İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/548 E. 2024/362 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/548
Karar No
2024/362
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/548 Esas - 2024/362 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/548 Esas KARAR NO : 2024/362

DAVA : ... Kararının İptali-Tasarımın Hükümsüzlüğü-Marka Hakının İhlali DAVA TARİHİ : 20/12/2023 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan ... Kararının İptali-Tasarımın Hükümsüzlüğü-Marka Hakının İhlali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 20/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... kararına konu olan ... sıra sayılı tasarımın, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi kapsamında, davacının tescilli ve tanınmış markası olan “....” markasına ayniyet derecesinde benzer olması gerekçesi ile davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterleri bulunmadığını, söz konusu tasarımın davacı ...’nın tescilli markalarından doğan haklarını da doğrudan ihlal ettiğini, davacının itiraza gerekçe önceki tarihli tescilli ve tanınmış .../...+... markalarının dava dilekçesinde Tablo 1’de sunulduğunu, davacının atlayan kedi ... markalarının .... gibi birçok ülkenin .... nezdinde davaya konu tasarımın başvurusundan çok daha önceki tarihe dayalı tescilleri bulunduğunu, dolayısıyla, davaya konu tasarım başvurusunun konusunun “Logo” olduğu, davacı firma ile özdeşleşmiş ve tanınmış, davacı tarafından 1924 yılından beri dünyanın birçok ülkesinde piyasada bulunan, emek ve para harcanarak tüm dünyada tanınır hale getirilmiş “....” olarak tanımlanan ... ve ...+... markalarını aynen içerdiğini, bu durumun davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerinin bulunmadığını kanıtladığını, müvekkili firmanın, ... ... ve ... markalarının ... tarafından ... sayı ile “TANINMIŞ MARKA” olarak kabul edildiğini, ayrıca, ... sayı ile tescilli ... ... markasının, ilk kez 23.05.1983 tarihinde tescil edildiğini ve yenilenmek suretiyle halen koruma altında bulunduğunu, anılan markanın, tanınmış marka statüsünde olduğunu, bir tasarımın tescile konu olabilmesi için yeni yani daha önce kamuya sunulmamış olması ve ayırt edici niteliğe sahip olması ve diğer tasarımlarla kıyaslandığında belirgin farklılıkları olması gerekeceğini, davaya konu “Logo” konulu tasarımın davacının önceki tarihli web sitesinde ve çeşitli online alışveriş sitelerinde satışa sunulan ürünler ile genel görünüm itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde kabul edilen, mutlak yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığını, dava konusu tasarımın müvekkile ait tanınmış tasarım ve markaları ile de ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığından korunabilme yeterliliğine sahip olmadığını ve hükümsüzlüğünün gerektiğini, Yargıtay ..... sayılı kararında da tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olsa dahi tescilli markayı ihtiva etmesinin başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olacağını, 6769 sayılı SMK m.77 gereğince başvuru kötü niyetle yapılmış ise tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verileceğini, tasarımcının sınırsız seçenek özgürlüğüne sahipken, davacının tescilli ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer şekli kendi adına tescil ettirmeye çalışması başvuru sahibinin kötü niyetli olabileceğini açıkça ortaya koyduğunu, “Logo” konulu tasarım incelendiğinde de başvuru sahibinin davacıya ait tescilli “atlayan kedi” ... markaları ve “atlayan kedi” şeklinin yer aldığı tasarımları ile iltibas yaratma amacında olduğunu, davalının davacının temsil ettiği imajı ve gücü kullanarak, toplumda tanınmış hale gelen davacı markalarını ve tüketiciler tarafından “davacıya ait bir tasarımmış gibi” algılanmasına yol açacak şekilde benzeri bir tasarımı kullanarak tüketiciler üzerinde aldatıcı ve yanıltıcı bir etki bırakacağını ve bu şekilde davacıdan haksız olarak fayda sağlanacağını, bu nedenle dava konusu tasarımın TTK’nın haksız rekabet hükümlerine de ayrılık teşkil ettiğini, Tablo 4’te davacının söz konusu markaları nedeniyle .... tarafından verilen benzer marka başvurularının reddi kararlarının emsal olduğunu, dava dilekçesindeki tablolarda yer alan reddedilen veya mahkeme tarafından hükümsüz kılınan marka ve tasarımların davaya konu “logo” konulu tasarım ile aynı nitelikte olduğunu, sunulan emsal kararların da hukukta yeknesaklık prensibi çerçevesinde iddialarını desteklediğini, davaya konu tasarımın da bu nedenlerle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava süresince davalının dava konusu tasarımı 3. şahıslara devretme olasılığına karşılık ihtiyaten tedbir kararı verilerek devrin engellenmesine, 20.10.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, davalı adına tescili yapılan ... sıra numaralı tasarımının hükümsüz kılınması ve sicilden terkinine, davalının tescil eyleminin kötü niyet ihtiva etmesi gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat isteme haklarının şimdilik saklı tutulmasına, davalının davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesine, masraf ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili 28/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuruya konu tasarım ile iddialara mesnet tasarımların karşılaştırılması neticesinde, başvuruya konu tasarımın SMK m.56 ve m.57 hükümleri bağlamında yeni ve ayırt edici olduğunun anlaşıldığını, başvuru sahibi tarafından sunulan belgeler başvurunun kötü niyetli olduğunu ve başvurunun bu haliyle tescil edilmesi durumunda muterizin marka tescilinden doğan haklarını ihlal edeceği iddialarını ispatlayamadığından söz konusu iddiaların kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, diğer taraftan her somut olayın kendi koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği biçimindeki genel ilke uyarınca; huzurdaki başvurudan farklı tasarım örneğini haiz marka ve tasarımlar hakkında verilen kararlar veya bu marka ve tasarımlar hakkında hazırlanan bilirkişi raporlarının iş bu ihtilaf için emsal oluşturur nitelikte bulunmadığını, bahsedilen hükümler kapsamında ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen ... adına yurt içinde ve dışında tescilli ... markaları ile Türkiye’de tescilli tanınmış ... sayılı ... markası ve 1998-2022 tarihleri arasında muterize ait görselleri içeren ....com sitesinin web archive kayıtları, geçmiş tarihli haberler, sosyal medya hesaplarında yer alan kullanımların karşılaştırılması neticesinde muterizin kullanımının ... figürüne ilişkin olmasına karşın itiraza konu tasarımdaki görselin çizim yoluyla oluşturulmuş hayali bir kedi figürüne ait olduğunu, figürlerin genel görünümünün farklı olduğu gibi muterizin ... görseli ile tasarımdaki figür arasında gövde, kuyruk gibi detaylarda da bariz farklılık bulunduğu, tüm bu farklılıklar dikkate alındığında ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen ... adına yurt içinde ve dışında tescilli ... markaları ile Türkiye’de tescilli tanınmış ... sayılı ... markası ve 1998-2022 tarihleri arasında muterize ait görselleri içeren ....com sitesinin web archive kayıtları, geçmiş tarihli haberler, sosyal medya hesaplarında yer alan kullanımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle farklı olduğunu, davacının markalarının tanınmış olmasının 3. kişilerin oluşturacağı ve içinde kedigillerden figür ihtiva eden tüm tasarımları kendiliğinden engelleme hakkı vermeyeceği ve 3. kişilerin muterizin ... markasına benzemeyen figürleri oluşturacakları tasarımlarda kullanmasında herhangi bir mahsur olmadığı, bilgilenmiş kullanıcıların iki farklı tasarım karşısında bulunduklarını anlayabilecekleri ve davacı ile başvuru sahibi arasında bağlantı kurmayacaklarının açıkça anlaşılmakta olduğu, açıklanan gerekçelerle ... sıra numaralı tasarımın itiraz gerekçeleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun düşünülerek itirazın reddinin gerektiği, itirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına, oybirliği ile karar verildiği, sonuç olarak, davaya konu ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımların genel izlenim itibariyle farklı olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde itiraza konu tasarımın itiraza gerekçe olan tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve bu nedenle davacının iddialarının kabul edilemeyeceğinin açık olduğu, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplere dayanarak ... sayılı ... kararının iptaline ilişkin talebin reddine, davacının, davalının aleyhinde olan sâir taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 24/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu tasarımdaki görsel çizim yoluyla oluşturulmuş hayali bir kedi figürüne ait olduğu, figürlerin genel görünümü farklı olduğu gibi ... görseli ile tasarımdaki figür arasında gövde, kuyruk gibi detaylarda da bariz farklılık bulunduğu, davaya konu tasarım ile davacının markasına ait tasarımlar karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, bu sebeple tasarımın yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, davacı yanın tescilli markalarından doğan haklarını ihlal etmediğinin kabulünün gerektiği, davacı yan her ne kadar müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmüş ise de müvekkilinin usule aykırı hiç bir tasarrufta bulunmamış olduğunu, yine ilgili tasarımı markasında kullanmak için mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin vereceği kararı beklediğini, davacının markalarının tanınır olması içerisinde kedigiller familyasına ait görsel bulunan her tasarımı engelleme hakkı vermeyeceğini, bu yönüyle asıl davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davacı yan dava dilekçesinde daha önce itirazı üzerine reddedilen veya mahkemece hükümsüz kılınan birtakım önceki tasarımlar sunduğu ve ilgili tasarımların davaya konu tasarım ile aynı nitelikte olduğunu ve tasarımın hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürdüğünü, fakat her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama sonucunda haklılığının hüküm altına alınması gerektiğini, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerden dolayı haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davacının aleyhe olan tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.149 hükmüne göre açılan Marka Hakkı İhlâli iddiasından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, dava konusu tasarımın davacıya ait fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı mahiyetinde olup olmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, davalı şahsın davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturan muhtemel eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bunlara bağlı olarak dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve davalının, davaya konu tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesi istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şahsın 08.08.2022 tarihinde ... sayılı tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 26.09.2022 tarih 397 sayılı ....'nde başvurunun ve tescilin yayımlandığı, davacının 26.12.2022 tarihli dilekçesi ile yayına itiraz ettiği, ... sayılı kararı ile; "İtirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verildiği, verilen kararın davacı marka vekiline 20.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur. 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz. Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır. Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez. Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez. Yine 58/4-c. bendine göre, “Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri koruma kapsamı dışında kalmaktadır.” Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki çıkarımları hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Somut uyuşmazlığa bakıldığında, dava konusu tasarım bir "..." ve "..." unsurundan oluşan "logo" mahiyetindedir. Logolu ürünlerin çevrimiçi satış kanalında bulunulabileceği, bu bakımdan hemen her kesimden bilgilenmiş kullanıcı olunabileceği tespit edilmiştir. Piyasa incelendiğinde; farklı renk ve desenlerin kullanıldığı, farklı ürün fotoğraflarının ve marka ibaresi ile farklı kompozisyonlarda kullanan çok sayıda tasarıma ulaşılması mümkündür. Bilirkişi raporunda yer verilen örneklerden de görüleceği üzere; “Kedi ve ...” desen tasarımı açısından seçenek özgürlüğünün kapsamı oldukça geniştir. Mahkememizce aldırılan ve içinde endüstriyel tasarım bölümünden kimselerin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 04/07/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu tasarımın, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, re'sen yapılan mutlak yenilik araştırmasına göre de, davaya konu tasarımın yeni olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte; 6769 sayılı SMK'nin 77/1-a maddesi uyarınca tasarımın bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilirse mahkemece, tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verilir. Başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için, başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılması bir kötü niyet halidir (....). 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre de, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK'nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötü niyetli bir tasarım tescil başvurusu da SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (....). Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalarında beyaz zemin üzerine siyah bir atlayan kedi silüeti bulunmaktadır. Örneğin; ... tescil numaralı markada "..." ibaresi yer almamakta, salt atlayan kedi silueti bulunmaktadır. Davaya konu tasarımda ise beyaz zemin üzerinde siyah bir atlayan kedi figürü ile, sarı harflerle "..." ve siyah harflerle "..." ibareleri yer almaktadır. Başvurudaki kedi figürü itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markadakine göre biraz daha ayrıntı ile kavisli çizgiler içermekte ise de taraf tasarım ve markasındaki atlama hali çok büyük ölçüde benzerlik içermekte, başvurudaki atlayan kedi, davacının atlayan kedi markalarını anımsatmakta ve başvuru, davacının markalarının yeni bir versiyonu algısı oluşturmaktadır. Zira gerek davaya konu tasarımda, gerekse itiraza/hükümsüzlüğe mesnet atlayan kedi siluetlerinde ön ve arka ayakların zıplama anındaki pozisyonu ve arka kuyruğun dik olması hususları bakımından benzerlik bulunmaktadır. Her ne kadar mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davaya konu tasarımın daha çok "evcil kedi" formunda olduğu belirtilse de, davaya konu tasarım tescil belgesindeki görsel incelendiğinde; "..." ile "evcil kedi" arasındaki görsel farklılıklara atıf yapılmamış, davacının ... figürüne oldukça benzer bir yırtıcı kedi figürü kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Bu hali ile mahkememizce davalı şahsın tasarımı ile davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet siyah bir atlayan kedi silüetini haiz markaları arasında iltibas bulunduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim, .... . Hukuk Dairesi'nin 19.10.2020 tarih .... sayılı kararında ... sayılı ve "...