseleri kendisine devretme hakkı yoktur. Davalı her ne kadar TTK'nın 482. mad gereğince işlem yapıldığını beyan etmiş ise de, TTK'nın 483. Maddesindeki ıskat prosedürü tam olarak uygulanmamıştır. (örneğin 1 ay yerine 7 gün süre verilmiş, ilan yapılmamış vs) Diğer taraftan ticaret sicilinden gönderilen kayıtlara göre; 13/07/2023 tarihli 10 sayılı yönetim kurulu kararına ve ekindeki hisse devir sözleşmesine göre, davacının 2960 payının 296.000,00-TL bedel mukabilinde davalı ...'a satışından dolayı devir gerçekleştirilmiştir. Başka bir anlatımla 2023/10 sayılı yönetim kurulu kararı, TTK'nın 482. Mad'ne değil, hisse devir sözleşmesine dayanmaktadır. Üstelik davalı duruşmada, bu yönetim kurulu kararındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve böyle bir karar almadığını beyan etmiştir. Buna karşılık cevap dilekçesinde bu yönetim kurulu kararına dayanmıştır. Bu kararın ekindeki hisse devir sözleşmesini her iki tarafta kabul etmemiş. İmzaları inkar etmişlerdir. Davalı ...'ın davacının hisselerinin devri konusunda herhangi bir sözleşme yapılmadığını açıklamıştır. Bu nedenle imza incelemesi yapılmasına gerek görülmemiş ve hisse devri konusunda yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığı kabul edilmiştir. Önceki hisse devir sözleşmesinde nama yazılı paylardan söz edilmiş ise de hisseler için pay senedi çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim şirket yetkilisi ... 12/10/2023 tarihli dilekçesinde şirket hisseleri için herhangi bir pay senedi çıkarılmadığını beyan etmiştir. Dolayısıyla davacı ... un paylarının ...'a devrine ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme yada ciro edilmiş bir pay senedi bulunmadığı, bu devrin hukuken geçerli olmadığı, 2023/10 sayılı yönetim kurulu kararının, pay sahibinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren nitelikte ve TTK'nın 391.mad gereğince hukuken batıl olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 2023/10 yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, davaya konu hisselerin davalı ... üzerinden iptali ile davacı adına tesciline dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- DAVANIN KABULÜNE, Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı ... A.Ş'nin 13/07/2023 tarihli 10 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, ... A.Ş'de, davacı ...'a (T.C....) ait iken 13/07/2023 tarihli 10 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı ...'a (T.C. ...) devredilen 2960 payın iptali ile davacı ... adına tesciline, Karar kesinleştiğinde bir suretinin Adana Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne gönderilmesine, Tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, 2-Hisseler hakkındaki talep yönünden karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 20.219,76 TL'den peşin alınan 4.952,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.267,28 TL harcın davalı ... İbranim Artın'dan alınarak hazineye irat kaydına, Yönetim kurulu kararı hakkındaki dava yönünden hesaplanan 427,60 TL harcın davalı ...Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.116,85 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre, hisseler hakkındaki talep yönünden hesaplanan 46.400,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, Yönetim kurulu kararı hakkındaki dava yönünden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/560, K. 2024/31, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-560-e-2024-31-k-055ad8c260b2