İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/989 E. 2026/209 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/989
- Karar No
- 2026/209
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/989 Esas KARAR NO : 2026/209
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2019 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine başlatılan İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas ve .... Esas sayılı dosyası ve ..... Esas sayılı takibe konu dayanak 15/2/2019 tanzim, 09/05/2019 vade tarihli 5000 TL bono, 15/02/2019 tanzim, ..... vade tarihli 5000 TL bono, 15/02/2019 tanzim, 06/06/2019 vade tarihli 5000 TL bono ile ..... e numaralı takibe konu dayanak 15/02/2019 tanzim, 11/07/2019 vade tarihli 5000 TL bedelli bono nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkil lehine tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının şirketiyle ilgili ğerekli takibatı yapmamasının müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davranmadığını, davacının müvekkil ile ticari ilişkisinin olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya grafolog bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Alacaklısı “..... Hırd. Ltd. Şti” borçlusu “.... İnşaat Emlak Özel Sağlık Hizmetleri Tarım İthalat İhracaat Tic. Ltd. Şti.” olan 09.05.2019, 23.05.2019, 06.06.2019, 20.06.2019 ve 11.07.2019 ödeme tarihli, 5 adet senet ön yüzde bulunan münker borçlu imzaları ile davacı ....’a ait medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen farklı yapı ve görünümde imzalar olması nedeniyle senet asılları ön yüzünde yer alan borçlu imzalarının .....’un eli mahsulü olmadığı, Diğer bir ifadeyle senet asılları ön yüzündeki borçlu imzalarının .... tarafından atılmadığı / imzalanmadığı, davacı .....’a ait medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen farklı yapı ve görünümde imzalar olması nedeniyle senet asılları ön yüzünde yer alan borçlu imzalarının .....’ın eli mahsulü olmadığı, diğer bir ifadeyle senet asılları ön yüzündeki borçlu imzalarının .... tarafından atılmadığı / imzalanmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükü alacaklı olan davalıya düşmektedir. Kıymetli evraktan dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687) Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; Çekteki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşmesi ve alacağın davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacının davasının kabulüne dair karar verilmiştir. Davacıların davasını lehtara yönelttiği anlaşılmakla davalı lehtarın davacıları dava açmaya zorlaması nedeniyle kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş, İBAM .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkememizce BAM kaldırma kararı kapsamında yapılan incelemede davacının icra takibi yönünden borcunu davalı tarafa ödediği haricen tahsil ile icra dosyasının kapatıldığı, daha sonra bu çekler yönünden borçlu olmadığına ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılarak davacının davasının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 360,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 371,56 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen 290,85 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.105,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2026 Katip ..... e-imzalıdır. Hakim ..... e-imzalıdır.