+..." ibareli markaya ilişkin olarak "...Markalardaki her iki figürün de büyük kedigillere has bir hayvandan türetildiği, tüketicinin bu grafik tasarımlara bakarak hangi hayvanın resmedildiğini anlamayacağı, genel algı olarak iki figürde de koşma, atlama gibi hareketlerin betimlendiği, renk seçimi, yön farkı gibi unsurların tüketici tarafından her zaman akılda tutulamayacağı, bununla beraber bahse konu markaların "kıyafetler, giysiler vb" üzerinde kullanılması nedeniyle renk farklarının ve/veya simetrisinin kullanılabileceği, dava konusu markada ... unsurunun yer almasına rağmen ... unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markaların biçimsel açıdan benzerlik taşıdığı, birleşen davalı şirket vekiline ait markaların tanınmış olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, tüketicinin aklında sıçrayan büyük kedi figürünün yer ettiği, refleks olarak bu şeklin davalı firmasının akla geldiği, bu markasının çağrışım gücü düşünüldüğünde taraf markaları arasındaki farklılıkların tüketici nezdinde fark edilemeyeceği, aynı mallar üzerinde kullanılacak olmasının karışıklık ihtimalini arttıracağı, tüketicinin markaları aynı zamanda değerlendirmeye tabi tutamayacağı, atlayan kedi figürü ve algıda seçicilik nedeniyle markalar arasında bir bağlantı kurulabileceği, tüketicinin farklı markalar karşısında olduklarını anlasalar dahi, başvuru konusu işaretin davacıya ait yeni bir seri algısı yaratabileceği" gerekçesini içeren ilk derece mahkemesi kararını onadığı müşahede edilmiştir. Bu durum karşısında; mahkememizce, davacının marka hakkına dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkının bulunduğu (.....) sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim .... sayılı kararında da benzer yönde bir yaklaşım sergilendiği müşahede edilmiştir. Belirtilen gerekçelerle; mahkememizce aldırılan bilirkişi raporundaki aksi yöndeki hukuki çıkarımlara itibar edilmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ... sayılı ... kararının iptaline, dava konusu ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Davacı yan, davalı şahsın davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesini de talep ettiğinden bu husus da irdelenmiştir. 6769 sayılı SMK m.149/1-b hükmüne göre; Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden, muhtemel tecavüzün önlenmesini talep edebilir. Men davası, henüz başlamamış, ancak muhtemel bir tecavüzün önlenmesi için ya da sona ermiş ancak tekrarlanması ihtimali bulunan durumlarda açılabilir. Bu dava, devam eden tecavüzün tekrarının önlenmesini sağlaması yanında, tecavüz oluşturacak ciddi hallerin varlığı durumunda muhtemel tecavüzün men'ini de sağlayabilmektedir. Tecavüz tehlikesi, tecavüz fiilinin tekrarlanması ya da gerçekleşmesi konusunda güçlü emarelerin bulunması halidir. Güçlü emarelere, ürünün satılacağı bildirilerek gazete ilanı verilmesi, sevk edilmek üzere bir yerde depolanması halleri örnek verilebilir (....). Belirtilen açıklamalara göre somut olayda yapılan incelemede; iş bu davaya konu olup davalı şahsa isnat edilen vakıa ... sayılı tasarımın tescil ettirilmek istenmesidir. Söz konusu tasarıma konu ürünlerin, davacıya ait marka haklarına tecavüz tehlikesi oluşturacak şekilde ciddi eylemlerin gerçekleştiğine yönelik bir maddi vakıa ileri sürülmemektedir. Hemen belirtilmelidir ki; davalı şahsın, davaya konu ... sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunması eylemi davacıya ait marka haklarına tecavüz tehlikesi oluşturacak nitelikte değildir. Zira; davalı şahıs 6769 sayılı SMK'nin kendisine sağladığı yasal haklardan faydalanarak tasarım tescil başvurusunda bulunmaktadır. Davacı yanın, tecavüzün men'i talebinde bulunabilmesi için, yukarıda belirtildiği şekilde davalı şahıs tarafından oluşturulan tecavüz tehlikesini ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda, davalı şahsın tasarım tescil başvurusunun haricinde, tasarıma konu ürünleri piyasada fiili olarak ticari etki doğuracak şekilde kullanacağına ilişkin delil ibrazında bulunulmadığından; davalı ...'in, davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 2-Dava konusu ... sayılı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine, 3-Davalı ...'in, davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesi isteminin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL harcın müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-... kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemi bakımından; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Marka hakkının ihlali iddiasından kaynaklı istemler bakımından; davalı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne, 8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 269,85 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 99,20 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 431,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.800,05 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 4.900,03 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 4.900,02 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2 si olan 30,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye 30,40 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine, Dair, davacı vekili, davalı kurum vekili, davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2024

Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/548, K. 2024/362, T. 27.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-548-e-2024-362-k-4ef316cc3083