İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/574 E. 2026/261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/574
- Karar No
- 2026/261
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/574 Esas KARAR NO : 2026/261
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 K. YAZIM TARİHİ : 09/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkili şirketin ..... Nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı .... Servis Merkezi San. ve Tic. A.Ş.nin .... Endüstri ve Tic A.Ş. firmasına fatura muhteviyatı brüt 27.380 kg sac emtiasının satışını yaptığını, emtianın Hatay'dan İzmir'e nakliyesi hususunda ..... Lojistik A.Ş ile anlaşıldığını, fiili taşımanın ise ruhsat belgesinden anlaşılacağı üzere davalı ..... Lojistik şirketi tarafından ..... plakalı araç ile gerçekleştirildiğini, Emtianın 23.03.2024 tarihinde yüklenerek taşıma sürecinin başladığını; ancak Niğde yakınlarında aracın yoldan çıkarak toprak alana girdiğini araçtaki emtianın düşerek hasarlandığını, akdi taşıyıcı ..... tarafından hasar bildirimi yapılarak hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin kabul edildiğini, hazırlanan eksper raporunda; aracın toprak alana girdiği, sac yüklerin araçtan düştüğü ve çamur kaplı olduğu, plakaların düşme ve yerden kaldırma esnasında oluşan çiziklerden dolayı kullanım imkanı kalmadığı, hasar alab 6 paket düz sacın 39 plakanın toplam ağırlığının brüt 27.380 kg olduğu, davalı fiili taşıyıcıya rücu imkânı olduğunun tespit edildiği, eksper raporu ile tespit edilen (sovtaj bedelini mahsubundan sonra) tespit edilen 14.250,71 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, böylece TTK m.1471 gereğince halef olarak huzurdaki davayı açtıklarını; ayrıca sigortalıdan aldıkları temlikname gereğince TBK m.183 gereğince temlik alan sıfatıyla huzurdaki davayı açtıklarını, konu tazminatın davalı fiili taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu öğrendiklerini ve akabinde arabuluculuk sürecine başladıklarını, 30.05.2025-30.06.2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile neticelendiğini beyanla davanın kabulünü, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına konu 14.250,71 USD alacaklarına yönelik itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullarla devamına, alacakları üzerinden takip tarihinden itibaren en yüksek banka faizi oranında faiz işletilmesine, davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Olayın oluşu ve müdahale şekline göre müvekkilinin dava konusu zararın tamamından sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi .... tarafından kullanılan ..... plakalı araç ile 22.03.2024 tarihinde ..... adına İskenderun’daki .... Fabrikasından alınan ve İzmir’deki ..... Endüstri firmasına teslim edilmek üzere 27.380 kg sac emtiasının sevkiyatına başlandığını, 23.03.2024 tarihinde sabah saatlerinde Konya Ereğli çıkışı yoğun sis ve olumsuz hava koşulları nedeniyle görüş mesafesinin ciddi düşmesi yüzünden aracın kontrolden çıkarak refüje girdiğini, dolayısıyla olayın tam olarak mücbir sebep kaynaklı olduğunu; bu nedenle müvekkili şirketin TTK m.882/2 gereği somut olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaza yüzünden dorse kapaklarının kırılması sonucu yükten altı adet demir sac bağının yola düştüğünü, bunlardan dördünün herhangi bir açılma veya hasar olmaksızın olduğu gibi kaldığını, sadece alt ve üst sac levhaların zemine temas ettiğini ve yükün büyük bir kısmının sağlam kaldığını, kaza sonrası vinç çağrılarak yükün zarar görmeyecek şekilde yeniden araca yüklendiğini, aynı gün ....... Fabrikasına teslim edildiğini; bu durum müvekkilinin taşıma sürecindeki titizliğinin göstergesi olduğunu, eksper raporunda yükün tamamının kullanılamaz duruma geldiği yönündeki ifadelerin sahada yapılan gözlem ve incelemeye dayanmadığını düşündükleri- ni ve objektiflikten uzak olduğunu, müvekkili şirketin özellikle iç kısımlarda yer alan sac emtialarında hasar olmadığını tespit eden İskenderun ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D.iş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yaptırıldığını ve bilirkişi raporu alındığını, davacı tarafından talep edilen zararın hasarlı emtiadan değil tüm yük üzerinden hesaplama yapıldığını ve gerçek zarar ilkesine aykırı bir talep söz konusu olduğunu, ayrıca yükün sigortalıya teslim edilmeden önce İskenderun'a iade edildiğini ve sigortalı tarafından geri alındığını, ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taşıma uzmanı .... ve metalürji uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 12/02/2026 tarihli rapora göre ; '' Taraflar arasındaki ihtilafın özünün; davacı sigortacının dava dışı sigortalısı ..... Şirketi tarafından satışı yapılıp alıcıya/müşterisine sevk edilen düz/levha sac emtiasının, davalı şirketin aracıyla gerçekleştirilen İskenderun-İzmir taşıma sürecinde aracın tek taraflı kaza yapması yüzünden araçtan düşmek suretiyle hasar görmesi nedeniyle davacının dava dışı sigortalısına poliçe kapsamında ödediği tazminatı, rücuen davalı şirketten tazmin etmesinin mümkün olup olmadığı, davalı şirketin hasardan sorumlu olup olmadığı, rücu tazminat miktarının ne olduğu ve faiz konularından oluştuğunun anlaşıldığı, davacı .... Sigorta A.Ş.nin, yürürlükte ve geçerli bir poliçe kapsamında kalan dava konusu hasarı tazmin etmesi ve sigortalısının hasardan dolayı zarar görmesinden dolayı TTK m.1472 gereğince kanuni halef olarak huzurdaki davayı açabileceğinin değerlendirildiği, tarafların da kabulünde olduğu üzere davalı şirketin taşıma araçlarının maliki olması ve ..... şirketinin yetkilendirmesi sonucu dava konusu taşımayı gerçekleştirmesinden dolayı fiili taşıyıcı olarak huzurdaki davaya muhatap olabileceğinin değerlendirildiği (TTK m.888), hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiği açık ve kesin olduğunda eşya ilgilisi tarafından tazminat talep edilebilmesi yönünde taşıyıcıya belirli süre içinde ihbar yapılıp yapılmadığının da bir önemi kalmadığı ve davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulma sebeplerinden birinin somut olayda gerçekleştiğini ve dava konusu hasar neden olduğunu ispat etmedikçe dava konusu hasardan sorumlu olduğunun değerlendirildiği (TTK m.875/1; 888, 889); yoğun sis nedeniyle kaza sonucu emtianın hasar gördüğü savunmasını destekler nitelikte dava dosyasında herhangi bir veri olmadığı, bu savunma doğru olsa bile mevsim ve coğrafya normalleri içindeki yoğun sis ve iklim koşullarının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği; ülkemizde mart ayı için yoğun sis durumunun normal ve öngörülebilir olduğu; taşıyıcının aracını iklim ve yol koşullarının gerektirdiği donanımlarla donatması ve taşıma süresini buna göre yönetmesi gerektiğinden dolayı taşıma sürecinde meydana gelen trafik kazası yüzünden oluşan zarardan davalı ..... şirketinin sorumlu olduğunun değerlendirildiği (TTK m.875), somut olayda davalı şirketin sorumluluk sınırının 228.075,40 SDR olması ve SDR/USD kuru gözetildiğinde davalının gerçek zarardan sorumlu olduğu; emtianın kenarlarındaki deformasyon ve tamamının çamurla kaplı olması, bunların temizlenmesi halinde çizilme ve deformasyonların ortaya çıkmasının mümkün olması sebebiyle eksper tarafından hasarlı emtianın hurda olarak değerlendirilmesi yönündeki görüş ve tespitin yerinde olduğu; poliçe hasarı olarak tespit edilen 14.250,71 USD’nin de gerçek zarar ilkesine uygun olduğundan kadri maruf olduğunun değerlendirildiği, davacı vekilinin takip talebinde asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren Kamu bankalarının bir yıllık USD mevduat için verdiği en yüksek ve değişen oranlarda faiz talebinin 3095 sayılı Kanun m.4-a hükmüne uygun olduğunun değerlendirildiği'' hususu belirtilmiştir. Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı şirkete ait malın davalı tarafça taşınması sırasında malı taşıyan aracın kaza yapması nedeniyle hasarlanması dolayısıyla sigortalısına ödediği bedelin taşıma dolayısıyla sorumlu olan davalıdan tahsili için dava açılmıştır. Davalı tarafça meydana gelen kazanın öngörülemeyen ve engellenmesi mümkün olmayan mücbir sebep sayılabilecek bir kaza sonucu hasar meydana gelmesi ve 6 adet demir saç bağının yola düşmüş olması ve yola düşenlerden 4'ünde de herhangi bir açılma ve hasar olmaması nedeniyle yükün büyük kısmının hasar görmemesi nedeniyle davanın reddi talep edilmiştir. Davalı tarafça delil tespiti niteliğinde bilirkişi raporu sunulmuş ise de; söz konusu raporun harita teknikeri tarafından düzenlenmesi, hasar gören ürünlere ilişkin teknik bir inceleme yapılmamış olması ve depodaki ürünün ne olduğu, beyan edilen ürünün kazada hasar gören ürün olup olmadığının belli olmadığı ve ürünün dava konusu ürünün olup olmadığı dahi belli olmadığı incelenen rapordan anlaşılmıştır. Sigorta eksperi tarafından kaza sonrası ürünün yerinde görülmesi, ürünlerin durumunun fotoğraf ile tespit edilmesi ve ürünlerin tamamen çamur kaplı olduğunun tespit edilmesi, ürünlerin çamurla kaplanmış olması ve yüzeylerin çizilmesi nedeniyle eritilip yeniden üretiminin mümkün olduğunun tespit edilmesi ve mahkememizce atanan Metalürji Mühendisi tarafından da emtianın çamurla kaplı olması nedeniyle kaza sırasında çizilmenin mümkün olması ve ayrıca çamurla kaplı alanın temizlenmesi halinde de çizilme ve deformasyonların ortaya çıkma ihtimalinin mümkün olması sebebiyle hasarlı emtianın hurda olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu tespit edildiğinden sigorta şirketinin hasara uğrayan taşıma konusu ürünün hurda olarak değerlendirmesi mahkememizce doğru kabul edilmiştir. Ürünün davalı tarafça taşındığı ve taşıma sırasında kaza olduğu her iki tarafında kabulünde olmakla birlikte davalı taraf ürünün tamamının hurda haline gelmediği iddiasında ise de; sigorta eksperi tarafından yerinde inceleme yapılması ve çekilen fotoğraflardan da ürünün çamurlanmış olduğunun anlaşılması ve mahkememizce atanan teknik bilirkişinin de ürünün çamurlanması ve çizilme ve deformasyonun düşmenin etkisi ve çamurun temizlenmesi nedeniyle meydana gelebilecek olması beyanı karşısında sigorta şirketinin ürünü hurda olarak kabul etmesi mahkememizce doğru olarak kabul edilmiş, davalı tarafından sunulan raporun ürün üzerinde bir inceleme içermemesi ve davacı tarafça mahkememize sunulan beyan dilekçesinde hurda kabul edilen sac levhalarının hurda ile eritildiği beyan edildiğinden davalının ürünler üzerinde inceleme yapılması talebi kabul edilmemiş ve tespit edilen sovtaj bedelinin uygun tespit edildiği ve yapılan ödemenin kadri maruf olduğu bilirkişi tarafından tespit edildiğinden ve davalı taşıyıcının sorumluluğunun 228.075,40 SDR olması ve sigorta şirketi tarafından talep edilen bedelin bu sorumluluk sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından ve meydana gelen kazanın mücbir sebep sayılabilecek nitelikte olduğuna ilişkin delil sunulmadığından davalının taşıması sırasında zarar gören ve hurda sayılan sac levhaların fatura bedeline göre hurda bedelinin düşmesi sonrası kalan 14.250,71 USD'den taşıyıcı sıfatıyla davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kuurlmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 14.250,71 USD alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının aynı cins yabancı paraya uyguladıkları 1 yıllık mevduata ilişkin en yüksek faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 38.706,83 TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 7.367,10 TL peşin/nispi harcının mahsubu sonucu bakiye 31.339,73 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı + 7.367,10 TL peşin nispi harç + 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 8.070,00 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (16.000,00 TL bilirkişi ücreti + 763,50 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 16.763,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 90.661,60 TL vekalet ücretinin dava- lıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026
Katip .... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır