İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/347 E. 2026/647 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/347
- Karar No
- 2026/647
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/347 Esas - 2026/647 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/347 Esas KARAR NO : 2026/647 Karar
...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2022 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 YAZIM TARİHİ : 17/07/2026
....
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2022 KARAR TARİHİ : 27/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında dış cephe kara sıva ve mantolama yapımına ilişkin taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmeye başlamasına rağmen karşı tarafın öncül imalatları tamamlamaması ve iş programını oluşturmaması nedeniyle sözleşme konusu işin uzadığını, müvekkili şirketin ilk hakkediş dışında kalan ödemelerinin yapılmadığını, bu durumun ticari olarak katlanılamaz bir hal alması üzerine noter kanalıyla ihtarda bulunulduğunu, buna karşın karşı tarafın somut bir gerekçe olmaksızın ödeme yapmayacağını bildirdiğini ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, delil tespiti dosyalarında da öncül imalatların tamamlanmadığının ortaya konulduğunu, müvekkili şirketin haksız fesih nedeniyle iş bedeli alacağından, mahrum kalınan kardan ve işin uzaması sebebiyle fazladan ödenen iskele, işçilik, ... ve yemek giderlerinden kaynaklı zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 12.000 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkili firma ile davacı arasında imzalanan sözleşme uyarınca üstlenilen işin davacı tarafından ayıplı ve hatalı yapıldığını, bu hususun şantiye sürecindeki yazılı ve sözlü bildirimlerle defaatle davacı tarafa ihtar edildiğini, davacının işi tam ve eksiksiz yapacağını taahhüt etmesine rağmen uyarıları dikkate almadığını, sözleşmede öngörülen sürenin çok daha altında çalışıldığını ve taahhüt edilen personel sayısının hiçbir zaman şantiyede bulundurulmadığını, noter kanalıyla gönderilen ihtarnamelere rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ve davacının şantiyeyi terk ettiğini, bu nedenlerle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacının ödeme almadığına ilişkin iddialarının kötüniyetli olduğunu, kara sıva işine ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, mantolama işine ilişkin ise ayıplı imalatlar ve eksik hakkediş raporları sebebiyle kabul edilmeyen işler haricinde ödeme yapıldığını, davacıya hakediş bedelinden fazla ödeme gerçekleştirildiğini, davacının çalışma imkanı sağlanmadığı ve işin %90'ının tamamlandığı yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, tespit dosyalarında da yapılan işin ayıplı olduğunun belirlendiğini, müvekkil firmanın prestijli bir projede hatalı imalatlar sebebiyle zarara uğradığını, ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için başkaca firmalarla çalışılarak yüksek masraflar yapıldığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir . .... KARAR SAYILI DOSYASINDA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu ve taraflar arasında yapılan 05.11.2020 tarihli taşeronluk sözleşmesi ve ekleri gereğince, davalı yüklenicinin müvekkiline ait .... "Dış cephe kara sıva ve mantolama" işini yapıp teslim etmeyi yüklendiğini, davalı taraf üstlendiği işi yaparken, yapılan işte hataların ve ayıpların olacağının işin devamı sırasında açıkça görüldüğünü ve müvekkili firma tarafından ayıp ve kusurlara ilişkin sözlü ve yazılı uyarılar yapıldığını, ancak hata ve ayıpların davalı tarafça giderilemediğini, sözleşmeye konu işin tam ve eksiksiz yapılması halinde hak kazanılacak bedelin neredeyse tamamının davalıya ödendiğini, buna rağmen davalının firma hakkediş bedellerinin ödenmesi konusunda müvekkiline 27.04.2021 tarihinde haksız ihtar gönderdiğini, davalı firma çalışanlarının 30.04.2021 tarihinden itibaren şantiyeye gelmediğini, ayıp ve eksiklerin tamamlanması için davalıya bir kez daha süre verildiğini, ancak söz konusu ihtara rağmen davalı tarafın ayıp ve eksiklerini gidermediği gibi şantiye sahasında personel dahi bulundurmadığını ve fiili olarak işi bıraktığını, 06.05.2021 tarihinde ise şantiye alanında bulunan tüm eşya ve ekipmanlarını şantiye alanından aldığını, davalı tarafa gönderilen ihtarname ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafça .... Sayılı dosyasında, müvekkili tarafından da aynı mahkemenin .... Sayılı dosyasında tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile davalının kusurundan kaynaklanan feshin haklı olduğunun tespitine, müvekkilin uğradığı zararlar (yapılan işe göre fazla ödenen bedel, ayıplı iş bedeli, işin onarılması ve tamamlanması için ödenen bedel, fazladan ödenmek zorunda kalınan iskele ve malzeme bedeli) için şimdilik 10.000,00TL tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili, davalı tarafından sözleşme gereği üstlenilen edimlerin tam ve eksiksiz yerine getirildiğini, aksine iş sahibi tarafından üzerine düşen edimlerin yerine getirilmediğini, davalı tarafından, iş sahibinin ödemediği iş bedeli ve zararının tazminine ilişkin .... numaralı dosyada mimar bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere ve müvekkili tarafça gönderilen 23.11.2020 tarihli mailde de görüleceği üzere davacının belirttiği sorunların yaşanmaması, izolasyonların perde dönüşleri, peyzaj kotları, yağmur inişleri, körkasalar ve izolasyonları gibi öncül imalatların mantolama işlemine başlanılmadan önce bitirilmesi gerektiği ve detaylarının önceden çözülmesi gerektiği uyarısının karşı tarafa ulaştırıldığını buna rağmen karşı tarafın öncül imalatları tamamlayamadığını, işin aşamalarında müvekkili tarafından eksiklerin tamamlanması gerektiği bildirilmesine rağmen davacı tarafça bu hususun dikkate alınmadığını, davalıya bir ayıp ihbarının da yapılmadığını, davalının hak ettiği ücreti istediği ve öncül imalatlarla ilgili noter kanalı ile ihtarname gönderdiği tarihten sonra davacının asılsız olarak ayıplı imalat yapıldığı iddiasında bulunduğunu, Hak edişi yapılmayan işte müvekkili taşerona yapılan iş karşılığı hak edilen meblağın ödenmesi gerektiğini, 15.10.2020 tarihinde müvekkili tarafından kurulmaya başlanan, kirası müvekkili tarafından ödenen ve kurulu olduğu süreç içerisinde diğer taşeronlar tarafından da kullanılan iskelenin kurulumunun ardından 24.10.2020 tarihinden itibaren fiili olarak çalışılmaya başlandığını, davalı tarafından sözleşmenin imzalandığı tarihten önce Ekim ayında kara sıva işlerine başlandığını, sözleşmenin ancak işe başlandıktan sonra müvekkil şirketin ısrarı sonucu imzalandığını, .... sayılı dosyasına tespit olunduğu üzere İşverenin dış cephede yapılacak olan mantolamadan önce üstte de sayılan öncül imalatları bitirmiş olması gerektiği, tespitin yapıldığı zamanda dahi bazı bölgelerde mantolamanın tamamlandığı ve halen yağmur suyu inişlerinin yapılmadığının görüleceğini, mantolamadan önce yapılması gereken öncül imalatların bitirilmesi gerektiği yönündeki itirazlarına rağmen davalının varolan A ve B bloklarında %90 oranında tamamlandığını, davalı tarafından hatalı imalatlarla ile ilgili uyarılarda bulunulduğunu, malzeme kullanımı konusunun tamamen işverenin talimatları ile yapıldığını, öncül imalatların ve diğer imalatların işveren tarafından yapılmadığından ya da eksik yapıldığından dolayı müvekkili şirket tarafından yapılan imalatların yağmurlu havalarda su aldığını, 27.04.2021 tarihinde yapılan ihtarın müvekkilininb öncül imalatların yapılmamasından kaynaklanan gecikme ve çalıştırılan işçilerin anlaşıldığı üzere masraflarının giderilmesi, müvekkilin kendisinin karşıladığı masraflar ve diğer taşeronların da kullanıldığı bütün inşaat ekipleri tarafından kullanılan 15.10.2020 tarihinde kurulan iskelenin kirası göz önünde bulundurulduğunda haklı bir ihtar olduğunu, 23.11.2020 tarihli whatsapp mesajlaşmasından da anlaşılacağı üzere müvekkil eksiklerin giderilmesi gerektiğini, kendisinin zararda olduğunu, iskelenin 2 aylık kirasının kara sıva yapılmasının karşılığında alacağı para ile eşdeğer bile olamayacağını belirttiğini savunarak davanın reddi ile dosyanın ..... Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl Dava; Taraflar arasında 05/11/2020 tarihinde akdedilen dış cephe, kara sıva ve mantoloma işi sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli, kar mahrumiyeti bedeli, fazla çalışma nedeniyle iskele, işçilik ücretlerine ilişkin alacak istemine ilişkin olduğu , uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı davacının edinimini ifa edip etmediği gecikmenin davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususları davasına ilişkindir. Birleşen dava, Birleşen davanın; Akdedilen sözleşmenin haklı nedenlere dayalı fesih edildiğinin tespiti ile fesih nedeniyle uğranılan zararın tazminin talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. .... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
.... Mahkemesinin müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi son ek raporunda özetle; Asıl dava: Asıl Davada, davalı vekili 23.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde belirtilen ödemeler ve KDV düzeltmesi dikkate alındığında davacı alacağının, 68.425,16.-TL olarak hesap edildiği, Defter kayıtlarından hareket edildiğinde de, davalının 90.291,47 TL alacağı ortaya çıktığı, Asıl Dava Yönünden; Davacının bakiye iş bedeli için 10.000 TL hususunda kararın Mahkemenin takdirinde olduğu, Birleşen dava: Asıl davada bu hususların tamamı değerlendirilmekle, gecikmenin birleşen davada davacı taraf .... kaynaklandığı, diğer hususların da asıl davada değerlendirildiği, fesih tarihinden itibaren 10.000,00TL tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Davacı vekilinin ıslah dilekçesini mahkememizce verilen 1 haftalık kesin süre sonrasında verdiği anlaşılmakla, dava dilekçesindeki dava değeri üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Somut olayda; Asıl davada davacı ile davalı .... üzerindeki İnşaat yapım işine ilişkin olarak dış cephe mantolama sıva ve boya işlerine ilişkin taşeronluk sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşme kapsamında bakiye iş bedeli, kar mahrumiyeti bedeli, iskele ve işçilik bedeline ilişkin olduğu birleşen davanın; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ve ayıplı ve eksik işler nedeniyle doğan zararlar için alacak istemine ilişkin olduğu belirlendi. Yapılan bilirkişi incelemesinde.... sayılı tespit dosyasındaki metrajların esas alındığı, bu kapsamda 5 cm mantolama: 1.331,21 m2, 15 cm mantolama: 1.376,11 m2, dış cephe sıvası: 3.610,29 m2 olduğu, sözleşme hükümleri ve imalat miktarları birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin haksız feshedildiği, gecikmenin davalı tarafından kaynaklandığı, son alınan bilirkişi ek raporunda hesaplandığı üzere davacı yanın toplam 68.425,16-TL alacağının hesap edildiğinden asıl davanın kabulüne, birleşen davanın sözleşme kapsamındaki yapılan işlerdeki gecikmenin birleşen davada davacı taraf Tüfekçioğlu şirketinden kaynaklandığından ve sözleşmenin haksız feshedildiğinden dolayı birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; Asıl Davada; 1-Asıl davanın kısmen KABULÜ ile; 1.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Birleşen Davada; 2-Birleşen davanın reddine, 3- Ana dosyada alınması gerekli 732,00TL harçtan dava açılırken peşin alınan 204,93TL'nin ve 1.146,00-TL'nin düşümü ile kalan 618,93-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4- Ana dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafına verilmesine, 6-Ana dosyada yapılan 28.500,00TL bilirkişi ücreti, 25,00TL dosya kapak ücreti, 218,00TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 28.743,00TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafına verilmesine, -Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Ana dosya yönünden zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8- Birleşen dosyada alınması gerekli 732,00TL harçtan dava açılırken peşin alınan 170,78TL ve 3.305,72TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.476,5-TL'den mahsubu ile kalan 2.744,5-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 9-Birleşen dosya yönünden zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Birleşen dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak davalı tarafına verilmesine, 11-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davalı birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026
.... e-imza