İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/941 E. 2026/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/941
- Karar No
- 2026/107
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/941 Esas KARAR NO : 2026/107
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilin büyükbaş hayvan alım satımı yapmakta olup çeşitli köylerden hayvan temin ederek kesim işlemlerini farklı mezbahalarda gerçekleştirdiğini ve etleri toptan firmalara sattığını, müvekkil ile .... Ticaret A.Ş. arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, yapılan satışlar karşılığında söz konusu firma tarafından üç adet çek keşide edildiğini, bu çeklerin; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ne ait .... seri numaralı, 15.11.2024 tarihli ve 2.760.274,96 TL bedelli çek; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ne ait ... seri numaralı, 08.11.2024 tarihli ve 3.575.071,75 TL bedelli çek; yine aynı bankanın ... seri numaralı, 15.11.2024 tarihli ve 3.462.596,64 TL tutarlı çekten ibaret olduğunu, çeklerin, keşideci firma tarafından müvekkilin arkadaşı ...’ye teslim edildiğini, akabinde ... Kargo aracılığıyla müvekkile gönderildiğini, ancak kargo sürecinden sonra çeklerin kaybolduğunu, yapılan aramalara rağmen çeklere ulaşılamaması üzerine Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla çek iptal davası açıldığını ve bankalar nezdinde ödeme yasağı kararı tesis edildiğini, müvekkilin rızası dışında çeklerin dolaşıma girmiş olabileceği ihtimaline binaen 06.11.2024 tarihinde Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş olup .... soruşturma numarasıyla dosyanın derdest olduğunu, ... tarafından 09.11.2024 tarihinde ... Polis Merkezi’nde şikâyet başvurusu yapıldığını, bu süreçte kaybolan çeklerden biri olan ... seri numaralı çekin müvekkilin imzası taklit edilerek 08.11.2024 tarihinde ...bank ... Şubesi’ne ibraz edildiğinin öğrenildiğini ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... E. sayılı istirdat davası açıldığını, 2.760.274,96 TL bedelli ... Bankası çekinin de müvekkilin imzası taklit edilmek suretiyle .... A.Ş.’ye ciro edildiğini, çek üzerindeki telefon numarasının müvekkile ait olmaması, ciro silsilesindeki şirketlerin yeni kurulmuş, aktif ticari faaliyeti bulunmayan ve birbirleriyle bağlantılı paravan şirketler olduğu yönünde ciddi şüphe doğurduğunu, ticaret sicil ve vergi kayıtlarının incelenmesiyle bu şirketlerle müvekkil arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığının tespit edilebileceğini, faktoring işlemine konu edilen çeklerle ilgili olarak davalı şirketin, 6361 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde yer alan istihbarat, fatura doğrulama, alacağın gerçekliğini teyit ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminden sorgulama yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple davalı faktoring şirketinin çekleri devralmasının ağır kusurlu olup usule aykırı olduğunu, müvekkilin rızası dışında kaybolan ve hukuka aykırı şekilde ciro edilen çeklerin meşru hamilinin müvekkil olduğunu, davalının kötü niyetle ya da ağır kusurla çeki iktisap ettiği kanaati oluştuğunu beyan ederek, çeklerin istirdadı, ödeme yasağının devamı ve icra takibi başlatılması ihtimalinde icra takibinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 20.12.2024 tarihli cevap dilekçesinden ÖZETLE; Müvekkili şirketin, ... Bankası’nın ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli ve 2.760.274,96 TL bedelli çekini, 30.07.2024 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında ticari ilişki çerçevesinde teslim aldığını, çekin fiili teslim tarihinin, alacak bildirim formu ve ödeme talimatına göre 25.10.2024 olduğunu, ticari hayatta ileri tarihli çeklerin faktoring şirketlerine vadesinden önce teslim edilmesinin olağan bir uygulama olduğunu, müvekkil şirketin de bu çerçevede çek bordrosu, alacak bildirim formu ve ödeme talimatına dayanarak çekin karşılığını ödediğini, davacı tarafın çeklerin arkadaşı vasıtasıyla kargoya verildiğini, kargoda veya Ödemiş’te kaybolduğunu ileri sürmesi, müvekkil şirketin bilgisi ve kontrolü dışında gelişmiş olup bu kayıp sebebiyle sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkil şirketin çekin son cirantası ve yetkili hamili olduğunu, davacı taraf basiretli tacir sıfatıyla TTK 18 gereği gereken özeni göstermemiş olup kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesinin mümkün olmadığını, çek üzerinde yer alan telefon numarasının müvekkile ait olmadığı yönündeki iddianın mesnetsiz olduğunu, bu numaranın keşideciye, cirantalardan birine veya davacının önceki telefon numarasına ait olabileceğini, müvekkilin bunu bilme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkil şirketin, faktoring mevzuatına uygun şekilde işlem yaptığını, keşideci ... Sanayi’den teyit maili aldığını, fatura ile çek uyumu doğrulandığını, Merkezi Fatura Kaydı Sistemi’nden fatura sorgulaması yapıldığını, KKB istihbarat raporlarıyla tüm cirantaların finansal profilinin incelendiğini, çekin 25.10.2024 tarihinde müvekkile teslim edildiğini, keşideci ve davacı tarafından da bilindiği halde davacı tarafın sonradan kaybolma iddiasıyla ödeme engellemeye çalışmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkil şirket çekin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını teyit eden yazışmaları ve incelemeleri ibraz etmiş olup iyiniyetli hamil sıfatıyla kambiyo hukukuna uygun şekilde hareket ettiğini bu