İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/243 E. 2026/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/243
- Karar No
- 2026/211
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/243 Esas KARAR NO : 2026/211
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; sigortalısı ..... Dış Ticaret A.Ş.’ye ait iplik emtiasının Türkiye’den Polonya’ya taşınması sırasında davalı ..... Lojistik A.Ş.’nin sorumluluğunda hasarlı teslim edildiğini, hasara ilişkin CMR belgesi, rezerve tutanağı ve ekspertiz raporuyla durumun tespit edildiğini, müvekkil sigorta şirketince 25.05.2022 tarihinde sigortalısına 445,10 USD tutarında ödeme yapıldığını, TTK m.1472 gereğince halefiyet hakkının doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak itiraz edildiğini, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’nun ..... sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 445,10 USD hasar bedelinin 25.05.2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımaya ilişkin Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyasında ödeme yapıldığını, ayrıca İstanbul ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasında takip bulunduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunulduğunu, taşıma tarihinin 01.11.2021 olduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusunun 10.08.2023 tarihinde yapıldığını, CMR m.32 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının halefiyet şartlarını ispat edemediğini ve aktif husumetinin bulunmadığını, CIP teslim şekli gereği riskin alıcıya geçtiğini, ambalajlama ve istiflemenin göndericiye ait olduğu, CMR m.17 gereğince taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın ve miktarının usulüne uygun şekilde ispatlanamadığını, tek taraflı düzenlenen ekspertiz raporlarının bağlayıcı olmadığını, her halükarda CMR m.23 gereği sorumluluğun kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğunun, talep edilen avans faizinin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürülerek davanın öncelikle zamanaşımı ve derdestlik nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın sigorta poliçesine istinaden yapılan ödemenin rücuen tazmini talebinden ibarettir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya tekstil mühendisi, sigortacılık alanında uzman ve taşımacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; .Ekspertiz raporunda tespit edilen ve Eureka Sigorta AŞ tarafınca; sigortalıya 25.05.2024 tarihinde ödenen 494,56 USD (%20 muafiyet tenzili düşüldüğünde) hasar değerinin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, Davada ihracat sürecine dayanan 13 kaplık ve 5 kaplık ayrı ayrı iki satış faturasına dayanan ihracat sürecine dayandığı, ilgili fatura içeriklerinden dava dışı sigortalı ..... AŞ.’nin SATICI olduğu, iki faturanın da CIP teslim şekline göre organize edildiği ve CIP Lodz kaydının yer aldığı, Dava konusu süreçte toplam 18 kap ve 9.000 kg. brüt ağırlıktaki emtiaların CMR Senedi ile de sabit olmak üzere Türkiye-Polonya arasındaki karayolu taşımasının davalı yan ile üstlenildiği, davalı yanın ilgili sürecin AKDİ TAŞIYICISI olduğu, İlgili taşıma sürecinin uluslararası karayolu ile eşya taşımacılığı örneği olduğu CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında irdelenmesi gerektiği, CMR Md.9/1 uyarınca CMR Senedi içeriğindeki bilgilerin taşıma sözleşmesine karine niteliği taşıdığı, Dosyaya sunulan 01.11.2021 tarihli, gelen araç bilgilerinin de kayıtlı olduğu yükleme sevkiyat formu içeriği uyarınca .... plakalı araç ile ..... işletmesine ait 18 kap emtianın teslim alındığının anlaşıldığı, CMR Senedi içeriğinde 18 kap brüt 9.000 kg. ağırlığındaki emtianın taşıma konusu edildiği, ancak taşımayı yapan araç bilgilerinin ..... plakaları ile kayıt altına alındığı, bu durumun SATICI hanesinden alınan yüklerin başka bir araca yüklendiğini işaret ettiği, CMR Konvansiyonu Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki zararlardan sorumlu olduğu, yükleme anı ve CMR Senedi üzerinde yükleme anındaki yük durumuna ilişkin taşıyıcının şerhinin gözlenmediği, dolayısıyla sorunsuz olarak yüklerin teslim alındığı; ancak alıcı tarafından senet üzerine yabancı dilde hasar şerhi düşüldüğü, bu hususun eksper raporunda yüklerin devrilmesi neticesinde zarara uğradığına dair şerh olduğu belirtilerek işlendiği, TTK Md.863/1 içeriğindeki gibi kural olarak gönderenin-satıcının yükleme vb. görevlerinin; mevcut olayda ancak ilk yükleme anı(..... plakalı araca yükleme) doğrultusunda aranabileceği,Yüklerin ..... plakalı araçlardan ..... plakalı araçlara aktarılması-yüklenmesi-sabitlenmesi-bağlanması vb. operasyonlarının; taşıma süreci başladıktan sonra gerçekleştirilmesi sebebiyle taşıyıcının sorumluluk alanında kalacak faaliyetler olacağı, Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, taşıma sürecinde aktarma sonrası tekrar yapılan istifleme-sabitleme düzeninin zaafiyeti sebebiyle devrilme neticesinde oluşan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun sabit olacağının değerlendirildiği, Taşıyıcı, gönderenden-satıcıdan aldığı emir ve talimat ile aktarma yaptığı / bu talimatlar doğrultusunda bağlama-istifleme düzeni oluşturduğunu ispat etmediği sürece kendisine teslim edilen istif-sabitleme düzeninin bozulmasına sebep olması sebebiyle; aksi ispat edilene kadar CMR Md.22/3 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı, CMR Md.29/1 uyarınca ağır kusur sorumluluğunun söz konusu olacağı, o Sayın mahkemenin aksi görüşte (CMR Md.22/3 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkı olduğu) durumda; hasarlı 260,184 kg. ağırlık üzerinden hesaplanacak sınırlı sorumluluk üst limitinin, zarar tutarının üstünde kalacağı, dolayısıyla bu koşulda da taşıyıcının sorumluluğunun zarar tutarından ibaret olacağını saygılarımızla belirterek, Öte yandan davalı yanın CIP teslim şekline ilişkin itiraz beyanları olduğu, bakıldığında CIP teslim şeklinde satış sözleşmesinin SATICI tarafı, ürünlerin varış noktasına ulaştırılması için gerekli organizasyonu yapacak lojistik-taşıma işletmesini bulma sorumluluğu olduğu, dava konusu olayda da SATICI-Sigortalı işletme ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin bu yönde kurulduğu, Ancak kural olarak satış sözleşmesi terimi olan Incoterms terimi ve işleyişlerine dayanarak taşıyıcının hak iddia edebilmesi için söz konusu terimin taşıyıcı için de geçerli hale gelecek şekilde taşıma sözleşmesine yansıtılması gerektiği, dolayısıyla CMR Md.9/1 uyarınca karine niteliği taşıyan senet üzerine terimin işlenmesinin bu koşulu sağlayacağı, bakıldığında dosyadaki CMR Senedi 15. Hanesinde satış faturalarındaki “CIP Lodz” ifadesi şeklinde olmasa da CIP teslim kaydının işlendiği, dolayısıyla satış sözleşmesi teriminin taşıma sözleşmesine de yansıtıldığı, Bu durumda taşıyıcının iddia ve beyanlarında belirttiği üzere CIP teslim şeklinin genel kuralları da gözetildiğinde taşıyıcıya yükün teslimi ile alıcı risk alanı başladığı ve alıcının satış sözleşmesi gereğince SATICI-Sigortalıya satış tutarlarını ödeyip ödemediğinin netleştirilmesinin sağlıklı olabileceği, bu hususun heyet uzmanlık alanı dışında kaldığı, faturalar üzerindeki “PrePayment” ifadesi ile ödemenin yapılmış olabileceği kanaatinin uyandığı, satıcı, alıcıdan ödemeyi aldığı durumda CIP teslim şekli genel kuralları uyarınca taşıyıcıya yük teslim aşaması sonrasında meydana gelen tüm zararların alıcı risk alında irdelenmesi gerekeceği, bu hususların tamamında nihai takdirin sayın mahkemede olduğu, Dava sürecinde zamanaşımı irdelemesi yapıldığı ve zamanaşımının söz konusu olmadığının değerlendirildiği, takdirin sayın mahkemede olduğu, Davaya konu 10.11.2021 tarihinde meydana gelen Nakliyat Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ..... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 25.05.2022 tarihinde sigortalısına 494,56 USD hasar tazminatı ödendiği, Davacı sigorta şirketinin Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın taşıma sırasında taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiği tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşacağı, Davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen 494,56 USD tutarı davalıların kusur ve sorumluluk oranlarında rücuen talep edebileceği, Faiz ve sair hukuki talepler sayın mahkemenin takdirinde olduğundan tarafımızdan değerlendirme yapılmadığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya tekstil mühendisi, sigortacılık alanında uzman ve taşımacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; Lojistik ve Taşıma süreçleri yönünden Kök rapordaki görüşlerini genel itibariyle koruduklarını, Dava dışı sigortalı ...… A.Ş.’nin sayın mahkeme müzekkeresine verdiği cevap dilekçesinin incelendiği, UYAP üzerinde dilekçe içeriğinde belirtilen claim faturasının gözlenmediği, öte yandan dilekçedeki beyanlarda alıcının ürünlerin ödemesini peşinen yaptığının belirtildiği, bu noktada zararın alıcı sorumluluk alanında gerçekleştiği yönündeki kanaatlerin güçlendirdiği, ancak ilgili doküman beyan dilekçesi olması sebebiyle nihai takdirin mahkemede olduğu, Oluşan hasar yönünden Davacı sigorta şirketinin Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın taşıma sırasında taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiği tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, .... Sigorta AŞ tarafınca; sigortalıya 25.05.2024 tarihinde ödenen 494,56 USD (%20 muafiyet tenzili düşüldüğünde) hasar değerinin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, Türkiye-Polonya arasındaki karayolu taşımasının davalı yan ile üstlenildiği, davalı yanın ilgili sürecin akdi taşıyıcısı olduğu, ilgili taşıma sürecinin uluslararası karayolu ile eşya taşımacılığı örneği olduğu CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında irdelenmesi gerektiği, CMR Md.9/1 uyarınca CMR Senedi içeriğindeki bilgilerin taşıma sözleşmesine karine niteliği taşıdığı, dosyaya sunulan 01.11.2021 tarihli, gelen araç bilgilerinin de kayıtlı olduğu yükleme sevkiyat formu içeriği uyarınca ...... plakalı araç ile ...... işletmesine ait 18 kap emtianın teslim alındığının anlaşıldığı, CMR Senedi içeriğinde 18 kap brüt 9.000 kg. ağırlığındaki emtianın taşıma konusu edildiği, ancak taşımayı yapan araç bilgilerinin ...... plakaları ile kayıt altına alındığı, bu durumun satıcı hanesinden alınan yüklerin başka bir araca yüklendiğini işaret ettiği, CMR Konvansiyonu Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki zararlardan sorumlu olduğu, yükleme anı ve CMR Senedi üzerinde yükleme anındaki yük durumuna ilişkin taşıyıcının şerhinin gözlenmediği, dolayısıyla sorunsuz olarak yüklerin teslim alındığı; ancak alıcı tarafından senet üzerine yabancı dilde hasar şerhi düşüldüğü, bu hususun eksper raporunda yüklerin devrilmesi neticesinde zarara uğradığına dair şerh olduğu belirtilerek işlendiği, TTK Md.863/1 içeriğindeki gibi kural olarak gönderenin-satıcının yükleme vb. görevlerinin; mevcut olayda ancak ilk yükleme anı(..... plakalı araca yükleme) doğrultusunda aranabileceği, yüklerin ...... plakalı araçlardan ..... plakalı araçlara aktarılması-yüklenmesi-sabitlenmesi-bağlanması vb. operasyonlarının; taşıma süreci başladıktan sonra gerçekleştirilmesi sebebiyle taşıyıcının sorumluluk alanında kalacak faaliyetler olacağı, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, taşıma sürecinde aktarma sonrası tekrar yapılan istifleme-sabitleme düzeninin zaafiyeti sebebiyle devrilme neticesinde oluşan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun sabit olacağının değerlendirildiği, Taşıyıcı, gönderenden-satıcıdan aldığı emir ve talimat ile aktarma yaptığı / bu talimatlar doğrultusunda bağlama-istifleme düzeni oluşturduğunu ispat etmediği sürece kendisine teslim edilen istif-sabitleme düzeninin bozulmasına sebep olması sebebiyle; aksi ispat edilene kadar CMR Md.22/3 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı, CMR Md.29/1 uyarınca ağır kusur sorumluluğunun söz konusu olacağı, CIP teslim şeklinde satış sözleşmesinin satıcı tarafı, ürünlerin varış noktasına ulaştırılması için gerekli organizasyonu yapacak lojistik-taşıma işletmesini bulma sorumluluğu olduğu, dava konusu olayda da satıcı-sigortalı işletme ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin bu yönde kurulduğu, Ancak kural olarak satış sözleşmesi terimi olan Incoterms terimi ve işleyişlerine dayanarak taşıyıcının hak iddia edebilmesi için söz konusu terimin taşıyıcı için de geçerli hale gelecek şekilde taşıma sözleşmesine yansıtılması gerektiği, dolayısıyla CMR Md.9/1 uyarınca karine niteliği taşıyan senet üzerine terimin işlenmesinin bu koşulu sağlayacağı, bakıldığında dosyadaki CMR Senedi 15. Hanesinde satış faturalarındaki “CIP Lodz” ifadesi şeklinde olmasa da CIP teslim kaydının işlendiği, dolayısıyla satış sözleşmesi teriminin taşıma sözleşmesine de yansıtıldığı, Bu durumda taşıyıcının iddia ve beyanlarında belirttiği üzere CIP teslim şeklinin genel kuralları da gözetildiğinde taşıyıcıya yükün teslimi ile alıcı risk alanı başladığı ve alıcının satış sözleşmesi gereğince satıcı-sigortalıya satış tutarlarını ödeyip ödemediği hususunun faturalar üzerindeki “.....” ifadesi ile ödemenin yapılmış olabileceği kanaatinin uyandığı, satıcı, alıcıdan ödemeyi aldığı durumda CIP teslim şekli genel kuralları uyarınca taşıyıcıya yük teslim aşaması sonrasında meydana gelen tüm zararların alıcı risk alanına geçtiği, mevcut olayda aktarma sonrası istifin tekrar organize edilmesi ve tekrar yükleme yapılmasında rapor içerisinde de tespiti yapılan ve taşıyıcının CMR Md.29/1 uyarınca ele alınacak kusuru öngörüldüğünden işletilmesi gereken zamanaşımı süresi 1 değil 3 yıldır. Zararın kayda geçirildiği an, CMR senedindeki alıcı şerhi gözetildiğinde alıcıya teslim tarihi (10.11.2021) itibariyle başlayacak ve 10.11.2024 tarihinde son bulacaktır. Dava dilekçesi 11.03.2024 tarihlidir. Dolayısıyla ilgili zararın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır. Davaya konu 10.11.2021 tarihinde meydana gelen nakliyat hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ...... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu davacı sigorta şirketi tarafından 25.05.2022 tarihinde sigortalısına 494,56 USD hasar tazminatı ödendiği, davacı sigorta şirketinin geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın taşıma sırasında taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiği tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluştuğu, davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen tutarı davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının talep gibi kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davacının taşıma sözleşmesi nedeniyle ödemiş olduğu bedel olan 445,10 USD hasar bedelinin ödeme tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya iadesine 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 974,27TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 546,67 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 627,00TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç olmak üzere toplam 14.982,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.262,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı 23/02/2026 Katip ..... Hakim ..... e-imzalıdır.