İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/372 E. 2025/372 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/372
Karar No
2025/372
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/372 Esas - 2026/162 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/372 Esas KARAR NO : 2026/162

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Rücuen tazminat istemli ) Davası'nın yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.01.2024 tarihinde davalının sürücüsü olduğu araç ile müvekkili şirkete sigortası bulunan aracın yapmış olduğu kaza sonucu aracın hasarlandığını, ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusuru ile sigortalı araç üzerinde hasar meydana geldiğini, araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve kusuru ile meydana gelen hasara ilişkin sigortalıya ödenen tutardan sorumlu olduğunu, davalılara gönderilen rücu mektuplarına rağmen ödeme yapılmadığını , TTK'nun 1472. maddesi uyarınca müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/13989 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına ve disiplin cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davaya cevap vermemiştir. Davalı ...sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 18/01/2024 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 23/08/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere maddi araç başına 200.000,00 TL ile sınırlı olup teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, dava şartı eksikliği ve zaman aşımı nedeniyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ne gönderilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER : 1-... 2.Genel İcra Dairesi’nin 2025/13989 E. sayılı takip dosyası 2-Sigorta poliçesi, ekspertiz raporu ( davacı ile dava dışı serkan yıldız arasında akdedilen... plakalı araca ait aile işi kasko sigorta poliçesi ) 3- Davalı Sigorta şirketi nezdinde diğer davalı Fatma Çömlekçi arasında akdedilen ZMMS sigorta poliçesi 4- Türkiye İş Bankasının 15/02/2024 tarihli dekontu 5- Kaza fotoğrafları 6- İfade tutanağı 6- Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yaptığı hasar ödemesi sonrasında ödenen bedelin karşı araç sürücüsü ile karşı araç ZMMS sigortacısından rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazların iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı disiplin cezası talebinde de bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemlerinde bulunmuştur. Dava konusu ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/13989 esas sayılı dosyasının yapılan incelemesi neticesinde; davacı tarafından davalılar aleyhinde 15.500,00 TL sigorta alacağı, 3.160,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.660,73 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı gerçek kişiye ödeme emrinin 11/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 18/03/2025 tarihinde borç ve ferilerine itiraz ettiği , davalı sigorta şirketine ise ödeme emrinin 05/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı şirketin ödeme emrine 03/03/2025 tarihinde itiraz ettiği, süresinde itirazlar ile her iki davalı yönünden de takibin durduğu ,duran takibin devamı amacıyla eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Arabuluculuk anlaşamama tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Davacının davalılara dava öncesinde başvuru yaptığı anlaşılmakla, davada tüm dava şartlarının ve sigorta şirketine başvuruya dair ön dava şartının bulunduğu anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin itirazına itibar edilememiştir. Davalı ...sigorta süresinde zamanaşımı defi 'nde bulunmuş olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2017 tarih, 2016/12992 E., 2017/6501 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi " ... Dava TTK'nun 1472/1. maddesinde kaynaklanan kasko rücu davasıdır. Anılan maddede düzenlenen halefiyet yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onunu halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. " Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 18.01.2024 tarihinde meydana gelmiştir. Dava tarihi 13.05.2025 'tir. 2918 sayılı KTK 109. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu tartışmasızdır. Kaza tarihinden sonra iki yıllık süre dolmadan 26.02.2025 tarihinde davacı sigorta tarafından zamanaşımı def'inde bulunan davalı sigorta şirketi aleyhinde icra takibi başlatılmış ve icra takibi nedeni ile (6098 sayılı TBK 154 uyarınca zamanaşımı kesildiği davacı vekili tarafından arabuluculuk aşamasından sonra 13.05.2025 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin zaman aşımı def'inin reddi ile yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce adli trafik bilirkişisinden kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumuna ilişkin rapor alınmıştır. 18/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "a) Davaya konu... plakalı hasarlı araçta olay nedeniyle toplam 15.500,00 TL(OnbeşbinBeşyüzTürkLirası) hasar meydana geldiği hesaplanmıştır. b) Davalı sürücü ...'ın meydana gelen olayda kusursuz bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafın hasar bedelinden sorumlu olamayacağı, c) Davalı ...Sigorta A.Ş. sigortalısı da ...'ın meydana gelen olayda kusursuz bulunduğu anlaşılmakla davacı taraf aracının hasar bedelinden sorumlu olamayacağı " şeklinde görüş bildirilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda somut olay ele alınmakla; 18.01.2024 günü, sürücü ... yönetimindeki, davacı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı... plakalı otomobil ile davalı sürücü ...yönetimindeki, davalı ...Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... plakalı otomobilin çarpışması neticesinde dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına kasko sigorta poliçesi çerçevesinde dava konusu kaza nedeniyle sigortalı... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeline karşılık olar 15.500,00 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin halefiyet ilkesi gereğince rücuen tazmini amacıyla karşı araç sürücüsü ve karşı araç ZMMS sigortacısı aleyhinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle kusur durumunun tespitine yönelik rapor alınmış olup, alınan bilirkişi raporunda ; davacı şirkete sigortalı araç sürücüsü ..., yönetimindeki... plakalı araç ile olay yeri kavşaktan soldan ikinci şeritte yeşil ışık yanması ile hareket ederek kurallara aykırı bir şekilde sağa dönüş yaparken, gireceği şeritle düz seyreden aracın önce emniyetle geçmesini beklemesi gerekirken, aksine dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranarak orta şeritten sağa doğru kontrolsüzce manevra yaparak sağ yanındaki aracın seyir yoluna giriş yaparak şerit ihlalinde bulunmakla, aracının sağ arka kısmı ile sağındaki şeritte aynı yönde harekete geçen aracın sol ön kısmına çarpmakla sebebiyet verdiği olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/b-c, 47/d, 56/a ve 84/f-g-j madde bentlerine aykırı davranmakla meydana gelen trafik kazasında tamamen kusurlu olduğu; davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı araç ile sağdan ikinci şeridi takiben normal seyri sırasında, solundaki şeritte sağa manevra ile dönüş yapan davacı taraf aracı tarafından aracının sol ön kısmından çarpılmaya maruz kaldığı kazada kural ihlaline rastlanmamakla kusursuz bulunduğu" şeklinde görüş bildirilmiş olup, davada araç sürücüsü davalının olayda kusursuz olduğu anlaşılmakla, haksız fiil hukuksal sebebine dayalı davada davalı gerçek kişinin kusuru bulunmadığından davalı gerçek kişi ve bu kişinin sürücüsü olduğu aracın ZMMS sigortacısının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmakla, sübut bulmayan davanın ve dava sonucuna bağlı olan ve yasal şartları bulunmayan diğer taleplerin reddi gerekmiş olup, davalının kötü niyet tazminatı isteminin ise HMK'nun 305/A maddesi uyarınca davadaki haklılık durumunun doğrudan davanın açılmasında kötüniyetle ilgili sonuç doğurucu etkisi olamayacağı ve davanın açılmasındaki kötü niyeti ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddi gerekmiş olup, bu hususta kararın tamamlanması yoluna gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 732,00 TL olup davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik alınan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333.m. Gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 18.660,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılarının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/372, K. 2025/372, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-372-e-2025-372-k-5b3dc3e82fcc