nedenle çekin rızası dışında elden çıktığı iddiasına dayanılarak müvekkilden iadesi istenmesinin mümkün olmadığını kabulü hâlinde müvekkil şirketin çek bedeli kadar zarara uğrayacağını, davacının imza itirazının da gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi incelemesiyle imzanın davacıya ait olduğunun tespit edileceğini, kambiyo senetleri asıl ilişkiden bağımsız olup keşideci ve cirantaların borç sorumluluğunun devam ettiğini, davacının ileri sürdüğü nispi defilerin yetkili iyiniyetli hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, davanın reddi, icra takibinin devamı, ayrıca haksız itiraz nedeniyle icra inkâr tazminatı ve idari para cezasına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. DELİLLER: Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı ... nolu soruşturma dosyası, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 08.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 3.575.071,75-TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 2.760.274,96-TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 3.462.596,64-TL bedelli çek fotokopileri, ibraz edilen çeke ait ekran görüntüsü, faturalar, ticaret sicil gazeteleri, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mah. ... E. Sayılı dosyası, Arabuluculuk Daire Başkanlığı, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyası, Arabuluculuk Daire Başkanlığı ... sayılı dosyası, ... ifade tutanağı, bankalar yazılan müzekkereler ve ödeme yasağı kararları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, dava konusu çekin istirdadı talebine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, dava konusu çekin ticari ilişki kapsamında keşideci tarafından düzenlenerek kargoya verildiğini, ancak çekin kargodan çalınarak adına sahte ciro yapılarak tedavüle sokulduğunu, çekin yasal hamili olduğunu, bu nedenle çekin istirdadı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf ise, çeki 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanununa uygun olarak iktisap ettiğini, keşideciden teyit maili alındığını, alacağın fatura ile tevsik edildiğini, fatura ile dava konusu çekteki tutarın uyumlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından sadece istirdat talebinde bulunulduğu için eldeki davada uyuşmazlık; dava konusu çekin davalı şirket tarafından 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanununa uygun olarak iktisap edilip edilmediği, 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi uyarınca dava konusu çekin ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığı ve 6102. sayılı T.T.K.'nun 792. maddesi gereğince davalı ... A.Ş.'nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik" 8/1 madesinde ise; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Faktoring şirketinin temlik aldığı çek ile ilgili banka nezdinde araştırma ve inceleme yükümlülüğünden söz edilemez. 6361 S. Kanun' un 9/3. maddesindeki hüküm, faktoring işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hükümdür. Kanunun 9/3 maddesi hükmünün, faktoring işleminin tarafları arasında yer almayan kambiyo borçlularını ilgilendirdiği madde gerekçesinden de anlaşılabilmektedir. Zira gerekçenin son cümlesinde "Bu bağlamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun defi' ler başlıklı 687. maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir." denmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 687/2 maddesinde "Alacağın temliki hükümleri saklıdır." hükmü yer almaktadır. 6361 Sayılı Kanun' un 9/2. maddesi hükmünden hareketle faktoring sözleşmelerinde de alacağın temliki hükümleri uygulanacağından, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 687/2. maddesi, gerekse 6361 Sayılı Kanun' un 9/2. maddesi karşısında faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı, aynı kanunun 9/3 maddesi hükmünün ise faktoring işleminin tarafı olmayan ve ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bu yasal düzenlemeler ışığında; dava konusu ... Bankası’nın ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli ve 2.760.274,96 TL bedelli çeki davalı ... A.Ş.'nin 30.07.2024 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında dava dışı ... şirketinden çeki iktisap ettiği, .... firmasının da bu çeki dava dışı ... şirketi ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında iktisap ettiği, fatura ile çek bedelinin uyumlu bulunduğu, davalının çeki iktisap ederken keşideciden teyit maili aldığı dosya içeriğinden anlaşılmış ve böylece dava konusu çekin 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi hükmüne uygun şekilde faktoring şirketine devredilmiş olduğu görülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesine göre; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır". Somut olayda dava konusu çekte lehtardan hamile ciro silsilenin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından davalı .... A.Ş.'nin yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir. 6102 sayılı T.T.K.'nun 792. maddesine göre; "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." Somut olay bakımından 6102. sayılı T.T.K.'nun 792. maddesi gereğince davalı ... A.Ş.'nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 47.138,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 46.406,60-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 400.835,74 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2026
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı