İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/161 E. 2026/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/161
- Karar No
- 2026/216
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/161 Esas KARAR NO : 2026/216
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari bir iş ilişkisi kurulmuş olduğu, cari hesap ekstresine dayalı alacak tutarları tahsil edilemediğinden, müvekkil şirket adına İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı takip dosyası üzerinden 30/11/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek icra takibine 14/12/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava öncesinde arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu ancak taraflar arasında arabuluculuk anlaşmasının sağlanmadığı, müvekkilinin muhasebe kayıtlarından, defter ve faturalardan kaynaklı olarak davalı şirketten 1.248.071,88-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın borcunu ödememekte ısrar ettiği, itirazının haksız olduğunu, bu nedenle davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı taraftan talep edilen takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasına arz edilmiş bulunan herhangi bir dilekçe veya belgeye rastlanılmadığı, ancak Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’ne ..... Esastaki ilamsız icra takibine “itiraz dilekçesi ile tüm alacak ve ferilerine itiraz edildiği, takibe konu ödeme emrinde müvekkil şirketin borçlu olmadığını, ilamsız icra takibinin durdurulmasına yönelik…” takibe itiraz edildiği, arabuluculuk görüşmelerinde ise; taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, dava konusu ihtilafın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı işletmenin davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında olduğu hususları anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.248.071,88 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla ticari defter ve belgelerin sunulmadığı belirtilmiş olup yerinde inceleme talebi üzerine alınan ek raporda da ticari defter ve belgelerin boş olduğu, usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda ticari defter ve belgeler hükme esas alınamamıştır. Ancak, tarafların BA/BS formlarında faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin de kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; BA/BS formları hükme esas alınarak asıl alacağın 1.248.071,88TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.248.071,88TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 249.614,37TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.5255,79TL ilam harcından peşin alınan 15.073,59TL harcın mahsubu ile bakiye 7.0182,20TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 157,50TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 15.073,59TL peşin harç olmak üzere toplam 23.846,49TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 192.730,06TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır